# Yolsuzluğa karşı özel hukuk sözleşmesinin onaylanması (s.sayı 71)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özlem Çerçioğlu (CHP, Aydın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 17 Nisan 2003
- **Gündem:** YOLSUZLUĞA KARŞI ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASI (S.SAYI 71)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-cercioglu-22-2003-04-17-yolsuzluga-karsi-ozel-hukuk-sozlesmesinin-onaylanmasi-s-sayi-71

> Özlem Çerçioğlu (CHP), 17 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YOLSUZLUĞA KARŞI ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASI (S.SAYI 71)); konuşma 511 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖZLEM ÇERÇİOĞLU (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz sözleşme, taraf devletlere kendi iç hukuklarında yolsuzluk fiilinden zarar gören kişilerin haklarını savunmak üzere etkili başvurulu yollarını düzenleme yükümlülüğü getirmektedir. Yolsuzluktan zarar gören kişiler, bu zararlarının ödenmesi için dava açabilecekler, kamu görevlilerinin sorumluluğu olması durumunda, bu zararlar devlet tarafından karşılanacak ve zincirleme sorumluluk ilkesi geçerli olacaktır.

Ayrıca, yolsuzlukların önlenmesi için şirketlerin bilançolarının doğru düzenlenmesi ve hesaplarının denetiminin düzgün yapılması için yeni önlemler alınması zorunlu kılınmaktadır.

Bu düzenlemeler ve bu alandaki diğer belgeler değerlendirildiğinde, iki önemli sonuç çıkmaktadır:

Birincisi; yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadele, artık, ülkelerin iç sorunu olmaktan çıkmış, uluslararası bir nitelik kazanmıştır.

İkincisi; yolsuzluk sadece siyasal alanın, kamu yönetiminin değil, özel hukuk alanının, ticaret ve iş dünyasının da sorunu olmuştur.

Yolsuzluğun bu niteliği, yolsuzlukla mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin önemini artırmaktadır. Ayrıca, bu işbirliğinin ve mücadelenin ortak hukuksal zeminde yürütülmesi zorunlu hale gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, çeşitli araştırmaların vardığı ortak sonuca göre, yolsuzluk, bir tarafta mutlaka kamu görevlisinin bulunduğu, ahlakî ve hukukî kuralların dışına çıkılarak, gizlilik içerisinde gerçekleştirilen çıkar değiş tokuşudur. Yolsuzluk, rüşvet, iltimas, adam kayırmayla sınırlı değildir; bütün kaynakları israf eden, siyasal, yönetsel ve ekonomik boyutları olan bir olgudur. Yolsuzluk, hukuk devleti ilkesini, demokrasiyi, insan haklarını, sosyal adaleti ve ekonomik gelişmeyi tehdit etmektedir; ahlak ve değer yargılarını törpülemektedir; bireylerin yasa önünde eşitliğini ortadan kaldırmakta, siyasî otoriteye olan inancı zayıflatmaktadır. Yolsuzluk, yoksullaşmanın en önemli nedenidir; kamu kaynaklarının israfına yol açmaktadır. İsrafın maliyeti ise daha yoksul ve daha korumasız topluluklara yansıtılmaktadır; kayıtdışı ekonominin, enflasyonun ve kamu borçlarının artışına yol açmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu sözleşmenin kabulünden daha çok önemli olan, yolsuzlukla mücadelede samimî ve tutarlı olmaktır. Bu yaklaşımla sözleşme hükümleri uygulanmalı ve hedeflenen amaçları gerçekleştirilerek, yasalar hemen çıkarılmalıdır.

Hepimizin bildiği gibi, Türkiye'de yolsuzluk, sistemin kanseri haline gelmiştir. Öylesine yayılmış ve büyümüştür ki, şu oturduğumuz koltuklar bile tartışma konusu olmuştur; maalesef, şu oturduğumuz koltuklar tartışma konusu olmuştur. (CHP sıralarından alkışlar) İktidar olmak uğruna, hükümette kalmak adına, yolsuzluklar, bu yüce çatı altında, şu meşhur 8'e 7 oyla aklanmıştır.

Eğer, samimiyetle "değiştik, biz başkayız" deniliyorsa, yolsuzlukla mücadeleye önce buradan başlamalıyız. Anayasayı değiştirerek milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmalıyız. Hatta, Meclis soruşturmasını, geçmişte olduğu gibi, politik pazarlıklara konu olmaktan çıkarmalıyız; siyasî ahlak kabul etmeliyiz.

Sizler de hatırlayacaksınız ki, Cumhuriyet Halk Partisi, 1993 yılında yeniden açıldıktan sonra, siyasî yaşamımıza "ahlaklı siyaset" ve "dürüst kamu yönetimi" çağrısı yapmıştır; bu yönde tutarlı çizgisini sürdürerek, gerekli anayasa ve yasa değişikliklerini Meclise teklif etmiştir. Bu dönemde de, Sayın Hacaloğlu'nun verdiği teklif, komisyonda, iktidar çoğunluğunun ilgisini beklemektedir.

Değerli arkadaşlar, yolsuzluğu ortadan kaldırmak için, bunların yanı sıra, yargı bağımsızlığının önündeki engelleri kaldırmalıyız; memurların yargılanmasındaki ayrıcalıklara son vermeliyiz; denetim mekanizmalarını bağımsız hale getirerek, yetkilerini genişletip etkinleştirmeliyiz; kamu yönetiminde şeffaflığı sağlamalıyız; siyasî partilerin ve adayların gelir kaynaklarını denetleyecek etkin mekanizmalar geliştirmeliyiz.

Değerli milletvekilleri, aklanmaktan, adaletten, şeffaflıktan söz edilecekse, önce bunların yapılması gerekmektedir. Gelin, bu sözleşmeleri yapalım. Siyaseti ve kamu yöneticiliğini zenginleşme aracı olmaktan hep birlikte çıkaralım. Suçüstü yakalanan bakan ayıplarını yaşamayalım. Devlet bankalarında kredi borcu olan kişiler, bu bankalardan sorumlu devlet bakanı olmasın. Vergi borcu olan, yargılanan kişiler bakan olup, kendileriyle barışan yasalar çıkarmasın.

Bu düşüncelerle, sözleşmenin ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Özlem Çerçioğlu (CHP, Aydın). “Yolsuzluğa karşı özel hukuk sözleşmesinin onaylanması (s.sayı 71)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-cercioglu-22-2003-04-17-yolsuzluga-karsi-ozel-hukuk-sozlesmesinin-onaylanmasi-s-sayi-71 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
