# T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 7 Şubat 2006
- **Gündem:** T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-22-2006-02-07-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya

> Ramazan Kerim Özkan (CHP), 7 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 1.550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1076 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ödenen Gelir ve Aylıklarda 2006 Yılında Yapılacak Artışlar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, Grubum ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugün, ülke olarak, Roma'da meydana gelen elim bir trafik kazası haberiyle büyük üzüntü yaşadık. Acımasız trafik terörü, bu kez de, ülkemiz dışında, 12 yurttaşımızın can kaybına neden oldu. Kazada yaşamlarını yitiren tüm yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu kazada vefat eden değerli dostlarım Ahmet Keleş, Emine Canan Keleş ve can dostum, arkadaşım, Dr. Mehmet Keleş; ki, Mehmet Keleş arkadaşım, Antalya-Akseki ve Korkuteli ilçelerinde, şu anda yaralı olan eşi Dr. Melek Keleş'le beraber uzun yıllar doktorluk görevini ifa da ettiler; şu anda İstanbul'da bayilikle iştigal ediyorlardı; bu elim kazada doktor kardeşimizi kaybetmiş bulunuyorum. Can kardeşimiz Melek Keleş'e de acil şifalar diliyorum. Yine, kazada yaralanan Burdurlu hemşerim, işadamı Mehmet Mecikoğlu'na ve eşi Sakine Mecikoğlu'na ve hastanelerde yatan tüm yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Böyle elim kazaların bir daha görülmemesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Emekli Sandığı ve SSK'dan aylık veya gelir alan ve bu gelirleriyle kısıtlı şartlarda yaşamlarını idame ettirmek zorunda kalan bordro mahkûmu değerli vatandaşlarımıza, bu kanunun bir nebze yararı olması dileklerimi sunuyorum. Kendilerine, verdikleri yaşam mücadelelerinde başarılar ve sabırlar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde 4 kişilik bir aile için normal yaşam sınırının 1 900 YTL olarak belirlendiği bir ekonomik düzende, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK çalışanlarının bu sınıra yaklaşamadıkları bile düşünüldüğünde, bu tasarının önemi bir kez daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, bu tasarı, her ne kadar bu vatandaşlarımızın durumlarında gerçek anlamda bir iyileştirmeyi içermemesine rağmen, Meclis gündeminde hatırlanmaları nedeniyle, hiç değilse, olumlu bir adım olarak nitelendirilmektedir.

Zira, ülke nüfusunun çok önemli bir çalışan kesiminin açlık sınırında olmaları ve bunun, ülkenin en önemli gündemini oluşturması nedeniyle, hükümetçe uygulanan ekonomik politikaların ne denli başarılı olduğu da tartışma konusudur. Bu tablo, gerçek anlamda, ülkenin bir utanç göstergesidir ve bu anlamda yapılan ya da yapılması planlanan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bunun neresindedir ekonomik istikrar, neresinde vatandaşın sosyal refahı?!

Sözde, ülkede enflasyon tek haneli rakamlara indirgendi. Ancak, bunu, vatandaş, ne yazık ki bütçesinde hissedemiyor. Ancak, en başta sizler bunu hissedebiliyor musunuz?!

Gittiğiniz seçim bölgelerinde görüştüğünüz kişiler "Allah'a şükür, enflasyon düştü, bir nebze olsun rahatladık" diyebiliyorlar mı?!

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Diyorlar…

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Memuru, işçisi, çiftçisi, köylüsü, esnafı, sanayicisi, ihracatçısı olsun…

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Diyorlar…

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Demiyor Sayın Badazlı. Size söylüyorlarsa riyakârlık yapıyorlar. Bize, aç ve açıkta olduklarını söylüyorlar, perişan olduklarını söylüyorlar.

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Emekliler boynumuza…

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla)- Ekonomik göstergelerle, birtakım çokhaneli rakamlarla ekonominin iyi yolda olduğu hakkında çok güzel açıklamalarda bulunuyorsunuz; vatandaş bunları dinlemiyor bile. Vatandaş bütçesiyle ilgileniyor, bu ay sonunu bulabilir miyim diye düşünüyor. Birçoğunun, artık, borç para istemeye bile yüzü yok, kendi yağıyla kavrulmaya çalışıyor.

Bakın, bu ay üniversitelerin harç ödeme dönemi ve birçok vatandaşımızın bunu ödeyecek parası yok. Çocuğunun ikinci döneme devam edebilmesi için bu harcı ödemek zorundalar. Bunu temin etmek için yüzüğünü dahi satmak durumunda kalan bir memurun durumunu anlayabiliyor musunuz?!

Bugün, bir emekli telefonla aradı; sorununu hükümetin yetkililerine duyurmak isterim. Emekli Sandığından emekli olan, değerli büyüklerimizin, erkek kardeşlerimizin kullandıkları prostat ilacının parası ödenmemektedir; her gün bu ilacı kullanmak zorunda olan hastalar, kutu başına 28 YTL ödemek zorundadır. Bu sorun, acil çözüm beklemektedir Sayın Bakanım.

Tasarının genel gerekçesinde belirtildiği üzere, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kurdan aylık veya gelir alanlara vergi iadesi ödenmesi uygulamasına son verilmesi ve bu nedenle ortaya çıkacak gelir kaybının telafisi amacıyla, ilgililerin aylıklarına yüzde 4 oranında ek ödeme adı altında ilave bir ödeme yapılması amaçlanmaktadır. Ancak, burada, bu tasarıyla, ilgili vatandaşların maaşlarında bir iyileştirmenin aksine yüzde 1 oranında bir gelir kaybına uğrayacakları ve tasarının asıl amacının, hükümetin tasarrufu amacını taşıdığı ortadadır. Ülkemizde halen 3 900 000 SSK'lı, 1 400 000 Emekli Sandığı ve yine 1 400 000 Bağ-Kur emeklisinin olduğu bilindiğine göre, SSK'lılarda kişi başına 177,6 YTL, Bağ-Kurlularda 47,4 YTL ve Emekli Sandığına tabi olan emeklilerde ise 77,2 YTL bir kayıp olacağı; buna karşılık, hükümetin, bu tasarıyla, bir yılda 867 000 000 YTL bir tasarruf sağlayacağı öngörülmektedir. Oysa, bu tasarı, kamuoyunda, sanki emeklilerin gelirlerinde bir iyileştirme şeklinde gösterilmekte ve her zaman olduğu gibi bu kez de vatandaşlarımız aldatılmaktadır. Amaç, emekli vatandaşlarımızın vergi iadesi alabilmek amacıyla fiş veya fatura toplama zahmetinden kurtulması ise, bu miktar niçin yüzde 5 olarak yansıtılmamıştır; bunu anlayabilmek mümkün değildir. Hükümetin bu tasarısıyla, emeklilerimiz, yüzde 1 oranında bir gelir kaybına uğrayacaklardır. Bu oran nasıl telafi edilecektir?

Konu gelmişken, yine, eczacılarımız, şu anda, o kadar mağdurlar ki, yaklaşık yirmiyedi haftadır, yeşilkartlı vatandaşlarımıza verdikleri ilaç paralarını devletten alamamaktadırlar. Acilen, bu sorunun çözümü de istenmektedir.

Zaten cüzdanındaki son kuruşuna kadar, tüm ay boyunca, bütçelerini kontrol etmek durumunda olan emeklilerimiz, bu kayıpla, daha fazla bir mağduriyete uğrayacaklardır. Bu tasarıyla, emeklilerin daha önce elde etmiş oldukları hakları, bir anlamda kısıtlanmaktadır; bu da, dolayısıyla "hak alınmaz, verilir" ilkesine ters düştüğü gibi, iktidarın, emekli vatandaşlarımızı, bir aldatmacasının da açık bir göstergesidir. Oysa, hükümetlerin veya bir başka deyişle, hükümetlerin temsil ettiği devlet anlayışının, vatandaşlarının sosyal refahını sağlamak olması gerekmez mi! Burada, her vatandaşın cebinden çıkan gelir kaybı, hükümete, bir tasarruf olarak yansımaktadır ve bizler de, buna seyirci kalarak, vatandaşımızın düpedüz aldatılmasına göz yumacağız. Tasarının anlam kazanması açısından, bu ek ödemelerin, yüzde 5 olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Yine, ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre, alışverişler sonrasında fiş veya fatura almamanın birtakım cezaî müeyyidelere bağlandığı bilinmektedir. Bu nedenle, yasa, bu haliyle, adı geçen yasayla bir tezat oluşturacak şekilde düzenlenmiştir. Burada, vatandaşlarımızı fiş veya fatura almaya özendirecek menfaatlar ortadan kalktığı gibi, özellikle, menfaatları icabı, fiş veya fatura almayarak, kayıtdışı ekonomiye kazandırım sağlanacağı da aşikârdır. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bu ve benzeri nedenlerle, tasarıya destek vermeyeceğimizi belirtmek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıyı incelediğimizde, bu tasarının Sayın Başbakanın dayatmasıyla Meclis gündemine alınması için direttiği bir tasarı olarak nitelendirmek mümkündür. Zira, Sayın Başbakanın ekonomi kurmayları bile, bu tasarının yerinde ve zamanında olmadığını ve millî ekonominin bu tasarıyla önemli ölçüde bir kayba uğrayacağını belirtmişlerdir; çünkü, bugüne kadar, vergi iadesi almaya hak kazanan vatandaşlarımız, alışverişleri sonrasında fiş veya faturalarını almakta ve birer gönüllü vergi denetmeni gibi görev yapmaktaydılar. Bu tasarının yasalaşmasından sonra, vatandaşlarımızın aynı duyarlılığı gösterebilmesi ne denli mümkündür? Bu konu araştırılmış mıdır? Ekonomiye getirisi nedir ya da kayıpları neler olacaktır? Bu yasa, zaten ülkemizde başlı başına bir sorun olan kayıtdışı ekonomiye daha ağır yükler getirmeyecek midir? Hükümetin sağlayacağı 867 000 000 YTL tasarruf, kayıtdışı ekonominin getireceği kayıpla kıyaslandığında oran ne olacaktır? Bunların ciddiyetle irdelendiğini hiç sanmıyorum.

Eğer amaç, emeklilerimizi vergi iade fişi toplama külfetinden kurtarmak ise, bu duyarlılık için onların mutlu olacaklarını hiç sanmıyorum. Vatandaşlarımız, gelir kaybına uğramaktansa bu külfete girmeyi tercih edeceklerdir. Siz gelin, bu duyarlılığınızı başka konularda gösterin, emekliye, memura, işçiye somut bir şeyler sunun; onların özlük haklarını iyileştirin, sosyal haklarını iyileştirin, yaşam standartlarını düzeltin, insanca yaşamalarını sağlayın. Bugün, Avrupa Birliği ülkelerinde, emekliler, çalışanlara oranla yüzde 10 ile yüzde 30 oranında fazla ücret alıyorlar. Ülkemizde ise, uğrayacakları gelir kaybı nedeniyle, insanımız emekli olmaktan korkuyor. Emekli olan vatandaşlarımız, ancak hayatını idame ettirmeye yetecek maaşlarla, açlık sınırının altında bir yaşam sürdürüyor. Gelin, bu duyarlılığınızı buralarda da gösterin. Biz de, sonuna kadar destekleyelim sizleri. Bu, üzerinde hiç çalışılmamış ve sadece Sayın Başbakanın dayatması neticesinde alelacele kaleme alınmış bir tasarıdır. Gelin, bu yanlış adımdan vazgeçin; bu tasarıyı, olgunlaştırdıktan sonra tekrar gündeme getirelim.

Yine bu tasarıyla, emekli maaşlarında, 2006 yılı için, altışar aylık dönemler itibariyle yüzde 3'lük bir artış öngörülmektedir. Bu artış, emeklilerimizin maaşlarında çok cüzi bir artıştır. Bu artışla, bir emeklimiz, bankadaki bu farkla, ancak, torununa bir bayram harçlığı dahi veremeyecektir. Bu da, hükümetimizin, onlara ancak bunu reva görmesi olarak nitelendirilmekte ve yaralamaktadır.

Adalet ve Kalkınma Partisinin sosyal refah ve adaletli kalkınma anlayışının da bunun ötesine gidemeyeceğini bildiğimizden, bu artış oranıyla tasarıya katılmamızı istemeniz ve âdeta emeklilerimizle dalga geçilmesine seyirci kalmamız beklenemez.

Bu nedenle, emeklilerin maaşlarında, büyüme ve enflasyon oranları dikkate alınarak, daha anlamlı bir artış yapılması gerekmektedir. IMF'nin dayatmasıyla işçi emekli maaşlarının TÜFE'ye bağlanması, bu vatandaşlarımıza yapılan yeni ve büyük bir haksızlıktır. Üstelik, bu haksızlık bir reform olarak tanımlanmaktadır.

IMF'ye sunulan niyet mektubunda da açıkça görüleceği üzere, programın uygulanacağı üç yıllık süre içerisinde, asgarî ücretli işçi dahil, emeklisiyle, memuruyla, köylüsüyle, küçük esnafıyla tüm dar gelirliler daha da fakirleşecek, satın alma güçleri ellerinden alınacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 6 ncı maddesinde belirtilen düzenlemeler, gecikmiş düzenlemeler olmakla birlikte yararlıdır. İsteğe bağlı sigortalıların prim ödeme koşuluna bağlı kalmaksızın sağlık yardımlarından yararlandırılmaları olumludur.

Bu tasarıyla, sigortalılığı devam edenler yerine "zorunlu sigortalı olanlar" ibaresinin eklenmesinin yararlı olduğu görüşündeyim. Böylelikle, zorunlu sigortalı olanlar da sağlık güvencesi kapsamına alınmışlardır.

Bu maddeyle, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre, gerek zorunlu ve gerekse isteğe bağlı sağlık sigortası primi ödeyen, ancak isteğe bağlı sigortalılıktan aylık almaya hak kazanan, bununla birlikte yapılan düzenlemelerle sağlık sigortası kapsamından çıkmış olan sigortalılar ve hak sahiplerinin sağlık sigortasından yararlanmalarıyla, isteğe bağlı sigortalı olmakla birlikte hiçbir surette sağlık sigortası primi ödememiş olanlara aylık almaya hak kazandıktan sonra sağlık yardımı verilmesi amaçlanmıştır.

Tasarıyı bu madde itibariyle desteklediğimizi belirtmek istiyorum; ancak, tasarının tümü itibariyle, daha önce belirttiğim çekincelerden dolayı desteklemediğimizi daha önce belirtmiştim; emeklilere yapılan bu ek ödemeyi yüzde 5 yapın, destek verelim diyorum.

Ayrıca, Türkiye'de yaşanan ekonomik krizler ve istikrarsızlıklar nedeniyle isteğe bağlı tarım sigortalılarının ve Bağ-Kurluların prim borçlarını ödemede güçlük çektikleri ve primleri ödeyemedikleri malumunuzdur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-22-2006-02-07-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
