# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TARIM VE KÖYİŞLERİ, TARIM REFORMU, KÖY HİZMETLERİ, ÇEVRE VE ORMAN, ORMAN GENEL, DEVLET METEOROLOJİ, ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b039/tbmm221410390914.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2006-12-21-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tarim-ve-koyisleri

> Osman Pepe (AK Parti), 21 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TARIM VE KÖYİŞLERİ, TARIM REFORMU, KÖY HİZMETLERİ, ÇEVRE VE ORMAN, ORMAN GENEL, DEVLET METEOROLOJİ, ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU)); konuşma 2.122 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 yılı Çevre ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerinde görüşlerimi siz değerli arkadaşlarımla ve kamuoyuyla paylaşmak için huzurlarınızdayım. Sözlerime başlamadan, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ben Çevre ve Orman Bakanlığının dününü, bugününü ve gelecek vizyonunu burada sizlerle birlikte değerlendirmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de çevreyle alakalı arşiv taraması yaptığımız zaman çok sayıda esere, kaynağa erişme imkânımız yoktur, çünkü, Türkiye, çevre olgusuyla, çevreyle alakalı hassasiyetlerle çok uzun geçmişi olan bir dönemde tanışık olmuş değildir. Yani, bu işin mazisine baktığımız zaman, yirmi-yirmi beş yıllık bir geçmiş olduğunu görürüz. Ancak, sevinilecek bir şey var ki, bir değerli arkadaşım buraya koca bir klasörle çıktı ve dedi ki: "Burada, işte, şu kadar ay içerisinde, 800 tane çevreyle alakalı haber yer aldı."

Evet, Türkiye, müthiş bir değişim ve dönüşüm süreci yaşıyor. Türkiye, hiçbir dönemde olmadığı kadar çevreyle alakalı konulara hassasiyet gösteriyor, bunlara medya da yer veriyor. Bu haberleri kamuoyuna ileten değerli basınımızın mensuplarını buradan kutluyorum; çünkü, bizim dönemimizde çevreyle alakalı, gerçekten milat sayılacak işler yapıldı. Bunu, sadece söz olarak söylemiyorum. Söylediğim şey, fiilen ve icraatla ortadadır. Ama, yeter ki, bunu görmek için, arzumuz olsun, bunun için birazcık insafımız olsun.

Değerli arkadaşlarım, şu kadarını ifade edeyim ki, ben dört dönem bu Parlamentonun gündemine gele gide, gele gide bitap düşmüş olan Çevre Kanunu, gerçekten Türkiye'nin çağdaş bir çevreye sahip olması adına, bizim dönemimizde kanunlaşma imkân ve fırsatını buldu; bu, AK Parti Hükümeti adına, gerçekten övünç duyulacak bir husustur. 13 Mayısta Parlamentomuzda kabul etmiş olduğumuz Çevre Kanunu sıradan bir kanun olarak algılanmamalıdır. Çünkü, burada çok köklü bir zihniyet değişimi, çok köklü bir mantalite değişimi vardır. O da, çevrenin kalitesinin sürdürülebilirliği, insanlığın ortak geleceği açısından son derece önemlidir. Yani, sanayileşme için çevreyi, çevre için sanayileşmeyi birbirine feda etmeyen, ikisini bir arada götürmeyi, barış içerisinde götürmeyi becerebilen bir politikayı Hükümet olarak bu Ka- nun'la ortaya koyduk. Bu Kanun'la yapmış olduğumuz değişiklikler arkasından Avrupa Birliği sürecinde, Avrupa Birliği mevzuatının uyumlaştırılması açısından, mevzuatın yüzde 50'sini Türk mevzuatına uyumlu hâle getirdik. Türkiye'deki katı atıklardan, atık sulardan, tehlikeli atıklardan, bunlarla alakalı olarak, bizden önceki hükümetler döneminde bu Parlamentonun kürsüsünden hiç tanık olmadığımız sözler söylenmiş, bu sözlerin arkasında durulmuş, bunlar alana icraat olarak yansıtılmıştır. Bizden önce, on beş tane ilin düzenli depolama tesisi vardı. Bütün illerimizde, ilçelerimizde, beldelerimizde çöpler vahşi bir şekilde tabiata bırakılıyor, ya denize dökülüyor ya göle dökülüyor ya ormana dökülüyordu.

Bu gidişin doğru bir gidiş olmadığını, sürdürülebilir bir politika olmadığını gördüğümüz için buna dur dedik. Buna dur dedik ama, bunun gereğini de yaptık. İktidar ve muhalefet ayrımı yapmadık. Bütün belediyelere bu konuda, elimizde ne imkân varsa adil bir şekilde bunu sunmaya çalıştık.

Bakın bu konuda, Sayın Çakır'ın Edirne'sinden bir örnek vermek istiyorum: 2005 yılı içerisinde, Edirne'den, evet, 5 tane AK Parti belediyesine yardım yapılırken, 5 tane de Cumhuriyet Halk Partili belediyeye yardım yapılmış. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu, AK Parti Hükümetinin yönetimdeki adalet anlayışının...

GÜROL ERGİN (Muğla) - Normal olan bu değil mi?

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Sayın Bakan, Bodrum'da sadece Mumcular'a yaptınız, diğerlerine hiçbir şey yapmadınız.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Biz, illerimizde, ilçelerimizde yaşayan insanlarımızın seçmiş oldukları belediye başkanlarının partilerine göre değil...

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Ondan sonra, fınans müdürünü görevden aldınız, CHP'li belediyeye para gönderdi diye.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - .. .o bölgenin, o yörenin önceliklerine göre seçimimizi yapıyor, kararımızı veriyor, bunun da gereğini yerine getiriyoruz.

Elbette ki, bizim, Ergene Havzası'nda yapmış olduğumuz çalışmalardan da birkaç örnek vermek istiyorum. Çünkü, Sayın Çakır, Edirne bölgesinde, Trakya bölgesinde yapılan çalışmalardan herhangi bir mesafe alınmadığından bahsetti.

Bakın, Ergene Havzası'nda dere ıslahı çalışmaları: Bizden önceki dönemde toplam olarak 50 kilometre yapılmışken bizim dönemimizde bu 150 kilometreye çıkmıştır. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bu rakam, bölgeye, bölgenin çevresine, Türkiye'nin çevresine bizim nasıl bir pozitif yaklaşım içerisinde olduğumuzu ortaya koyuyor.

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Onu Devlet Su İşleri yaptı Sayın Bakan, siz yapmadınız.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Ayrıca, Ergene Nehri'ne atık su deşarjı yapanlara da çok ciddi bir takip yapıyor ve gerekli cezai yaptırımları da uyguluyoruz. Biz bir koalisyon hükümeti değiliz arkadaşlar, biz tek partili bir Hükümetiz.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - O zaman Yatağan termik santralini çöz Sayın Bakan.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Bakın, DSİ'nin de Çevre Bakanlığının da yapmış olduğu icraatların tamamı çevrenin ıslah edilmesi, rehabilite edilmesi ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine yönelik çalışmalardır.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Yatağan zehir soluyor.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Elbette ki, onları burada siz değerli arkadaşlarımla paylaşmam gerekir.

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Başka ne yaptınız Ergene'de?

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Ergene Havzası çevre yönetimi master plan projesi de başlamıştır.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Sayın Bakan, Yatağan'a gelir misiniz biraz?

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Bir dakika, Ergene'de ne yapmış başka onu bir dinleyelim.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Değerli arkadaşlar, çevreyle alakalı, elbette ki, hava, su ve toprak kalitesinin sürdürülmesi başlı başına bu işin anayasası hükmündedir. Biz bunun farkındayız.

Elbette ki, katı atıklarla alakalı, illerimizde düzenli depolamaları yaparken, burada, siyasi parti ayırımı yapmadan, eğer önceliği varsa kaynaklarımızı öncelikli olarak o ile gönderiyoruz, o belediyeye gönderiyoruz.

Yine, atık sularla alakalı, belediyelerin ve de sanayinin ortak yapması gereken çalışmalar olduğunu biliyoruz. Çünkü, biz, 2014 yılına kadar, çevreyle alakalı, takribi bir 30 milyar euroluk harcama yapılması gerektiğinin farkındayız. Bu konuyla alakalı olarak bu çalışmayı, bu yatırımları tek başımıza biz yapacak değiliz. Bunların üçte 1'ini yerel yönetimler üçte l'ini sanayi yapacak, üçte l'ini de merkezî hükümet yapacak. Elbette ki, burada, insanların daha önce hiç ama hiç görmedikleri, ihmal ettikleri, hatta hiç hesabı sorulmadık bir çevre konusuyla alakalı o kadar büyük rakamların harcanması, ne belediyeler ne sanayici için ne de, evet, yönetimler için kolay iş değildir. Çünkü, önce kaynak bulacaksınız, sonra da bu kaynağı öncelik sıralamasına göre adil bir şekilde dağıtacaksınız.

Değerli arkadaşlar, hava kalitesinin izlenmesi açısından, biz geldiğimizde, Türkiye'de sadece üç tane ilde hava kalitesini izleme imkânı vardı. Bu yıl sonundan itibaren seksen bir ilde hava kalitesini izleme imkânını bulacağız. Yani, her on beş dakikada bir siz nasıl bir hava soluyorsunuz, bunu online olarak Bakanlığımızın İnternet sayfalarından görebileceksiniz. Gizli saklı hiçbir şey yoktur. Yönetimdeki şeffaflık ilkesi doğrultusunda, vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmeleri açısından, evet, soludukları havanın sağlıkları açısından herhangi bir risk taşıyıp, taşımadıklarını, evet, vatandaş bir tuşa dokunarak bunu görebiliyor.

Tehlikeli atıklarla alakalı, beş bölgede organizasyonları, çalışmaları sürdürüyoruz. Bunlarla alakalı yapmış olduğumuz tahsisler var. Bu konuyla alakalı şu anda devam eden inşaatlar var. Kapasite artırımı süren projeler var.

Çevreyle alakalı, elbette ki, sizinle bir dört yıllık dönemin bütün çalışmalarını bu kısacık süre içerisinde paylaşma imkânım yok. Ancak, şunu ifade etmek istiyorum: Çevreyle alakalı, her şeyden önce, kaynak bulmak için, Avrupa Birliğiyle yapmış olduğumuz müzakerelerde, 125 tane öncelikli projemiz, Avrupa Birliği projeleri kapsamına alınmış ve önümüzdeki süreçte bu projeler inşallah hayata geçecektir.

Bir başka husus şudur: Planlı döneme geçtikten 2002 yılına kadar, ülkemizin sadece yüzde 5'inin planı yapılmışken, biz bu planı dört yıl içerisinde yüzde 50'ye çıkarttık. Yani, bütün planların anayasası hükmünde olan çevre düzeni planlarını yaptık.

Bunu yapmamızın gayesi şudur: Birinci sınıf tarım toprakları sanayi tarafından işgal edilmesin, yerleşim tarafından işgal edilmesin. Hangi bölgede tarım yapılacağını, hangi bölgede turizm yapılacağını bu planlarla tadat ediyoruz. Bu planların ışığında 25 binlik, 5 binlik ve binlik planlar yapılacak. Yani, çarpık kentleşmeye, çarpık sanayileşmeye yapmış olduğumuz bu çalışmalarla dur diyoruz. Değerli arkadaşlar, ormanla alakalı, ormancılıkla alakalı Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalara birkaç konuyla, birkaç ana başlıkla değinmek istiyorum: Bizden önceki on yılın ortalama ağaçlandırması 75 bin hektardır. Biz, bu rakamı, değerli arkadaşlar, 2006 yılında 350 bin hektara, 2007 yılında 400 bin hektara, 2008 yılında 500 bin hektara... Bakın, bu rakamlar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç ama hiç gerçekleşmiş rakamlar değil. Gerçekleşme şöyle bir tarafa dursun, bunların yarısına bile erişilmiş değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bunlar, Türkiye'deki çevre politikalarının en güçlü destekleyici enstrümanı olan ormanın, ormancının olduğunu biliyoruz. Su kaynaklanmn korunması ve sürdürülmesi açısından orman çok önemli. Hava kalitesinin sürdürülmesi açısından, küresel ısınmanın önüne geçmek açısından, erozyonun önüne geçmek açısından, heyelanın önüne geçmek açısından, köylerdeki ektiğimiz, biçtiğimiz toprağın verimliliğinin sürdürülmesi açısından ormancılık son derece önemli. İşte, bunu bildiğimiz için, hem orman köylüsünün refah düzeyini yükseltmek hem ülkenin çevre kalitesinin sürdürülebilir olmasını temin etmek açısından ormancılıkla alakalı yapmış olduğumuz bu çalışmalar, gerçekten, bizim, AK Parti hükümetleri olarak, gururla, iftiharla hayata geçirmekten onur duyduğumuz işlerdir. Bakın, devlet ormancılığından millet ormancılığına geçtiğimizi söylediğimiz zaman, bazı değerli milletvekili arkadaşlarım bundan yüksünüyorlar.

MEHMET IŞIK (Giresun) - Niye devlet ormancılığından millet ormancılığına geçiyorsunuz?

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Arkadaşlar, her şey milletindir: Devlet de milletindir, orman da milletindir, toprak da milletindir! (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, milletin zenginliğinden, güzelliğinden istifade edemediği ormanın veyahut da yer altında veyahut da yer üstündeki zenginliğin ne manası, ne önemi var? Bunları insanımızın mutluluğu için servete ve zenginliğe dönüştürmek akıl işidir, bilgi işidir, kararlılık işidir ve bunları da yapıyoruz.

Bizden önceki dönem, evet, değerli arkadaşlar, ağaçlandırma rakamları içerisinde elbette ki erozyonla mücadele çalışması da var. Erozyonla mücadele çalışmasında hektara 2 bin tane fidan dikiyorsunuz. Yani, bunu, bir bütün olarak alıp ortaya koyduğumuz zaman, değerli arkadaşlar, herkesin bundan iftihar etmesi lazım. Biz, bütün yüreğimizle şuna inanıyoruz ki: Ülkenin en yoksul kesimleri olan orman köylüsünün ayağa kaldırılması, sosyal devlet açısından son derece önemlidir. Çünkü, orman köylüsü, millî gelirin ortalama olarak onda l'ini alıyor. Bu orman köylüsüne, bizim, hem Orman Genel Müdürlüğümüz hem Ağaçlandırma Genel Müdürlüğümüz hem Orköy Genel Müdürlüğümüz marifetiyle sağlamış olduğumuz kaynaklar 1 milyar YTL'den daha fazladır. Bu rakamlar, elbette ki yeterli değildir; ama, biz, bütün imkânlarımızı zorlayarak bu rakamları daha da yukarı çıkarmak mecburiyetindeyiz, orman köylüsüne, alternatif geçim kaynakları, alternatif geçim yolları bulmak mecburiyetindeyiz, bunu da yapıyoruz.

Değerli arkadaşlar, yine, Türkiye'de, baltalık ormanları koruya tahvil ettik. Bu, gerçekten, popülist düşünen bir hükümetin yapacak olduğu bir iş değildi, ama, biz, Türkiye'nin çevre kalitesinin, orman varlığının kalitesinin son derece önemli olduğuna inandığımız için bu adımı atıyoruz. Ama, orman köylümüzün de burada herhangi bir zararı olmaması için, evet, Genel Müdürlük, genel müdür ve çalışanları, bütün Bakanlık birimlerindeki arkadaşlarımız, almış oldukları talimat doğrultusunda, orman köylüsü, daha önce, yakacak olarak, zatî ihtiyaç olarak ne kadar miktarda odun alıyorsa, aynı miktarda odunu kendisine vereceğiz. Ayrıca, sadece bizim Bakanlığımız değil, il özel idareleri, valilikler marifetiyle, sonra, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerin belediyeleriyle biz, orman köylüsünün yüzünü ormandan başka geçim alanlarına döndürmek, çevirmek mecburiyetindeyiz; çünkü, bu, ancak ve ancak ormancılık kalitesinin sürdürülmesinin temel şartı olduğunu bildiğimiz için bunu yapıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bir arkadaşım, "Kanal B susturulmak için..."

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Dedikodu, dedikodu...

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - "Kanal B susturulmak için Patalya Oteli ruhsatı iptal edildi." dedi. Arkadaşlar, bizim, herhangi bir televizyon veyahut da gazeteyi susturmak gibi bir niyetimiz olamaz, çünkü, biz Hükümet olarak, basın özgürlüğünden yanayız, fikir özgürlüğünden yanayız, düşünce özgürlüğünden yanayız. Ancak, siz, almış olduğunuz ruhsatı aşmışsanız, ihlal etmişseniz; siz, üniversite tesisi diye aldığınız, eğitim yapacağım diye aldığınız binayı otelcilik ve turizm hizmetinde kullanıyorsanız, Bakanlık olarak biz ne yapsaydık, ne yapmamızı istiyorsunuz?

MEHMET IŞIK (Giresun) - Kemer Country'yi ne yapıyorsunuz Sayın Bakan?

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Arkadaşlar bakın, yaptığımız şey hukuka uygundur, vicdana da uygundur.

Değerli arkadaşlar, biz, üç dört yıldan bu tarafa "yeni yıla ağaç keserek değil, ağaç dikerek girin" kampanyası yapıyoruz. Buradaki hedefimiz şudur: Türkiye'de orman sevgisinin, ağaç sevgisinin köklenmesini, milletimiz tarafından sahiplenilmesini istiyoruz. Bu sene 40 milyon fidan dağıtıyoruz arkadaşlar. Değerli milletvekilleri, 40 milyon fidanı vatandaşlarımıza, köy tüzel kişiliklerine, vakıflara, askerî birliklere dağıtıyoruz. Burada hedefimiz, insanımızın yüreğindeki fidan sevgisi insan sevgisi kadar güçlü olsun, bunu arzu ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, biz ormanların etrafındaki tel örgüleri kaldırdık. Yasakları kaldıran bir Hükümet olarak, bakmanın yasak, girmenin yasak, evet, dokunmanın yasak olduğu ormanı, insanlarımızın ayağına, kent ormanlarıyla getirdik. Bu, A'dan Z'ye kadar "made in AK Parti"... (AK Parti sıralarından alkışlar) Evet "made in AK Parti" patenti taşıyan özgün bir projedir. Bu projeyle, biz, Türkiye ormanlarını milletimizle kucaklaştırmak istiyoruz.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Sayın Bakan bakın, bu Bodrum'un Küsebükü ormanlarının da katili olacaksınız!

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Kentin betonlaşmış yapısından rahat nefes alabilecek mekânlara insanlarımızın erişmesi için, bu kent ormanları, arkadaşlar, altmışa yaklaştı. İnşallah, seksen bir ilin tamamında kent ormanlarını tamamlayacağız.

Bakın, bizden önce özel ağaçlandırma, senede sadece 20 bin dönümdü. Biz bunu 110 bin dönüme çıkardık. Biz bununla şunu yapmak istiyoruz: Vatandaş eğer bir ağacı dikiyorsa, onun ne kadar önemli olduğunu, onun hayatı için, onun çocukları için ne kadar önemli olduğunu, onun hayatı için, onun çocukları için ne kadar önemli olduğunu bilir.

Değerli arkadaşlar, bakın, bir arkadaşımız, burada orman yangınlarıyla alakalı konuşurken... Tabii, rakamları kendisine göre nereden aldı, kaynağı neresi bilmiyorum, hani kılavuzu karga olanın varacak olduğu yer elbette ki düzgün değildir.

YÜCEL ARTANTAŞ (İğdır) - Sayın Bakan, çok ayıp!

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Sayın Başkan, Sayın Bakanın verdiği örneğe bakın!

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Ama, ben şunu söyleyeyim: Değerli arkadaşlar, bakın, Kuşadası yangını 550 hektar. Bunlar resmî rakamlar. Milas 2.600 hektar.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - 4.800, Sayın Bakan!

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Selçuk 350 hektar!

---

**Kaynak gösterme:** Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2006-12-21-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tarim-ve-koyisleri (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b039/tbmm221410390914.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
