# Bayındırlık ve iskan bakanı koray aydın hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/8)-(s.s.670)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2004
- **Gündem:** BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI KORAY AYDIN HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/8)-(S.S.670)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-koray-aydin-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas

> Rasim Çakır (CHP), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI KORAY AYDIN HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/8)-(S.S.670)); konuşma 768 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, 21 inci Dönem hükümetlerinde Bayındırlık ve İskân Bakanı olan Sayın Koray Aydın hakkında vermiş olduğu önerge doğrultusunda oluşturulan komisyonda görev aldım. Bu komisyonda yapmış olduğumuz çalışmaları ve kişisel olarak kanaatlerimi ifade etmek üzere huzurlarınızdayım.

Değerli arkadaşlarım, öncelikle, komisyonda görev alan bütün milletvekili arkadaşlarıma ve bize destek veren bütün bürokrat arkadaşlara, huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten, çok yoğun, yıpratıcı ve uzun bir çalışma sonucunda, sizin önünüze, bu konuyla ilgili, olabildiğince açık, olabildiğince şeffaf bir belge sunmaya gayret ettik; yalnız, bu çalışmalar esnasında tespit ettiğim hususları, konunun uzun dönemli çözümü açısından katkısı olur düşüncesiyle sizlerle paylaşmak istiyorum.

Komisyon çalışmasına başladığımızda öncelikle bizlere yardımcı olacak bürokratları tespit ettik ve daha sonra konuyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşmak üzere çalışmalar yaptık; fakat önümüze odalar dolusu dosyalar yığıldı; yani, bir milletvekili olarak veya bir bürokrat olarak bu dosyaların içinden aradığımızı bulmanın, doğruya ulaşmanın ne kadar mümkün olduğunu takdirlerinize sunuyorum. Bunu da, bugün Türkiye'de devletin şeffaf olması, e-devlete bir an önce geçilebilmesinin gerekliliğini ifade etmek için söylüyorum.

Ondan sonra, komisyona konuyla ilgili tarafları davet ettik. Gelenler, komisyon üyelerinin millet adına sordukları soruya cevap verip vermemekte özgür; gelenler bize hiçbir şey söylemediler; biz sorduk, onlar sustu, Sayın eski Bakan dahil. Onların bu suskunluğundan neler elde ettiysek, o bilgileri yoğurup raporumuza koyduk, onlar susma hakkını kullandılar, biz mahkeme olmadığımız için hiçbir şey yapamadık. Bu konuyla ilgili bir mahkeme süreci de devam ettiği için mahkeme sürecinden elde edilen bilgi ve belgeleri toparladık, bunları sistematik bir şekilde inceleyerek, sizlere, karar vermenize yardımcı olmak açısından bir rapor sunduk; ama, gördüğüm o ki, değerli arkadaşlarım, eğer bu ülkede yolsuzlukların üzerine gidilecekse, eğer bu ülkede yolsuzluk yapmaya niyetlenen insanların, niyetinden hemen sonra, bu niyetine engel olunmak isteniyorsa, o zaman, öncelikle yapılması gereken iş, demokrasiden korkmamak lazım, demokrasiye inanmak lazım, demokrasiye güvenmek lazım, devletin şeffaf olması lazım ve devletin, bir an önce, bütün kurumlarıyla ve kurallarıyla e-devlete geçip, isteyen kişinin istediği bilgiyi, istediği anda alabilme ve denetleyebilme haklarına kavuşabilmesi lazım. Bunların hepsinden de önemlisi, bu ülkede, bir an önce milletvekilli dokunulmazlığının sınırlandırılması lazım.

Bugün yargılananlar, bu hakları kendileri adına kullanmak noktasında bu kuralları değiştirmediler; ama, şimdi onlar burada oturmuyorlar, onların yerine bizler oturuyoruz. Eğer biz de, yarın bu kurallar bize faydalı olacak, yardımcı olacak diye düşünerek bunların üzerine gitmez, dokunulmazlıklarla ilgili bir şey yapmazsak, eminim ki, bu iddiayı daha doğru ve daha yüksek sesle söyleyenler yarın burada oturacaktır.

Bütün bunlar olurken, hükümet bunun neresinde, bu işin neresinde; yani, seçim meydanlarında "yolsuzluğun üzerine gideceğim, yolsuzluğu ortadan kaldıracağım, hesap soracağım" diyenler, iki yıllık süreç içerisinde neler yaptılar?! Sadece komisyonların kurulmuş olması, komisyonların çalışmış olması, onların bu Meclise raporlarının sunuluyor olması yeterli mi veya yetecek mi?! Ben umut ediyorum ki yetmeyecek. Çünkü, bugüne kadar, e-devlete geçişle ilgili, şeffaflaşmayla ilgili, demokratikleşmeyle ilgili ciddî, önemli hiçbir adım atılmamıştır.

Bir taraftan milletvekili lojmanlarını kaldıracağız derken, diğer taraftan lojman sayısının 8 000 artmasına göz yummak; bir taraftan devleti küçülteceğiz derken, diğer taraftan 200 000 kişinin devlete alınmasının önünün açılması; bu konuda hükümetin vermek istediği görüntü ile yaptığının birbiriyle ne kadar çeliştiğini, açık açık gözler önüne sermektedir.

Bu komisyonun çalışması, bundan sonra, sivrisinekleri yakalayıp öldürmeye değil, bataklığı kurutmaya yönelik, Türkiye'de köklü çözümler üreten bir mekanizmayı harekete geçirebilir diye umuyorum.

Sayın Koray Aydın'la ilgili yapmış olduğumuz tespitlere gelince: Bizim ulaşabildiğimiz bilgi ve belgeler doğrultusunda, Sayın Bakanın döneminde, deprem nedeniyle, gerekçesiyle de olsa, yapılmış olan ihalelerin tamamının teklif alma suretiyle yapılmış olması; bazı işlerin -sağlık ocağı gibi, jandarma binası gibi, aslında hiçbir özelliği olmayan bazı işlerin- özelliği olan işler kapsamına alınmış olması; o dönemde yapılan ihalelerde, daha öncekilerle mukayese ettiğimizde, kırımların çok az olması; bunun yanında, Sayın Bakanın babasına ait olan işyerinin, bakan olmadan önce yıllık cirosu 250 milyar lira iken, bakan olduktan sonra 5 trilyona, 6 trilyona ulaşıyor olması ve Sayın Bakanın, mal varlığıyla ilgili, ciddî bir şekilde şüphe götüren, tereddüt ifade eden açıklanamaz durumların olması.

Bu nedenlerle, ben, Edirne Milletvekili Rasim Çakır olarak, elimi vicdanıma koyarak, Sayın Bakanın Yüce Divanda yargılanması yönünde Komisyonda vermiş olduğum kararın burada da geçerli olduğunu ifade etmek istiyorum.

Bunu söylerken, bunun bir sonuç değil, daha ileri noktaya bir sebep teşkil etmesini canı gönülden diliyorum. Hep beraber, elbirliğiyle, buradan dersler çıkararak, bundan sonra, sivrisineklerin oluşmayacağı, bataklıkların kuruyacağı bir Türkiye; herkesin birbirini görebildiği, her şeyi görebildiği, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlediği, kişisel hak ve özgürlüklerin en yüksek düzeyde olduğu ve artık, bazı şeylerin devlet sırrı olmaktan çıkarıldığı, özgür bir Türkiye'nin yaratılabilmesi için bir sebep teşkil etmesini diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, oyumun, Sayın Bakanın Yüce Divana gitmesi doğrultusunda olduğunu ifade ederek, Yüce Kurulunuzu saygı ve sevgiyle selamlıyor, ramazanınızın ve bayramınızın kutlu olmasını diliyorum efendim.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “Bayındırlık ve iskan bakanı koray aydın hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/8)-(s.s.670)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-koray-aydin-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
