# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 17 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-03-17-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Rasim Çakır (CHP), 17 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.439 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RASİM ÇAKIR (Edirne) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Şeker Kurulunun ve Toprak Mahsullerinin hazineye olan borçlarının görev zararı olarak kabul edilmesine yönelik maddeyle ilgili söz almış bulunuyorum; öncelikle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu maddeyi konuşmadan önce, Şeker Şirketinin bu zararının nasıl oluştuğunu, hangi politikalarla bugünlere gelindiğini ve bunun hazine tarafından karşılanmak zorunda bırakıldığını, sizlere biraz hatırlatmak istiyorum.

4634 sayılı Şeker Yasası yapılırken, Sayın Bakanımız Ali Coşkun ve Afyonkarahisar Milletvekilimiz Sayın Sait Açba, bu gelişmeleri çok yakinen bilen ve bu yasanın hazırlanmasında fiilen gayretleri olan değerli iki arkadaşımız. Keşke burada olsalardı ve bu yasanın, bugün bizi hangi noktalara zorladığını onlara da anlatabilmiş olsaydım.

4634 sayılı Şeker Yasasında, nişasta bazlı tatlandırıcı kotası yüzde 10 olarak tespit edilmiş ve Bakanlar Kurulu, bunu yüzde 50 nispetinde artırabilir, eksiltebilir diye de bir madde konulmuş. Bu oranlar, değerli arkadaşlarım, Fransa'da yüzde 5, Amerika'da yüzde 2; yani, Fransa ve Amerika, pancar üretiminden ve pancardan elde ettiği şekerden vazgeçmiyor. Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında -25 ülkede- yapılan çalışmada nişasta bazlı tatlandırıcının pancardan elde edilen şekere oranı yüzde 2,91; yani, gelişmiş ülkelerde durum böyleyken, 4634 sayılı Yasayla bir Şeker Kurumu oluşturulmuş, Şeker Üst Kurulu oluşturulmuş, bu kotaları belirleme yetkileri verilmiş ve hükümete de nişasta bazlı tatlandırıcı kotasını yüzde 50 artırma ve eksiltme yetkisi verilmiş.

O günden sonraki hükümetler, maalesef, bu yasadan elde ettikleri yetkiyi sürekli nişasta bazlı tatlandırıcıların lehine kullanmışlar. Şeker Şirketinin elinde (A) kotası 300 000 ton, 500 000 ton şeker olmasına rağmen, stoklarında bu kadar şeker olmasına rağmen bu şeker kullanılmamış, bunun yerine nişasta bazlı tatlandırıcıların üretiminin artırılması yönünde Bakanlar Kurulu karar vermiş. Tabiî, durum böyle olduğunda da, Şeker Şirketinin zarar etmemesi, Şeker Şirketinin borçlanmaması mümkün değil ve bu yanlış politika, bugün, Yüce Heyetinizi, bu borcun hazineden karşılanması gerektiği noktasında karar almaya itiyor.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, durum böyleyken, bugün -daha önce bir konuşmamda Sayın Bakana da sormuştum- 31 Aralıktan önce bir nişasta bazlı şeker üretici firma, nişasta sütü alıp -bunun adı Pendik Nişastadır; yüzde 50'si Ülker'indir, yüzde 50'si Cargill'indir- nişasta bazlı şekeri kaçak olarak ürettiği yakalanacağı zaman Bakanlar Kurulu kararıyla Şeker Üst Kurumu kapatılmıştır ve akabinde, Ülker, Sanayi Bakanlığına müracaat ederek nişasta bazlı şeker kotasının artırılmasını talep etmiştir. Bizler burada konuştuk; Grup Başkanvekilimizle basın açıklamaları yaptık; Sayın Genel Başkan kamuoyuna taşıdı ve neticesinde Ülker'den bir açıklama geldi: "Biz, bu kota artırımını kendi üretimimizde kullanmak üzere talep ediyoruz." Yani, özrü kabahatinden büyük olan bir açıklama. Eğer, nişasta bazlı şeker kotası 1 puan artırılırsa, bunun anlamı, onun karşılığı olan pancar ekim alanı daralacak demektir. Bunun başka bir açıklaması yok. Dolayısıyla, özrü kabahatinden fazla olan bir açıklama.

Değerli arkadaşlarım, bununla da kalmıyor; şu an Bakanlar Kurulunda imzaya açılmış ve önümüzdeki günlerde muhtemelen karşınıza gelecek bir şeker yasası hazırlığı var. Sizi bilgilendirmek istiyorum.

Bu yasa, Şeker Üst Kurumunun kapatılmasından sonra şeker piyasasını ve tatlandırıcı piyasasını düzenleme yetkisini Sanayi Bakanlığına veren, Şeker Kurulunun kararının onayı yetkisini Sanayi Bakanlığına veren bir yasa niteliğinde.

Değerli arkadaşlarım, dikkatinizi çekiyorum! Dünya Ticaret Örgütü diyor ki: "Üst kurumları kapatmayınız; üst kurumları siyasetten bağımsız özerk hale getiriniz." Dünya Ticaret Örgütünün bize tavsiyeleri bu, bunun karşılığında bizim yaptığımız, kurulları kapatarak kurulun yetkilerini bakanlığa almak. Peki, ne olacak, diyelim ki bakanlık aldı, bunun sonucunda ne olacak; sonucunda şu olacak değerli arkadaşlarım: Nişasta bazlı tatlandırıcı lobileri çok güçlü, elleri ve sözleri her yere uzanıyor ve bu yetkiyi, süreç içerisinde, savunmasız durumda olan pancar üreticilerinin aleyhine kullanacaklar ve Türkiye'de nişasta bazlı tatlandırıcı kotası sürekli artacak ve Türkiye, pancar ekmeyen bir ülke haline gelecek. Değerli arkadaşlarım, buna izin verecek miyiz? Bunun yanında, bu yasa, yakında Yüce Kurula, Yüce Heyetin önüne gelecek bu yasa, glikozu katı atık esasına göre belirlemeyi hedefliyor. Yani, bu ne demektir; Bakanlar Kurulu zaten yüzde 10'dan 15'e çıkarmış nişasta bazlı tatlandırıcıyı, glikozu katı atık statüsüne getirdiğiniz zaman, bunu da delerek, yüzde 75 daha nişasta bazlı tatlandırıcının artması demek. Peki, bu ne demek değerli arkadaşlarım; pancar ekim alanlarının daralması demek, Türkiye'de üretimde bulunan şeker fabrikalarının kapanması demek, burada çalışan insanların çoluğu çocuğuyla mağdur olması demek. Bizler bunlara izin verecek miyiz?

Hemen akabinde, Şeker Kurulunu yeniden düzenlerken, Ziraat Odaları Birliği Başkanını Şeker Kurulunun üyesi olarak kabul ediyor ve öbür taraftan sayın başkanın kardeşi bir nişasta bazlı şeker fabrikasına ortak oluyor. Öbür taraftan, Kütahya Şeker Fabrikası, anasözleşmesinde "özelleştirilmesi üçte 2 çoğunlukla olur" denmesine rağmen, üretici, bu güvenceyle, altınını bozdurup, ineğini satıp bu fabrikaya ortak olmasına rağmen, anasözleşmesi değiştirilerek özelleştiriliyor, bir firmaya yüzde 56'sı veriliyor, Başbakanın çok yakını olan bir firmaya ve o da yüzde 28'ini, bir değerli...

AHMET YENİ (Samsun) - Kimdir, açıklar mısınız?

RASİM ÇAKIR (Devamla) - Torunlar Gıda efendim... Açıklarız tabiî, bilinmeyen şeyler değil bunlar.

AHMET YENİ (Samsun) - Ne alakası var?!

RASİM ÇAKIR (Devamla) - ...milletvekilimizin de şirketine yüzde 28'i veriliyor ve akabinde, bu yasayla da, kapatılan Adapazarı Şeker Fabrikasının pancar ekim kotaları Kütahya'ya kaydırılmaya çalışılıyor.

Değerli arkadaşlarım, bu konuşmayı zevkle, iştahla, isteyerek yapmıyorum; ama, bunların hepimiz tarafından bilinmesi ve Yüce Heyetinizin bu konulara hassas davranması gerektiğini düşündüğüm için yapıyorum; çünkü, dün, nasıl, 4634 sayılı Şeker Yasasında alınan yanlış kararlar neticesinde, bugün, hazine olarak bunun sorumluluğunu yüklenmek durumunda kalıyorsak, yarın, çok iyi biliniz ki, bu ülkede pancar üreticisi diye bir üretici kalmayacak.

Polonya'ya bakıyoruz: "Nasıl, Avrupa Birliği tartışmalarında şeker üretiminizi muhafaza edebildiniz" diye soruyoruz; diyorlar ki: "Avrupa Birliği üyelik sürecinde, son beş yılın şeker üretim kotaları esas alınıyor, onların ortalamalarına göre kota veriliyor." Yani, biz, bugünden başlayarak, şeker üretimimizi düşürürsek, azaltırsak, yarın, Avrupa Birliği bize kota verirken -tam üye olduğumuzu düşündüğümüzde, kota verirken- bu düşük kotalar noktasında bakacak. O zaman ne olacak biliyor musunuz değerli arkadaşlarım, biz, Avrupa Birliğine tam üye olsak bile, ihtiyacımız olan şekeri, bugün, dünyada satılan fiyatlardan değil, Avrupa Birliği üyesi olduğumuz için, Avrupa Birliği içpazarındaki fiyatlardan almak zorunda kalacağız. Yani, bugün dünyada satılan 198 dolar/tondan değil, 800 dolar/ tondan, 900 dolar/tondan şeker satın almak zorunda kalacağız.

Zannediyorum, bu yasa çıkarken de, bazı milletvekilleri çıkıp, bu yasanın gelecekte neler getirebileceğini anlatmaya çalıştılar; ama, yeteri kadar anlatamadılar.

Bugün de, ben, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, Yüce Heyetinize, gelecekle ilgili bir projeksiyon sunmaya gayret ettim; görebildiğim kadar, dile getirebildiğim kadar; takdir sizlerin; ama, diliyorum ki, bu yapılmaya çalışılanlar Yüce Heyetiniz tarafından onay bulmaz, yeterli görülmez, doğru bulunmaz ve benim gelecekle ilgili çizmeye çalıştığım projeksiyonların da ortaya çıkmamasına sebep olur.

Şimdi, bu uygulamaların böyle devam ettiği noktada hangi sonuçlar bizi bekliyor; dilerseniz bununla ilgili size kısacık bir bilgi vermek istiyorum. Eğer böyle devam ederse, eğer sizler "dur" demezseniz;

1 - En geç iki yıl içerisinde büyük olasılıkla 1 000 000 ton pancar şekeri satılamadığı için stoklarda kalacak, bir sonraki yıl stok kadar az şeker üretimi planlanacaktır.

2 - Bunun sonucu, pancar ekim alanları yüzde 50 daralacak, 2 000 000 dekar alanda pancar ekimi yapılamayacak ve 8 000 000 ton pancar üretilemeyecektir.

3 - Yaklaşık 3 000 köyde, 200 000 çiftçi pancar ekemeyecektir.

4 - Pazarlanamadığı için, bir sonraki yıl 1 000 000 ton daha az şeker üretilecek, devreden stoklar nedeniyle fabrikalar üretim kotalarını kalıcı olarak kaybedeceklerdir.

5 - Pancar şekeri üretimi, en geç iki yıl sonra 700 000 ton civarına düşecektir.

6 - Bu durum, zaten yüzde 60 kapasiteyle çalışan fabrikaların 20 tanesinin kapanmasına yol açacaktır. Bu fabrikaların tamamına yakını doğu bölgelerinde olduğundan, hem köyde hem de şehirlerde sosyal patlamalar kaçınılmaz hale gelecektir; içgöç büyük şehir varoşlarını taşıracak, böylece güvenlik sorunları baş gösterecektir. Bu, fabrikalarda çalışan 20 000 işçinin işinden olmasına, aile fertleriyle beraber yaklaşık 100 000 kişinin mağduriyetine neden olacaktır.

Mevcut ülke şeker sanayii çökecek ve Türkiye, pancar şekeri üretiminde, stratejik önemini yitirecektir. 4 milyar dolar yatırımı bulunan ülke şeker sanayii, çokuluslu şirketler uğruna heba edilecektir. Siyasîlerin bunlara arka çıkmasıyla, yasal üretim yapan devlet ve kooperatif şeker fabrikaları, devlete güvenmenin, bir kez daha, darbesini yiyecektir. Pancar tarımından âdeta vazgeçilmesi anlamına gelecek bu gelişmeler, üreticiler, fabrikada çalışanlar ve sektörden gelir sağlayan diğer kesimlerin istihdamıyla ilgili sorunları da beraberinde getirecektir. Bir avuç uyanık işadamı ve ailesi ile ona yakın siyasîlerin çıkarı uğruna, kitleleri yerinden oynatacak ve sosyal dengeleri altüst edecektir.

Değerli arkadaşlarım, biz, Anamuhalefet Partisinin temsilcisiyiz. Bizim görevimiz bu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, Sayın Çakır.

RASİM ÇAKIR (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bu konularda bildiğimizi, yüreklice, korkmadan, çekinmeden, sizlerle paylaşmak, kamuoyuyla paylaşmak bizim görevimiz. Bunun gereğini yapmak yürütmeye düşer, hükümete düşer, iktidara düşer ve iktidarın arkasında duran sizlere düşer.

Şunu hepimiz çok iyi bilmeliyiz ki, bu ülkede, pancar üreticileri, pancar ekme hakkını, Sakarya Meydan Muharebesinde aldı, Dumlupınar'da aldı, İnönü'de aldı, Kocatepe'de aldı. Yarın, hepimiz Çanakkale'ye gideceğiz. Çanakkale'de, şehitlerin ve gazilerin torunlarıyla, onların torunları olan pancar üreticileriyle karşı karşıya geleceğiz ve onlarla yüzleşeceğiz. Eğer, buralarda alınan bu hakkın, komisyonlarda, kapalı kapılar arkasında verilmesine izin vereceksek, o zaman, benim, sizlere söyleyecek çok daha fazla bir sözüm yok; ama, ben, Yüce Parlamentonun değerli milletvekillerine inanıyorum, güveniyorum. Bu gidişe "dur" diyeceklerine, vicdanen "dur" diyeceklerine inanıyorum.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 17 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-03-17-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
