# Danışma kurulu önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rahmi Güner (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 11 Haziran 2009
- **Gündem:** DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2009-06-11-danisma-kurulu-onerisi

> Rahmi Güner (CHP), 11 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 889 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RAHMİ GÜNER (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin fındık konusunda vermiş olduğu Meclis araştırması konusunda verilen önergenin lehinde konuşmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Karadeniz Bölgesi’nin tek geçim kaynağı, Karadeniz Bölgesi’nde esnafın, Karadeniz Bölgesi’nde üreticinin, Karadeniz Bölgesi’nde sanatkârın ve dar gelirlinin tek geçim kaynağı fındık ürünüdür. Fındık ürünü, diğer ürünler gibi alelade bir ürün değil, Türkiye devletinin en fazla döviz girdisi olan, döviz girdisi sağlayan bir ürünüdür.

Bu üründen sadece üretici istifade etmez. Bu üründen tüccarı da istifade eder, bu üründen bunun komisyoncusu da istifade eder. Son zamanlarda Türkiye'nin, bilhassa Güneydoğu, Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelen, emeğiyle bu fındığı toplayan ve hazır hâle getiren o yöre halkının da büyük bir istifadesi vardır. Onlar da bu fındıkta büyük emek vermekte, emeğinin hakkını almaktadır. Fındık üreticisi, fındığı daha satılmadan, daha parasını almadan, öncelikle bu emekçi halkın, bu emekçilerin, alın teri dökenlerin hakkını öder.

Değerli arkadaşlarım, bu fındık gerçekten bu kadar önemli bir ürünken, bir sanayi ürünüyken, aynı zamanda ihraç ürünüyken bunun üzerinde büyük spekülasyonlar, büyük oyunlar oynanmaktadır. Bugün, gazetelerden takip ediyorum, hâlen Amerika’da bademinden bahsediliyor. Amerika’nın Arjantin’de, Amerika’nın Şili’de bu Karadeniz Bölgesi’nde yetişen fındığın kalitesinde bir fındık yetiştirmek için nasıl çaba sarf ettiğini biliyorum. Bunları da inceledim. Yine, İspanya’da, İtalya’da bize rakip olarak gösterilen fındıktan bahsedilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, ne Amerika’nın yetiştirdiği ne İspanya’nın yetiştirdiği ne İtalya’nın yetiştirdiği ne de komşumuz Gürcistan’ın yetiştirdiği fındık, Karadeniz Bölgesi’nin yetiştirdiği fındığın kalitesinde değildir. Bunlar -belli fındık fiyatlarını- üreticiden nasıl ucuza alırız, nasıl kapatırız diye rakip olarak çıkarılan bazı söylentiler, söylemlerdir.

Değerli arkadaşlarım, işte Karadeniz Bölgesi’nin bu kadar önemli olan geçim kaynağı üzerinde büyük oyunlar oynanmaktadır. Geçen sene bu zamanlarda fındığın 800-900 milyon kilo olduğu söyleniyordu. Ama şimdi ben bölgemden geliyorum değerli arkadaşlarım. Eğer ürün üzerinde bir afet varsa, ürün üzerinde büyük bir sıkıntı varsa… Geçen seneki fındığın üçte 1’i, dörtte 1’i ancak doğuş hâlindedir. Bunun önümüzdeki aylarda daha ne kadar zayiat vereceği belli değil ve şu anda şunu söylemek istiyorum sayın milletvekilleri: Karadeniz Bölgesi’nde, kendi bölgemde ürün, geçen seneki ürünün üçte 1’i dolayındadır.

Şimdi, 2004 yılında fındıkta noksan oluşumun büyük bir fiyat etmesi, 2006 yılında 6,5-7 milyon, 7,5 milyon liraya satılması ve buna önayak olan FİSKOBİRLİK’in akıbeti meydanda. İşte FİSKOBİRLİK üreticinin bu dar zamanında onun alın terinin, emeğinin nasıl değerlendirileceğinin en güzel mücadelesini verdi. Fındığı 6,5-7-7,5 milyondan sattı, üretici gerçek alın terini, emeğini aldı. Bu, Sayın Hükûmeti rahatsız etti ve bir sene, iki sene sonra FİSKOBİRLİK büyük bir kıskaç altına alındı. Kredileri kesildi ve fındık alamaz duruma sokuldu. Yöneticiler Cumhuriyet Halk Partili diye suçlandı ama bilahare kongrelerde iktidar partisi yönünde kişiler geldiler. Ama maalesef FİSKOBİRLİK diskalifiye edildi. Yerine üretici kuruluşu değil, buğday almayla, baklagiller almayla görevli olan, yetkisi olan Toprak Mahsulleri Ofisi görevlendirildi.

Değerli arkadaşlarım, Toprak Mahsulleri Ofisinin ne fındık alacak elamanı var ne deposu var ne de… Fındık konusunda hiçbir hazırlığı olmayan bir kuruluşa fındık teslim edildi ve çok cüzi fiyatlar verildi. Serbest piyasada ise fındık, maalesef, dikkat edilirse 2,5-3 milyon 1,5 milyona kadar düştü.

Değerli arkadaşlarım, fındığa devletin müdahale etmesi lazım. Fındık yüzde 100 gelir getiren bir mahsul ve şunu belirtmek istiyorum: Maalesef, ne iktidar partili milletvekilleri ne de iktidar partili, Karadenizli olan bakanlar fındığa sahip çıkmadılar.

Değerli arkadaşlarım, bu boşluğu Ordu-Giresun Valiliği tamamlamaya uğraşıyor. Buyurun, Ordu-Giresun Valiliğinin raporları var. Üretici lehine raporlar. Nerede milletvekilleri? Nerede Karadenizli bakanlar? Neden bu üreticiye sahip çıkmıyorlar? Karadeniz göç veriyor, göç.

Değerli arkadaşlarım, Karadeniz’i son beş yılda 500-600 bin kişi terk etti. Tek geçim kaynağı fındıktı. Neden alın teri, emeği verilmedi? Uyarı mitingleri yapıldı. Bazıları bunu şu şekilde değerlendirdi: “Ergenekon kapsamına aldılar. Siz neden direniyorsunuz?” dediler.

Değerli arkadaşlarım, o üreticinin arasında ben de vardım. Bir tek istekleri vardı: “Sayın Başbakanım, alın terimizi ver, emeğimizi ver, başka bir şey istemiyoruz.” dediler. Hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin devletine, Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimine, Türkiye devletinin ulusal yapısına benim bölgemden tepki gelmez. Hiç kimse endişe etmesin, her zaman ulusalcı bir toplumdur. Vatanını, milletini seven bir toplumdur değerli arkadaşlarım. Şimdi böyle de suçlanmaya başlandı bu halk.

Değerli arkadaşlarım, şimdi ikinci bir oyun oynanıyor. Fındık üçte 1, dörtte 1 oranında. 2009 yılı fındığı piyasaya inerse, 2005-2006 yılı gibi yüksek fiyat verilirse önümüzdeki sene nasıl yaparız hesapları var; komisyoncuyu, rantçıyı nasıl koruruz hesapları var.

Değerli arkadaşlarım, işte onun için Ankara’da toplantılar yapılıyor. TMO piyasadan çekilecekmiş, başka kimse girmeyecek, serbest piyasa ekonomisi fındığı tespit edecekmiş.

Değerli arkadaşlarım, bu da yanlış bir oyun. 2009 yılı fındığı piyasaya inmeden 2008 yılı fındığından piyasaya fındık satışı yapılacak ve ihtiyaç sahibi firmalar, dış firmalar, fındığı, 2008 yılı fındığını alarak 2009 yılı fındığına fiyat vermeyecekler.

Değerli arkadaşlarım, 2009 yılı fındığı piyasaya inmeden, üreticinin alın teri, emeği verilmeden 2008 yılı fındığını piyasaya sürmeyin. Sahip çıkın bu halka. Eğer sahip çıkmazsanız, dört beş sene önceki giden büyük bir göç yine başlayacaktır. Bunun önünü alamazsınız. Esasında, Karadeniz’de sadece üretici değil, esnaf da perişan, sanatkâr da perişan, dar gelirli de perişan. Bu Meclise gerçekten söylüyorum: Sahip çıkın bu bölgeye. Bu bölgede gerçekten üretilen ürün kutsal bir üründür ve buna sahip çıkın, bunu değerlendirelim.

Değerli arkadaşlarım, şu anda üretici kuruluşu yok, üreticinin hakkını savunacak kuruluş yok. FİSKOBİRLİK’i kapatmayın, üstten aşağı düzenleyin, aksaklıklarını giderin, üretici kuruluş olarak görevine devam etsin, üreticinin hakkını savunsun. Bu yapacak olduğunuz uygulama, biz muhalefet partisine değil, siz iktidar partisine de puan kazandıracaktır değerli arkadaşlarım. Neden ilgilenmiyorsunuz? Neden milletvekillerimiz ilgilenmiyor. Buradan bakanlar gidiyor Karadeniz’e, sükse yapmaktan başka bir şey yaptıkları yok. Devletin bürokratlarına sükse yapıyorlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Güner (CHP, Ordu). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2009-06-11-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
