# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Pervin Buldan (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 6 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Pervin Buldan, 6 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 461 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sözlerime otuz sekiz yıl önce bugün idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı saygıyla anarak başlamak istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 25’inci maddesiyle ilgili olarak vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye siyasi tarihinin en önemli kavşağı olan ve totaliter rejimin başlangıç noktasını oluşturan 12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye halkına bedelleri çok ağır olan bir yıkım yaşattı. Binlerce gözaltı, tutuklama, fişleme, işkence, sürgün bu dönemin dehşet veren uygulamaları oldu. Diyarbakır Cezaevinde, Mamak’ta, Metris’te ve daha, sayısız birçok cezaevinde vahşet günleri yaşatıldı. İnsanlık onuru paramparça edildi. Militarizmin devreye soktuğu onlarca korkunç uygulama ardın sıra birbirini izledi. Bu trajedi o kadar uzun sürdü ki günümüze kadar devam edecek şekilde varlığını korudu. Zaman geçtikçe daha çok insan tutuklandı. Öyle ki bugün cezaevleri cumhuriyet tarihinin en yüksek doluluk düzeyine ulaştı ve cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar çocuk tutuklandı. Ülke faili meçhul cinayetler cehennemine çevrildi. Binlerce köy boşaltıldı. Oluşturulan hukuk dışı çeteler devletin kirli işlerinin tetikçiliğini yaptılar. Emeğiyle geçinen yurttaşlar, yaratılan güvensiz ve güvencesiz ortamda kölelik koşullarına zorlandılar. Zenginlerin daha çok zenginleştirildiği bu ortamda işsizler ordusu yaratıldı ve şiddet toplumun bütün kesimleri üzerinde hâkim kılındı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aradan tam otuz yıl geçti, ne yazık ki, Türkiye kendi faşizmiyle hesaplaşmadı. İnsan onurunu temel alan felsefeden yoksun, demokrasi ve özgürlüklerden beyhude, devlet eksenli 82 darbe Anayasası’nın baştan sona yeniden düzenlenmesi, darbeciler ve onların yarattığı zihniyetle mücadelenin en belirgin ögesi olacaktır.

Başlangıç metinlerine hiç dokunulmayan, faşist karakteri korunmak istenen ve Anayasa’yı bütünlüklü bir dönüşüme tabi tutmaktan imtina eden bu düzeyde sığ bir değişikliğin, bir hesaplaşma olmadığı açıktır. 12 Eylül darbesinin ürünü olan bütün yasalar, mevzuatlar, kurumlar olduğu gibi duruyorken 12 Eylül darbesinin mahkûm edilmesi söz konusu olabilir mi? Siyasi Partiler Yasası’na, YÖK’e, Millî Güvenlik Kuruluna, DGM’lerin yeni versiyonu olan özel yetkili ağır ceza mahkemelerine dokunulmazken 12 Eylül darbesi nasıl işlevsiz kılınabilir?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyanın farklı ülkelerinde de darbeler olmuş, faşizm rüzgârları estirilmiştir. İspanya’da, İtalya’da, Almanya’da bir döneme damgasını vuran faşist rejimler yenilmeye mahkûm edildiler. Bu ülkeler kendi geçmişleriyle yüzleştiler ve yaşatılan karanlık dönemlerin aktörlerinden hesap sordular. Türkiye’de ise bu aktörler her zaman iş başında oldular. Devletin bütün kurum ve kuruluşlarında, politikalarında ve toplum üzerinde kurulan hâkimiyet bu hükümdarlığa dönüştürüldü. Dünyanın hiçbir ülkesinde darbecilere Türkiye’de olduğu kadar saygı gösterilmedi ve hiçbir ülkede darbecilere bu kadar uzun süre itaat edilmedi. Darbeyle hâkim kılınmak istenen zihniyetin bir versiyonu 28 Şubatla uzlaşmanın bir ürünü olan AKP’nin demokrasi mücadelesi görüntüsü vermeye çalışsa da, 12 Eylül darbesiyle hesaplaşmak niyetinde olmadığı gayet açıktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye tarihinde görevinden alınan ilk savcı, Kenan Evren’i darbe yapmak suçundan yargılamak isteyen savcıydı; ikincisi ise Şemdinli Savcısı oldu. Dönemin Genelkurmay Başkanının, Şemdinli olayının faillerini “iyi çocuk” olarak tanımlamasından sonra…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Pervin Buldan (Iğdır). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/pervin-buldan-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
