# Manisa Milletvekili Özgür Özel'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve bazı kelimelerin cımbızlanarak anlatılmak istenilenlere zemin hazırlanmaması gerektiğine ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Özlem Zengin (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2019
- **Gündem:** Manisa Milletvekili Özgür Özel'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve bazı kelimelerin cımbızlanarak anlatılmak istenilenlere zemin hazırlanmaması gerektiğine ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83883
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-27-2019-12-17-manisa-milletvekili-ozgur-ozel-in-yaptigi-aciklamasindaki-bazi-ifadele-2

> Özlem Zengin (AK Parti), 17 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Manisa Milletvekili Özgür Özel'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve bazı kelimelerin cımbızlanarak anlatılmak istenilenlere zemin hazırlanmaması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; İYİ PARTİ milletvekillerine sunumları için, konuşmaları için önce teşekkür ediyorum. Tabii, pek çok eleştiri var bizlere, onları çok öne çıkan birkaç başlık üzerinden kısaca değerlendirmek istiyorum.

Şimdi, Kanal İstanbul Projesi üzerine uzun bir konuşma yapıldı sayın hatip tarafından. Bu projeye dair itirazlarınız –bu, çok daha uzunca konuşacağımız bir mevzu- bu konuya dair bütün itirazlar muhakkak ki ciddiye alınacaktır. Bu itiraz etme meselesini önemsiyorum fakat bu itiraz meselesine yaklaşımda şöyle bir sorun var: Şimdi “İsmine Kanal İstanbul değil de soygun İstanbul denilmeli.” diyorsunuz. Yani bu kadar yıldır bu ülkeyi yöneten insanlara, hiç iyi bir şey yapmamış gibi bir muamele yapmayı çok haksızca buluyorum. Yani “Yapılan her iş soygun, yapılan her işte muhakkak bir üçkâğıt var…” Böyle bir yaklaşım içerisinde olamayız yani. Bu kadar itimatsızlık içerisindeysek bize niçin konuşuyorsunuz? Yani kelimelerin, muhataplarında bir anlamı olması için hiç olmazsa bir zerre -son hatibe teşekkür ediyorum en azından en son, İSAM’la alakalı iki güzel cümle duyma imkânımız oldu- yapılan işlerle ilgili olarak en ufak bir iyilik varsa biraz ondan da bahsetmek lazım. Yani “Bizler mükemmeliz, en temiz biziz; sizler hırsızsınız, soyguncusunuz.” diyorsanız, kusura bakmayın yani bu sözcükleri bizim kabul etmemiz mümkün değil. Bizim Türkiye’yle alakalı düşündüğümüz bütün projeler memleketin faydasınadır. Buna sizin itirazınız varsa o da başımızın üstündedir. Daha iyisini anlatıyorsunuzdur, daha faydalısını söylüyorsunuzdur ama bununla alakalı söylediğiniz şeylerde bence bu üslupla yapmamak lazım. Yani “Kanal İstanbul’un adına başka bir şey söyleyin, bunu yapmayın.” deyin ama lütfen bunun adına “Soygun İstanbul projesi” demeyin, dediğiniz zaman iş başka bir yere gidiyor çünkü.

Şimdi, geliyoruz, dış politikayla alakalı meseleler…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – İzninizle Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Diyorsunuz ki: “Laik dış politika anlayışı.” Doğrusu, bu tabiri ben daha evvel hiç duymamıştım, ilk defa duydum burada. “Türkiye daha evvel ara bulucu bir dış siyaset güdüyordu, oradan taraf bir ülke olarak dış politika yaklaşımına geçti.” diyorsunuz. Şimdi, ne ara buluculuk… Yani bir konuya dair her zaman ara bulucu bir tavır içinde olamazsınız. Bazı meseleler vardır ki siz taraf olmak durumundasınızdır. Yani Türkiye, Filistin’le alakalı bir meselede taraf olduğu zaman suç mu işliyor, Almanya’da yaşayan soydaşlarımızla alakalı bir meseleyle ilgili tavır ortaya koyduğunda taraf mı oluyor -ki pek çoğu artık aslında Alman vatandaşı da olmuş insanlarla ilgili olarak- ya da bir yerdeki bir haksızlıkla, bir yanlışlıkla alakalı bir konuda fikir beyan ettiği zaman taraf mı oluyor, yanlış bir politika mı izliyor? Türkiye kendi dış politikası gereği bazı konularda taraftır, bazı konularda da ara bulucu rolünü üstlenmiştir. Kendi kafanızda bir fikir varken dahi de ara bulucu olmaya devam edebilirsiniz.

Zaten, bu, tarafsızlık meselesini çok anlayamıyorum yani insanlar bir konuda fikir sahibi olup, taraf olup adil olabilirler, adaletli bir yaklaşım içerisinde olabilirler. Bu manada bakıldığında, Türk dış politikasının yaklaşımı, Türkiye’nin öncelikleri üzerine, özgür, bağımsız bir yaklaşım, bir tavır ortaya koyabilmek üzerinedir; müstakil bir devlet olma iddiasıyla işler yapmaktadır ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı da diğer bakanlıklarımızdan daha farklı değildir. Yani millet bize iktidar olma iradesini sandıkta verirken nasıl İçişleri Bakanlığı için irade kullanma imkânı veriyorsa, Millî Eğitim Bakanlığı için veriyorsa, dış politika için de yani Dışişleri Bakanlığı için de aynı eş değer oranda bu iradeyi bize vermektedir ve milletten aldığımız iradeyle, yetkiyle biz bunu yapmaktayız.

Şimdi, devamında, tabii burada çok konuşuldu, belki daha da konuşmaya devam edeceğiz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Özlem Zengin (AK Parti, Tokat). “Manisa Milletvekili Özgür Özel'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve bazı kelimelerin cımbızlanarak anlatılmak istenilenlere zemin hazırlanmaması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-27-2019-12-17-manisa-milletvekili-ozgur-ozel-in-yaptigi-aciklamasindaki-bazi-ifadele-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83883

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
