# İYİ PARTİ Grubu adına konuşan milletvekillerine teşekkür ettiğine, İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ve Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde İYİ PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmalarındaki bazı ifadelerine ve din meselesinin birleştirici bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özlem Zengin (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2019
- **Gündem:** İYİ PARTİ Grubu adına konuşan milletvekillerine teşekkür ettiğine, İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ve Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde İYİ PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmalarındaki bazı ifadelerine ve din meselesinin birleştirici bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83892
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-27-2019-12-17-iyi-parti-grubu-adina-konusan-milletvekillerine-tesekkur-ettigine-ist

> Özlem Zengin (AK Parti), 17 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu adına konuşan milletvekillerine teşekkür ettiğine, İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ve Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde İYİ PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmalarındaki bazı ifadelerine ve din meselesinin birleştirici bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 643 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Rica edeceğim Sayın Başkanım.

Tank Palet Fabrikası, şimdi burada Millî Savunma Bakanlığımızın bütçesi görüşülürken de uzunca dile geldi. Sayın Bakana da soruldu, cevap verdi. Fakat öyle zannediyorum yani bazı konular bazı vekillerimizin ihtisas alanı, konu ne olursa olsun aynı noktanın üstünden bir daha, bir daha, bir daha geçiyoruz. Şimdi, Tank Paletle alakalı hem dinlediklerimden hem okuduklarımdan hem konuya dair kendimce yaptığım okumalardan şu noktaya geliyorum: Şimdi, bir defa burada bir mülkiyet devri yok, bunu defaatle konuştuk. Burada tank da yapılmıyor, burada tankla alakalı palet üretiliyor, modernizasyon yapılıyor ve çok özel niteliklere sahip işçiler ve mühendisler çalışıyor. Çok özel bir işletme, bir fabrika burası. Burada mülkiyet devrinden değil, ALTAY tanklarını yapacak olan firmanın… Bu ALTAY tanklarını yapan başka bir OTOKAR firması, prototiplerini yapan bir başka firma da vardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Bitireceğim Başkanım.

ARSLAN KABUKCUOĞLU (Eskişehir) – Sözleşmeyi ortaya koyun, bu tartışma bitsin.

BAŞKAN – Buyurun, toparlayın.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Bu firma da bu ürünü geliştirirken, prototipini yaparken aynen bu fabrikadaki imkânları kullanmıştı. İki sebepten: Çünkü burası; bir, çok ihtisas isteyen bir mecra; ikincisi, güvenlikle alakalı çok önemli bir alan. O yüzden oraya kafanıza göre girmek çıkmak mümkün değil ve bu işler olurken de başından sonuna kadar Millî Savunma Bakanlığımızın denetiminde olan bir kurumdan bahsediyoruz. Burada söz konusu olan, bu tanklarla alakalı ihaleyi alan firmanın tankları yaptığı süre içerisinde bu mecrayı kullanmasıdır. Sadece o kullanmayacak; mesela, yeni ihaleye çıkılan konular var, ASELSAN kullanacak, HAVELSAN kullanacak, ROKETSAN kullanacak yani bu konuya dair, bu özel ihtisasla alakalı çalışma alanına dair ihale alan diğer firmalar da burayı kullanmaya devam edecekler. Tabii bunlar anlatılırken hakikaten anlamakta zorlandığım, son paragrafta birkaç cümle var yani ne anlama geliyor bilemiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)

BAŞKAN – Buyurun, toparlayın lütfen.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – “Türkçe konuşup Türkçe düşünmek…” Şimdi, bazen şöyle şeyler duyarız yani duyuyorum. Efendim, diyorlar ki: “Mükemmel İngilizce konuşuyor, mükemmel Fransızca konuşuyor.” Ben diyorum ki o insanlara: “Ben o insanların Türkçe konuştuklarını dinliyorum, çok özel bir şey göremiyorum yani Türkçesinde çok özel bir şey göremediğim, İngilizcesini söylese ne olacak, Fransızcasını söylese ne olacak?” Şimdi “düşünce” dediğiniz şey… Hangi dilde düşündüğünüzün önemi yok yani Türkçe mi İngilizce mi, hangi dilde düşünürsen düşün, asıl mesele sizin kavramlarınızın, düşünme şeklinizin, sistematiğinizin yerli olup olmamasıyla alakalı. Velhasılıkelam, ya, bu Mecliste konuşan herkes Türkçe konuşuyor -ben öyle görüyorum, başka dilde konuşan yok- ve kendini hayatta biriktirdiği her tür kavramla beraber ifade etmeye çalışıyor. O yüzden bunları söylerken, bilemiyorum, ben anlamakta… Bilemiyorum, şaşırdığımı söylemek isterim.

Şimdi, bir şeyle tamamlayacağım, Diyanet meselesi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Şimdi, Diyanet meselesi hakikaten fevkalade önemli bir mesele. Türkiye’de yasaklar olduğu günlerde -ki daha düne kadar, 2009 yılına kadar- ben hukuk fakültesi mezunu olmuş olmama rağmen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde yüksek lisans yaptım. Benim için önemli bir tecrübe oldu. Yani ilahiyat camiası; gitmek, gelmek, yaklaşımlar nasıldır?

İlahiyat camiasının hepimizin ortaklaşması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum yani ayrışmamamız gereken bir konu. Çünkü Türkiye’de yapılan bütün araştırmalar -hani gençler falan, söylüyorsunuz ama- bize Türkiye’de yaşayan insanların dindar olduğunu söylüyor, kendini böyle tanımlıyor. Yani dinî pratiği olsun ya da olmasın kendisinin dine dair bir teması var ve dine hürmetkâr. Din bizi birleştiren bir konu, ayrıştıran bir konu değil. İster namaza gitsin, bayram namazına ister cumaya ister gitmesin; kendi hiç gitmiyordur, ailesinde hürmet eden vardır. Günün sonunda “din” dediğimiz mesele bizim ortaklaştığımız bir mesele. O yüzden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Özlem Hanım, buyurun.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sanki biraz uzun oldu gibi.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) – Yani yetmiş dakika dinliyoruz Sayın Türkkan, yetmiş dakika.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sabırla dinleyeceğim.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) – Devamında da şununla bitireyim: Yani bu konuyu, din meselesini bizi birleştiren bir mesele olarak değerlendirelim ve bu konuya dair, hakikaten, el birliğiyle daha iyiye dair ne yapabileceksek, hep beraber bu konu için gayret sarf edelim.

Teşekkür ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Özlem Zengin (AK Parti, Tokat). “İYİ PARTİ Grubu adına konuşan milletvekillerine teşekkür ettiğine, İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ve Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde İYİ PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmalarındaki bazı ifadelerine ve din meselesinin birleştirici bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-27-2019-12-17-iyi-parti-grubu-adina-konusan-milletvekillerine-tesekkur-ettigine-ist (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83892

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
