# Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 1 Mayıs 2003
- **Gündem:** CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127

> Osman Pepe (AK Parti), 1 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)); konuşma 965 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün sabah 3.30 civarında Bingöl'de meydana gelen depremde canını kaybeden yurttaşlarımıza Cenabı Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bingöllülerin ve ülkemizdeki bütün yurttaşlarımızın başı sağ olsun.

Deprem, bu ülkenin fizikî olarak yaşamış olduğu coğrafyanın kaçınılmaz bir alınyazısı; ama, insanımızın alınyazısı olduğuna inanmıyorum; çünkü, ben, depremin, akılsızlığın veya aklı yeterince kullanmamanın, bilimi yeterince kullanmamanın insana getirmiş olduğu, insana yüklemiş olduğu çok ağır bir fatura olduğunu ve akılsızlığın, bir noktada, cezası olduğunu düşünüyorum. Bunu en acı şekliyle yaşayan Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul yöresinin 1999 yılında yaşamış olduğu acıların daha unutulmadığı, yaralarının yeterince sarılamadığı bir süreçte böyle bir depremi yaşamak, elbette ki, hepimizi üzmüştür; ama, bu depremlerden ders çıkarmamız lazım. Önce, niye kamunun binaları yıkılıyor diye herkesin takkesini önüne koyup düşünmesi lazım; çünkü, kontrol mekanizmasını sağlıklı bir şekilde işletemedik ve işletemiyoruz. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunuyla, Türkiye'de, yasa olarak güzel şeyler yazılıp çizilmesine rağmen, bunları kontrol edecek olan, insanlardır. İnsan kalitesini eğitimde öğretimde yükseltmedikten sonra, insanlara bir toplumsal bilinç kazandırmadıktan sonra, insanlara dürüst olmanın hazzını, erdemini anlatmadıktan sonra "köşeyi dön de, nasıl dönersen dön" anlayışıyla, mantalitesiyle, düşüncesiyle, insanları, belli süreçlerden geçirip işin başına getirdiğiniz müddetçe, bu acıları, bu üzüntüleri uzun süre yaşamaya devam ederiz.

Ben, bütün kalbimle, bütün yüreğimle şuna inanıyorum ki, dünyanın gelmiş olduğu şu andaki durumda, depremin, en az Türkiye kadar, alınyazısı olduğu söylenen bütün ülkelerde, 6,4 şiddetindeki bir depremde, bırakın hiçbir kamu binasını, hiçbir özel bina bile yıkılmaz; ama, heyhat, Türkiye'de 6,4 şiddetinde bir deprem oluyor, önce okullar yıkılıyor, önce hastaneler yıkılıyor. Halbuki, hastanelerin emniyet katsayısının, okulların emniyet katsayısının çok daha yüksek olması lazım. Niye yıkılıyor; siz, tabiî, yüzde 40, yüzde 50 tenzilat yapana vereceksiniz, ondan sonra, betonun kalitesini, demirin kalitesini, kalıbın kalitesini sorgulayacak, takip edecek, bunu kontrol edecek bir sorumlu mekanizmayı tam olarak işletemeyeceksiniz, Millî Eğitimin okul ihalesini Millî Eğitim yapacak, kontrolünü kendisi yapacak; sağlığınki, SSK'nınki vesaire...

Mutlaka ve mutlaka çağdaş dünyanın geldiği yere bizim de gelmemiz lazım. İnanıyorum ki, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun önümüzdeki günler içerisinde bazı noktalarının -benim Bakanlığımı ilgilendiren noktalarda mutlaka şu anda tıkandığı, çözüm üretmekte sıkıntılar olduğunu biliyorum- tahkim edilerek, orada halledilmesi gerekecektir; ama, en temel şart olarak, hangi kanunu, dünyanın en mükemmel kanununu da getirsek, bunu uygulayacak insandır ve altını çizerek söylüyorum; insan unsurunu vasıflı hale getirmemiz lazım, yurdunu seven, hakkı, hukuku bilen insanlar haline getirmemiz lazım.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Çevre ve Orman Bakanlıklarını birleştiriyoruz. Komisyonlarda ve Genel Kurulda değerli sözcü arkadaşlarımı dinliyorum; Çevre Bakanlığı ile Orman Bakanlığının birleşmesinin yeterince haklı nedenleri olmadığını, iki bakanlığın birbirinden çok farklı fonksiyonları olduğunu, birisinin icracı bir bakanlık, birisinin bir koordinasyon bakanlığı olduğunu, hem koordinasyon hem de icranın aynı elden yürütülmesinin mümkün olmadığını veyahut olamayacağını söylüyorlar ve bunun arkasından da, bu hükümetin asıl yapmak istediği şey bir kadrolaşmadır; yani, bunların, bu bakanlıkları bir araya getirmelerinin, esas, gizli gündeminde kadrolaşma vardır diye ekliyorlar.

Şimdi, bu, kamuoyuna, bilhassa anamuhalefet tarafından bu şekilde takdim edilince, kamuoyu da, tabiî... İcranın başındaki Başbakan, elbette ki, bu konuda gerekli açıklamaları yapıyor; fakat, kamuoyunu doğru bilgilendirmek açısından, şurada, Orman Bakanlığında, 57 nci hükümet döneminde, son üçbuçuk yıl içerisinde yapılan atamaların listesi var; onları, size, kısaca arz etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, 57 nci hükümet, 28.5.1999 tarihinden 19.11.2002 tarihine kadar bakanlığın 21 220 personelinden 8 088'ini tayin işlemine tabi tutmuş.

Arkadaşlar, kararnameli personelin yüzde 87'sini tayin etmişler, personelde ise bu oran yüzde 40'larda kalmış. Bu tayin furyasından en çok nasibini alanlar mühendisler. Orman Bakanlığında 3 200 mühendisten 2 700 mühendisin yeri değişmiş. Arkadaşlar, 3 200 mühendisten 2 700 mühendisin yeri değişmiş. 35 tane bölge müdürlüğü var; bir tur yetmemiş, bir defa değiştirmişler; ondan sonra, kendi getirdikleri bölge müdürlerini yeterli bulmadıkları veyahut da uygun görmedikleri için, tutmuşlar onları bir daha değiştirmişler.

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Bir de siz değiştirin...

ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Peki, biz ne yapmışız arkadaşlar, bakın: Altı ay içerisinde, kadrolaşma çalışması yapmakla itham edilen hükümetimiz, kararnameli 6 ve personelden de 156 tayin yapmış.

İSMET ATALAY (İstanbul) - Onlar da kendi isteğiyle gitti(!)

ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Müsteşarımızın kendisi emekli olmuştur; Orman Genel Müdürü, kendisi emekli olmuştur. Çevre Bakanlığında... Yalnız, 57 nci hükümet, bu oranlara bayağı sadık kalmış; kararnameli personelden 114'ünün 97'sini değiştirmiş; oran yüzde 86. Şimdi, ben, burada...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Yani, yapılan bu eleştirilerin... Elbette ki, muhalefet bizi eleştirecek; çünkü, ben de burada, bu kürsüye, onlarca kez, muhalefet milletvekili olarak çıktım ve konuştum, iktidarın icraatlarını eleştirdim. Eleştiri olacak, muhalefet olacak; demokrasinin en güzel tarafı bu; ama, kantarın topuzunu da kaçırmamak lazım. Şimdi benim bu dediklerimi, bizi, yurttaşlar şu anda televizyonları başında izliyor. Peki, bu rakamlar onlara bir mesaj veriyor mu, bir şeyi söylüyor mu; söylüyor. Arkadaşlar, ben, daha önce, komisyonda da muhalefet sözcüsü arkadaşlarıma, iktidar sözcüsü arkadaşlarıma hepsini ifade ettim; 365 milletvekilini almış, Parlamentoya gelmiş, tek başına hükümet olmuş bir partinin, yakın çalışma arkadaşlarını, müsteşarını, genel müdürünü, genel müdür yardımcısını, daire başkanını seçmesinden daha tabiî ne olabilir?!

Arkadaşlar, bakın, biz, bu müsteşarları, genel müdürleri, daire başkanlarını aldığımız zaman, bunların yerine kimi getiriyoruz; bunların yerine, yine, o bakanlıkta ya şube müdürüdür ya daire başkanıdır ya APK uzmanıdır...

İSMET ATALAY (İstanbul) - İstanbul Belediyesinde memurdur!..

ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - ...yani, oralardaki durumları yasal olarak buralara atanmaya müsait, geçmişi olan, hizmeti olan, birikimi olan insanları getiriyoruz. Biz, dışarıdan, Türkiye'nin dışından, buraya mühendis mi getiriyoruz?!

İSMET ATALAY (İstanbul) - İstanbul Belediyesinden getirin!

ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - İstanbul da Türkiye'nin şehridir, Ankara da Türkiye'nin şehridir. Arkadaşlar, komplekslerle hareket etmemek lazım.

Sayın milletvekilleri, bir de şu var: Bu konuyu, önümüzdeki günlerde, ümit ederim ki, daha az konuşuruz; ama, eğer muhalefet söylerse, biz de, çıkarız cevabını veririz; çünkü, burası milletin kürsüsüdür. Elinde belgesi, bilgisi, dağarcığında söyleyecek bir şeyi olan kim varsa, çıkar, burada çatır çatır söyler; hükümet de, bununla alakalı olarak hakikaten verecek cevabı varsa, çıkar konuşur. Arkadaşlarımız çıkıyorlar, konuşuyorlar.

---

**Kaynak gösterme:** Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli). “Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
