# Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 9 Şubat 2005
- **Gündem:** TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-02-09-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701

> Rasim Çakır (CHP), 9 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)); konuşma 1.436 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RASİM ÇAKIR (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Lisanlı Depoculuk Kanunu Tasarısının 24 üncü maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, umuyorum, AKP Hükümetinin tarım politikaları böyle devam ettiği müddetçe, bu lisanslı depoculuk kanunu memleketimize hayırlı olur; bu depolara da koyabilecek tarım ürünü inşallah hep beraber bulabiliriz.

Ben, maddeyle ilgili görüşlerimi ifade ederken, hazır Değerli Sanayi Bakanımız da buradayken, Türkiye'de pancar üretimi ve şekerle ilgili son günlerde yaşadığımız üzüntü verici olayları dile getirip, 7 000 000 pancar üreticisinin, binlerce şeker fabrikası çalışanının ve onların aileleriyle birlikte 10 000 000 kişiyi ilgilendiren bu konuda, Değerli Tarım Bakanımız, endişeleri giderici açıklamalar yapar, tedirginlikleri giderici açıklamalar yapar, pancar üreticileri ve bizler de, bu gece, burada, bir oh çekme fırsatı buluruz.

Değerli arkadaşlarım, şekerpancarı niçin önemli; öncelikle sözüme buradan başlamak istiyorum. Şekerpancarı tarımı, ülkemizin 64 ilinde, yaklaşık 7 000 yerleşim biriminde, her yıl 234 pancar bölge şefliği denetiminde, 608 alım merkezi yoluyla, 4 000 000-5 000 000 dekar alanda ekimi yapılmaktadır.

Şekerpancarı üretiminin ekonomi, istihdam ve çevre açısından önemini ana başlıklar halinde şöyle özetleyebiliriz:

Sağladığı katmadeğerle ülkeyi ve çiftçiyi zenginleştiren, özellikle Orta Anadolu şartlarında alternatifi olmayan ve kırsal kesimin sosyoekonomik durumunu iyileştiren bir sanayi bitkisidir.

Çiftçiyi toprağa bağlayarak köyden kente göçü engelleyen tek bitkidir.

Tarımda ana itici güç ve şeker tarımının yapıldığı yörelerde örnek bir üretim koludur.

Tarımda münavebe uygulamasının öncüsü ve sulu ziraatın yaygınlaştırıcısı olmuştur.

1 dekarının fotosentez yoluyla havaya verdiği oksijen 6 kişinin bir yılda tükettiği oksijene eşdeğer olup, aynı orman alanından 3 kat fazla oksijen üretir. Bu yönüyle, ülkemizin de taraf olduğu Kyoto Çevre ve İklim Değişikliği Protokolü çerçevesinde, üretimi daha da önem kazanan bir bitkidir.

Biyoenerji ya da yeşilenerji olarak da tanımlanan ve son yıllarda dünyada üretimi ve kullanımı yaygınlaşan biyoetanolun önemli bir hammaddesidir.

Yan ürünleri baş, yaprak, yaş pancar posası ve melası hayvan yemi olarak kullanılan ve 1 dekar pancardan 50 kilogram et veya 500 litre süt üretiminin elde edildiği bir bitkidir.

1 dekarında yaklaşık 10 kişi istihdam edilir.

Endüstri bitkileri içerisinde sağladığı katmadeğer bakımından ikinci sırada yer alır.

Kendisinden sonra ekilen hububatta yüzde 20 verim artışına sebep olur.

Yılda yaklaşık 25 000 000 tonluk taşıma hacmi yaratarak, taşıma sektörüne büyük bir pazar oluşturur.

Çapa ve hasat dönemlerinde 250 000 topraksız, az topraklı ve işsizlere yüz gün süreyle istihdam sağlar.

Yılda yaklaşık 450 000 aile tarımını yapmakta ve fabrikalarda 30 000 kişiye yakın istihdam sağlamaktadır.

Ayrıca, pancar, dünyayla rekabet edebileceğimiz tek tarımsal bitkidir; çünkü, Türkiye'nin dönüm başına pancar üretimi dünya ortalamalarının üzerindedir.

Durum böyle iken, bu konuyla ilgili dünyada ve Avrupa Birliğindeki pozisyona bir göz atmamız gerekiyor. Dünyada 2002-2003 üretim döneminde beyaz şeker üretimi bir önceki yıla göre yüzde 7,44 oranında artarak 148 913 000 ton olarak gerçekleşmiştir. Üretimin yüzde 75,1'i (111 858 000 ton) şeker kamışından, yüzde 24,9'u ise (37 055 000 ton) pancardan elde edilir.

Kamış şekeri, toplam dünya şeker üretiminde yüzde 75'in üzerinde ve ihracatında ise yüzde 90'a yakın pay almaktadır. Kamış şekeri fiyatlarının daha düşük olması nedeniyle, pancardan şeker üreten ülkelerin ulusal politikalarında pancar şekerinde korumacılık önemli bir yer tutmaktadır.

Dünya şeker üretiminde 23 600 000 tonla Brezilya ilk sırada yer almakta, bu ülkeyi Hindistan, Avrupa Birliği, Çin, ABD, Tayland, Avustralya ve Meksika takip etmektedir. Bu ülkeler, 2003 yılında yaklaşık 100 000 000 ton üretimleriyle, dünya şeker pazarının üçte 2'sini elinde bulundurmaktadırlar.

Pancar şekeri, üretim prosesi gereği kamış şekerine göre daha pahalıya üretilmekle birlikte, gelişmiş ülkelerin gıda güvencesi, üretici geliri ve tarımsal ekonomi politikaları açısından büyük önem taşımakta ve desteklenmeye devam etmektedir.

Avrupa Birliğinde de durum şöyledir değerli arkadaşlarım: Türkiye'de olduğu gibi serin iklim kuşağında yer alan Avrupa Birliğinde şeker, şekerpancarından üretilmektedir. Topluluk şeker rejimi, ortak tarım politikasının genel işleyişi içinde değerlendirilerek, bunun içinde bir malî dayanışma kavramı geliştirilmiş ve 1962 yılında Avrupa Tarımsal Garanti ve Yön Verme Fonu kurulmuştur. Yine, ortak tarım politikasının temel amaçlara ulaşabilmesi için iki araç geliştirilmiş; bunlardan birincisi yukarıda ifade ettiğimiz, ikincisi ise ortak piyasa düzenidir ve Avrupa Birliğinin pancara yıllık yapmış olduğu destek 1,5 milyar eurodur. Türkiye'de bu rakam, yılık ortalama 100 000 000 dolar civarında.

Değerli arkadaşlarım, Avrupa Birliğinde şekerin üretim maliyeti 660 dolar/tondur. Avrupa Birliği ülkeleri, oluşturdukları Tarımsal Garanti ve Yön Verme Fonundan sağlanan sübvansiyonlarla Brezilya, Tayland, Avustralya, Hindistan, Kolombiya gibi ülkelere maliyeti 240-280 dolar/ton olan kamış şekeriyle rekabet ederek 189 dolara şeker ihraç etmektedirler. Yani, bizden daha pahalıya üretiyor olmalarına rağmen, dünya piyasalarından daha ucuz fiyatlarla dünyaya şeker ihraç etmektedirler, pancar üretiminden vazgeçmemektedirler.

Amerika Birleşik Devletlerinde tarıma destek 75 milyar dolar, şekere destek 1,8 milyar dolardır. Avrupa Birliğinde tarıma destek 46 milyar euro, şekere destek 1,5 milyar eurodur. Bizim tarıma yaptığımız desteklemeyi çok bulan, destekleme ve sübvansiyonların kaldırılmasını telkin eden IMF ve Dünya Bankasının bulunduğu ülkeler, bizden çok çok fazla miktarlarda tarıma destek ve sübvansiyon uygulamaktadırlar.

Durum böyleyken, Avrupa Birliğinde üretilen şekerin yüzde 98'i pancardan, yüzde 2'si nişasta bazlı tatlandırıcılardan; Amerika Birleşik Devletlerinde yüzde 95'i pancardan, yüzde 4 veya 5'i nişasta bazlı tatlandırıcılardan elde edilirken, Türkiye'de Şeker Yasası gündeme gelirken, bu kota yüzde 10 olarak tespit edilmiş ve Bakanlar Kuruluna da bunu yüzde 50 artırma ve eksiltme yetkisi verilmiş. Hükümetiniz bu yetkiyi kullanarak, yüzde 50 nispetinde bu kotayı artırarak nişasta bazlı tatlandırıcıdan elde edilen şeker miktarını yüzde 15'e çıkarmış.

Şimdi, bunun piyasadaki etkilerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu uygulama, pancar ekim alanının 380 000 dekar, pancar üretiminin ise 1 500 000 ton azalmasına sebep olmuştur. Pancar ekim alanları yüzde 10 daralmıştır. 200 köyde 30 000 çiftçi ailesinin ekimine eşdeğer alanda pancar ekimi yapılamamıştır. İki fabrikanın işleme kapasitesine eşdeğer üretim daralması olmuştur. Halen mevcut 3 000 000 ton/yıl pancar şekeri üretimi kapasitesine, pancar şeker sanayii de daha düşük kapasiteyle çalışır duruma gelmiştir. Pancar şeker sanayiinin sahip olduğu pazarın bir bölümü nişasta bazlı şeker üreticilerine verilmiştir. Türkiye, uluslararası pancar şekeri ticaretinde stratejik önemini kaybetmiştir. Ülke, bazı tarım ürünlerinden olduğu gibi, şekerde de dışa bağımlı hale gelmiştir, ülke şeker pazarı çokuluslu şirketlerin tekelinin eline geçmiştir.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, üretim kotaları bu şekilde pancar üreticisinin aleyhine gelişirken, bir de 27 Aralık 2004 günü Bakanlar Kurulu, Türkiye'de Şeker Kurumunun kapatılmasına yönelik bir karar almış ve 31 Aralık günü bu karar Resmî Gazetede yayımlanmıştır.

Şeker Kurumu ne görev yapar, ne için vardır; Şeker Kurumu, Türkiye'de pancar üretimini, şeker üretimini, nişasta bazlı tatlandırıcı üretimini, bu piyasayı kontrol eden, denetleyen, gerekli izinleri, ruhsatları veren bir kurumdur. Bu kurumun görevine son verilmesi, bu piyasanın denetlenemez hale gelmesine sebep olacaktır. Bununla ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, Grup Başkanvekilimiz nezdinde gerekli açıklamaları yaptık. Daha sonra, Sayın Genel Başkanımız, Grup konuşmasında, 20 dakika süreyle, bu konuyla ilgili, Türkiye'ye mesajlar vermeye çalıştı; ama, üzüntü vericidir ki, bizim vermeye çalıştığımız bu mesajlar, ne ulusal medyada bir haber oldu ne de hükümet bu mesajları alıp, bunun karşılığında ciddî bir açıklama yaptı. İnşallah, bu gece, bu açıklamayı, Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanımızdan hep beraber dinleyeceğiz.

AHMET ERSİN (İzmir) - Hiç bekleme, yapmazlar!

RASİM ÇAKIR (Devamla) - Şimdi, bu konuyla ilgili, Türkiye'de, pancar üreticileri ayaklanmış, üreticilerin temsilcileri ayaklanmış, her yerde feryadı figan; bu konuyla ilgili açıklamalar yapılmış, mahkemelere gidilmiş ve bu konuyla ilgili, yine Şeker-İş Sendikası birtakım açıklamalar yapmış. Bu açıklamalarda, iki önemli noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Şeker-İş Sendikası diyor ki: "Bu karar, sektörde büyük bir kaosu başlatacak, iki üç yıl gibi kısa bir dönemde pancar şekeri stokları hızla artacak ve pancar üretimi 13 300 000 tondan 2 000 000-3 000 000 tona kadar, pazar payı ise 300 000 tona kadar düşecektir. Ekonomik açıdan 1 katrilyon liraya ulaşan zararlar olabilecektir." Yine, Şeker-İş Sendikası "yakın gelecekte, 74 ilde yapılan pancar ekiminden geçimini sağlayan 7 000 000 pancar çiftçisi ile 30 fabrikada çalışan 26 000 şeker çalışanı ve aileleriyle birlikte 100 000'den fazla insanımız doğrudan etkilenecektir" diyor.

Bütün bunlar söyleniyor, ulusal medyada tık yok, hükümette tık yok. Söylenen tek şey, pancar üretiminin maliyetlerinin yüksek olduğu. Bu, kesinlikle doğru değildir. Burada yapılmak istenen şey, Türkiye'de şeker piyasasının uluslararası tekellerin eline geçmesini sağlamaktır, nişasta bazlı tatlandırıcı üreticilerinin kotalarının legal ve gayrilegal yollardan artırılmasının yolunu açmaktır, piyasadaki denetimin ortadan kalkmasını sağlamaktır ve süreç içerisinde pancar üreticisinin mağdur edilmesini sağlamaktır.

Ben, şimdi, Sayın Bakanıma soruyorum: Şeker Kurumunun görevine son vererek neyi amaçlıyorsunuz? Bunun yerine ne gibi bir düzenleme getirip, bu ülkede pancar üreticilerinin sorunlarına ve ekmeğine sahip çıkacaksınız ve bu düzenlemeyle kimleri korumaya çalışıyorsunuz, kimlere ilave gelirler sağlamaya çalışıyorsunuz? Ben, Sayın Bakanımdan, bu sorularımın net cevabını istiyorum.

AHMET ERSİN (İzmir) - Vermezler kardeşim, ısrar etme!

RASİM ÇAKIR (Devamla) - Unutulmamalıdır ki, Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkede, emeğiyle geçinen, yaşayan pancar üreticisinin alınterini sonuna kadar korumaya kararlıdır. Hiç kimse, pancar üreticisini sahipsiz zannetmesin. Duyduğumuz dedikodular bilemiyoruz ne kadar doğrudur; cevaplarını istiyoruz. Nişasta bazlı şekerin katı hale getirilip, kotanın genişletilmesinin yolu mu açılmaya çalışılıyor? Bu karar yayımlandıktan sonra, kota artırımı talebiyle Sanayi Bakanlığına yapılmış bir müracaat var mıdır; varsa, hangi şirketlerdir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-02-09-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
