# Yurtdışı türkler başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili mersin milletvekili mehmet şandır ile tokat milletvekili reşat doğru'nun; türk dünyası işbirliği ve koordinasyon başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun teklifi (s.s.:485)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özdal Üçer (Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2010
- **Gündem:** YURTDIŞI TÜRKLER BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR İLE TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN; TÜRK DÜNYASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.:485)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozdal-ucer-23-2010-03-24-yurtdisi-turkler-baskanligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-tasar

> Özdal Üçer, 24 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YURTDIŞI TÜRKLER BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR İLE TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN; TÜRK DÜNYASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.:485)); konuşma 416 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖZDAL ÜÇER (Van) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; grubum adına, maddeyle ilgili önerge üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

Aslında, çok önemli bir yasa diye gündem yaratılmaya çalışılmakta iki gündür fakat devletin hâlihazırda işlerliği olan kurumlarının mevcudiyetine rağmen, doğrudan Başbakanlığa bağlı ve bu konuyla ilgili özel, bakanlıkça görevlendirilecek özel bir başkanlığın oluşturulması, aynı zamanda diğer devlet kuruluşlarının, kurumlarının işlevsizleştirilmesi anlamına gelmektedir. Şimdi, böylesi bir başkanlık olacaksa, Dışişleri Başkanlığının, görev ve yetkilerin o sınırlarında olan çalışmaları neden bir yükümlülük olarak Dışişleri Bakanlığına sunmaktayız veyahut Millî Eğitim Bakanlığının, dışarıda, ülke dışında olan yurttaşlarımıza veyahut da ülke dışından ülkeye gelen yabancı uyruklulara karşı yükümlülüklerini neden yüklemekteyiz? İçişleri Bakanlığının hakeza, Dışişleri Bakanlığının yükümlülükleri, Yükseköğretim Kurulunun yükümlülükleri var bu konuda. Yükseköğretim kurumlarının, ayrıca üniversitelerin yükümlülükleri var. Burada sadece maksat dostlar alışverişte görsün gibi bir yaklaşımla bir yasa çalışması yapılmakta.

Bu konularla ilgili yurt dışındaki yurttaşlarımızın ya da yurt dışından ülkemize herhangi bir vesileyle gelmiş yabancı uyruklu kişilerin temel yurttaşlık haklarının karşılanması veyahut uluslararası sözleşmeler gereği ülkemizin, devletimizin yabancı uyruklulara karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklar kurumsal mevcudiyetini bulmuştur.

Burada sadece ırkçı ve ayrımcı bir tutumu açığa çıkaran bir çalışma ortaya çıkmaktadır. Mademki böyle bir yaklaşım genelde ifade ediliyor, kendi bayrağı olan elbette ki her ulusun kendi devletini kurma, ulusal bağımsızlığını ilan etme hakkı vardır. Onların ulusal bağımsızlığına saygımız sonsuzdur. Ama “bir millet iki devlet” üzerinden siyaset yapmaktansa “bir devlet iki millet” üzerinden niye siyaset yapamıyoruz biz? Tarihsel kardeşliğimizi, tarihsel sorumluluğumuzu yerine getirme noktasında neden sorumluluk alamıyoruz? Hani atalarımız birlikte Çanakkale’de can vermişlerdi? Hani bizim tarihsel değerlerimiz ortaklık paydaları üzerineydi, eşitlik paydaları üzerineydi? Sayın Başbakan, Almanya’ya gidip Almanya’daki yurttaşlarımızın eğitim hakkına ilişkin “Asimilasyon bir insanlık suçudur.” derken, Anayasa’mızda böyle tam bir demokrasi ayıbı şeklinde duran 42’nci maddedeki “Türkçenin dışında hiçbir dil eğitim dili olarak kullanılmaz.” diye bir ibarenin varlığı neden bizleri rahatsız etmiyor, neden sizleri rahatsız etmiyor? Türk-Alman iş birliğinde üniversiteler kurup çocukları liselerde bile emperyalizmin temsiliyeti olan ulusların diliyle eğitmek varken, emperyalizme karşı omuz omuza mücadele vermiş kardeş halkların dilleri neden bu ülke sınırları içerisinde reddedilmekte? Bunları sorgulamak lazım. Eğer önemli bir çalışma yapılması düşünülüyorsa, bunları sorgulamak lazım.

Kurtuluş Savaşı yıllarındaki birlikteliğin esaslarıyla bugün hareket edebilme yürekliliğini göstermek lazım. Kurtuluş Savaşı yıllarında, Türk olmasına rağmen Kurtuluş Savaşı’nı desteklemeyenleri bugün politik olarak iş birliğine davet etmek, bizi, Kurtuluş Savaşı’nda birlikte hareket eden, farklı dilleri, farklı kültürleri, farklı dinleri olan yapılarla birlikte hareket etmeyi zorunlu kılar. Öbürü bizim için ikincil olur. Uluslararası ilişkilerimizi en üst düzeye getirelim ama kurumsal mevcudiyetimizi hiçe getirecek çalışmalara imza atmayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Özdal Üçer (Van). “Yurtdışı türkler başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili mersin milletvekili mehmet şandır ile tokat milletvekili reşat doğru'nun; türk dünyası işbirliği ve koordinasyon başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun teklifi (s.s.:485)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozdal-ucer-23-2010-03-24-yurtdisi-turkler-baskanligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-tasar (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
