# 24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2005
- **Gündem:** 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin

> Rasim Çakır (CHP), 17 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 809 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RASİM ÇAKIR (Edirne)- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz İl Özel İdareleri Kanununun 47 nci maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, şu an İspanya takımı Real Zaragoza karşısında mücadele eden Fenerbahçe takımımıza başarılar diliyorum; diliyorum başarılı olur. (Alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, bu yasa tasarısını ikinci kez Mecliste görüşüyoruz. Birçok konu ikinci kez kürsüden dile getirildi. Ben, sürem yettiği ölçüde bu tasarıyı bir başka boyutta ele alıp, sizlerin gözü önüne koymaya çalışacağım.

Öncelikle, bu yasa tasarını, sadece bireysel olarak değerlendirmek, kanımca, doğru bir değerlendirme tarzı olmaz. Bu tasarıyı, bugüne kadar, Parlamentodan geçmiş veya geçirilmek istenmiş diğer yasa tasarılarıyla beraber ve hükümetin bugüne kadar olan uygulamalarıyla beraber değerlendirebilirsek, zannediyorum, bunun ülkede yaratacağı sonuçları algılama da biraz daha kolay hale gelir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, İktidar Partisi sözcüleri, bu yasayı, hizmeti kolaylaştırma, merkezî inisiyatifi yerele dağıtma ve insanların bu anlamda günlük problemlerinin daha kolay çözülebilir hale gelebilmesi şeklinde savunmaya çalıştılar. Şimdi, bu yasa ve buna yardımcı olan yasalar, acaba, gerçekten, sizlerin ifade ettiği biçimde, bu ülkede yaşayan insanların daha mutlu olabilmelerine, günlük sorunlarını daha kolay çözebilmelerine yardımcı mı oluyor; dilerseniz, bu perspektifte bir açılım yapmak istiyorum.

Bugüne kadar çıkardığımız, Köy Hizmetlerinin kapatılmasıyla ilgili yasa -pratikte devletin köye hizmet götürmesi niyetinin azaldığı, zayıfladığı bir uygulama biçimine dönmeye başladı- Yerel Yönetim Yasası, Kamu Yönetimi Reform Tasarısı, YÖK Yasası, İş Yasası, SSK hastanelerinin devriyle ilgili yasa; bütün bunlar, hep aynı fikre, hep aynı düşünceye hizmet eden yasalar şeklinde getiriliyor.

İş Yasasıyla, Türkiye'de, işçilerin ekonomik ve demokratik haklarını savunamayacağı bir mal, emtia gibi görüldüğü bir iş hayatı ortaya çıkarıldı ve ciddî memnuniyetsizlikler var işçiler içerisinde.

Bir bakıyorsunuz, pancarla ilgili -geçen hafta sorular sorduğumu ifade ettim, Sayın Bakan cevap vermedi- Şeker Kurumu kapatılıyor; pancar üreticisinde ciddî bir sıkıntı var, bir hareket var.

Diğer taraftan, taşıyıcılarla ilgili bir yönetmelik değişikliği yapılıyor; Türkiye'de, kamyon şoförleri ve kooperatifleri, ciddî sıkıntılar içerisinde ve yükselen bir biçimde, tepkilerini dile getiriyorlar.

Bir başka yönden, Hava Kirliliği Yönetmeliği değiştiriliyor. Türkiye'de üretilen kömürün büyük bir bölümünün, maalesef, Türkiye'de tüketilmesi yasaklanıyor ve madencilerin hepsi ayaklanmış; ama iktidar kapısında, ama muhalefet kapısında sorunlarına, dertlerine çözüm bulmaya çalışıyorlar.

Bir bakıyorsunuz, bir Bakanlar Kurulu tebliği... Ayçiçeği üreticisine prim ödemek yasal bir zorunluluk, devletin, hükümetin almış olduğu bir karar; ama, tebliğde, ayçiçeği üreticisinin önemli bir bölümü primden yararlanamaz bir biçim ortaya konuluyor.

Diğer taraftan, SEKA kapatılıyor, SEKA işçileri ayaklanmış, çoluk çocuk, meydan meydan, dertlerine, sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyorlar.

Bütün bunlar olurken, toplumun çeşitli kesimlerinde ciddî memnuniyetsizlikler varken, memurlar, işçiler, emekli dul ve yetimler, esnaflar, köylüler, her geçen gün reel gelirlerinde kayıplara uğrarlarken, yoksullaşma hızla devam ederken; diğer taraftan, bakıyorsunuz, toplumun örgütlü muhalefet gücünü kısmaya yönelik yasalar ve yönetmelikler gündeme geliyor. Köylü, yoksullukla susturuluyor; işçi, İş Yasasıyla; memur, Kamu Yönetimi Reform Tasarısıyla.

Değerli arkadaşlarım, öbür taraftan, ulusal medyanın büyük bir bölümü...

HALUK KOÇ (Samsun) - Ulusal değil, yaygın...

RASİM ÇAKIR (Devamla) - Düzeltiyorum; yaygın medya.

...işini gücünü bırakmış, muhalefeti eleştiriyor, muhalefete ekranlarını ve sayfalarını kapatıyor ve dünyanın hiçbir demokrasisinde olmayan bir biçimde, muhalefeti eleştiriyor.

Diğer taraftan, Türkiye'nin iç durumu böyleyken, uluslararası siyasette de, maalesef, iddialarımızı zayıflatan, haklılıklarımızı zayıflatan bir uluslararası siyasî anlayış ortaya konuluyor.

Şimdi, bunlar, benim, ciddî bir araştırmayla kaleme aldığım şeyler değil; bunlar, benim, bugüne kadar hep beraber yaşadığımız ve hafızamı biraz zorlayarak, kısa kısa notlar alarak sizlere genel bir çerçevede sunmaya çalıştığım şeyler.

Türkiye, sizin istediğiniz gibi yaşamak istemiyor, sizin götürmek istediğiniz yere gitmek istemiyor; bunu, size hatırlatmak istiyorum. Kabul ediyorum ki, bir kabuk değişikliği var; ama, ben, siyaset adamıyım, benim için önemli olan, bu kabuk değişikliğinde halkın menfaatlarıdır. Eğer, bu kabuk değişikliği, bu ülkede yaşayan insanların büyük bir çoğunluğunun menfaatına, refahına, refahını yükseltmeye göre değilse, bu kabuk değişikliği, sizin ifade etmeye çalıştığınız bir reform değildir, bir yenilik değildir, bir ilericilik değildir. Siyasetin ölçüsü, toplumu mutlu edebilmek, memnun edebilmek, daha iyi bir yaşam standardına götürebilmektir.

Bütün bunların hepsi, demokratik ortamı zayıflatmak, toplumsal muhalefetin gücünü kırmak, üniter yapıyı zayıflatmak, merkezî otoritenin etkisini, merkezî otoritenin gücünü etkisiz kılmayı amaçlayan çalışmalardır.

Bütün bunların üzerine de, 10 000 üniversite mezunu gencimizi polis yapma kararı alıyoruz. Bununla da övünüyoruz; diyoruz ki: Avrupa Birliğinde kişi başına düşen polis sayısı bu kadardır. Biz, 10 000 üniversite mezunu genci polis yaparak, Avrupa Birliği standartlarını tutturacağız(!)

Değerli arkadaşlarım, bizim tutturmak zorunda olduğumuz, bu ülke adına, bu ülkede yaşayan insanlar adına çok daha faydalı, çok daha yararlı Avrupa Birliği standartları var; önce onları tutturalım, önce bu ülkede yaşayan insanların mutluluğunu ve refahını sağlayacak standartları tutturalım, ondan sonra, eğer, gücümüz yetiyorsa, bir polis devleti olma yolunda ilerleyelim.

Ben, bir genel çerçeve çizdim. Dikkate alırsınız veya almazsınız; ama, benim bu uyarılarım, inanın ki, bu ülkede yaşayan insanların önemli birçoğunun yapmış olduğu uyarılardır. Bu uyarılar, artık, yavaş yavaş uç vermeye, filiz vermeye de başladı. Dikkate alır veya almazsınız; ama, bizim, muhalefet partisi olarak, bu uyarıları yapmak, bu düşünceleri Türkiye'yle paylaşmak gibi bir sorumluluğumuz var.

Yasanın hayırlı olmasını diliyorum, Yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
