# Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oya Araslı (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 20 Nisan 2005
- **Gündem:** MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2005-04-20-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867

> Oya Araslı (CHP), 20 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)); konuşma 872 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OYA ARASLI (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu önerisinin aleyhinde olduğumu sözlerime başlarken ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, dün, biz, gündemimizi belirledik, hangi yasalara öncelik verileceğini tespit ettik, bir sıraya koyduk; sözcü arkadaşlarımız buna göre hazırlandılar, hangi konuda çalışma yapacaklarıyla ilgili incelemelerini tamamladılar. Biraz önce, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili katkıdan söz ediyordu. Bu koşullarda, kim, yasama Meclisindeki bu çalışmalara nasıl bir katı verebilir?! Yalnız muhalefet partisi grubu milletvekilleri için bunu söylemiyorum, İktidar Partisi Grubunun milletvekilleri de sabah evlerinden çıktıkları zaman, öğleden sonra Mecliste hangi yasayı görüşeceklerini bilemiyorlar; hangi verimden söz ediyorsunuz?! Sayın Adalet ve Kalkınma Partisinin Grup Başkanvekili, bu koşullar altında, bu Mecliste yapılacak hangi çalışma hangi verimi sağlayabilir?! (CHP sıralarından alkışlar) Neyi görüşeceğini bilemiyor milletvekilleri! Siz de, burada kalkmışsınız, Meclisin zamanının israfından, muhalefet partisi grubunun katkı vermediğinden söz ediyorsunuz. Nasıl bir katkı istiyorsunuz? Biz, size, hukukun genel ilkelerine uygun her anayasa değişikliği için, her yasa önerisi için katkı verdik; ama, siz, katkıdan, sadece, sizin söylediklerinize katılmamızı, sizin söylediğiniz doğrultuda oy vermemizi anlıyorsanız, böyle bir şeyin olması mümkün değil. Bizim görüşlerimiz açısından, aramızda kilometrelerce fark var. Görüşlerimize uymayan hiçbir yasa teklifi ve yasa tasarısı üzerinde size katkı vermeyebiliriz, vermeyiz de; ama, uyarılarda bulunuruz yaptığınız yanlışlar için, size yanlışlarınızı düzeltme yolu gösteririz, ki, bu katkıyı her zaman yapıyoruz; ama, bu bağlamda yaptığımız katkılara zerre kadar kulak vermiyorsunuz.

Biraz önce, bir değerli arkadaşım, burada, Meclisin zamanının israf edildiğinden söz etti. Şöyle bir bakın, arkanıza dönün, önünüze konulan gündeme bakın, neleri görüştüğümüzü şöyle bir anımsayın.Biz burada, ikinci kere görüşülmek üzere Cumhurbaşkanının veto ettiği tasarıları görüşüyoruz. Eğer zamanında yapmış olduğumuz ikazlara kulak vermiş olsaydınız, bunu yapmayacaktık ve zaman israf etmeyecektik. Şimdi ben soruyorum; zamanı israf eden Cumhuriyet Halk Partisi mi, yoksa Cumhuriyet Halk Partisinin çok haklı, çok yerinde ikazlarına kulak asmayan, asmamakta ayak direyen sizler mi?! (CHP sıralarından alkışlar)

Bir ithamda bulunurken, ağzınızdan çıkan sözün nerelere gittiğini çok iyi tartmanız lazım ve zaman israfından söz ederken, ne için bu terimi kullandığınıza bir bakın. "Hadi canım sende" diyor oradan bir arkadaşımız. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri üzerindeki töhmetin kaldırılmasını istemek "hadi canım sende" diye, insanın elinin tersiyle itebileceği bir olay mıdır?! (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, bu, sadece dosyada adı yazılı olanları değil, bireysel olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi sıfatını taşıyan hepimizi ilgilendiren bir durum. Ben, üzerinde şaibe bulunan, kuşku bulunan milletvekili kavramı içerisinde algılanmak istemiyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Oya Araslı olarak istemiyorum. Şurada bulunan arkadaşlarımın hiçbirisi istemiyor ve siz "yargılanmak istiyorum" diyen insana engel olmak suretiyle, onun en doğal hakkı olan yargılanma hakkının önünü tıkıyorsunuz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aklanmasının, vatandaşın gözünde, üzerinde toz bulunmayan bir görünüme girmesinin karşısında duruyorsunuz ve bunu istediğimiz zaman da dokunulmazlık dosyalarına öncelik verilsin dediğimiz zaman da bunu vakit israfı olarak adlandırıyorsunuz. Adalete zaman ayırmak, adaletin gerçekleşmesi için zaman sarf etmek, zaman israfı mı değerli arkadaşlarım?! Adalet, temizlenmek, temiz toplum, suçun ortaya çıkması, sizin için bu kadar önemsiz "hadi canım sen de" diye elin tersiyle bir kenara itilecek şeyler mi?! Eğer böyle ise, daha çok yürünecek yolumuz var Türkiye olarak demokrasi çizgisinde.

Toplum temizlik istiyor; siz de, biz de, toplumun temizlik beklentisine yanıt vereceğimizi vaat ederek oylar aldık. "Oy aldık geldik buraya" diyorsunuz; o oyların temelinde, çok övündüğünüz o yüzde 50'ye yaklaşan çoğunluğun temelinde, size verilen oyların temelinde, bu beklentinin karşılanmasına duyulan özlem var; ama, siz ne yaptınız; elinizin tersiyle bu özlemi karşılamak gereğini bir kenara ittiniz, dolu dizgin devam ediyorsunuz ve bir Grup Başkanvekili, bunu nasıl söyleyebiliyor, hayretle ve üzüntüyle karşıladım: "İstifa ediniz" diyor.

Değerli arkadaşlarım, istifa, kişisel bir çözüm yoludur. İstifa edilir veya edilmez; ama, Anayasa bunu, size, kişisel olmayan, objektif biçimde çözme yolları göstermiştir. Siz, bu yolların işlemesinin önünü tıkıyorsunuz, Anayasanın işlemesine engel oluyorsunuz. Bir anlamda, fiilen Anayasayı değiştiriyorsunuz, fiilen İçtüzüğü değiştiriyorsunuz. Bunların hesabını, kime ve nasıl vereceksiniz? Ve bizim bir arkadaşımıza istifa öneren Sayın Grup Başkanvekiline, ben, bunu sormak istiyorum O fezlekelerde adı bulunan grubunun üyelerine de aynı öneriyi yapmayı düşünüyor mu? (CHP sıralarından alkışlar) Yani, Başbakanına ve onun dışında birtakım bakanlarına ve birtakım milletvekili arkadaşlarına da, çok beğenmiş olduğu bu çözüm yolunu, acaba, bugün, burada, bu konu gündeme gelmeden önce, ön alarak önerebildi mi?

Değerli arkadaşlarım, bunları bir kenara bırakın. Toplumun, adalet, öncelikle karşılanmasını gerekli gördüğü bir ihtiyacıdır. Bize vekâletini verirken, bu ihtiyacın giderilmesini de, bizden beklediklerinin listesinin başına koydu. Biz, bunun gerçekleşmesi için, tüm gönlümüzle ve tüm gücümüzle katkı vermeye hazırız ve her toplantıda getirdiğimiz bu önerilerle, bunun gerçekleşmesi amacına hizmet ediyoruz; ama, siz, elinizin tersiyle bu imkânı bir kenara itiyorsunuz ve milletvekili, arkalarında birtakım dosyalar, fezlekelerde birtakım iddialar, o vaziyette kalsın diyorsunuz. Telaşınız ne arkadaşlar? Niye bu dosyaların gündeme gelmemesi olayının arkasına saklanıp, kendinizce, anlayamadığımız, çözemediğimiz bir rahatlığı yaşamaya çalışıyorsunuz? Kuşkunuz yoksa, çıkınız ortaya, siz de temizleniniz, bizden temize çıkma durumunda olacak arkadaşlarımız da temizlensin, dokunulmazlığının kaldırılması istenen; toplumca rahat edelim. Neden korkuyoruz? Ve Meclisin şaibeli halde kalmasından ne bekliyoruz? Anlayamadığımız o.

Demin, burada, Adalet ve Kalkınma Partisinin Grup Başkanvekili kalktı; "biz, çoğunluğuz, hesabımızı millete veririz" filan dedi. Ee, o zaman, siz, hesabınızı verme yeri olarak, sadece oy sandığını görüyorsanız, yargı organlarını kapatalım mı arkadaşlar bu mantığın sonunda? Bu oraya varır çünkü, bu oraya varır. Siz, hesap vereceğiniz yer olarak orayı görüyorsanız, yargı organına, hâkime vereceğiniz hesabı da orada vermeyi amaçlıyorsanız, bu çok yanlıştır.

---

**Kaynak gösterme:** Oya Araslı (CHP, Ankara). “Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2005-04-20-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
