# Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2005
- **Gündem:** TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.KAN.TAS.(SS.835)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-04-06-tarim-kredi-kooperatifleri-ve-birlikleri-kan-deg-yap-dair-kan-kan-tas

> Rasim Çakır (CHP), 6 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.KAN.TAS.(SS.835)); konuşma 1.028 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA RASİM ÇAKIR (Edirne) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz tarım kredi kooperatifleri ve birlikleriyle ilgili yasanın 9 uncu maddesi üzerinde Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, konuştuğumuz kurum, tarım kredi kooperatifleri; Mustafa Kemal Atatürk'ün 683 numaralı Tekir Çiftliği Kooperatifinin 1 numaralı üyesi olduğu bir kurumu konuşuyoruz. Bunun sizler açısından önemi nedir bilemiyorum; ama, benim açımdan ne öneme sahip olduğunu sizlere anlatmaya çalışacağım.

Değerli arkadaşlarım, tarım kredi kooperatifleri 21.10.1935 tarih ve 2836 sayılı Kanunla kurulmuş ve Mustafa Kemal Atatürk de 20.7.1936 yılında bu kooperatife 1 numaralı üye olmuş. Kurulduğu gün, amacı şu: Tarım kredi kooperatifleri, ortaklarının üretimlerini düzenlemek, artırmak ve kıymetlendirmek için ucuz üretim kredisi temin etmek, tarımsal girdi, alet ve makine tedariki suretiyle, ortaklarını zararlı kredi yollarına başvurmaktan alıkoymak ve böylece yurtiçi ve yurtdışı rekabet gücünü geliştirmek. Ne zaman; 1935 yılında, o günkü Türkiye'nin, o günkü köylünün bu anlamda desteklenmesine yönelik olarak. Şimdi 2005 yılındayız. Bugün, bugünkü köylü acaba daha iyi koşullarda mı, acaba bu desteklere ihtiyacı yok mu, o günden bugüne hangi noktalara geldik? Eğer, tarım kredi kooperatifleriyle ilgili doğru bir politika götüreceksek, o günle bugünü mukayese etmek durumundayız. Bence, bugünkü köylümüz, o günden çok daha fazla, bu anlamda, desteğe ihtiyacı olan bir durumda. Neden; çünkü, o gün belki dünyada tarımsal ürünlerin ticareti bu kadar geniş değildi ve dünyada gelişmiş ülkeler tarımsal üreticilerini bu kadar sübvanse etmiyorlardı; ama, bugün, bizim köylümüz, olağanüstü sübvanse edilen tarımsal ürünlerle rekabet etme noktasına gelmiştir.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, tarım kredi kooperatifleri, bir kere, tamamıyla köylünün özmalıdır; yani, 1,5 milyon civarında ortağının özmalıdır. Bunda önce bir anlaşalım. Bütün sermayesi, binaları, her şeyi kooperatifin üyelerine ait bir kurumdur; devletin değil, bir başka kurumun değil.

Şimdi, bugün, tarım kredi kooperatiflerinin düzeltilmesinden ve battığından söz ediliyor ve buradan bir çıkış noktası aranıyor. Neden tarım kredi kooperatifleri bu noktaya geldi; büyük bir ekonomik kriz yaşadık, insanlar yüzde 100, yüzde 200 faizlerle karşı karşıya kaldılar. Yani, ortağın kötü niyetinden değil; ortağın borç ödememe niyetinden değil; ortağın, birdenbire çok yüksek faizler karşısında kalması noktasında tarım kredi kooperatifleri zarar etti. Biz, hükümet olarak, devlet olarak, Toprak Mahsulleri Ofisinin, birliklerin, Trakyabirlik gibi birliklerin Hazineye olan borçlarını sildik; ama, nedense tarım kredinin yüksek faizlerden kaynaklanan borçlarının yeniden yapılandırmasında bu sıkıntıyı, bu yükü kooperatife yükledik; Hazineden sübvanse etmedik ve ondan sonra da kooperatifler batıyor, kooperatifler milletin sırtına yük, bunları küçültelim, bunları kapatalım, personelini azaltalım gibi önlemlere gitmeye başladık. Bugün tarım kredi kooperatifleri yüzde 18 faizle mal veriyor; yapılandırmaya giren de yüzde 26 faizle mazot alıyor, gübre alıyor. Yani, bunlar, reel piyasaya baktığınızda kabul edilebilir rakamlar değil; ama, buna rağmen kooperatifler bu fiyatlarla ve bu faizlerle çatır çatır mal satıyor. Neden; çünkü, üretici acz içerisinde, üretici bu faizlere rağmen mazota ve gübreye muhtaç. Bunu yapamadığımız noktada Türk köylüsünün üretim yapabilme şansı hiç yok.

Değerli arkadaşlarım, tarım kredi kooperatiflerini batıran, kooperatif yöneticileri değildir, kooperatifin ortakları hiç değildir; tarım kredi kooperatiflerini bu noktaya getiren, onların en üst düzeyde yanlış yönetimleri ve siyasî iktidarlardır. O bakımdan, eğer çözüm isteniyorsa, çözüm, tarım kredi kooperatiflerini bir bir kapatmak değil; yarına, daha güçlü, köylüyü daha fazla destekleyen bir tarım kredi kooperatifi yaratmaktan geçer. Şimdi, aldığımız kararla tarım kredi kooperatiflerine ulusal ve uluslararası bankalardan borçlanabilme imkânı getiriyoruz; ama, hangi şartlarla; piyasa koşullarında; yani, piyasadaki faiz oranları neyse, şartlar neyse, bir tüccar hangi şartlarla borçlanıyorsa, tarım kredi de aynı şartlarla borçlanacak. Bu ne demektir değerli arkadaşlarım? Bu, köylünün desteklenmesi demek midir? Yoksa, bu, köylünün, liberal piyasa ekonomisi şartlarında kendi başına terk edilmesi demek midir?

Değerli Ordu Milletvekilimiz Sayın Cemal Uysal Bey az önce konuştu. Zannetmesin ki, konuştukları, Trakya'daki köylü tarafından anlaşılmadı. Konuştuğu her kelime, söylediği her görüş, bizi, köylünün yarınıyla ilgili endişeye sevk etti, üzüntüye sevk etti ve maalesef, bu hükümet, bu görüşleri, doğru görüşlermiş gibi de savunmaya ısrarla devam ediyor.

Şimdi, ben Edirne Milletvekiliyim; Kırkpınar, benim ilimin en önemli etkinliği. Kırkpınar'da, 40 kiloluk bir güreşçi ile 120 kiloluk bir güreşçiyi Kırkpınar çayırına salamazsınız; eğer, salarsanız, bu, hakkaniyetli ve adaletli bir güreş olmaz. Şimdi hükümetin yaptığı, yapmaya çalıştığı, 40 kiloluk Türk köylüsü ile 120 kiloluk yabancı köylüyü aynı çayırda güreş tutmaya zorlamak! Bu, hakkaniyetli bir güreş olmaz değerli arkadaşlarım ve liberal politikaları bu denli ısrarla dayattığınız noktada, Türk köylüsü, ölmeye mahkûmdur, yok olmaya mahkûmdur. Bu, ülkenin yarınıyla ilgili ciddî endişelere götürür bizi.

Tarım ürünleri ithalatından korkmayınız demek, politika değildir; bu, bizi yok eder; bu, köylümüzü yok eder. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir düşüncesiyle politika üretilmez.

Geçtiğimiz hafta, Değerli Grup Başkanvekilim Haluk Koç'la beraber Samsun'un Çarşamba İlçesindeydik. Orada köylünün temsilcileriyle oturduk, çay içtik, sohbet ettik; gözlerim yaşardı, samimî söylüyorum. Moskova'ya gitmişler, orada sıfırın altında seralarda yapılan üretimleri görmüşler, "ne üretirsek oralara satabiliriz"i araştırmışlar; her donanımı tam, her donanımı tam... Sadece şunu istiyorlar: Çarşamba'ya doğalgaz gelsin; biz, burada, her türlü ürünü üretiriz ve Moskova'ya da satarız.

Değerli arkadaşlar, bizim böyle bir köylümüz var, biz daha ne istiyoruz, daha ne isteyelim! Onlara bu imkânı vermek, eğer, bu Parlamentonun elindeyse, iktidarıyla muhalefetiyle bu Parlamentonun elindeyse, bu olanağı tanımaktan niye imtina edelim?! Bu insanlar çalışmak, üretmek, satmak ve Türkiye'ye döviz kazandırmak istiyorlar; biz, buna, niye engel olalım?! Niye destek olmayalım?!

İşte, sosyal politikalarla, Cumhuriyet Halk Partisinin önermiş olduğu sosyal ve sosyaldemokrat politikalarla, sizlerin ve sizden öncekilerin ortaya koyduğu liberal politikalar arasındaki fark bu ve bu liberal politikalar, Türkiye'de köylüyü, esnafı, işçiyi, memuru her geçen gün yoksulluğa, yok olmaya ve ucuz emek, ucuz işgücü haline getirmeye devam ettiği noktada bir gün sandıkta patlar, iflas eder.

Şunu hiç unutmayın ki, size bu koltukları bahşeden bundan önceki ekonomik krizdir. Siz, bir şeyleri daha iyi söylediniz, daha iyi yaptınız diye değil, bundan önce, bu ülkenin yaşadığı ekonomik krizin faturası olarak bu koltuklarda yer aldık; onun için, o krizin yaralarını hep beraber sarmalıyız.

Eğer, bugün, tarım kredi kooperatiflerinde 1,5 milyar anaborca 7 milyar faiz yazılıp hâlâ icralarla alınmaya çalışılıyorsa değerli arkadaşlarım, bu krizin yaraları sarılmış demek değildir ve bunun sonu kötüdür. Biz, Anamuhalefet Partisi olarak, ilk günden bugüne, her türlü uyarıyı, her türlü öneriyi sizlere yapmaya ve sizlerle paylaşmaya gayret ediyoruz; ama, maalesef, önerilerimiz çoğu zaman dikkate alınmıyor ve aksaklıklar derinleşerek, kriz derinleşerek devam ediyor. Sokağa çıkın, köye gidin, pazara gidin; bu ülkede insanlar yoksullaşıyor, bu ülkede insanlar dünden daha kötü yaşıyor; bu ülkede işçiye, köylüye, memura, esnafa, emekli, dul ve yetime dünden daha iyi diyebilme noktasında hiç kimse olamaz.

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2005-04-06-tarim-kredi-kooperatifleri-ve-birlikleri-kan-deg-yap-dair-kan-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
