# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 25 Nisan 2006
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2006-04-25-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Rasim Çakır (CHP), 25 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 608 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; grup önerisi lehine söz almış bulunuyorum; önce, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, son günlerde Türkiye'de bir varil komedisi oynanmaya başlandı. Tehlikeli atık içeren variller ülkemizin muhtelif yerlerinde bulunmaya ve bunun üzerine yoğun siyasetler yapılmaya ve aynen bir trajikomik hadiseye dönüştürülerek de, sanki, Sayın Bakan ve hükümet, çevreci bir Bakan ve hükümetmiş gibi medyada ve televizyonlarda gövde göstermeye başladı; çünkü, İskenderun Limanında batırılan gemi bu Sayın Bakan döneminde batırılmadı; çünkü, Irak Savaşından kalan demir atıklar, radyasyon içeren atıklar bu Sayın Bakan tarafından Türkiye'ye sokulmadı; çünkü, Karadeniz'de İtalyan menşeli kimyasal atıklar bu Sayın Bakan döneminde oralara bırakılmadı. Yani, şu üçbuçuk yıllık dönemde Türkiye'de çevre felaketi adına ne olduysa hepsi bu dönemde oldu ve bu hükümetin ve bu Sayın Bakanın sorumluluğu altında oldu.

Hafızanızı tazelemek istiyorum. Türk Ceza Kanununu görüşüyorduk. İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Fehmi Güneş, Grubumuz adına, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına aynen şunu söyledi: "Değerli arkadaşlarım, eğer 181 ve 182 nci maddeleri, Sayın Bakan, belediye başkanlarımız hapse girer gerekçesiyle korkup, ürküp geri çekiyorsa, lütfen, bunları geri çekin, düzenleyin, uygun hale getirin ve tekrar görüşelim ve kabul edelim; ama, eğer, bu maddelerin uygulanması iki yıl ertelenirse, o zaman, Türkiye'de hukuk boşluğu doğar ve bu süre içerisinde çevre suçu işleyenlere ceza veremezsiniz." Sayın Milletvekilim burada, aynen bu cümlelerle ifade etti ve biz ne yaşadık; orada bulunduğunu daha önceden bildiğini ifade eden Sayın Bakan, Çevre Kanunu gelmeden önce, bu varilleri birdenbire keşfetti, bir çevreci havarisi kesildi, suç duyuruları yapıldı. Peki netice ne; gözaltına alınanlar salındı, savcılığa yapılan müracaat reddedildi, bu konuda ceza verilecek bir kanun yok denildi, ancak idarî cezalar verilebilir denildi; yani, Türk Ceza Kanununda bu Sayın Bakanın önerisiyle bırakılan hukuk boşluğu, Türkiye'de çevre suçu işlemeyi azmettirdi.

Şimdi ne oluyor değerli arkadaşlarım; olan şu: Variller bulunuyor -Edirne'nin Uzunköprü İlçesinde de bulundu- o variller bakanlık tarafından alınıyor, İZAYDAŞ'a götürülüyor, parası bakanlık tarafından ödeniyor, varilleri bırakanlar bulunsa bile önemli cezalar verilemiyor, o varilleri imha etmek için harcanan paralar kadar bile cezalar verilemiyor; dolayısıyla, bu hukuk boşluğundan yararlanarak çevre katliamı yapanların faturasını tüyü bitmemiş yetim ödüyor, bu fakir fukara halk ödüyor. Şimdi olan bu değerli arkadaşlarım.

Sizde çoğunluk var, bizde uzun bir tarihî birikim ve deneyim var. Ne olurdu sanki, Çevre Yasasını temel yasa yapmasaydık da, bu yasaya katkılarımızı şu Genel Kurulda devam ettirebilseydik; bir günde değil de, beş günde çıksaydı ne olurdu?! Alt komisyondan beri, üç yıldır bu Çevre Yasasıyla ilgili yatıp kalkıyorum ve çalışıyorum. Komisyon üyesi arkadaşlarım takdir ederler ki, elimizden geldiği kadar olumlu katkılar yapmaya çalıştık; ama, şunu ifade edeyim: Bu Çevre Yasası, bu biçimiyle eski Çevre Yasasından bir adım ileri olmakla beraber, Türkiye'de çevre sorunlarını çözebilecek bir yasa değildir. Bu Çevre Yasası, son aşamada çevre ceza yasası haline gelmiştir ve bir miktar da, bu Çevre Yasası, Bakanlığa birtakım fonları yaratmaya yönelik bir yasa haline gelmiştir; bunun dışında, Türkiye'nin önemli sorunlarını çözme noktasında yeni bir açılım içermemektedir.

Ne olurdu izin verseydiniz, bu açılımları, burada, Cumhuriyet Halk Partisinin engin deneyiminden yararlanarak, hep beraber yapabilseydik. Ülkemizin buna ihtiyacı yok mu?! Ama, maalesef, biz iktidarız, biz Meclisin çoğunluğuna sahibiz, biz dilediğimiz yasayı dilediğimiz gibi çıkarırız anlayışıyla hareket edildi ve sanki bir yerler bir yerlere kaçıyormuş gibi bir acelecilikle, bizim olumlu görüşlerimizi katamayacağımız, Cumhuriyet Halk Partisinin eksik olduğu, bir Çevre Yasasını hep beraber burada çıkaracaksınız.

Bu bakımdan, biz, Çevre Yasasının eski yasaya göre ileri bir adım olduğunu kabul etmekle beraber, bu yasanın Türkiye'de çevre sorunlarını çözebilecek yeni açılımları içermediğini de ifade ediyoruz. Bu yasayla, Çevre ve Orman Bakanlığı çalışanlarının özlük haklarından tutun, eğer, bunları çözemezseniz, 4/B'leri çözemezseniz. Burada çalışan kaliteli insanları tutamayacağınızı bilmenizi istiyoruz ve bu duygu ve düşüncelerle, grup önerisinin lehinde olmakla beraber, bu kaygılarımızı dile getiriyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2006-04-25-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
