# Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Pervin Buldan (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ekim 2009
- **Gündem:** MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI NAKKINDA (S.S.420)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2009-10-22-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-nakkinda-s-s-420

> Pervin Buldan, 22 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI NAKKINDA (S.S.420)); konuşma 734 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA PERVİN BULDAN (Iğdır) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 420 sıra sayılı Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerine Demokratik Toplum Partisinin görüşlerini sunmak üzere söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'yi bu kadar yakından ilgilendiren bir konu olan Seçim Kanunu’nun bu kadar hızlı, alelacele bugün Genel Kurula getirilmesini eleştirerek ve bu konudaki rahatsızlığımızı ifade ederek başlamak istiyorum.

Yüzde 10 baraj sisteminin korunduğu, hazine yardımının adil olmayan bir şekilde partilere dağıtıldığı; yine, siyasi partilerin farklı dil ve lehçelerde propaganda yapmalarını yasaklayan bir kanun teklifinin bu akşam saatlerinde geçmesi bizleri olduğu kadar halkımızı da rahatsız etmektedir.

Seçim barajının makul bir rakam olarak belirlenmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplumun daha geniş kesimlerini kapsamasını ve yansıtmasını sağlayacaktır. Yurttaşların seçimlerinin ve tercihlerinin yasama erkine yansıması toplumsal barışı güçlendirecektir. Barış uzlaşı gerektirir, uzlaşı ise istikrarı getirir. Tek partiyi güçlendiren devlet yardımından başlayarak seçim barajına kadar devam eden süreç siyasette çatışmacı üslubu da beraberinde getirmektedir ki bu üslup uzlaşıdan hayli uzaktır. Uzlaşının olmadığı yerde istikrar gelişmez.

Bir ülkede çok sayıda siyasal partinin bulunması siyasetteki parçalı yapı veya dağınıklık olarak değerlendirilemez. Siyasi partiler, demokrasi, toplumsal barış ve özgürlüklerin politik hayattaki teminatlarıdır. Toplumun tüm zenginlik ve organizasyon gücünün toplandığı devlet erki tek bir parti, kişi, aile, zümre ve organizasyon gücünün toplandığı ve benzeri monark yapının elinde bırakılmayacak kadar önemli bir güçtür. Bu güç, Anayasa tarafından bir yandan “güçler ayrılığı” ilkesiyle yaygınlaştırılırken, diğer yandan örgütlenme hakkı ve siyasi partiler sosyal hukuk devleti içerisinde tanımlanarak güçlendirilmiştir.

Siyasi partiler, siyasal tartışmaların halka yaygınlaştırma, dolayısıyla siyasi demokratikleştirme aygıtlarıdır ki bu nedenle Anayasa’da “kamu hizmeti” olarak tanımlanmıştır. Anayasa “Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.” tanımlamasıyla siyasi partilerin korunup geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, yine bir başka konu olan siyasi partilerin farklı dil ve lehçelerde propaganda yapmalarının yasaklanmasıdır. Tarihin taşa nakşedildiği günden bu yana engin kültürlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyada yaşamaktayız. Anadolu, bir baştan bir başa kıtaları, kültürleri buluşturan ulvi bir köprülük gibidir. Envai çeşit çiçeğin açtığı bu coğrafyada her renk nasıl ki bu muazzam tablonun müstesna bir parçası ise her dil de o çiçeğe sevdalı bülbülün şarkısıdır.

Ülkemizde Türkçenin yanı sıra birçok dil ve lehçe kullanılmaktadır. Politikacılar da özellikle seçim dönemlerinde, de fakto olarak seçmenleriyle onların bildiği dillerle iletişim kurmaktadırlar. Ancak bu konuda Türkçe dışındaki dillerin kullanılmasını yasaklayan yasal düzenlemeler bulunduğu için her politikacı da bu durumu, tabiri caiz ise uygun formüller bularak atlatmaya çalışmaktadır. Yasalar farklı şey söylese de realite budur. Siyasi partilerin farklı dil ve lehçelerde propaganda yapmasının yasaklanması demokrasiyle bağdaşmamaktadır. Kırk Avrupa ülkesinde çoklu dil kullanılmakta ve dil bilimciler birden fazla dil bilenlerin kavrama ve sosyal ilişkilerde daha başarılı olduklarını belirtmektedirler. Birden fazla dil kullanılması asla ayrımcılık veya ayrılıkçılık anlamına gelmemektedir. Ancak yasaklayıcı yasa hükümleri işletilerek hakkında yasal işlem başlatılan çok sayıda politikacı da bulunmaktadır. Çağımızda artık, dilin bir yasak konusu yapılması kabul edilemez. Yerel dillerin herhangi bir arenada kullanılmasının yasaklanması öncelikle Türkiye iç dinamikleri gereği terk edilmelidir. Toplumsal barış ve uzlaşı için bu yanlıştan artık dönülmelidir. Yerel dil ve lehçelerde siyaset yapabilmek halk tarafından anlaşılmayı da beraberinde getirecektir. Bu, cumhuriyetin yeni bir toplumsal barış ve aydınlanma hamlesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir diğer konu hazine yardımıdır. Mevcut durumda, grup kuran ya da 5’ten fazla milletvekiline sahip partilere de hazine yardımı yapılırken Demokratik Toplum Partisine özel bir düzenleme yapılarak, AKP döneminde yasal değişiklik yapılarak, Demokratik Toplum Partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde grup kurmasına ve 21 milletvekili sayısına sahip olmasına rağmen partimiz hazine yardımının dışında bırakılmıştır. Böylelikle ne kadar demokratik koşullarda yapıldığı şüpheli olan seçimlerde bir antidemokratik uygulama daha yasalarla güvence altına alınmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2010’da hazineden partilere 92,4 milyon lira yardım gelecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 2010 merkezî yönetim bütçesi, DTP hariç, siyasi partilerin kasasını da dolduracaktır. Partiler 2010 yılı merkezî yönetim bütçesinden 92 milyon 486 bin lira devlet yardımı alacak, yeni yılda yapılacak aktarma ile AK PARTİ, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisine son üç yılda verilen hazine yardımı 367 milyon 721 bin liraya ulaşacaktır. Partilerin 2007 seçimlerinde aldıkları oya göre hesaplanan hazine yardımının 52 milyon 712 bin lirasını AK PARTİ alacak, bütçeden CHP’ye 23 milyon 625 bin lira, MHP’ye de 16 milyon 149 bin lira verilecek. Maliye Bakanlığı siyasi partilere hazine yardımını bütçenin yürürlüğe girmesinden itibaren on gün içinde ödeyecek.

Sizler hazineden bu kadar yardım alırken Demokratik Toplum Partisi yoksul ve emekçi halkın partimize ödediği aidatla ayakta durmaktadır. Bu haksızlığın ve antidemokratik yasanın bir an önce düzeltilmesini talep ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Pervin Buldan (Iğdır). “Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2009-10-22-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-nakkinda-s-s-420 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
