# Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oya Araslı (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** AİLE ARAŞTIRMA KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞK.VE GÖR.HK.KAN.TAS. (SS: 661 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-11-10-aile-arastirma-kurumu-genel-mudurlugu-tesk-ve-gor-hk-kan-tas-ss-661

> Oya Araslı (CHP), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE ARAŞTIRMA KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞK.VE GÖR.HK.KAN.TAS. (SS: 661 )); konuşma 448 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OYA ARASLI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürkümüzün 66 ncı ölüm yıldönümü nedeniyle söz almış bulunuyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum.

Atatürk, tarihin düşünceleri ve eserleriyle ölümsüzleşebilmiş ender kişilerinden birisi; inanılmaz Kurtuluş Savaşımızı zaferle sonuçlandırarak yurdumuzu düşmanlardan kurtaran destansı başkumandan; ezilen ulusların bağımsızlık savaşlarında örnek aldığı ulu önder; ümmet anlayışına dayalı bir toplumdan çağdaş Türk Ulusunu yaratan, cumhuriyetimizi kuran ve dünyaya kabul ettiren büyük devlet adamı; devrimlerimizin eşsiz mimarı; ulusumuza akılcı düşüncenin erdemini, hukukun üstünlüğünün, bilimin ve çağdaşlığın önemini öğreten başöğretmen; ulusumuzun simgesi, geçmişimizin olduğu gibi geleceğimizin de ışığı ve aydınlığıdır. O, o kadar büyük ve öngörülüdür ki, dün açıkça ona karşı olduğunu ilan edenler, bugün ona sığınmak, onun düşüncelerini savunmak, onun düşüncelerinin arkasında olduğunu ifade etmek gereğini duymaktadırlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürkçü olmak bir onurdur; ama, Atatürkçü olmak zordur. Herkes Atatürkçü olamaz. Atatürkçü olmak, Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyetinin düşünsel temellerini oluşturan ilkelerini anlamak, benimsemek, savunmak ve bu ilkelerin gösterdiği yolda yorulmadan, duraksamadan daha iyiye ulaşmak için ilerlemektir; ulusun beraberliğini, yurdun bütünlüğünü, ulusal egemenliği ve bağımsızlığı ödün vermeden korumak ve savunmaktır; hukukun üstünlüğünden, özgürlükten, bilimden, akıl, ahlak ve çağdaşlıktan yana olmaktır; dürüstlüğü siyasete ve toplum yaşamına hâkim kılmak, halka hizmet sunmaktır.

Laikliği ve cumhuriyeti kemirmeye, türbanı siyasal bir simge haline getirmeye, dini siyasete alet etmeye, hukuk devletini din devletine dönüştürmeye, kadını ikinci sınıflığa itmeye kalkışanlar ile bu gibi kimselere dur demeyenler, engel olmayanlar, hatta ışık yakanlar, yol açanlar Atatürkçü olamazlar.

Kuşkusuz, Atatürk'ün düşünceleri ve Türkiye Cumhuriyetinde kurduğu çağdaş yaşam biçimi, uygarlığın aydınlığından yarasalar gibi ürkenleri rahatsız etmiştir. Bunların içinden, Atatürk'e, eserlerine, düşüncelerine, resim ve anıtlarına çeşitli şekillerde saldıranlar olmuştur; hâlâ da olmaktadır; ancak, bu kimseler, sapkınlıklarıyla Atatürk'ü değil, sadece ve sadece kendilerini küçültebilmişlerdir. Herkes bilmelidir ki, başta laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere, Atatürk'ün tüm eserleri sağlam temeller üzerinde durmaktadır ve Atatürk'ün düşünce ve ilkeleriyle birlikte sonsuza kadar yaşayacaklardır. Bunu sağlamaya gücümüz, kudretimiz vardır.

Ne Şehit Kubilay'ın sapkın katilleri ve onların düşünce arkadaşları, ne tarikat şeyhleri ve din bezirgânları, ne tarikat şeyhlerini resmî devlet konutlarında ağırlamaya kalkışanlar, ne cumhuriyete başkaldırının siyasal simgesi haline getirdikleri türbanı meşrulaştırmaya çalışanlar, ne İran usulü bir rejimi Türkiye'ye getirmeye heveslenenler, ne uyduruk Kur'an kurslarında küçücük çocuklara Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı aşılamaya yönelenler emellerine ulaşabilmiştir, ne de imam kökenli bir kadrolaşmayla laik cumhuriyeti kuşatmaya heveslenenler, demokrasi, laiklik ve cumhuriyeti takıyye olarak savunur gibi yapıp, aslında kemirmeye yönelenler, reform adı altında din devletinin altyapısını hazırlamayı düşleyenler, devletimizin varlık ve bağımsızlık belgesi olan Lozan Antlaşmasını rafa kaldırmaya hazırlananlar, tekrar Sevr Anlaşması koşullarını Türkiye'ye kabul ettirmeyi arzulayanlar, ulusumuzu ümmet anlayışı içinde eriterek yok etmeyi, ulusumuzun ve ülkemizin bütünlüğünü parçalamayı hedefleyenler, toplumumuzu çağdaşlıktan tutuculuğun karanlığına itmeyi, kadınlarımızı ikinci sınıflığa geriletmeyi isteyenler emellerine ulaşabileceklerdir; çünkü, Atatürkçülerin gücü, buna asla ve kat'a izin vermeyecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oya Araslı (CHP, Ankara). “Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-11-10-aile-arastirma-kurumu-genel-mudurlugu-tesk-ve-gor-hk-kan-tas-ss-661 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
