# Emekli sandığında değişiklik yapılmasına ilişkin (s:aayısı:208)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oya Araslı (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2003
- **Gündem:** EMEKLİ SANDIĞINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S:AAYISI:208)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-07-08-emekli-sandiginda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-aayisi-208-2

> Oya Araslı (CHP), 8 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S:AAYISI:208)); konuşma 820 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OYA ARASLI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Doğrusu, söz konusu tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini ifade ettikten sonra, kişisel söz almak gibi bir niyetim yoktu; ama, burada, Adalet ve Kalkınma Partisinin Sayın Sözcüsünün söz konusu tasarının tümü hakkındaki görüşlerini dinledikten sonra, böyle bir söz almaya gerek duydum.

Değerli arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına konuşan değerli milletvekilimiz ne söyledi burada?! Başından sonuna kadar dikkatle izledim. Anladığım, açıklamalardan en belirgin anladığım nokta, konuşmasının ağırlığını en fazla üzerine dayadığı nokta, yaşlıların, kamu hizmetinde gençler kadar verimli olamayacağı fikriydi. (AK Parti sıralarından "Sadece o değil" sesleri)

Değerli arkadaşlar, kuşkusuz, itiraz ediyorsunuz; ben, sadece bunu söyledi demedim, konuşmasının ağırlığını dayandırdığı nokta dedim. Beni daha dikkatle dinlerseniz, bu tür laf atmalara gerek olmayacağını düşünüyorum.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ağırlık noktası o değildi; yanlış...

OYA ARASLI (Devamla) - Değerli arkadaşlar, size göre değişebilir, bana göre değişebilir; lütfen... Söyleyeceğiniz varsa, söz almak, kişisel söz almak, herkes için mümkündür, alabilirsiniz; ama, lütfen benim vaktimi ziyan etmeyin, size cevap vermek endişesi içerisinde.

Değerli arkadaşlarım, Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsünün sözlerinde ortaya koyduğu husus, biraz önce benim Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklarken belirttiğim Avrupa Birliğinin yasaklamak ve uygulanmasına son vermek istediği görüş; yani yaşa dayalı ayırımcılık, yani "gençler daha iyi ve verimli iş yapabilir, ama, yaşlılar kötü iş yapar, verimsizdirler" anlayışı. Avrupa Birliğinin direktiflerine yansımış olan bir hususun, benim kişisel kanaatim olması mümkün değildir; ama Avrupa Birliği direktiflerine yansımış olan bir hususun hepimiz için dikkatle izlenmesi gereken bir husus olduğu da ortadadır ve bunun gereğini yerine getirmemiz lüzumludur, zorunludur; çünkü biz, Türkiye olarak, Avrupa Birliğine girmek istiyoruz. Bir yandan hükümet birtakım tasarılar getirecek, birtakım kişilerin yararlanması için burada af kanunları çıkaracağız Avrupa Birliğinin gereğidir diye, birtakım uyum yasalarını yürürlüğe koyabilmek, hukuk düzenimize kazandırabilmek için sabahlara kadar burada çalışma yapacağız ve sonra, zorunlu emeklilik yaş haddi konusunda getirilen bir düzenlemeyle, Avrupa Birliğinin "yapmayınız" dediği bir ayırımcılığı hukuk sistemimizin orta yerine monte edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, birtakım yasalar çıkarıyoruz, sonra, Avrupa Birliği kapısında bize "yasalar kadar, yasayı uygulama biçiminiz, uygulamanız ve uygulamadaki zihniyetiniz de önemli" diyorlar.

Değerli arkadaşlar, biz, burada bir yasa çıkarırken, uyum yasalarında, tartıştık; bir annenin çocuğunu öldürmesini bir hafifletici sebep olarak kabul etmek, daha doğrusu, bu halin cezasını daha az tertip etmek, hukuk mantığına, anlayışına, insan haklarına saygıya aykırıdır dedik; ama, bu konuda verdiğimiz önergeyi kabul etmediniz. Sonra da, kalkıp, Avrupa Birliği böyle bir düzenlemenin kaldırılmasının gerekliliğini her fırsatta bize söylerken, bunun gereğini yerine getirmeyip, Avrupa Birliğine girelim diyoruz. Değerli arkadaşlarım, orada, böyle bir hata yaptık.

Mahkemelerimiz kararlar veriyor "işkence yapan devlet memurları, bunu, devletin yüce menfaatını korumak için yapmıştır" şeklinde birtakım ibareler kararlarda yer alıyor. Yargının böyle bir bakış açısına sahip olduğu bir toplumda, biz, işkenceye karşı olduğumuzu, devlet olarak, Avrupa Birliğine nasıl kabul ettirebiliriz, bu konudaki görüşlerimizin ciddî olduğuna onları nasıl inandırabiliriz?!

İşte, bunlardan kaybediyoruz ve bugün burada, bu tasarıyla, bu tasarıyı bu Meclise getirmek suretiyle, bu yanlış adımlara bir tanesini daha eklemek üzereyiz. Ne demek, gençler iyi iş yapar, yaşlılar kötü; gençler verimlidir, yaşlılar verimsiz; gençler bilgi çağının gereklerine ayak uydurur, yaşlılar uydurmaz?!

HALİL AYDOĞAN (Afyon) - Biz öyle bir şey söylemedik.

OYA ARASLI (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bilgi çağının gereklerine uygun personele de ihtiyacımız vardır; gençliğin enerjisiyle dolu, hevesli, hayatının baharında atılım yapmak, daha yüksek mevkilere gelmek, Türkiye'yi çok daha ilerilere götürmek isteyen elemanlara da ihtiyacımız vardır, yılların verdiği deneyiminden Türkiye'yi yararlandıracağımız eleman da vardır. Biraz önce söylediğim gibi, marifet, bu iki farklı niteliğe sahip olan elemanlardan da aynı anda yararlanmasını bilmektir. Yoksa, yaşlılar gitsin, gençler gelsin demek, bizi hiçbir yere götürmez. Bizim dışımızdaki çağdaş demokrasiler de bu benim söylediğimi söylüyorlar "yaşlının da hizmeti değerlidir, gencin de hizmeti değerlidir; çalışma yaşamında yaşa dayalı ayırım yapılmasın" diyorlar.

Bakın, biraz önce bahsettim, geçen hafta İngiltere'de bir kanun çıktı; iş için verilen, işe eleman almak için verilen ilanlarda, bu yasa, yaş koşulu konulmasını yasaklıyor. Niteliğe bak, işe ona göre al, hangi yaşta olduğu önemli değil, işin gerektirdiği nitelik var ise, sen o elemanı al; yaşı seni ilgilendirmesin" diyor. Dünya bu yöne ilerliyor. Biz ise, bugün burada, dünyanın terk ettiği bir anlayışı bir yasaya yansıtmak için çalışıyoruz veya yansımasını önlemek için Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun yaptığı gibi, mücadele veriyoruz.

Değerli arkadaşlar, vaktimizi, çağdışılığa saplanıp kalmak için harcamayalım. İnsanlarımıza iş alanı yaratalım; ama, gencine de yaşlısına da birlikte. Gence ihtiyacımız olduğu kadar, yaşlıya da ihtiyacımız vardır ve unutmayın ki, her yaşlı, bir zamanlar gençti, kendini genç olarak gören herkes de, bir an gelecek, yaşlı olacaktır. Yasalarımızı, bu gerçeği gözardı etmeden yapalım. Verimli olanın, Türkiye'nin sorunlarını çözebilmek için bir şeyler verebilecek olanın, deneyimiyle, bilgisiyle, cevvaliyetiyle, gençliğiyle veya yaşlılığıyla, Türkiye'de kamu hizmetinin daha iyi görülmesine yardımcı olacak herkesin çalışabilmesine imkân hazırlayalım, çalışma alanları açalım. Burada, naylon faturacıyı affetmek yerine, çalışma alanları açalım. Burada, vergi yüzsüzlerini affetmek yerine, alnının teriyle çalışıp hayatını kazanmak isteyen insanımıza çalışma imkânını verelim. Niçin onlardan çalışma imkânını esirgiyoruz? (CHP sıralarından alkışlar) Çalmak istemiyorlar, çırpmak istemiyorlar; Türkiye'yi deneyimlerinden yararlandırmak istiyorlar. Onlara ve Türkiye'ye bu fırsatı verelim.

Sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Oya Araslı (CHP, Ankara). “Emekli sandığında değişiklik yapılmasına ilişkin (s:aayısı:208)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-07-08-emekli-sandiginda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-aayisi-208-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
