# 2003 mali yılı bütçesinde 9 nci tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 9 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2003-03-26-2003-mali-yili-butcesinde-9-nci-tur-gorusmeleri

> Rasim Çakır (CHP), 26 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 9 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 992 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çevre Bakanlığı bütçesiyle ilgili görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; öncelikle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, doğal zenginlikleri, yeraltı, yerüstü su kaynakları, ormanları, ekosistemleri barındıran, dünya ülkeleri içerisinde ender ekolojiler coğrafyasında bulunmaktadır. Türkiye, bu zenginliğinin, çevre bilincinin yeni farkına varabilmiş ülkelerden de birisidir; çünkü, Türkiye, hızlı kalkınma tutkusuyla, hızlı ve plansız sanayi, kontrolsüz kentleşme sürecine girmiştir ve bu süreç devam etmektedir. Bu süreç, günümüzde, çevre sorunlarının artmasına, su, hava ve toprak zenginliğimizin kirlenmesine neden olmaktadır. Bu da, ciddî boyutta tarımsal üretim azalması, kalitenin düşmesi ve toprak erozyonu nedeniyle doğal afetlerin kaçınılmaz hale gelmesi ve ekolojik dengenin bozulması demektir.

Esasen, insanlık, çevre sorunlarıyla yeni tanışmaya başlamıştır. Bu nedenle, 21 inci Yüzyılın çevre politikaların oluşturulması için, dünya ülkeleri, Rio ve Johannesburg zirvelerinde bir araya gelerek, ortak kararlar almışlar; sürdürülebilir kalkınma için, mutlak surette, doğal yaşam, çevre konuları ve kaynakların iyi yönetim planlarıyla değerlendirilmesinin ilke edinilmesinin çözüm olduğunda birleşmişlerdir.

Değerli milletvekilleri, çocuklarımızdan ödünç aldığımız ülkemiz doğal kaynaklarını koruma ve dengeli kullanma anlayışıyla torunlarımıza devretmek, temel görevimiz olmalıdır. Bu bağlamda, ciddî çevre sorunları yaşayan bölgemin sıkıntılarından sizlere söz etmek istiyorum.

Marmara Bölgesi içerisinde yer alan Trakya, kuzeyde Istranca Ormanları, Longos Ormanları, güneyde Gala Gölü sulak alanı arasında yer alan, Ergene Nehri ve kollarının suladığı birinci, ikinci ve üçüncü sınıf tarım topraklarına sahiptir. Bu bölge topraklarının yüzde 74'ü tarım toprakları olup, yüzde 65'i tarım amacıyla kullanılmaktadır. Türkiye genelinde yüzde 63 ayçiçeği, yüzde 44 pirinç, yüzde 8 buğday bu topraklarda üretilmektedir. Ancak, bu topraklar Ergene kirliliğiyle tehdit altındadır. Havzaya adını veren 194 kilometre uzunluğundaki, onlarca kolu ve dereleri olan Ergene Nehri, bölgede yanlış yer seçen, yoğun su kullanan sanayi tesislerinin kontrolsüz atıkları, sanayiin getirdiği plansız kentleşmelerin evsel atıkları nedeniyle, hiçbir amaçla kullanılamaz su niteliğindedir.

Ergene havzasındaki tarım toprakları, jeolojik yapı itibariyle Ergene kirliliğinden etkilenmeye başlamış olup, tarım arazileri ciddî tehdit altındadır. Bölgenin yeraltı su kaynakları da, dolayısıyla bu kirlilikten etkilenmektedir ve çok yakında Trakya çöl olacaktır.

Bölgemiz ve Edirne İlimizi sosyoekonomik yönden etkileyen Ergene Nehri kirliliğinin ve çevresine etkilerinin araştırılması ve tedbirlerin alınmasıyla ilgili 29.11.2002 tarihinde 33 arkadaşım ve Adalet ve Kalkınma Partisinin Kırklareli Milletvekili Sayın Ahmet Gökhan Sarıçam'ın verdiği önergeler Yüce Meclisimizce kabul edilerek araştırma komisyonu kurulmuştur ve çalışmalarına devam etmektedir.

Değerli milletvekilleri, Meclis araştırması açılması isteğini içeren bu önerge, Meclis Başkanlığına verilen 2 nci sırada araştırma önergesi olup, önerge, iktidar ve muhalefet partilerinin oybirliğiyle kabul ettiği bir önergedir. Bu da, 22 nci Dönem Parlamentosunun çevreye ne kadar duyarlı bir parlamento olduğu noktasında kamuoyunda çok olumlu izlenimler bırakmıştır.

Meclis araştırması görüşmesinin yapıldığı birleşimde, konuyla ilgili bakanlığın çalışmalarıyla ilgili 57 nci hükümetin Çevre Bakanı Sayın İmdat Sütlüoğlu tarafından bilgi verilmiş olup, Ergene Nehri kirliliğinin bertarafı için, atıksu ve katı atık yönetimine acil ihtiyaç olduğu, bu projenin ön fizibilite çalışmasının yapıldığı belirtilmiştir.

Ergene Havzasındaki katı atıkların geri kazanılması ve atıksuların, ortak veya münferit kurulacak arıtma tesislerinde arıtılmasıyla ilgili projenin tahmini maliyetinin 260 000 000 dolar olduğu ve finans temini çalışmalarının yapıldığı; zira, Çevre Bakanlığı bütçesinin çok kısıtlı olduğu, Sayın Bakan tarafından, o gün, bu kürsüde ifade edilmiştir.

Sayın Bakan haklıdır. Bugün görüşülmekte olan Çevre Bakanlığı bütçesini incelediğimizde, bu Bakanlığa genel bütçeden ayrılan miktarın 43 trilyon olduğunu ve bu miktarın çevre koruma hizmetleri için olan bölümünün 39 trilyon olduğunu görüyoruz.

Sayın Bakanın, Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında, Çevre Bakanlığının bütçesi görüşülürken, 400 trilyonun üzerinde bir bütçe talebiyle değerli komisyonumuzun önüne geldiğini, sizlere, bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Bu rakamlar, bize, ülkemizde, hâlâ, çevre koruma bilincinin, ne yazık ki oluşmadığını göstermektedir. Ancak, diğer taraftan, Çevre Bakanlığı, kısıtlı bütçe imkânları dahilinde, 13 Ocak 2002 tarihinde Trakya Üniversitesiyle bir protokol yapmış ve ülkemizde akarsu kirliliğinin sembolü olan Ergene Nehri kirliliğinin, havzasına yaptığı etki ve buna bağlı olarak bölgede yaşanan olumsuzların giderilmesi amacıyla, ekolojik temelli, Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı üniversite tarafından tamamlanıp Bakanlığa teslim edilmiştir; ancak, Bayındırlık Bakanlığıyla yaşanan yetki kargaşası nedeniyle onay beklemektedir.

Bu plan, bölgenin, topografya, jeomorfoloji, jeoloji, hidroloji, hidrografi, toprak, meteorolojik elemanlar, genel, bölgesel arazi kullanımı, ekosistem ve koruma alanları, kentsel ve kırsal kullanım ve yerleşme alanları, afet alanları, tarım, orman, maden ve enerji, sanayi, ulaşım, nakil hatları, sınırlar, demografik ve sosyal yapı, ekonomik yapı, haritalar ve planlar, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri, kirlilik ve atıklar, kirlenme verilerinin izlenmesi ve çevrenin korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin incelenmesi sonucu oluşturulan veritabanının, planlama tekniğiyle mekâna indirgenerek yapılmış, kararları ve uygulama hükümleri bulunan bir çalışmadır. Bugüne kadar yapılan en önemli çalışmalardan bir tanesidir.

Hükümetin, bu programın bölge planlaması bölümünde "bölgesel gelişme planları ve il gelişme planları ile bölgelerarası gelişmişlik farkının dengelenmesi, uygulanan sektörel ve makro kalkınma planlarının etkinliğinin artırılarak çarpık kentleşmenin önlenmesi, metropollere ve kentsel alanlara yönelik göçün asgarîye indirilmesi, çevre ve mekân kalitesinin korunarak, kentsel büyümenin kontrol altına alınması konularının önemini koruduğu" ifadesi yer almaktadır ve bu bölümde, DPT programlarında yer alan Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesi Gelişme Projesi, Doğu Anadolu Projesi Anaplanı ve Doğu Karadeniz Bölgesi Gelişme Planının uygulama çalışmalarına devam edildiği ve devam edecek projeler içerisinde Yeşilırmak Havza Gelişim Projesinin yer aldığı görülmektedir.

Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi ile Yeşilırmak ve kollarının yer aldığı havzada erozyon, su ve çevre kirliliği sorunlarının önemli boyutlara ulaştığı ve bu projeyle, havzada ekolojik dengeyi bozmadan en uygun ve ekonomik arazi kullanım planlamasının yapılması, doğal kaynakların güncel takibinin ve yönetilmesinin sağlanması amaçlandığı bilinmektedir ve bu kapsamda erozyonun önlenmesi, su kirliliğinin belirlenmesi ve kontrolü, meraların ıslahı, orman alanlarının belirlenmesi ve izlenmesi, şehirleşme ve sanayileşmenin takibi ile planlı gelişme konularında sorunlarının çözümünün öneminin yer aldığı görülmektedir.

Böyle bir proje, DPT programlarında ve dolayısıyla hükümet programındayken; geçtiği topraklara ölüm saçan, içinde hiçbir canlı barındırmayan Ergene Nehri kirliliği ve bu kirliliğin çevresine yaptığı etkileri ve bozulumları önleyecek ve kapsamı yukarıda belirtilen Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı çalışması, yetki uyuşmazlığı nedeniyle tozlu raflarda beklemeye bırakılacak bir çalışma, diğer taraftan, tehlikeli bir su olan Ergene kirliliğinin bertarafı için tek kuruş para ayrılmayan Çevre Bakanlığı!.. Maalesef, Trakya insanının büyük bir umutla, büyük bir heyecanla beklediği hükümet programında bir kelime dahi Ergene'ye yer verilmeden, Çevre Bakanlığında tek kuruş dahi Ergene'ye ayrılmadan, bu heyecan ve umudun yavaş yavaş söndüğünü, hepimiz zaman içerisinde gözlemleyeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “2003 mali yılı bütçesinde 9 nci tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2003-03-26-2003-mali-yili-butcesinde-9-nci-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
