# Türk ticaret kanunu (s.s.96)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rahmi Güner (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 3 Aralık 2008
- **Gündem:** TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2008-12-03-turk-ticaret-kanunu-s-s-96

> Rahmi Güner (CHP), 3 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 942 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RAHMİ GÜNER (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu’nun ikinci kısmı üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Ticaret Kanunu’nun bu kısmında ticaret sicili, ticaret unvanı ve işletme adı, dördüncü kısmında da haksız rekabetle ilgili konular işlenecektir. Bu konuların, genellikle üzerinde bazı değişikliklerin yapılması hususunda grubumuz adına önergeleri hazırladık, bazı noksanları tamamlama düşüncesindeyiz.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun, Türkiye’de iş hayatını, Türkiye’deki istihdam durumunu, Türkiye’deki üretim durumunu hazırlayan ve bunu koordine eden ve bunun oluşumunu sağlayan bir kanundur. Her ne kadar ana kanun niteliğinde olsa bile, bu kanundan daha önce Türk borçlar kanunu daha öncelik taşımaktadır ve bu kanun da 23'üncü Dönem oluşturulan komisyon tarafından hâlen görüşülmektedir. Biz kişisel görüşümüz olarak, grup görüşümüz olarak, bu Türk borçlar kanununun daha önce görüşülmesini savunuyoruz ve bu kanun görüşüldükten sonra Ticaret Kanunu’nun gündeme gelmesini, devamlı, ısrarla söylüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun, Türk Ticaret Kanunu şu anda gündemimize gelmiş bulunmaktadır. Daha önceki konuşmacıların belirttiği gibi ben de ısrarla şunu söylüyorum: Bu kanunun şu anda büyük bir zorunluluk arz etme durumu var, kabul ediyorum ama bu kanunun bu kadar acilen gündeme gelmesinin nedeni de Avrupa Birliğinin, Avrupa’daki birçok devletlerin baskısı ile gündeme, bugün Meclise getirildiği görüşündeyim. Çünkü bu kanun 22’nci Dönem komisyonu tarafından görüşülmüş ve İç Tüzük’ün 77’nci maddesine göre hâlen Komisyonumuz tarafından görüşülmemiştir ve direkt bu madde doğrultusunda Meclisin gündemine gelmiştir.

Değerli arkadaşlarım, bir konuya daha değinmek istiyorum. Ben Türk Ticaret Kanunu’nun geçmişi hakkında konuşmak istemiyorum. Ama şu andaki Türkiye’de bu Ticaret Kanunu kabul edilirse nasıl uygulanacak? Kimlere uygulanacak? Uygulanma sahasının durumu nasıldır? O konuda durmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye, tarihinin en büyük bunalım dönemini yaşamaktadır. Dün burada konuşan bazı bakanlar ve konuşan bakanların birçokları Türkiye’yi sanki üretici açısından, esnaf açısından, ticari işletmeler açısından güllük gülistanlık şeklinde tarif etmektedirler.

Değerli arkadaşlarım, bundan bir sene önce ve şu anda Anadolu’da kan ağlayan üretici vardır. Onlar hakkında da bu Hükûmet hiçbir tedbir almamıştır ve yine şunu söylüyorum: Anadolu’da küçük ve orta boy işletmelerin hepsi yok olmuştur. Kamu iktisadi teşebbüsleri, özelleştirme adı altında özelleştirilerek tamamen başkalarına peşkeş çekilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, bu Anadolu işletmesi, Anadolu üretimi hem üretim açısından hem işçi istihdamı açısından Türkiye'nin en büyük üretim kaynaklarıydı, maalesef bunların hepsi yok oldu.

Şimdi, küresel krizin Türkiye’yi vurduğu devamlı tartışılıyor. Değerli arkadaşlarım, Anadolu’yu bu kriz bir sene, iki sene, üç sene önce vurdu. Tamamen iş sahaları yok oldu. Üretim sahaları tamamen durdu. Pamuktan alın, incirden alın, üzümden alın, tütünden alın, nerede bu üretim sahaları? Fındık sahaları ne oldu? Bu üreticilerin durumu ne oldu? Hangi tedbirleri aldınız? Burada çok güllük gülistanlık söyleniyor.

Değerli arkadaşlarım, hiçbirisi gerçeğe uygun değil. Gidin Anadolu’ya üreticinin arasına girin, bakın, sorunlarını görün değerli arkadaşlarım. Burada konuşmakla olmuyor. Lütfen, lütfen tüm parlamenter arkadaşlarımız üreticinin arasına girsin, bu işletmelerin sahipleriyle görüşsün, Anadolu’da durumun ne olduğunu görürüz değerli arkadaşlarım. Bugün yıldızı parlayan -biraz önce konuştu çok değerli arkadaşlarım- Antep, Denizli, Kayseri, Bursa, İzmit gibi illerimizde işletmelerin nasıl mağdur olduğu görülmektedir. Bu, burada, değerli arkadaşlarım, açıkça söyleniyor. Ben şunu söylüyorum: Hükûmet şu anda hiçbir tedbir almamıştır. 350 milyon YTL bir yardım paketi sunmakta.

Değerli arkadaşlarım, bu paket, Sayın Başbakanın bir şirkete tanımış olduğu, bir şirkete kamu bankasından sağlamış olduğu 750 milyon doların yanında çok az kalmaktadır. Bu 350 milyon YTL’yi eğer dolar bazına vurursanız 250 milyon dolar eder ama bir şirkete 750 milyon dolar sağlandı. Değerli arkadaşlarım, Hükûmet, bu parayı Anadolu esnafına, Anadolu’daki işletmelere tanımış olsaydı bu kriz hafif bir şekilde atlatılırdı. Biz, televizyonlarda, ağlayan, gözyaşı döken, gözyaşını su diye içen o emekçileri göremezdik değerli arkadaşlarım. Devlet bunlara sahip çıksın, biraz vicdanları sızlasın değerli arkadaşlarım.

Şu anda ekonomide iki tane teori çıktı, bir tanesi: Krizin teğet geçtiği teorisi. İnşallah bundan sonra doktora yapacak olan ekonomistler bunları esas alır. Çok Değerli Komisyon Başkanı da ticaret hukukunda teğet geçmenin ne olduğunu bir teori şeklinde açıklar.

Değerli arkadaşlarım, yine bütün bu olumsuzlukların yanında, bütün bu kötü gelişmelerin yanında bir şey daha söylendi: Bu da ekonomiye, herhâlde, hukuk terminolojisine girecektir “hamdolsun” şeklinde. Bunu da inşallah, bundan sonra hukuksal teoride göreceğiz. Bunu hep beraber inceleyeceğiz değerli arkadaşlarım.

Şunu söylüyorum: Anadolu ağlıyor, Anadolu sızlıyor, İstanbul’da, Ankara’da büyük işletmeler tamamen kilitle kapanıyor. Biz hâlen tedbir paketini sunmadık, ne yapacağımız belli değil. Hükûmet olarak hangi tedbir alınacağı belli değil değerli arkadaşlarım. Yine başta söylediğim gibi, sayın bakanlar buraya çıkıyor, güllük gülistanlık şeyden bahsediyor. Tepeye çıktık, aşağı inişi söylüyorlar. Hangi iniş arkadaşlar? Her akşam 1.500, 2 bin, 3 bin tane işçi çalıştıran, istihdam eden kuruluşlar kapanıyor değerli arkadaşlarım. Televizyon programlarında görüyoruz, televizyonlarda görüyoruz; bu halkın ağlamasını görüyoruz, çocuğunu okula gönderemediğini görüyoruz, evine, çocuğuna süt alamadığını söylüyor değerli arkadaşlarım. Ekonomi bu mudur? Devlet yönetme bu mudur?

Değerli arkadaşlarım, bu Hükûmet bir ekonomik krizle geldi, 2001 kriziyle geldi. Değerli arkadaşlarım, 2001 krizinden çok daha büyük bir kriz yaşamaktayız ve Hükûmetin, maalesef, bu krize tedbir almadığını söylüyoruz, bir önlem almadığını söylüyoruz. Emeğin, insan gücünün en yüce değer olduğunu herkes bilmektedir ama maalesef, hiçbir tedbir alınmamakta, her şey kötüye gitmektedir. Buna artık dur demenin zamanı geldi. Buna dur diyecek olan yüce Parlamentodur değerli arkadaşlarım. Gerçek uyarıları yapmalı, gerçek tedbirleri almalıdır.

İşte, değerli arkadaşlarım, bugün gündemde olan, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı hangi işletmeye uygulanacak, hangi işletmenin durumunu düzeltecek, hangi rekabeti önleyecek? Üretim yok ki rekabet olsa değerli arkadaşlar!

Değerli arkadaşlarım, hangi işletme tescil olacak? Yok ki! Hep kapanıyor işletmeler değerli arkadaşlarım. Ama biz, bu kanun tasarısında bugün tescili konuşacağız. Biz bu kanun tasarısında unvan konuşacağız. Hangi unvanı vereceğiz değerli arkadaşlarım? Yok ki sahası. Kim ticari işletme kurup da unvan alacak, unvan tescil ettirecek?

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'nin manzarası bu. Türkiye’de böyle bazı kanunları boyama şeklinde kamuoyuna sergileyip burada konuşmayla olmuyor değerli arkadaşlarım. Türk ekonomisi kötüye gidiyor, bunu açıkça ortaya koymak lazım. Türk üreticisi perişan, Türk emekçisi perişan, Türk işletmecisi perişan ama tedbir yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Güner (CHP, Ordu). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2008-12-03-turk-ticaret-kanunu-s-s-96 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
