# Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Zabun (AK Parti, Isparta)
- **Yer:** TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91327
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-zabun-2026-11-04-tutanak-metni-2

> Osman Zabun (AK Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 939 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN ZABUN (Isparta) - "Duyarım yazmışsın iki satır mektup,

Vermişsin trene hâlini unutup,

Kara tren gecikir, belki hiç gelmez,

Dağlarda salınır da derdimi bilmez,

Dumanın savurur, hâlimi görmez

Gam dolar yüreğim, göz yaşım dinmez."

Şimdi, yani bu mısralar aslında, özellikle AK PARTİ iktidarından önceki dönemde demir yolu taşımacılığının pozisyonunu, durumunu çok güzel ifade eden ve Türkiye'de aslında demir yoluna nasıl bakıldığını ortaya koyan önemli bir türkünün parçası. Yani şimdi, tabii, ondan sonra bizim dönemimizde şöyle bir vizyon var, ben daha önce de ifade etmiştim, şimdi tekrar altını çizerek söylüyorum: Bizim çocukluğumuzda coğrafya kitaplarında ya da sosyal bilgiler derslerinde Türkiye'yle ilgili "Türkiye stratejik bir ülke." diye anlatılırdı ama "Bu strateji ne?" diye sorsak, işte, "Allah vergisi coğrafyasından." "Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan ülke." işte, "Etrafı denizlerle çevrili ülke." Yani bakıyorsunuz, donanması var mı, gemisi var mı? Çok yetersiz. Ulaşımda bir stratejik konumu var mı? Yani biri sizi transit geçiş olarak önemsiyor mu? Çok yetersiz. Demir yolu hattı var mı? Var ama çok yetersiz, karşılamaktan uzak. İşte, enerji hatları sizi ilgilendiriyor mu? Belki hiç yok. Sadece benim hatırladığım bir Enterkonnekte Sistemi vardı, rahmetli Özal döneminde yapılmıştı, elektrik hattı ve o zaman yine hatırlıyorum, ilk defa Bulgaristan'la bir bağlantı kurmuştu ve o bağlantıdan sonra da uluslararası şebekeye bağlanmıştı enerji nakil hatları itibarıyla.

Şimdi, geldiğimiz nokta itibarıyla, diğer boyutlarını bir tarafa bırakalım ama demir yolu açısından, özellikle Bakü-Tiflis hattının açılmasıyla birlikte, ayrıca Marmaray'la yani boğazın altından ulaşım sağlayan hattın birleşmesiyle birlikte Pekin'den Londra'ya kesintisiz demir yolu taşımacılığını sağlayan bir konuma geldik? Bunun da ötesinde, bütün konvansiyonel hatlarımızı yenilediğimiz gibi, hızlı trenle Türkiye'yi tanıştırmaya başladık. Bütün bunların yanı sıra, yerlilik oranlarımızı bu anlamda son derece yukarıya taşıdık. Yine, hakeza, yeni bir vizyoner bakışla, işte, Kalkınma Yolu Hattı gibi, efendim, Suriye-Suudi Arabistan Hattı gibi bazı hatların da Türkiye'yi ilgilendiren ayaklarını kademe kademe tamamlıyoruz. Bu, bir vizyon meselesidir, bu bir ufuk meselesidir ve bu bir strateji meselesidir. Türkiye birçok alanda olduğu gibi, demir yolunda da kendisini bu konuda tahkim ettiği için, hani o coğrafya, sosyal bilgiler kitaplarında okutulan stratejinin gerçekten cisimleşmiş, tecessüm etmiş hâlini yaşıyor. Bugün Avrupa Türkiye'yi artık bir atardamarı olarak görüyor birçok anlamda, bu hususlardan bir tanesi de demir yolu, demir yolu açısından da bir can damarı niteliğinde görüyor. Dolayısıyla, Türkiye'nin hem istikrarı hem büyümesi hem kalkınması artık sadece bizi ilgilendirmiyor, Avrupa'yı ve Orta Doğu'yu ilgilendiriyor. Bunlar son derece önemli ve adım adım işlenmiş bir stratejinin, bir çalışmanın bugün geldiği, tecessüm etmiş hâli.

Şimdi, arkadaşlar diyorlar, borçlardan bahsettiler; elbette biz de dileriz demir yolu kâra geçsin ama burada özellikle Demiryolları son derece ciddi yatırım yapan bir kuruluş. Yani bu kadar yatırım yapan kuruluşun elbette hemen, kısa vadede kâr etmesini beklemek de iktisat teorileri açısından çok doğru bir yaklaşım değil diye düşünüyorum.

Şimdi, baktığımız zaman, burada şöyle bir şey görüyorum: Yirmi dört yılda 74 milyar dolar yatırım yapılmış demir yollarına, bunun yaklaşık 42 milyar dolarını kurum yapmış yani bu büyük bir rakam. Demir yolu hat uzunluğunu 11 bin kilometreden 14.200 kilometreye çıkarmışız. Sinyalli hat uzunluğunu 2.500 kilometreden 8.700 kilometreye çıkarmışız. Hakeza elektrik hat uzunluğunu 3 kat artırmışız. Yük taşımayı 14 milyondan 32 milyon tona çıkarmışız. Yani bütün bunlar, az önce söylediğim o hatlarla birlikte düşündüğünüz takdirde aslında demir yolunda nasıl bir vizyona sahip olduğumuzu ortaya koyuyor. Bence muhalefetteki arkadaşlar kendilerini çok zorlamasınlar, sadece teşekkür etsinler yeterli diye düşünüyorum.

Öbür taraftan, şimdi, Sayın Akbulut Isparta-Burdur meselesine girdi. Aslında ben de aynı konuya girecektim ama o vesileyle o da yardımcı olmuş oldu bana, teşekkür ediyorum. Şimdi, tabii, İzmir ve Ankara, Sayın Bakanımızın da Isparta ziyaretinde bunu gündeme getirmiştim, hatta şunu söyledim ben Isparta'daki ilgili sivil toplum kuruluşlarına...

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - İzmir Belediyesi de size geçti ya, artık yaparsınız.

OSMAN ZABUN (Isparta) - Yaparız, sıkıntı yok, yapıyoruz zaten.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Yirmi beş yıl yapmadınız, şimdi yaparsınız artık.

OSMAN ZABUN (Isparta) - Yapıyoruz, yapıyoruz; geçmeden yapıyorduk zaten.

Şimdi, tabii, orada özellikle Antalya-Afyon-Eskişehir Hattı'yla ilgili mevzu gündeme geldiğinde şimdi, Burdur'da Burdurlu hemşehrilerimize bir manipülasyon üretiliyor yok, Isparta'dan geçiyormuş, yok, Burdur'dan geçiyormuş; bunun tabii, sıkıntılarını Isparta'da biz de çekiyoruz, cevabını biz de vermek zorunda kalıyoruz Sayın Akbulut gibi, hatta ben şunu söyledim, dedim ki: "Arkadaşlar, bakın, burada Isparta-Burdur tartışmasının bir önemi yok, önemli olan burada biraz sonra söyleyeceğim konuya odaklanmak, onun üzerinde durmamız gerekiyor." Buna rağmen geldi bir tanesi, dedi ki: "Ya, Burdur'dan mı geçecek, Isparta'dan mı geçecek?" "Ne edeceksin, trene mi bakacaksın?" dedim ya. Yani şimdi, burada durak belli, her iki ilin de ortaklaşa kullanabileceği bir durak var. Durak önemli olan yani hattın Burdur'dan geçmesi ya da Isparta'dan geçmesinin çok fazla bir önemi yok, sadece tren seyrederiz, başka bir anlamı yok.

Onun dışında, ben bu konuyla ilgili de şunu ifade etmek istiyorum, Sayın Bakanımıza da ifade ettim...

İZZET AKBULUT (Burdur) - Nasıl yani, istasyon olmayacak mı?

OSMAN ZABUN (Isparta) - İstasyon olacak, olmaz mı ya? Bak, ben söylüyorum, iki ilin ortaklaşa kullanacağı bir istasyondan bahsediyoruz. Şimdi, aramızda zaten 20 kilometre var, istasyon o tarafta olsa ne olur, bu tarafta olsa ne olur? Yani iki ilin arası 20 kilometre.

Şimdi, burada Sayın Bakanımıza şunu ifade etmiştim, size de bu vesileyle ifade etmiş olayım: Tabii, özellikle Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı'nın tamamlanmasıyla birlikte yeni projeksiyon, yeni hedef Eskişehir-Antalya hattının tamamlanması. Yalnız burada şöyle bir şey var, şöyle bir yanlışlığa düşülmemesi gerekir diye düşünüyorum: Eskişehir-Afyon hattının önceliklendirilmesi çok amaca hizmet etmez diye düşünüyorum şahsen. Burada önceliklenmesi gereken konu, Antalya-Isparta-Burdur ve Afyon hattıdır. Niye? Çünkü zaten bu hat bağlandığı takdirde Afyon'un Polatlı üzerinden bir şekilde hızlı trenle Eskişehir'e bağlanması ya da o ulusal hatta bağlanması mümkün dolayısıyla Antalya turizm merkezinin bu ulusal hatta bağlanmasının öncelikli olarak düşünülmesi gerekir. Antalya-Isparta-Burdur ve Afyon hattının yapımının daha öncelikli olması bölge açısından ve Türkiye turizmi açısından da son derece önemlidir diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.

Sağ olun.

---

**Kaynak gösterme:** Osman Zabun (AK Parti, Isparta). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-zabun-2026-11-04-tutanak-metni-2 (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91327

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
