# Baltalık ormanların koruya dönüştürülmesi ve orman köylüsüne etkileri hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ekim 2005
- **Gündem:** BALTALIK ORMANLARIN KORUYA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ VE ORMAN KÖYLÜSÜNE ETKİLERİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2005-10-19-baltalik-ormanlarin-koruya-donusturulmesi-ve-orman-koylusune-etkileri

> Osman Pepe (AK Parti), 19 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALTALIK ORMANLARIN KORUYA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ VE ORMAN KÖYLÜSÜNE ETKİLERİ HK.); konuşma 725 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İstanbul Milletvekili Sayın Bayraktar'ın, daha önce, orman köylülerinin sorunlarını araştırma komisyon başkanı ve heyetiyle birlikte, ülkemizin yaklaşık 20 000 orman köyündeki yaşayan insanlarımızın sorunlarını inceleyen ve Bakanlığımızın çalışmalarında bize fevkalade ufuk açan, yol gösteren değerli çalışmalarına, burada milletimizin ve siz değerli milletvekillerimizin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bugünkü konuşmalarında, evet, Bakanlığımız uzun yıllardan bu tarafa, dünyanın çağdaş ülkelerinin uygulamış olduğu ormancılık anlayışını oldukça gecikmeli olarak ülkemizin öncelikli olarak gelişmiş bölgelerinden başlayarak bu tıraşlama kesim dediğimiz; yani, ormanın, irisini incesini, büyüğünü küçüğünü ayırmaksızın tamamını tıraşlayan ve bir, iki, üç, dört tıraşlamadan sonra o ağaçların köklerinin eskimesi, ormanın çökmesi, çok ciddî bir erozyonun kaçınılmaz olarak su kaynaklarını tehdit etmesi, biyolojik zenginliği ve çeşitliliği tahrip etmesi, ekolojik dengeyi bozması, artık, günümüzün sürdürülebilir politikası olmaktan çıkmıştır. Bakanlık olarak, bu politikayı hayata geçirirken, ülkemizin Trakyasında, başta Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bursa ve benzer illerin muhtarlarıyla bu konuyla alakalı yapmış olduğumuz müteaddit toplantılarda niçin böyle bir düşünce içerisinde olduğumuzu, niçin böyle bir yolu artık kaçınılmaz gördüğümüzü onlarla birlikte paylaştık, ondan sonra kararımızı verdik. 1.1.2006'dan sonra kesinlikle tıraşlama olmayacak; ama, orman köylüsünün hayatiyetini, çoluk çocuğunun nafakasını idame ettirebilmesi için onlara alternatif geçim yollarını da göstermemiz lazım.

Yine, orman köylüsü, ormanlarda tıraşlama kesim yerine seyreltme bakım yaparak daha fazlasıyla zaten zatî ihtiyacını alacak, pazar ihtiyacını alacak, satacak ve bununla zaten geçimine önemli bir katkıda bulunacak. Ancak, biz bununla da iktifa etmedik, orman köylüleri, ülkenin millî gelirinin ortalama olarak onda 1'ini alan, ülkenin en yoksul kesimleri olan bu insanlara, bizim, Or-Köy marifetiyle özel projeler uygulayarak, mutlaka ve mutlaka destek vermemiz gerektiğini, Or-Köy Genel Müdürlüğünün değerli taşra birimlerine ve merkez örgütüne vermiş olduğumuz talimatla, mahallinde yapılan çalışmalar, buralara ekstra projeler uygulanarak, orman köylüsünün içerisinde bulunmuş olduğu fevkalade olumsuz şartların iyileştirilmesini de anahedef olarak görüyoruz.

Bizim bu programımızla, bu kararımızla yapmak istediğimiz, gerçekleştirmek istediğimiz şey şudur: Önümüzdeki on yıl içerisindeki Türk ormancılığına bir vizyon koyuyoruz. On yıl içerisinde, Türk ormancılığı, baltalık ormanları koruya tahvil ettiği gibi, verimsiz ormanlarını rehabilite etmek açısından önümüzdeki on yıl içerisinde 5 000 000 hektarlık verimsiz ormanı verimli orman haline dönüştürmek mecburiyetindeyiz. Bunun manası şudur: Şu andaki, takribî olarak 70-80 milyar dolar civarında olan orman servetimize yüzde 20 kadar bir ilave koyacağız; yani, yaklaşık olarak bir 20 milyar dolarlık orman servetini artırmış olacağız.

Türkiye kadar orman varlığı olan Finlandiya'nın yıllık ormancılık geliri takribî olarak 15 milyar dolardır. Türkiye'nin aynı miktar ormanı olmasına rağmen, Finlandiya'nın onbeşte 1'i kadar bile, ormancılıktan direkt ve endirekt geliri yoktur. Niye; çünkü, bugünkü ormanlar son derece verimsiz, son derece bakımsızdır. Verimsiz ormanların, elbette ki, verimli hale dönüştürülmesi için ciddî bir süreye ihtiyacımız var. Bizim, üç yıl içerisinde, 2003, 2004 ve 2005 yılları içerisinde, ormancılıkta yapmış olduğumuz çalışmalar, son yirmi yıl içerisinde yapılan en başarılı çalışmaların başında yer almaktadır.

Bizim, yeni orman alanlarının ihyası, mevcutlarının geliştirilmesi, orman yangınlarıyla mücadelede ortaya koymuş olduğumuz çalışmalar, rakamlarla, bakın, rakamlarla, devletin resmî istatistikleriyle şunu ifade ediyor: Evet, 1937 yılından bu tarafa, Türkiye'de yapılan istatistiklere, ormancılık açısından yapılan istatistiklere baktığımız zaman, son üç yıl içerisinde, orman yangınlarıyla… Bakın sadece bir tek orman yangınlarından bahsetmeyeceğim, bir de ağaçlandırmadan bahsedecek ve ondan sonra da, inşallah, sözlerimi toparlayacağım.

Bizden önceki on yılın ortalamasına göre, orman yangınlarında yılda yaklaşık olarak 14 500 hektar kayıp vardı; biz, bunu 2003 yılı içerisinde önce 6 500 hektara, 2004 yılında 4 800 hektara, 2005 yılı içerisinde ise 2 700 hektara indirdik. Türkiye'nin beşte 1'i kadar ormanı olan Portekiz'in bu yıl içerisinde orman yangınlarında kaybetmiş olduğu miktar tam 150 000 hektardır. Bizim kadar ormanı olan İspanya'nın kaybetmiş olduğu miktar 90 000 hektardır. Biz, sadece 2 700 hektarda kaldık. Bu, gerçekten, Türk ormancılık tarihinde bir rekordur; emeği geçen herkese, bize destek veren bütün kesimlere, sivil toplum örgütlerine ve elbette ki, Bakanlık çalışanlarına, değerli meslektaşlarımıza, orman gönüllülerine, Türkiye'nin doğasını, çevresini, yeşilini koruyan ve seven herkese buradan teşekkür ediyorum.

Aağaçlandırma noktasındaki başarılar: Burada, ormancılık konusunda deneyimi olan değerli arkadaşlarımız da var milletvekili arkadaşlarımızın içerisinde ve şunu da ifade edeyim ki, Türkiye'de, biz gelmeden öncesine, yani 2003 yılının öncesine baktığımızda, 45 000-50 000 hektar olan ağaçlandırma alanları, bugün 175 000 hektara çıkmıştır. Hedefimiz, 2007'den sonra, yılda 500 000 hektarlık yeni ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışması yapmaktır.

Ben, böyle bir konuşmayı yapma imkânının doğmasına vesile olan Sayın Bayraktar'a, siz değerli milletvekili arkadaşlarımıza ve bize söz verdiği için de Değerli Başkana saygılarımı sunuyor, hepinize başarılı çalışmalar diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli). “Baltalık ormanların koruya dönüştürülmesi ve orman köylüsüne etkileri hk”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2005-10-19-baltalik-ormanlarin-koruya-donusturulmesi-ve-orman-koylusune-etkileri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
