# Chp grubunun, izmir milletvekili hülya güven ve arkadaşları tarafından göz yaşartıcı gazların ne tür etkileri olduğunun araştırılması ve uzun vadede ortaya çıkabilecek istenmeyen etkilerinin önlenmesi amacıyla 12/6/2013 tarihinde türkiye büyük millet meclisi başkanlığına verilmiş olan meclis araştırması önergesinin, genel kurulun 8 temmuz 2013 pazartesi günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özcan Yeniçeri (MHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2013
- **Gündem:** CHP GRUBUNUN, İZMİR MİLLETVEKİLİ HÜLYA GÜVEN VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN GÖZ YAŞARTICI GAZLARIN NE TÜR ETKİLERİ OLDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI VE UZUN VADEDE ORTAYA ÇIKABİLECEK İSTENMEYEN ETKİLERİNİN ÖNLENMESİ AMACIYLA 12/6/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 8 TEMMUZ 2013 PAZARTESİ GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24997
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozcan-yeniceri-24-2013-07-08-chp-grubunun-izmir-milletvekili-hulya-guven-ve-arkadaslari-tarafindan

> Özcan Yeniçeri (MHP), 8 Temmuz 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUBUNUN, İZMİR MİLLETVEKİLİ HÜLYA GÜVEN VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN GÖZ YAŞARTICI GAZLARIN NE TÜR ETKİLERİ OLDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI VE UZUN VADEDE ORTAYA ÇIKABİLECEK İSTENMEYEN ETKİLERİNİN ÖNLENMESİ AMACIYLA 12/6/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 8 TEMMUZ 2013 PAZARTESİ GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN); konuşma 587 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi tarafından, özellikle bu gaz kullanımına yönelik olarak verilen ve bu ortaya çıkacağı, kısa, orta, uzun vadedeki sorunların giderilmesi ya da yok edilmesiyle ilgili önergenin lehinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; önce şunu anlamamız gerekiyor: “Gösteriler sırasında gaz kullanılsın mı, kullanılmasın mı; Gaz zararlı mıdır, değil midir?” sorusu “Dünya yuvarlık mıdır, değil midir?” sorusu kadar saçmadır bugün.

Sorun, halkı ya da göstericiyi sokağa çıkarmanın ve gaz kullanmaya ihtiyaç duymayacak şartların yaratılmasıdır. Göz yaşartan, mide bulandıran, kanser üretmesi muhtemel gazın kullanılmasını doğru bulmak mümkün değildir. Gaz kullanımı aslında insani de değildir, alelusul kullanılması ise faciadır. En son başvurulması gereken bir usule ilk olarak başvurmak da son derece yanlıştır.

Aslında, konu, biraz da demokrasi ve demokrasinin algılanmasıyla da ilgilidir çünkü demokrasi ilerledikçe gazın kullanımının da normalde azalması icap eder. Eğer bir ülkede gaz ne kadar fazla kullanılıyorsa o ülkenin demokratik kültürü ve demokratik yaşamı o kadar geridedir demektir.

İnsana duyulan saygı arttıkça aslında demokrasi de kökleşecek, gaz ve kimyasal kullanımı da azalacaktır hatta yok olacaktır. Gösterilere müdahale için gazsız yöntemleri bulmak ve uygulamaya koymak iktidarın ve kolluk kuvvetlerinin başta gelen görevidir.

Üzerinde durulması gereken olayın, aslında sokağa çıkan göstericilerin sayısını azaltmak ya da polisin böyle bir muameleye başvurmasını engellemekten geçtiğini özellikle ifade etmemiz gerekiyor. Bu nedenle, insanlar niçin sokağa çıkıyor, insanlar ya da polis neden gaz kullanmak durumunda kalıyor? Polisi, güvenlik güçlerini ne kadar çok kullanıyorsanız Türkiye'yi, o kadar, çok iyi yönetmiyorsunuz demektir, bu bir ölçüdür.

Şimdi, bu bakımdan şunu söyleyeyim: Gezi Parkı olaylarının toplumsal psikolojisini algılamak ve bunları çok net bir biçimde hem bilimsel hem de tedbirler bakımından değerlendirmek durumunda ve konumundayız.

Şimdi, ben çok basit bir şey söyleyeceğim. Bakın, Gezi Parkı’ndaki hadiselere, oraya giden insanlara, onların içerisinde bulunduğu hâletiruhiyeye değinmeden önce, Sayın Başbakanın ifade ettiği bir şeyi sizinle burada paylaşmak istiyorum. Sayın Başbakan, bir süre önce, Zeytinburnu’nda yükselen ve şehrin silüetini bozan 16/9 isimli kulelere tepki dile getirmişti ve demişti ki: “Sahibiyle konuştum, ‘Tıraşlayın.’ dedim ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden, çok kırıldım, beş yıldır konuşmuyorum.” Sonra, İstanbul 4. İdare Mahkemesi bu binaların yapı ruhsatını iptal ediyor ve gökdelenlerin hukuka aykırı olduğunu söylüyor, yıkılmasına karar veriyor.

Peki, bu ülkenin Başbakanı, bu ülkedeki İstanbul gibi bir kentin silüetinin bozulmasına -bozulmasına kadar giden süreç içerisindeki aşamaları söylemiyorum ama- ona itiraz gösteriyor da bu ülkenin halkı Sayın Başbakan kadar duyarlı bir tavır ortaya koyduğu zaman niçin isyan ediliyor, niçin göklere çıkılıyor ve kükreme şeklinde itirazlar geliştiriliyor?

Sayın Başbakan aslında Gezi Parkı’na gitmeliydi hem de ilk gün, orada tebrik etmeliydi, doğaya, oradaki yeşile, oradaki ağaçlara sahip çıkan insanları tebrik ve teşvik etmeliydi. Ha, oraya gitmez de eğer onu “marjinal” dediğimiz ya da birtakım yakıp yıkıcı, kırıp dökücü örgütlerin arenası hâline orayı getirtecek şekilde şartları yaratırsanız, ondan sonra geriye dönüp “Efendim, şundan kaynaklandı, bundan kaynaklandı.” deme hakkına sahip olmadığınız ortaya çıkar.

AHMET YENİ (Samsun) – Hocam, doğruları söylemiyorsunuz, doğruları söyleyin.

ÖZCAN YENİÇERİ (Devamla) – Şimdi, değerli milletvekilleri, ya, ben size bir şey anlatıyorum arkadaşlar. Şunları, bakın…

AHMET YENİ (Samsun) – Doğruları söyleyin Hocam.

ÖZCAN YENİÇERİ (Devamla) – Doğrunun bu babasıdır, anasıdır, teyzesidir. (AK PARTİ sıralarından gülüşmeler) Onun için, söylediklerimden bir şeyler anlamaya çalışın. Bakın, teker teker anlatacağım ne olduğunu çünkü bunu bir türlü siz algılamak istemiyorsunuz; kalıplarla düşünmeyin, reflekslerle reddetmeyin, beni yargılamaya çalışmayın, beni algılamaya çalışın. Ne oradakileri algıladınız ne de bizim buradan söylediklerimizi algılıyorsunuz; işiniz, gücünüz şablon.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Hocam, seni çok iyi anlamaya çalışıyoruz, biraz daha açarsan...

ÖZCAN YENİÇERİ (Devamla) – Bırakın şu parti taassubuyla, fanatiklikle düşünmeyi, bir kenara atın şunları.

---

**Kaynak gösterme:** Özcan Yeniçeri (MHP, Ankara). “Chp grubunun, izmir milletvekili hülya güven ve arkadaşları tarafından göz yaşartıcı gazların ne tür etkileri olduğunun araştırılması ve uzun vadede ortaya çıkabilecek istenmeyen etkilerinin önlenmesi amacıyla 12/6/2013 tarihinde türkiye büyük millet meclisi başkanlığına verilmiş olan meclis araştırması önergesinin, genel kurulun 8 temmuz 2013 pazartesi günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozcan-yeniceri-24-2013-07-08-chp-grubunun-izmir-milletvekili-hulya-guven-ve-arkadaslari-tarafindan (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24997

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
