# Öneriler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2026
- **Gündem:** ÖNERİLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149682
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozgul-saki-2026-11-05-oneriler

> Özgül Saki (DEM Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 616 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖZGÜL SAKİ (İstanbul) - Teşekkürler.

Evet, barınma meselesindeki kriz derinleştikçe derinleşiyor. AKP iktidarının piyasanın dinamiklerine terk ettiği konut politikaları krizi daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramıyor. Milletvekili olduğum İstanbul ilinde devasa inşaatlar, gökdelenler, konutlar, sürekli konut reklamları, lüks lüks konut reklamları ve gecelerin ışıkları yanmayan boş evler dururken İstanbul'un çok büyük bir çoğunluğu güvenli, ucuz bir konuta erişmekten yoksun. Bu sadece İstanbul'la sınırlı değil, ülkede nüfusun yüzde 70'i sağlıklı, güvenli bir konuta ulaşamıyor. Peki, neden böyle? Şimdi, konut politikaları halkın ihtiyacına göre değil çünkü AKP iktidarı halkı asla ve asla düşünmediği için -her örnekte gördüğümüz gibi- varsa yoksa rant politikaları, varsa yoksa yandaş şirketleri ihya etme; ihya edemiyorsa hırsızlıkla paralarına el koyma meselesinde tam gaz gittiği için konut sorununda da odakta halk yok, inşaat şirketlerinin mülk üzerinden büyüyen servetleri var. Emekçinin oturacağı, dar gelirlinin oturacağı ev sermayenin yatırım hesaplarına kurban edilmiş vaziyette. Ayrıca, ücretli, düzenli ücretli çalışan birisinin bile konuta ulaşımı artık bir hayal. Ekim 2026 itibarıyla yasal kira artışı yüzde 32 olarak açıklandı. Asgari ücrete yapılan ocak ayındaki zam ise yüzde 27. Üstelik bunlar resmî rakamlar ve bu açık gittikçe artıyor yani artık asgari ücretlinin bütün maaşı kiraya yetmiyor özellikle büyükşehirlerde. 2025 yılında büyükşehirlerde kiracılar gelirlerinin yüzde 45-50'sini kiraya veriyorlar. Bu OECD ülkelerinde ortalama yüzde 30, gelirinin yüzde 30'unu veriyor. Yüzde 45-50'sini kiraya veren ailelerin durumu sanki çok olağan bir şeymiş gibi karşılanıyor. Ayrıca, Türkiye genelinde ortalama kiralık konutlar 24 bin-28 bin bandında ama İstanbul'a geldiğimizde 100 metrekare, daha içinin niteliğini, banyosunun, tuvaletinin nasıl olduğunu konuşmuyoruz bile, burada 40 bin lira ortalama kira ödemek zorunda kalıyor İstanbul'dakiler ve bakın, yine değişime bakalım. Diyelim ki krediyle ev almak istedi birisi. 2013 yılında 100 metrekarelik ortalama konutun yüzde 75'i krediyle finanse edilirse eğer yüksek kademedeki bir öğretmenin maaşının yüzde 55'ine denk geliyordu, 2026 yılına geldiğimizde ise aynı nitelikteki bir konutu krediyle almak istese bir öğretmen, maaşının yüzde 132'sini vermek zorunda yani asla erişemiyor.

Gelelim üniversite öğrencilerine, gençlere. 6,2 milyon genç var ve yurtların kapasitesi 1 milyon. Öğrenciler korkunç şartlarda nemli, rutubetli yerlerde 15-29 yaş arasındakiler 5 kişi, 6 kişi o sağlıksız evlerde kalmak zorunda bırakılıyor.

Bir başka mesele, artık işte "Sosyal konut yapıyoruz." diyorlar. Bu sosyal konutlara erişim meselesi de apayrı bir şey; bir kere düzenli gelirin olacak, ki bu kadar işsizliğin, iş kaybının olduğu yerde bir gencin düzenli gelire ulaşması mümkün değil, dolayısıyla o sosyal konutlara da başvuramıyor. Ayrıca, onların imar planı da hiç uygun değil çünkü artık demografi değişiyor; tek başına yaşayanlar var ve bu tek başına yaşayanların -yaşlı olarak tek başına yaşayanların yani 65 yaş üstünün- yüzde 74,4'ü kadın ve buna ilişkin tek bir konut politikası yok. Şiddetten kaçmak için evinden ayrılmak isteyen kadınlar için ise tek bir ucuz konut politikası yok. Aynı zamanda, daha yeni, İstanbul'da Feriköy'de Ermeni topluluğu topluluklarının içinde evsiz kalanların sayısının arttığını, on yıllardır, yüzyıllardır yaşadıkları bölgeden başka yerlere taşınmak zorunda kaldıklarını anlatıyorlar, destek mekanizmalarından uzak kaldıklarını söylüyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Aynı zamanda LGBTİ+'ların AKP'nin bu nefret politikaları nedeniyle zaten parasını ödeyebilseler bile kiralık konutlarda kalabilmeleri imkânsız hâle gelmiş vaziyette. İnsan hakları raporları bunları açıklıyor. Peki, çözüm yok mu? Tabii ki çözüm var. Barınma en temel haktır herkes için, sağlıklı, güvenli barınma. Dolayısıyla rant politikalarını terk etmek gerekiyor. Bakın, Almanya'da Berlin'deki belediye seçimlerinin en temel politik vaadi barınma meselesini çözmeydi. Nasıl çözecekti biliyor musunuz? Binlerce konutu olan şirketlerin konutlarına el koyacaktı. Var mısınız el koyalım o boş binlerce konuta?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Ve ucuz bir şekilde asgari ücretliye, gençlere, yaşlı kadınlara verelim. Tabii ki yok. Neden yok? Çünkü demin dediğim gibi, AKP iktidarının hedefinde sadece rant politikaları var, asla ihtiyacı olanlara uygun bir politika yürütmeyecektir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgul-saki-2026-11-05-oneriler (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149682

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
