# Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Pervin Buldan (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mayıs 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2008-05-29-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda

> Pervin Buldan, 29 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)); konuşma 678 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 6’ncı maddesi üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TRT, kamu yayıncılığı hizmeti icra etmek üzere kurulmuş bir radyo-televizyon kurumudur ve Anayasa’da da tanımlandığı gibi özerk ve tarafsız yayın icra etmek durumundadır. Ancak resmî ideolojinin yeniden üretildiği ve kamu yayıncılığı hizmeti anlayışından uzak bir şekilde yayınlarını icra eden TRT, maalesef ki, daha çok kamu yayıncılığı anlayışıyla hizmet vermektedir. Bu doğal olarak şu sonucu doğurmuştur ki TRT her dönem iktidara gelen hükûmetin sözcülüğünü yapan bir kurum hâline getirilmiştir.

Kamu yayıncılığı hizmetinde yayın kurumu, halkın ihtiyaçlarına yönelik sorumluluklara sahipken, TRT’nin düşürüldüğü konumda yayınlar, iktidarda bulunan hükûmetin ihtiyaçlarını temel sorumluluğu hâline getirmiştir. İcra edilen yayınlar, Anayasa’da ifade edildiği gibi ne özerk ne de tarafsızdır, tamamen siyasi iktidarın güdümündedir.

Bugün burada görüşmekte olduğumuz TRT Kanunu’nda yapılan değişiklik ise TRT’nin sahip olması gereken en temel niteliği yani tarafsız ve özerk yayıncılık ilkesini tamamen yok etmektedir. Şunu açıkça söylemek mümkündür: Yasa tasarısıyla AKP, TRT’de tamamen kadrolaşmanın olanaklarını yaratmaktadır. AKP’nin izlemekte olduğu siyaset felsefesinde kamu hizmeti anlayışının zaten bulunmadığı bugüne kadar icra edilen tüm siyasi pratiklerden anlaşılmaktadır ve de açıkça bilinmektedir. Ancak kadrolarını devletin diğer kurumlarında olduğu gibi TRT’ye de yerleştirmek amacıyla yasa çıkarılması, bir iktidarın gözettiği siyasi çıkarın ve egoizmin bir pervasızlığıdır.

AKP İktidarından bu yana TRT Yönetim Kurulunda bulunan yönetici kadronun çok büyük bir çoğunluğunun değiştirilmesi, tasarıyla TRT Genel Müdürüne sınırsız ve denetimsiz yetkiler verilmesi, Cihan Haber Ajansı, Aksiyon dergisi, Kanal7 ve Zaman gazetesi başta olmak üzere belli basın çevrelerinden TRT’ye transferlerin yapılması, TRT’nin siyasi rant ve kadrolaşma alanı hâline getirilmesi çabasının en açık ifadesidir.

Oysa bütçenin yüzde 80’i halkın vergileriyle elde edilen TRT yayıncılığının şeffaf ve katılımcı olması yönünde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Büyük medya kuruluşlarının daha fazla kâr amacıyla yaptığı popüler ve toplumsal sorunlara kayıtsız olan yayınlar, halkı tarafsız yayın hakkından mahrum bırakmıştır. TRT yayınları ise siyasi iktidarın belirlediği çerçevede sorunlara kamera tutmuş, toplumun muhalif kesimlerinin talepleri ve toplumun önem arz eden daha birçok sorunu TRT ekranlarından ve radyolarından yansıtılmamıştır ve de yansıtılmamaktadır.

Değerli milletvekilleri, kamu yayıncılığı hizmeti üretmek üzere kurulmuş olan bir kurumun yerine getirmesi gereken yükümlülükler, halkın ihtiyaç ve taleplerine yönelik, ideal düzeyde yayın yapılmasını gerektirir. Ülkemizde yaşanmakta olan problemler, tarafsızlık ilkesine uygun olarak halkın bilgisine sunulmak üzere yayınlanmalıdır.

Yine, ülkemizin çok kültürlü yapısı bu noktada dikkate alınması gereken en önemli unsurlardan biridir. Bu kültürel farklılık, yapılan yayınların halk tarafından anlaşılmasında önemli rol oynamaktadır. Yıllardan beridir ülkemizde büyük acılara neden olan, hâlâ çözülememiş Kürt sorununun önemli bir parçası olan kültürel hakların kullanılmaması bu noktada oldukça belirleyicidir. Bu ülkede etnik kökeni farklı olan binlerce insanımız kendi ana dili dışında herhangi bir dili anlayamamaktadır. Bu halkların büyük bir çoğunluğunu ise Kürt kökenli yurttaşlarımız oluşturmaktadır. Bugün, Türkiye’nin hemen bütün bölgelerinde yaşamakta olan binlerce insanımız, düşündüğü dilde kendini ifade etme ve yine kendi dilinde, yani anlayabildiği dilde yayın yapılmasının ihtiyacını duymaktadır.

Vizontele filminin ülke tarihimizde yaşanmış olan gerçek sahnesinde insanlarımızın o ekranın karşısında hiçbir şey anlamadan Charlie Chaplin’nin sessiz filmini izler gibi durduğu bir ironi vardır. Resmî ideolojinin TRT yayıncılığında temel, belirleyici kriter olması, yıllardır halkımızın çok önemli bir bölümünün yabancı gözlerle ve sağır kulaklarla bu yayınları izlemesine neden olmuştur. Yani yayınlar yapılırken ülkede yaşayan halkların ihtiyaç ve talepleri tamamen görmezden gelinmiştir.

TRT, yıllardır, halkımızın kendi kültürleri doğrultusunda yayın yapması gerekirken, bu kültürlerin maniple edildiği bir kurum konumuna getirilmiştir. Halkımız, yıllarca, kendi şarkılarını TRT ekranlarından Türkçeye tercüme edilmiş, anlaşılmaz bir şekilde dinlemiştir. TRT bu konuda bir nevi asimilasyon politikalarının işlevini üstlenen bir kurum hâline getirilmiştir. Dolayısıyla da bu şunu göstermektedir ki kurulduğu günden bu yana TRT yayınları kamu hizmeti yayıncılığı anlayışıyla icra edilmemiştir ve edilememektedir. Ancak kamu hizmeti yayıncılığı, en temel insan hakkı olan haber alma hürriyetinin ve insanların anlayacakları şekilde yayın izleme ve dinleme hakkının garantisidir. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılırken kamu yararı ve hizmetinin, gözetilmesi gereken yegâne yarar olduğunu önemle belirtmek isterim.

TRT kanunlarında düzenlemeler yapılacaksa bu düzenlemeler halkımızın tümünün taleplerini gözeten, tarafsız ve özerk yayıncılığa imkân tanıyan düzenlemeler olmalıdır.

Grubum adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Pervin Buldan (Iğdır). “Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2008-05-29-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
