# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rahmi Güner (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2009-12-18-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi

> Rahmi Güner (CHP), 18 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 754 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RAHMİ GÜNER (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına 2010 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nın İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlarım, burada, dünden beri konuşmalar var. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, Türkiye’nin yargı bağımsızlığı olduğunu ve hukuk devleti içinde, İçişleri Bakanlığının, kanun çerçevesinde bütün sorunları çözümlediği şeklinde çok iyimser konuşmalar yapılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, İçişleri Bakanlığının iki yüzü vardır: Bir yüzü, gerçekten, terörle ilişkiler; terörle nasıl anlaşılır… Teröre verilen yol haritasının birisinin Abdullah Öcalan’da, birisinin Kandil’de, birisi de kendi cebinde. Diyor ki: Bunu nasıl uygularız, bunu nasıl yaparız?

Bu, teröre karşı mücadele veren, teröre karşı canını veren çocuklarımız vurulduğu zaman, terörün kurşunlarına kurban gittiği zaman, buna komplo teorileri hazırlanıyor. Buna karşı deniyor ki, burada Ergenekon var. Hangi Ergenekon var değerli arkadaşlarım! Eğer, terör, ben yaptım demese… Bugün, 7 şehidimizin arkasında terörün varlığı araştırılıyor, burada bir komplo olduğu anlaşılıyor.

Devletin en yüce mevkisinde bulunan kişilerin söyledikleri bunlar değerli arkadaşlarım ve öyle bir yorum yapılıyor ki, Türkiye’nin üniter yapısı, Türkiye’nin Misakımillî hudutları, Türkiye’nin rejimi her gün tartışılıyor.

Bugün yandaş medyaya gidin, yandaşların tartışmalarını görün; değerli arkadaşlarım, beş dakika sabredemezsiniz. O kadar ihanet içindeler ki, “Türkiye Cumhuriyeti nasıl yıkılır, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Anayasa’nın bugün teminatı olan, Türkiye Cumhuriyeti rejiminin teminatı olan birçok kurumlar nasıl yıpratılır, nasıl halkın gözünün önünde düşürülür?” şeklinde tartışmalar yapılıyor değerli arkadaşlarım.

Şimdi İçişleri Bakanı diyor ki: “Ben demokratik açılıma inadına devam edeceğim, Başbakanla beraber.”

Değerli arkadaşlarım, demokratik açılım nedir, öğrendiniz mi? Ben öğrenemedim. Hâlâ demokratik açılımın içeriği belli değil. Çiçek bahçelerinden bahsediyorlar, çiçeklerden bahsediyorlar ama Öcalan’ın bulunduğu yeri çiçek bahçesi yapmışlar; ondan bahsetsinler.

Değerli arkadaşlarım, bugün Anadolu’ya gidin, köylere gidin, her mezarlıkta üç dört tane Türk Bayrağı dalgalanıyor. Bu çocuklarımız ne için ölüyor? Sayın İçişleri Bakanı bunun hesabını ver? Bunu söyle Sayın İçişleri Bakanı. “Demokratik açılım” deyip de Kandil’e gidip, Kandil’e mesaj vermek, Öcalan’a mesaj vermek sorunu çözmez. Türk milleti hiçbir zaman terörle uzlaşmaya gitmemiştir, teröristle müzakereye gitmemiştir. Türk milleti terörün üzerine mücadeleyle gitmiştir. Örneğini söylemek istiyorum değerli arkadaşlarım: Bakın, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı biz halkla beraber yapmadık mı? Avrupa emperyalizmine, dünya emperyalizmine kucak mı açtık, yalvardık mı değerli arkadaşlarım? Biz onlara karşı mücadelemizi verdik.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakan; lütfen, geçen bu kürsüde yine söyledim, bu sevimsiz konuşmalarından, Türk halkından özür dileyin ve şunu söylüyorum: Bu yapılan komplolara karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanından özür dileyin diye söyledim; bunu ben söyledim; yine tekrar ediyorum değerli arkadaşlarım.

Şimdi, deniyor ki… Bir yüzü daha var İçişleri Bakanının, kendi halkına saygıları yok. Bunu açıkça söylemek istiyorum. Nerede 1 Mayıstaki o işçilere yapılan işkenceler? Nerede kamu kesiminde yüzde 2,5 maaşına zam yapıp, “Çocuğumu nasıl geçindireceğim, ben nasıl yaşayacağım?” diyen kamu kesiminde çalışanlara yapılan muameleler değerli arkadaşlarım. En son örneğini gördük, yaşadık. Tekel işçileri ne istedi sizden? Sayın Bakan, ne istedi bu işçiler? İşçiler “Ekmeğimiz yok, geleceğimiz karamsar, çocuklarımız aç; bize imkân sağlayın, bize iş verin; işimiz kötüye gidiyor; biz ne yapacağız?” dediler, kapılarınıza dayandı. Siz ne yaptınız? Karşısına, özel olarak yetiştirilmiş, özel olarak bunları dövmesi için, özür dilerim ama, gurka gibi polisi çıkarttınız. Yapmadınız mı değerli arkadaşlar? Neden bu polis halkını dövüyor? Neden bu polis milletini dövüyor? (CHP sıralarından alkışlar) Buna emri kim veriyor? İşte, orada Emniyet Genel Müdürü var, orada Ankara Valisi var. Neden bunlar emri veriyorlar?

ABDULLAH ÇALIŞKAN (Kırşehir) – Ne bağırıyorsun! Bağırmadan konuş!

M. CEVDET SELVİ (Kocaeli) – Otur oturduğun yerde, laf atma, laf atma! Utanılacak şeye laf atma!

BİLGİN PAÇARIZ (Edirne) – Ne diyorsun?

ABDULLAH ÇALIŞKAN (Kırşehir) – Sağır mı var!

RAHMİ GÜNER (Devamla) – Hiç kimseye zararı olmayan, çoluğu çocuğunu geçindirmek için iş arayan, Abdi İpekçi Parkı’nda toplanmış, kimseye zararı yok, kimseye bir şey demiyor ve onlara karşı lağım suları, kokulu sular ve değerli arkadaşlarım, onlara karşı gaz kullanılmak suretiyle sokaklarda süründürdüler, havuzlarda süründürdüler; onlara yazık değil mi?

ABDULLAH ÇALIŞKAN (Kırşehir) – Saçmalıyorsun!

M. CEVDET SELVİ (Kocaeli) – İşçiyi dövdürmeye utanmıyor musunuz!

RAHMİ GÜNER (Devamla) – İçlerinde anneler vardı onların, içlerinde babalar vardı onların; bunları görmediniz mi? Vicdanınız sızlamadı mı değerli arkadaşlarım? Sayın İçişleri Bakanı, vicdanın sızlamadı mı televizyon izlediğin zaman? Sayın Vali, vicdanınız sızlamadı mı? Sayın emniyetçiler, vicdanınız sızlamadı mı onlara vurduğunuz zaman? (CHP sıralarından alkışlar) Niye vuruyorsunuz? Halkınızı dövüyorsunuz, halkınızı!

ABDULLAH ÇALIŞKAN (Kırşehir) – Bağırmadan konuş!

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Ne bağırıyorsun?

RAHMİ GÜNER (Devamla) – Halk dövülmez, halk sevilir ama siz bunu yapmıyorsunuz değerli arkadaşlarım. Çıkıyor, Ankara Valisi diyor ki: “Provokasyon var.” Ne provokasyonu arkadaş? Kim yapacak bunlara provokasyonu?

ABDULLAH ÇALIŞKAN (Kırşehir) – Siz provoke ediyorsunuz?

RAHMİ GÜNER (Devamla) – Kim bunlara işkence yapacak? Açıklasınlar bunu. Açıklama yok. Bir durum da yok. Yazık değil mi bu halka?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Güner (CHP, Ordu). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rahmi-guner-23-2009-12-18-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
