# T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim
- **Tarih:** 5 Haziran 2003
- **Gündem:** T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151

> Ramazan Kerim Özkan (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 1.035 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TC Ziraat Bankası AŞ ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 4 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini sunmak üzere söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclise saygılar sunarım.

Tasarının 4 üncü maddesinde "Taksitlendirme uygulamasından yararlanmak isteyen borçlular ve borçla ilgililer, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altmış gün içinde Bankaya veya TKK'ya dilekçe ile başvuruda bulunmak zorundadır" denilmektedir. Bizim dileğimiz, bu sürenin doksan güne çıkarılmasıdır; fakat, biraz önce bu kabul edilmedi.

Bu altmış günlük süre, gerçekten çok önemlidir. Bu sürenin geçirilmemesi için, vatandaşlarımızın, yazılı ve görsel iletişim araçlarıyla uyarılmaları gerekmektedir. Ayrıca, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri tarafından borcu takipte olan çiftçilerimizin adreslerine tebligat yapılması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Türk çiftçisi, 1990 yılından bu yana kullandığı ziraî kredilerin borçlarını, içerisinde bulunduğu ödeme sıkıntısı ve genel ekonomik sıkıntılardan dolayı ödeyememiş ve bu borçlar temerrüde düşerek, faizleriyle birlikte büyük meblağlara ulaşmıştır.

2001 yılı şubat ayı sonlarında başgösteren ekonomik kriz, tüm sektörleri olduğu gibi, zaten zor durumda olan çiftçiyi daha da olumsuz şekilde etkilemiş; yaşanan ekonomik sıkıntılar ve üretim girdilerinin ürün fiyatlarına göre aşırı derecede yükselmesi, çiftçileri, borçlarını ödeyemez duruma getirmiştir; yüzde 120, yüzde 130'lar seviyesindeki kredi faiz oranlarıyla, çiftçilerin ziraî kredi kullanma ve üretim yapma imkânları kalmamıştır. Çiftçilerin, 1990 yılından bu yana kullandığı tarımsal kredilerden dolayı, Ziraat Bankası, tarım kredi kooperatifleri ve TEDAŞ'a olan tarımsal kredi borçlarının toplamı 3,2 katrilyonu aşmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, hiçbir ülkenin vazgeçemeyeceği bir sektör olan tarımdan ülkemizin de vazgeçmesi ve tarımın yerine başka bir şeyin konulması mümkün değildir. İnsanımızın beslenmesini temin edebilmesi için mutlak surette üretim olmalıdır. Tarımsal üretimin ekonomiye ve ülkeye katkısı tartışılamaz. Üretim olacak ki, pazarlar çalışacak, esnaf satış yapacak, alışveriş gerçekleşecek ve ekonominin çarkı dönecektir.

Ülkemizde, köylüyü tarımdan çekerek başka bir sektöre kaydırmak mümkün değildir. Köylünün tarımdan çekilmesi, altından kalkılması güç problemleri de beraberinde getirecektir.

Bugüne kadar ziraî kredi borçları konusunda yapılan düzenlemeler sorunları çözememiştir. Uygulanan faizlerle çiftçi borçları 3-4 katına çıkarılmış ve borçların ödenmesi imkânsız hale gelmiştir. Kriz nedeniyle zarar görenlere yönelik olarak, reel sektöre yapılan desteklerden tarım sektörü ve çiftçiler yararlanamamıştır. Her nedense, sanayiciye, tüccara, esnafa ve işçilere yönelik tedbirlere yer verilirken, çiftçilerimiz mahrum bırakılmıştır. Çiftçilerin üretimlerine devam edebilmeleri için, mutlak surette, borçlarına ödeme kolaylığı sağlanmalıydı; bu bir zorunluluktu.

Değerli arkadaşlarım, öncelikle belirtmek isterim ki, her şeye rağmen, tarımsal kredilerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun oyu olumlu olacaktır; ancak, biz isterdik ki, bu kanun tasarısı hazırlanırken çiftçi borçlarının faizlerinin tamamı silinsin ve anaparanın ödemesi taksitlendirilsin. Bunu biz demedik, sizler dediniz. Seçim meydanlarında Sayın Genel Başkanınız verdi bu vaatleri. 28 Ekimde Sayın Erdoğan Burdur'da, vatandaşımıza söz verdi; "yakın ampulleri" dedi. Hatta, bunu bir espriyle yaptı, "7" dedi; vatandaş bağırdı: "7" , "6", "6"; "5", "5"; "4", "4" ve sıfıra geldi, "yakın ampulleri" dedi. Bütün Türkiye bu ampulleri yaktı; fakat, biz, vatandaşın ampulünü karartmayalım. Verdiğimiz sözü... Sönmemek üzere bu ampulü devamlı yakalım.

Değerli arkadaşlarım, çiftçilerimiz, gerçekten, bugün de çok zor durumdadır. Ülkemizde, inanın, bir çiftçi 365 gün, karısıyla, kızıyla, arazisiyle, traktörüyle bilfiil çalışır; fakat, bu süreç sonunda her yıl bütçesi açık verir. Bu nedendir? Ben, bir çiftçi ailesinin çocuğuyum; yirmi yıl da veteriner hekim olarak bölgemde çalıştım. Gerçekten, bu, açık verir. Geçen gün Başbakanımıza bir maskot dana hediye edildi. Ben, Türk köylüsüne 40 000 canlı dana hediye ettim sunî tohumlamadan. Veteriner hekim olarak çalışan, yirmi yılı kırk yıl gibi çalışan bir arkadaşınızım. Gerçekten, üreticimiz çok mağdur durumda. Bunu nasıl aşarız? Yurtdışına bir can gönderiyoruz arkadaşlar. Bu can o ülkenin dilini bilmiyor; toprağı yok, arazisi yok, karısı yok, kızı yok, hiçbir şeyi yok; ama, bir yıllık süreçte, ülkesine, ekonomisi gelişmiş olarak dönüyor. Benim ülkemde, neden benim çiftçim bunu yapamıyor? Biz, hükümet olarak, muhalefet olarak bunu başarmak zorundayız.

Vatandaş, geçmişte, 3 düve aldı, 1 5 00 000 000 lira borçlandı; krizlerden, enflasyondan dolayı borcunu ödeyemedi; düvelerini sattı, yine ödeyemedi; tarlasını sattı, traktörünü sattı, yine ödeyemedi; yüzde 40'la borç aldı -bunun bir de yüzde 8 sigorta payı var, yüzde 53- borcunu bir yıl içinde ödeyemedi; borcun faizi yüzde 130'lara çıktı. Sonuçta, uluslararası kuruluşların dayatma politikalarıyla, üretici, ödeyemediği borçları nedeniyle, yıllardır bel bağladığı kendi kurumları tarafından icraya verildi. Ortağı olduğu tarım kredi kooperatiflerine borçları nedeniyle 462 615 üretici icralık oldu. Tarım kredi kooperatiflerinin yaklaşık 1 000 000 ortağı var. Ortaya çıkan tablo şu: Yıllardır kendi örgütü diye bildiği Ziraat Odaları tarafından bile, kapısına, istemeyerek, icra memurları gönderildi.

Dayatma politikaları teker teker sonuç veriyor. Tarım krediye ödeyemediği borçları yüzünden, yaklaşık 500 000 üretici icralık olmuş durumdadır. Bunların birkısmı da hapiste ya da hapse girmeyi bekliyor. Türkiye'deki üreticinin toplam borcu 3,2 katrilyon lirayı bulurken, bunun 856 trilyonu Ziraat Bankasına olan borçları, 1 katrilyon 200 trilyon liralık kısmı da tarım kredi kooperatiflerine olan borcu oluşturuyor; ancak, tarım krediye olan borcun anaparası, yani, üreticinin kullandığı miktar 612 trilyon lirayken, geri kalan 600 trilyon liralık kısmı ise borcun faizini oluşturuyor.

820 000 üretici Ziraat Bankasına, 1 000 000 üretici de tarım kredi kooperatiflerine borçlu durumda. Şu anda, tarım kredi kooperatiflerinin, yaklaşık 1 000 000 ortağı var ve bu üyelerin, neredeyse, hepsi borçlu durumda. Ayrıca, üreticinin reel gelirleri yüzde 35, yüzde 40 oranında düştü, satın alma gücü yüzde 25 oranında düştü. Üretici, ürünlerine verilen komik tabanfiyatlarıyla maliyetlerini bile karşılayamazken, tarım kredi kooperatifleri ve Ziraat Bankasına olan borçları her gün katlanarak artmaktadır, sıkıntı her gün daha büyümektedir.

Ayrıca, yine, çiftçimiz, tarımsal sulamadan dolayı TEDAŞ'a olan borçlarını ödeyememektedir. Çiftçilerimizin enerji borçları için de benzer kolaylıkların sağlanması mutlak bir zarurettir. Sayın Bakanım da burada. Böylesine ödeme sıkıntısı içine düşmüş çiftçimizin direnci kırılmıştır, morali bozulmuştur. Çiftçimiz, bir daha böyle ödeme sıkıntılarına düşmesin, boynu bükük kalmasın. Üreticimiz, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünmesin; üretimini nasıl artıracağını düşünsün. İneğini, traktörünü, tarlasını sattırmak zorunda bırakmayalım onları. Üreticimiz, üretimini, gelirini nasıl artıracağını düşünsün.

Değerli arkadaşlarım, köylümüz, çiftçimiz, maalesef, örgütlü değil; ürününü satmakta, ürününü pazarlamakta sıkıntılı. Et ve Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu ve benzer tarım işletmeleri özelleştirilmekle çiftçimize, üreticimize büyük darbe vurulmuştur. Tarım işletmelerinde özelleştirmeye gitmek çok büyük hatadır. Bunu, bir an önce düzeltmeliyiz.

Kooperatifler de diğer bir sorunu teşkil etmektedir. Kooperatifler arasında çekişmeler var, gruplaşmalar var. Bunu bir an önce çözmeliyiz; kooperatiflerle ilgili düzenlemeleri bir an önce gündeme almalıyız. Köylerde, şu anda, kooperatifler yüzünden ayrılan kahveler var. Geçmişte kahveler sağ-sol diye ayrılırdı, şimdi kooperatifler yüzünden kahvelerimiz ayrılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
