# Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özgür Özel (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ekim 2018
- **Gündem:** Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=71533
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-27-2018-10-09-turkiye-buyuk-millet-meclisi-ictuzugunde-degisiklik-yapilmasina-dair-i

> Özgür Özel (CHP), 9 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle); konuşma 813 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Geçtiğimiz hafta Anayasa Komisyonunda büyük bir yanlıştan, büyük bir hatadan hep birlikte döndük. Geçmiş Meclis pratiğimize, Adalet ve Kalkınma Partisinin bu Meclise yaşattıklarına bakılarak göreceli olarak herkesi son derece rahatlatan ve umut veren bir gelişmeydi ama şunu unutmayalım: Meclis Başkanının “Anayasa değişikliğinden sonra yapılacak İç Tüzük değişikliği sadece teknik düzenlemeler olacak.” sözünden sonra gelen teklif bunun çok ötesinde düzenlemeler içeriyordu, hep birlikte buna itiraz ettik ve bu düzenlemeler 5 partinin de katkılarıyla yapıldı. Vatandaşlarımız şunu bilsin: Verdiğimiz katkı sadece ve sadece teknik düzenlemelerden ibarettir, kesinlikle ve kesinlikle denge denetim sisteminin ortadan kaldırıldığı, kuvvetler ayrılığının ayaklar altına alındığı ve kuvvetler birliği esasına dayalı olan bir tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir değişikliğe katkı vermediğimizin de buradan altını çizmek isterim.

Burada Parlamentodayız ve İç Tüzük yapıyoruz yani Parlamentonun kendi anayasasını yapıyoruz, bunu yapmaya geldik. Gelecekte de 5 partinin katılımıyla ve uzlaşıyla daha iyi bir İç Tüzük yapmak istiyoruz, bunu tüm partiler dile getiriyor. Tabii, bazıları bunu daha hızlı yasama, birilerinin beklediği düzenlemeleri çok daha hızla hayata geçirecek bir Meclis özlemiyle istismar etmeye çalışabilir, o zaman en dirençli refleksi göstereceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın. Ama İç Tüzük yaparken özellikle geçtiğimiz haftalarda kamuoyuna Adalet ve Kalkınma Partisinin yansıttığı birtakım çalışmalar ve yalanlamadığı birtakım taslaklar vardı, onun içeriğine girmeyeceğim ama her birisi çoğunluğa ya da 300’ü geçmek üzere, almayı düşündüğü bir partinin vereceği desteğe güvenerek yapılmış ve muhalefetin sesini kısmaya yönelik düzenlemelerdi.

Peki, değerli milletvekilleri, bu düzenlemeleri dünyadaki demokrasi parlamentoları nasıl yapıyor bir buna bakmak isteriz: 3 tane yöntem yükseliyor demokrasi parlamentolarında. Yani “Çoğunluğumuz var yaparız, olmazsa orada kifayetimüzakere önergeleriyle sesi kısarız, buraya gelir kavga dövüş geçiririz.” demiyor demokrasi parlamentoları.

Üç eğilim yükseliyor, bunlardan bir tanesi: İç tüzük değişecekse nitelikli çoğunlukla, hatta yüksek nitelikli çoğunlukla değiştirme. Yani o gayrimillî, yabancı unsurlar var ya, o dış mihraklar kendi parlamentolarında iç tüzük yaparken diyorlar ki: “600 kişiysek, beşte 3’ü, 360’ı kabul ederse iç tüzük değişsin.” Sorarsın “Bu ne öz güven?” diye iktidar partisine, der ki: “Demokrasi böyle bir şey.”

İkinci eğilim nedir? Yüksek nitelikli çoğunluk dışında ikinci eğilim: İç tüzük değişikliklerini yükselen demokrasi parlamentolarında sadece muhalefet partileri teklif edebiliyor. Yani iktidar partisi diyor ki: “Ben muhalefetin sesini kısmaya ya da onların denetim olanaklarının genişlemesi taleplerine karşı benim bir reaksiyonum yok. İsterlerse teklif ederler, kabul ederiz, bu onur, bu şeref, bu öz güven bütün parlamentoya ait olur.” Yani iktidar gelip de “Efendi, muhalefetin on dakika olan söz süresini beş dakikaya indirelim, beş dakikayı iki dakikaya indirelim, üç dakikaları kaldıralım.” Böyle bir şey yok dünyada.

Üçüncüsü: Bakın yine öz güvene, bu dış mihraklar kendi parlamentolarında iç tüzük değiştirirken şöyle yapıyorlar, diyorlar ki: “İç tüzük değişir, bir sonraki dönem uygulanır.” Şu demek: İktidar-muhalefet çelişkilerinden bağımsız yapılmalıdır iç tüzükler. “Bugün iktidardayım, yarın muhalefete düştüğümde bu iç tüzük bana yeterince denetim, yeterince söz hakkı veriyor mu?” Bunu tartışıyorlar. Ya da diyorlar ki: “Bugün muhalefetteyim ama yarın bu iç tüzükle bir parlamento yürüyebilir mi?” bunu tartışıyor. O yüzden, eğer bir iç tüzük yapacaksak -öz güveni yüksek, güçlü Meclis diye billboardlara dünyanın parasını, milletin paralarını astınız- gerçekten güçlü Meclis istiyorsanız, gerçekten öz güveniniz yüksekse, meseleniz demokrasiyse, geleceksiniz, dünyada yükselen bu 3 eğilimden bir tanesiyle İç Tüzük yapacaksınız. Aksi takdirde “Güçlüyüm ben, kolu kıvırırım, kürsüyü kuşatırım, gerekirse yıkarım, altında bırakırım, istediğimi alırım.” kimse demiyor. Bunu yapar mısınız? Gücünüz var, yaparsınız; sayınız var, yaparsınız; 301’i bulur, yaparsınız ama o zaman demokrasiden bahsedemezsiniz, o zaman mahcup olursunuz, bizi de mahcup edersiniz. Bu ülkeye dışarıdan bakanlar sizin ülkeyi getirdiğiniz durumdan sizi sorumlu tutmuyorlar, bu ülkeye dışarıdan bakanlar Parlamentoyu bir bütün olarak, Türkiye demokrasisini bir bütün olarak değerlendiriyorlar; bu konu son derece önemli.

Peki, gelen teklif, yapılan iş nedir? Yapılan iş, aslında Adalet ve Kalkınma Partisinin bir meşruiyet tartışmasının itirafıdır. Gerçi biraz önce sayın grup başkan vekili “kahir ekseriyet” dedi, dil sürçmesidir. Benim bildiğim, kahir ekseriyetle dediğinizde büyük çoğunlukla demek. Yüzde 51’le, o da sizin hesaba göre, mühürsüz zarflarla yüzde 51 ve siz buna kahir ekseriyet diyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Kahir ekseriyet 70’tir, 80’dir, 90’dır. Yüzde 51’e kahir ekseriyet diyorsanız, siz geleceğinizden çok endişe ediyorsunuz demektir.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Salt çoğunluk, salt çoğunluk.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) – Ama ben şunu söyleyeyim, çok net: Yapılan o değişikliklerde yüzde 51 oy veren vatandaş şimdi şöyle düşünüyor: Ya, Özgür Özel’i veya muhalefetin diğer değerli hatiplerini televizyonda dinledim, dedi ki: “Bu sistem denetim olanaklarını daraltıyor.” Ve şöyle bir cevap verdi: “Yahu, sözlü soruyu kaldırıyor bunlar.” AKP’nin değerli temsilcisi de çıktı ve dedi ki: “Ya, katı kuvvetler ayrılığını savunuyoruz.” Bu, bakanların Meclisten ayağını kesmesi demek, bakan Meclise gelmeyecek ki sözlü soru cevaplasın. O yüzde 51’i veren vatandaşımız yani sizin ikna ettiğiniz vatandaşınız katı kuvvetler ayrılığı, bakanların gelmediği bir Meclis, bunlara inanıp güçlü Meclis diye inandı, size oyu verdi mi? Şimdi o vatandaş şu soruyu soruyor: Ya, sözlü soru cevaplamaya bile gelemeyecek olan bakan, şimdi AKP itiraf ediyor ki pek mühim hâllerde gelmeli, Meclise bilgi vermeli, çağrılırsa gelmeli.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Özgür Özel (CHP, Manisa). “Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozgur-ozel-27-2018-10-09-turkiye-buyuk-millet-meclisi-ictuzugunde-degisiklik-yapilmasina-dair-i (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=71533

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
