# Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve devlet memurları kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim
- **Tarih:** 9 Temmuz 2013
- **Gündem:** BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=25082
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-24-2013-07-09-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai

> Ramazan Kerim Özkan (CHP), 9 Temmuz 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI); konuşma 1.375 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ramazan ayımızın ülkemize barış, sevgi ve dostluk getirmesini diliyorum, ramazanınızı da kutluyorum.

Değerli arkadaşlarım, kışın burnu akmayan, yazın eti sarkmayan Yörüklerimiz bu yaylalarda ülkemizin gelir ve getiri kaynaklarına sahip olurlar. Bunlar arasında keçi vardır, koyun vardır, deve vardır, sığır vardır; kekik vardır, çay vardır, ot vardır ve bu, Türkiye güzelliği. Ülkemizin bu yayla sorunu Akdeniz’imiz de var, Karadeniz’imiz de var, Ege’miz de var, İç Anadolu’muz da var, Doğu Anadolu’muzda var, Güneydoğu Anadolu’muzda var. Buralarda aşiretlerimiz var, buralarda yazın yaylayan göçerlerimiz var, üretim yapan dostlarımız var; bunların sorunları var, bu yaylalarda sorunlar var. Her ne kadar, biraz önce Hükûmet adına konuşan değerli kardeşimiz “Sorunları çözdük.” diyor ama buralarda sorunlar devam ediyor. Buralarda barınma sorunu var, su sorunu var, atık sorunu var, var da var. Bu sorunları saymakla bitmez.

Bunları yerinde araştırmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi bir önerge verdi. Bu önergenin kabulü yönünde oy bekliyorum. Buradan bir müjde götürelim memleketlerimize.

Bakın, bir haftadır çalışıyoruz, on beş gündür çalışıyoruz, torba yasa var. Memleketinize gittiğiniz zaman bu torba yasa hakkında size bir soru geldiğinde ne cevap vereceksiniz? Ben şu anda verecek cevap bulamıyorum. Benim bölgem tarım ve hayvancılıkla geçiniyor, mermerimiz var, yaylalarda mermerlerimiz de var, oralarda yaşanan sorunlar var. “Bunlara çözüm getirdik.” diyemeyeceğim, “Süt üreticisini mağduriyetten kurtardık.” diyemeyeceğim, “Sütte KDV’yi yüzde 8’den 1’e çektik.” diyemeyeceğim, bir müjde götüremiyorum. Et üreticisine “Etteki KDV’yi, yemdeki KDV’yi düşürdük.” diyemeyeceğim.

Bakın, bir haftadır görüşüyoruz, bir müjde olması gerekiyor, bu Meclisten o halka bir müjde götürmemiz gerekiyor, yaylada yaşayan insanlarımıza, 2/B arazilerinin sahibi olamayan orman köylülerimize bir müjde götürmemiz gerekiyor ama müjde yok. Ne götüreceğiz? “Ne yaptınız siz bu dönem bu Mecliste?” dedikleri zaman verecek bir cevabımız yok. “Efendim, biz kadro verdik.” Kime verdin kardeşim? Üreten insanlara kadro var mı? Buğday taban fiyatında bir değişme var mı? Mazotta bir ucuzlama var mı? Benzinde bir ucuzlama var mı? Gübrede bir ucuzlama var mı? Benim köylümün gelirinde bir artış var mı? Traktör fiyatlarında bir düşüş var mı? Bunlara cevap verecek bir insan yok. Ne yaptık, bu insanları mutlulukla buluşturmak için ne yaptık değerli arkadaşlarım?

Bakın, benim bölgem süt üreticisi. Günde Burdur’umuzun bin ton sütü var. Üretiyoruz, sütün üretim maliyeti şu anda 1 liraya dayandı. 1 liraya saman alıyoruz. Gerçi bu yaz mevsiminde saman fiyatları -şu anda- biraz düştü ama geçen yıl 1 litre, 2 litre sütle 1 litre saman alabildik.

RECEP ÖZEL (Isparta) – 1 litre saman! Saman litreyle mi ölçülüyor?

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – Şimdi, saman kilogramla ölçülüyor. Samanın kilogramla ölçüldüğünü herkes biliyor.

Bu ülkeyi samana muhtaç hâle getirdiniz Sayın Recep Kardeşim. Bak, burada bir haftadır konuşuyorsun, bağırıyorsun, laf atıyorsun ama Isparta’yla ilgili, Burdur’la ilgili buradan söz… Burdur’da şu anda… Bizim Burdur’un yaş meyve sebze üreticileri Isparta pazarına gelemiyor.

İki iktidar milletvekili burada; Bayram Özçelik burada, Recep kardeşim burada. İki belediye… Bakın, Burdur’da salatalık, domates, biber, hepsi üretiliyor, pazara gidiliyor. Isparta Belediyemiz bir güzellik olsun diye manavlara yetki vermiş fakat…

RECEP ÖZEL (Isparta) – Çözdük onu, çözdük…

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – Çözülmedi kardeşim, daha dün benim Burdur’umun, Kışla’nın, Askeriye’nin, Çerçin’in üreticileri pazardan kovuldu, sanki iki yabancı ülkeye gitmiş gibi. Bizim Burdur olarak gönlümüz açık. Burdur’umuza Antalya’dan, Denizli’den, Isparta’dan, Kütahya’dan insanlar geliyor; hayvan pazarımıza geliyor, sebze pazarımıza geliyor, ürünlerini getiriyorlar, pazarlıyorlar; yaylalarımıza geliyorlar, arılarını getiriyorlar; ev sahipliği yapıyoruz. Bak, yaylalarda arıcıların sorunları da var. Ama bu sorun çözülmedi. Burada laklak etmekle olmuyor.

Sayın Recep Kardeşim, bu sorunu çöz; iktidarsın, git Belediye Başkanınla görüş, Valinle görüş, valileri buluştur. Ben artık muhalefet olarak görevimi yaptım, belediye başkanlarıyla görüştüm. Nevzat kardeşime de görev düşüyor, size de görev düşüyor, hepimize görev düşüyor. Siyaset, sorun çözme sanatı. Burdur ile Isparta arasında bir sorun var, yaylalarda sorun var. Bu sorunları çözmemiz gerekiyor arkadaşlar. Bu yaylalarda üretilen ürünü, peyniri, yoğurdu vatandaş pazara sunamıyor.

Avrupa Birliği derken dirliğimizden olduk. Pazarda insanlarımıza şu anda bunların belgesi soruluyor. Nereden getirdin? Kaç kilo getirdin? Hangi yayladan getirdin? Hangi üretimi yaptın? Hangi mayayı kullandın? Bizim geleneksel üretimlerimiz var, geleneksel ürünlerimiz var, bunlara sahip çıkılmalıdır, bunlara sahip çıkılmıyor. Bunun için, bu araştırma önergesine bir destek bekliyoruz sizlerden.

Değerli arkadaşlarım, sorun çok dedim. 2/B’ler… Bakın, 2/B’leri çözmedik, 2/B’ler hâlâ sorun olmaya devam ediyor. Orman köylüsü de orman içinde… Bakın, orman köylüsünün dağlarını, ormanlarını domuzlara teslim ettik. Şu anda oralarda kim hâkim? Domuzlar hâkim. Ovaları da köstebeklere teslim ettik. Ne yapacak bizim bu köylümüz, bu çiftçimiz? Domuza av yasağı var, mermi vermiyorsunuz, elinde bir silah görürseniz, vatandaşın elinden silahını alıyorsunuz, bindiği atını, eşeğini elinden alıyorsunuz ormanda suç işliyor diye. Bu vatandaş ne yapacak? Mısır ekiyor, mısırını alamıyor; buğday ekiyor, buğdayını alamıyor; ektiği ürün para etmiyor.

Değerli arkadaşlarım, bir müjde verin. Bakın, taban fiyat açıkladınız buğdayda 62 kuruş. Buğdayın üretim maliyeti 75 kuruş arkadaşlar. Dün benzine 13 kuruş zam geldi. Nedir bu zam? Benzine gelen zam mazota da yansıyor ama ürüne yansımıyor, ete yansımıyor, süte yansımıyor. Ramazan ayındayız, et fiyatları… “Et, balık fiyatlarını düşürdüm.” diyor. Arkadaşlar, üretici etin kilogramını 16 liradan elde etti. Sen 14 liradan alırsan bu vatandaş bir dahaki sene hayvancılık yapar mı? Sübvanse etmeniz gerekiyor. Söylemler güzel, “Kasamızda para var 185 milyar dolar.” Ne yapıyor bu para? Bu para kimin? Niye vermiyorsunuz köylüye, çiftçiye? “IMF’ye borç veriyoruz.” diyorsunuz. Niye benim çiftçime bu borçtan, bu paradan kaynak ayırmıyorsunuz? Süt üreticisine, et üreticisine, arıcıya, balıkçıya bu kaynaktan niçin kaynak ayırmıyoruz değerli arkadaşlarım?

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Nereye veriyoruz parayı o zaman? Nereye, nereye veriyoruz, söyle. Nereye, nereye veriyoruz?

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – Nereye veriyorsunuz? Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor; gerçek üreticiye varmıyor, gerçek üreticinin eline bu para geçmiyor. Gerçek üreticiyi, okul çocuğu gibi, elinde dosyalarla perişan hâle getirdiniz. Vatandaş ürününe ve üretime destek istiyor, diyor ki: “Benim üretimimin, buğdayın bir üretim maliyeti var. Kardeşim, beni borsayla, aracıyla, tefeciyle uğraştırma, Toprak Mahsulleri Ofisini çalıştır.”

Bizim Burdur’da şimdi haşhaş oldu. Soruyorum, daha bir tane üretici haşhaşın fiyatını bilmiyor arkadaşlar. Ben de bilmiyorum. Bayram Bey biliyorsa söylesin, Recep Bey biliyorsa söylesin. Haşhaşın fiyatını bilen var mı?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Serbest piyasa da onun için.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – Arkadaşlar, bu serbest piyasada bu şekilde olmaz.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Nasıl olacak?

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – Bu haşhaş, kontrollü üretim… Ben, gelecek yıl ne alacağımı bilmeliyim dönümden, buğdaydan ne alacağımı bilmeliyim. Bir yıl öncesinden bu fiyatları vermeniz lazım. Avrupa Birliği ülkeleri beş yıllık destekleme politikaları yapıyor, Amerika yedi yıllık yapıyor. Bunu yapmazsanız, vatandaş önünü göremezse, üretimden vazgeçerse, işte onun arkasından Gezi Parklarında, sokakta asayiş bozulur ve bozuldu.

Dün konuşuyoruz… Arkadaşlar, dün ben Kırkpınar’daydım. O bayrak, Onuncu Yıl Marşı’mız çıktı. Onuncu Yıl Marşı’mızda, sayın bakanlarımıza gelinceye kadar o aradaki 3 bin halk ayağa kalktı; 3 bin kişi vardı, ayağa kalktı. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyoruz. Vatandaş ayağa kalkmış, ne olurdu oradaki arkadaşlarımız da… Valimiz bir kalktı, yekindi, baktı bakanlar oturuyor, o da oturdu, Vali de oturdu. Kimden korkuyoruz? Bayraktan mı korkuyoruz, milletten mi korkuyoruz, Onuncu Yıl Marşı’ndan mı korkuyoruz, Türklükten mi korkuyoruz? Niçin korkuyoruz arkadaşlar? Bakın, yayladan nereye geldik. Orada Onuncu Yıl Marşı… Bayrağa kalkıyor, bayraklar ayakta selamlanır. Biz, yabancı marşlarda dahi ayağa kalkan bir milletiz, yabancı ülkelerin marşlarında. Onun arkasından, on binlerce insan o güreş sahasında ayağa kalktı, bayrağı saygıladı. Orada denmesi gereken şu: “Arkadaşlar, bir yanlışlık oldu.” “Biz, sohbet ediyorduk, kalkamadık, özür dileriz.” deyip işi bitirmek yerine yani…

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Ne alakası var?

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – Ne alakası var? Gezi Parkı’nda da aynı şey oldu, 15 çocuk... “Aferin gençler, sizi kutluyorum, ağaca sahip çıktınız, yeşile sahip çıktınız. Peygamber Efendimiz de öyle yapardı, yeşile sahip çıkardı, temizliğe, beyaza sahip çıkardı. Sizi kutluyorum, ne güzellik. Sizin istediğiniz kadar ağaç dikeceğiz, sizlerle beraberiz.” desek, yine ülkede sorun yoktu. Biz, tavşana kaç tazıya tut, sorunun üzerine benzinle gidiyoruz, arkasından çözüm bekliyoruz.

Dün arkadaşım, Ramazan kardeşim biber gazını anlatıyor. Arkadaşım, biber gazı vergi, biber gazı para, biber gazı süt, biber gazı et, biber gazı KDV, biber gazı on numara yağ, bu vatandaşın verdiği paralar.

OSMAN KAHVECİ (Karabük) - Kırılan camlar…

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – “Kırılan camlar” diyor arkadaşım. Kırılan canları ne yapacağız, canları? Canları ne yapacağız? (CHP sıralarından alkışlar) Cam yerine gelir ama can yerine gelmez. Cam yerine gelir; ne olacak, cam; her yer cam.

Arkadaşlarım, bunlar olmaz. Fuzuli üzülüyoruz. Bakın, ramazan ayındayız. Bizim kardeşliği, sevgiyi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) – En güzel din bizim dinimiz. Bunlara bu sevgiyi, kardeşliği, dostluğu, paylaşımı anlatmamız gerekirken niçin bu kavga, bu öfke?

---

**Kaynak gösterme:** Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur). “Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve devlet memurları kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-24-2013-07-09-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=25082

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
