# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oya Araslı (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-05-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2

> Oya Araslı (CHP), 13 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 876 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 74 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum ve sizleri şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

74 üncü madde, analık halinde çalıştırma yasağıyla ilgili. Analık, doğanın kadınlara tanımış olduğu bir ayrıcalık; ama, bu ayrıcalığın çalışma yaşamında kadının dışlanmasına neden olmaması gerekiyor. Hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz. Türkiye'nin ekonomik koşulları, kadının yanı sıra erkeğin de çalışmasını ve kadınla erkeğin birlikte evin geçimine katkıda bulunmasını gerektiriyor. Kadın, çalışmaya mecbur; ama, aynı zamanda, kadının ve erkeğin Anayasanın herkese tanımış olduğu çalışma hakkından eşit bir biçimde de yararlanmaları gerekiyor. Onun için, kanun önünde eşitlik ilkesini yaşama geçirebilmek, yaşanır hale getirebilmek için, kadınların çalışma hayatında, erkekler kadar, onlara eş sayıda yer almalarını sağlamamız gerekiyor. Ne var ki, doğanın kadına yüklemiş olduğu ayrıcalık ve görev olan analık, eğer kadın bu döneminde yeteri kadar korunmazsa, onu çalışma yaşamından dışlayan bir neden haline dönüşebiliyor. Özellikle, kadınların, hamileliğin belli bir döneminden sonra çalışma yapabilmeleri mümkün değil. Bu, kadının sağlığı açısından da sakıncalı, yetişecek yeni nesillerin sağlığı açısından da sakıncalı bir durum. Bu nedenle, hem kadınların çalışma yaşamına erkeklerle eşit bir biçimde katılabilmesini sağlamak hem kadını, Anayasanın 50 nci maddesinde dile getirilen çalışma koşulları bakımından korumak görevini devletin gereğince yerine getirmesi bakımından, kadının bu dönemde özel bir biçimde korunması gerekiyor.

İşte, bizim hukuk düzenimizde, bu dönemde kadın için düşünülen koruma önlemlerinden birisi, doğumdan belli bir süre önce ve doğumdan belli bir süre sonra kadının çalıştırılmaması şeklinde kendisini gösteriyor. Ne var ki, bugüne kadar yasalarımızın bu konuda belirlemiş olduğu süre, dünya standartlarının çok altında. Tıbbî gerekler, bugüne kadar öngörülen sürenin çok daha dışında, çok daha uzunu olan bir süre içerisinde kadına çalışma yasağı getirilmesini, kadınların çalıştırılmasının engellenmesini gerektiriyor. Bu süre, önümüzdeki tasarıda, doğumdan önce 7 ve doğumdan sonra 7 olmak üzere, toplam 14 hafta olarak belirlenmiş; ancak, tıbbî gerekleri göz önünde bulundurduğumuz zaman, bu sürenin, doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olarak belirlenmesinde yarar var; çünkü, kadın, ancak, bu süre içerisinde sağlığına kavuşabiliyor ve ancak, doğumdan önce 8 haftadan başlayarak çalışma yasağı getirilirse, hamilelik dönemini sağlıklı bir biçimde geçirebiliyor.

Ayrıca, önümüzdeki tasarının getirdiği düzenlemede, çoğul hamilelikler hakkında herhangi bir düzenleme yok. Halbuki, çoğul hamilelik, kadının çalışmasını daha güçleştiren bir durum. Bu nedenle, çoğul hamileliklerde bu sürenin biraz daha uzatılması gerekiyor. Biz, bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bir önerge vermiş durumdayız ve çoğul hamilelik başına bir süre artırımını öngörüyoruz.

Diğer taraftan, getirilen düzenlemede, doğum sonrasında bu çalıştırılmama süresinin bitmesinden başlayarak 6 aya kadar ücretsiz izin verilme durumu öngörülmüş. Biz, bu sürenin, istek halinde 12 aya kadar uzatılabilmesine imkân tanınmasının, kadının çalışma yaşamını kolaylaştırmak bakımından yararlı olacağını düşünüyoruz. Bu konuda verilmiş olan bir önergemiz var ve başta tüm kadın milletvekilleri olmak üzere, kadının çalışma yaşamını kolaylaştırmak isteyen tüm milletvekillerimizin bu öneriye desteklerini bekliyoruz.

Diğer yandan, hamile kadın işçinin hamileliği süresince çalışması elbette ki, zor bir durum. Bu durumu daha da zorlaştırmamak için, hamile kadın işçinin sağlığına uygun hafif işlerde çalıştırılmasını, çömelme, eğilme, ağır kaldırma, sürekli olarak ayakta durmayı gerektiren görevlerin, çalışma yaşamında kendisine verilmemesi hususunun da tasarıda düzenlenmesinde yarar olacağını düşünüyoruz. Ayrıca, tüm hamileliklerde, son 3 ayda, 3 saat arayla kadına 15 dakikalık istirahat imkânı verilmesi ve bu sürenin günlük çalışma süresinden sayılması, doğa koşullarının, sağlık koşullarının, tıbbın getirdiği bir gereklilik. Bu hususun da tasarıda düzenlenmesinin, kadının çalışma yaşamını kolaylaştırmak bakımından sayısız yararları olacağını düşünüyoruz ve daha önce bir karışıklık nedeniyle geriye çektiğimiz önergemizdeki süt iznini, yüksek izinlerinizle tekrar huzura getirmek istiyoruz. Tüzükte, 100'den fazla işçi çalıştıran işyerleriyle ilgili bir düzenleme yapılmıştır. Her işyerinde, kadın işçi sayısına bakılmaksızın, cinsiyet ayırımı yapılmaksızın, kadın işçilere, bir yaşına kadar çocuklarını emzirmek üzere günde 1,5 saat ve süresini kaça bölerek kullanacağını kendisi belirlemek koşuluyla ve günlük çalışma süresinden sayılmak üzere izin verilmesini de, gene kadının çalışma koşullarını kolaylaştırmak bakımından gerekli görüyoruz. Bu konuda verilmiş bir önergemiz vardır, bunun da desteklenmesini, tüm kadın milletvekillerimizden ve kadının çalışma yaşamını kolaylaştırmak isteyen tüm milletvekillerimizden bekliyoruz.

Bunlar, bu düzenleme çerçevesinde kadınlar açısından beklediklerimiz; ama, bıkmadan usanmadan, müsaadelerinizle bir kere daha yinelemek istiyorum: Kadınlara bunları sağladınız, çok güzel, bu önerdiklerimizle birlikte gerçekleşirse daha güzel; ama, eğer kadın, süresiz iş sözleşmesinin feshinde belirli sebep gösterme garantisinden yoksun ise, bunlar, bir anda önemini büyük ölçüde yitiriyor ve maalesef biz, tasarının 18 inci maddesinde, bu önemin yitirilmesine, bu güzelliklerin etkisini bir anda kaybetmesine neden olabilecek bir düzenleme getirdik; yalnız kadınlar için değil, erkekler için de getirdik; ama, mademki kadını konuşuyoruz, kadın açısından bir kere daha gündeme getirmekte, kadın olayını vesile bilerek gündeme getirmekte yarar görüyorum: 30 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerleri için işverene, süresiz, iş aktini feshederken haklı bir sebep getirmek yükümlülüğünü yükledik; ama, hangi işçi 30 veya daha fazla işçinin çalıştığı işyerinde çalışıyor?.. Kaç tane 30'dan fazla işçi çalıştıran işyeri var Türkiye'de?.. Biz, böyle bir hüküm getirmekle, işçilerimizin büyük bir kesimini, çok önemli bir güvenceden mahrum bıraktık. Geliniz, bu maddeyi düşünürken, bir kere daha, işçilerimize yaptığımız bu düzenlemeyi, bu olumsuz düzenlemeyi anımsayalım ve bu olumsuzluğu düzeltebilmek için İçtüzüğün bize birtakım imkânlar tanıdığını ve o imkânları kullanabileceğimizi unutmayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OYA ARASLI (Devamla) - Bu imkânları kullanmak doğrultusunda elimizdeki yetkileri kullanalım diyorum Sayın Hükümete, Sayın Komisyona, bıkmadan, usanmadan. Sabırlarını taşırdığımı biliyorum; ama, bu bizim görevimiz; bir kere daha yinelemekte yarar görüyorum.

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Estağfurullah...

OYA ARASLI (Devamla) - Sizleri saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Oya Araslı (CHP, Ankara). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-05-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
