# Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oya Araslı (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2004
- **Gündem:** TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430-2

> Oya Araslı (CHP), 4 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)); konuşma 503 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OYA ARASLI (Ankara) - Konuşacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Araslı. (CHP sıralarından alkışlar)

OYA ARASLI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada, verdiğimiz önerge üzerinde Sayın Başkanın açıklamalarını hep birlikte dinledik. Bir belirsizliğin, gerçekten, madde metninde olduğunu da gördük. Sayın Anayasa Komisyonu Başkanı, bu düzenlemenin olumlu ayırımcılık tedbirlerini içerebileceğini, bunlara elverişli olduğunu söylüyor; Sayın Bakan, çeşitli anayasalardan örnekler veriyor; ama, bu konuda üç günden, dört günden beri, bütün Türkiye, hukukçular dahil, teklife getirilmiş olan yeni şeklin içeriğinin ne olduğu konusunda birbirinden farklı görüşler ileriye sürüyorlar. Sadece bu olay dahi, kimin anayasasında ne yapılmış olduğuna bakılmaksızın, bizim çözmemiz gereken bir durumdur. Bu hükmün içeriği nedir? Mademki bir tartışma var, bu belirsizliği gidermek mecburiyetindeyiz; çünkü, anayasa hükümleri, belki, tüm yasalar içerisinde en fazla açıklık seçiklik kazanması, bu nitelikleri taşıması gereken hükümlerdir. Aksi takdirde, uygulayıcı için, yasa koyucu için büyük zorluklar ortaya çıkar. O nedenle, ben, bu konuda Komisyon tartışmalarının da yeteri kadar -yarın öbür gün olayla karşılaşanlara, bu olayda karışıklıkla karşılaşanlara- aydınlatıcı bilgiler yansıtamayacağı görüşündeyim. Buradaki görüşmelerde de farklı görüşler ileri sürülüyor. O nedenle, bu açıklığın kazandırılmasının mutlaka ve mutlaka gerekli olduğuna, bu tartışmalardan sonra bir kere daha kani oldum.

Sonra, Sayın Bakan diyor ki: Ne gam! Bir hüküm daha getiriyoruz; uluslararası antlaşmalar kanunlarla çatıştığı zaman, onların önünde geçerlilik kazanacak.

Eğer bu mantıkla bu Anayasada birtakım düzenlemeler yapacaksak, temel hak ve hürriyetlerle ilgili bütün hükümleri de kaldıralım; çünkü, uluslararası antlaşmalarda bunların hepsi var. Biz, o antlaşmalara uygun olarak, Anayasamıza bunları yazdık, aykırı olanları değiştirdik. Yani, niye, elimizde Anayasa hükmünü şekillendirmek imkânı varken, yarın, uygulayıcıya, yasa koyucuya, birtakım uluslararası antlaşmalardan, Meclisteki görüşmelerden esinlenerek, bir yorum yapma külfetini yükleyelim; bu külfeti ortadan kaldırmak elimizde, bu hükme açıklık kazandırmak elimizde.

Sonra, Sayın Bakan, birtakım uluslararası sözleşmelerden söz etti. Bunlardan bir tanesi, uluslararası sözleşmenin, içhukuka girerken, nasıl, neler yapılarak içhukuka yansıyabileceğini, çok açık biçimde, kalem kalem sayarak göstermiş. Bu anlaşma, CEDAW Antlaşması.

Bu antlaşmadan doğan yükümlülüklerinizi yerine getirebilmek için;

Birincisi, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğunu sıralayacaksınız, yazacaksınız oraya.

İkincisi -hak eşitliği yetmiyor- fiilî eşitliği gerçekleştirmek için, devletin, birtakım geçici, ek, özel düzenlemeleri yapma yetkisinin olduğunu yazacaksınız.

Üçüncüsü, bunların imtiyaz sayılmayacağını yazacaksınız.

Dördüncüsü, bunların önündeki engelleri kaldırma görevini de devlete vereceksiniz diyor.

Yani, ne yapacağımız bu kadar açık bize gösterilmişken, niçin, bunun kalem kalem gereğini yerine getirmekten kaçıyoruz, ben anlamıyorum. Yarın öbür gün, bize, bu düzenleme karşısında, siz, uluslararası sözleşmeden doğan yükümlülüğünüzü yerine getirmediniz denilebilir.

Birtakım anayasalardan örnekler verildi. Şu anda, bütün Avrupa'da anayasalar, CEDAW Antlaşması hükümleri doğrultusunda, yavaş yavaş değiştiriliyor. Siz, burada, değiştirilmeyeni önümüze örnek olarak getirirseniz, o, bizim ilerlememiz için, Avrupa Birliğine, Avrupa standartlarına uymamız için bir gerekçe olmaz. Herkes, bir hareket içerisindedir, CEDAW'ı içhukukuna aktarabilmek için bir hareket içerisindedir. Haa, eğer sizin zihniyetiniz "bir kısmını şimdi yaparız; eğer, yarın öbür gün 'bu olmadı' derlerse, bu hükmü tekrar ele alırız" şeklindeyse, ona bir diyeceğim yok; ama, hep söylüyorsunuz "bir kere elimize almışken, en güzel biçimde düzenleyelim" diye ki, doğrusu budur, en güzel biçimde, bütün gerekleri karşılayacak biçimde bunu düzenlemenin hiçbir sakıncası yoktur; aksine, sayısız yararı ve hatta gerekliliği vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oya Araslı (CHP, Ankara). “Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
