# Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Pervin Buldan (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mart 2010
- **Gündem:** SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2010-03-11-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471

> Pervin Buldan, 11 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 543 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın 14’üncü maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye sebze ve meyve alanında yılda 42 milyon ton üretim yapan bir ülkedir. Bu miktarın toplamda yüzde 5’i ihraç edilirken geriye kalan yaklaşık 40 milyon tonluk önemli bir kısmı iç piyasaya sunulmaktadır. Dolayısıyla, meyve ve sebze ticareti önemli bir işlem hacmine sahiptir ve bu alanda yapılan düzenlemelerden satıcılardan komisyonculara, üreticiden tüketiciye birçok kesim etkilenecektir. Bu nedenle, yasanın dikkatle düzenlenmesi gerekmektedir. Şayet bu yasa birtakım çevrelere rant sağlayacak içerikle düzenleniyorsa -ki, mevcut durum bunu gösteriyor- bu durumda bu piyasanın içinde olan önemli bir kesime haksızlık yapmış olursunuz. Zira, üretici temsilcilerinin, ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan bu yasa var olan sorunlara çözümler getirmediği gibi mevcut sorunların çözümünden de oldukça uzak bir anlayışla hazırlanmıştır.

AKP Hükûmetinin ana hedefleri doğrultusunda birçok yasada olduğu gibi bu yasada da özelleştirme hedefleniyor. Öngörülen yasal değişikliklerle mevcut haller özelleştiriliyor. Ayrıca, özel sektörde yeni kâr alanları açılıyor.

Yine belediyelere, kamu mallarının satılması yoluyla, yeni kazançlar sağlanırken, bu yerlerin satıldığı belli çevreler servetlerine servet katacaklar. Nitekim, belediye sınırları içerisinde çok değerli araziler üzerine kurulu toptancı hallerinin yapılan bu yasal düzenlemeyle satılması veya devredilmesi olanağı getiriliyor.

Yasa tasarısıyla belli kesimlere hak etmedikleri bir rant imkânı sağlanıyor. Bunun maliyeti de yine üreticinin ve tüketicinin sırtından karşılanacaktır. Üretici, ürününü şimdi olduğundan daha ucuza satmak zorunda kalacaktır. Ancak ne var ki, tüketici de bu ürünü daha pahalı bir fiyata satın almak durumunda kalacaktır. Hâlihazırda zaten üretim maliyetiyle tüketim maliyeti arasında ciddi bir fark mevcutken, tasarının kanunlaşmasıyla bu fark daha da açılacaktır. Burada ortaya çıkan fark ise rant çevrelerine yeni bir rant kapısı daha sağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin çok büyük bir üretim gücüne sahip olduğu meyve ve sebze üretimi alanında yalnızca ticari bir sorun varmış gibi yaklaşım sergilemek de büyük bir eksiklik teşkil etmekte, sorunun bir bütün olarak ele alınmasına engel oluşturmaktadır. Türkiye’de bu alanda, üretimden dağıtıma ürünlerin sahip olması gereken niteliklere ve denetime kadar birçok sorun mevcuttur. İyi tarım uygulamaları konusunda hâlâ ciddi bir çaba mevcut değildir. Üretici uygun fiyata alamadığı meyve ve sebzeyi sağlıklı niteliklere sahip olarak da elde edememektedir. Türkiye’nin dışarıya ihraç ettiği toplam sebze ve meyve miktarının yüzde 5’lik gibi ufak bir kısmında bile sık sık zirai atıkların tespit edildiğine tanıklık ediyoruz. Mevcut durum çok vahimdir. Ne yazık ki, Türkiye’de üretilen 42 milyon tonluk meyve ve sebzenin sadece 2 milyon tonluk bir kısmı ilaç kalıntısı analizine tabi tutulmaktadır. Yani iç piyasada halkımızın tükettiği hiçbir meyve sebzeye ilaç kalıntısı analizi yapılmamaktadır. Ancak, Hükûmet, üretimin bu kısmıyla ilgilenmek yerine bu üretimden kimlerin zenginleşebileceğiyle ilgilenmektedir.

Birinci sınıf verimli tarım arazisi niteliğindeki arazilerde “Şirketler bu arazilere zarar vererek de olsa kâr etsinler.” diye özel yasalar, aflar çıkaran, yine tarım arazileri ve ormanlık alanları her türlü maden arama şirketinin talanına açan, ormanların tahrip edilerek ayrıcalıklı sınıflara villalar yapılmasına göz yuman AKP Hükûmeti, bu yasayı da aynı anlayışla çıkarmaktadır. Esnafa, bakkala, manava büyük marketler zinciri karşısında şans tanımayan bu Hükûmet, şimdi de bu yasa ile üreticileri büyük sermaye sahipleri karşısında güçsüz bırakmaktadır.

Bu amaçla hazırlanan ve değişiklik önerilerimiz hiçbir şekilde dikkate alınmadan oylanan bu yasayı onaylamadığımızı bildirir, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Pervin Buldan (Iğdır). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2010-03-11-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
