# Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Rasim Çakır (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 7 Haziran 2006
- **Gündem:** BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2006-06-07-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s

> Rasim Çakır (CHP), 7 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 747 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; grup önerisi lehinde söz almış bulunuyorum; önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Kahramanmaraş Milletvekili Hanefi Beyin ve arkadaşlarının vermiş olduğu, Avrupa Birliği sürecinde, entegrasyon sürecinde esnafın sorunlarıyla ilgili Meclis araştırması isteyen önerge -az önce arkadaşım da ifade etti- iki yıldır gündeme gelmemiş. Ben, öncelikle, bu arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum; ama, bugün de, bu önergenin bir an önce görüşülüp, bir komisyonun kurulup, bu konuda, Meclis olarak üzerimize düşen görevleri yapmamız gerekir diye düşünüyorum; çünkü, küreselleşme, sermaye birikimindeki hızlılık ve teknolojideki korkunç değişim, maalesef, esnafı ve çiftçiyi derinden etkiliyor; ama, buna rağmen, gelişmiş ülkelerin hiçbirisi esnafından ve çiftçisinden vazgeçmiyor, onun bir şekilde toplum içerisinde ticaretine, yaşamına devam edebilmesinin koşullarını yaratmaya gayret ediyor; çünkü, Türkiye'de toplam yapılan üretimin yüzde 98'ini esnaf ve küçük işletmeler yapıyor; çünkü, Türkiye'de toplam istihdamın yüzde 45'ini esnaf ve küçük işletmeler sağlıyor; çünkü, Türkiye'de toplam üretimin yüzde 37'sini esnaf ve küçük işletmeler yapıyor. Buna rağmen, esnaf ve küçük işletmeler, Türkiye'de toplam kullanılan kredinin yüzde 3 ilâ 4'ünü kullanıyor. Yani, bu kadar kıt kaynaklarla, bu kadar büyük imkânları veren, 3 500 000'i kayıtlı büyük bir camianın sorunlarına, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak çözüm aramayacağız da neye çözüm arayacağız?!

Ben, olayı size teknik boyutuyla değil; ama, basit bir şekilde izah etmek istiyorum. Hepinizin ayağında bir çift ayakkabı var; hepimiz ayakkabı kullanıyoruz. Bu ayakkabı, Türkiye'de kimler tarafından üretiliyor; esnaflar tarafından üretiliyor. Bu süreci size biraz açıklamak istiyorum. Ayakkabı öncelikle deriden imal ediliyor. Öncelikle hayvan üreticilerimiz, çiftçilerimiz, ürettikleri büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını değerlendirerek, oradan geçimini sağlıyorlar. O deriyi alan, hayvanı kesen kasap, deriyi satıyor tabakhanelere, oradan bir geçim sağlıyor. Tabakhaneler deriyi işliyor, kösele yapıyor, deri yapıyor, oradan birsürü insan geçim sağlıyor. Deri, ayakkabı atölyelerine geliyor. Kesimcisi, modelisti, stilisti, aksesuar üreteni, kalıp üreteni, ayakkabının tabanını üreteni… Bakın, ne kadar geniş bir yelpazeye yayılıyoruz ve tezgâhta bütün bunlar birleşiyor. Sayacısı, kesicisi... Ayakkabının sayası dikiliyor, monte ediliyor, kalıba giriyor, sonra, temizleyeni, parlatanı, süsleyeni… Ayakkabının kutusunu üreten mukavva fabrikası... O kutuya matbaa desen veriyor, çantası yapılıyor ve atölyeden o ayakkabı toptancıya gidiyor. Toptancı ve çalıştırdıkları ekmek yiyor, oradan perakendeciye gidiyor ve perakende mağazasında, bizler gidiyoruz, beğendiğimiz ayakkabıyı satın alıp giyiyoruz; ama, size bu kısacık zamanda anlattığım süreçte milyonlarca esnaf katkı veriyor, emek veriyor, alın teri veriyor ve karşılığında da geçimini sağlıyor; ama, maalesef, toplam üretim potansiyeli 200 000 000 çift olan ayakkabı esnafının gücü, yani, Türkiye nüfusunun 3 katına ayakkabı giydirebilecek durumda olan esnafımızın gücü, maalesef, son yıllarda her gün atölye kapatmak, kepenk kapatmakla geçiyor. Neden; çünkü, dışarıdan gelen, haksız rekabetle gelen ithal ürünlerden dolayı.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, soruyorum size; bu milyonlarca insanı, binlerce, yüzbinlerce aileyi bu sektörden dışarıya çıkardığımız noktada bu insanlar ne yapacaklar?!

Ayakkabıcı esnafı, diğer esnaflar gibi sanatkâr insanlardır, ince ruhlu insanlardır; kimisi Çerkezdir, kimisi Lazdır, kimisi Kürttür, kimisi Alevîdir, kimisi Sünnîdir, kimisinin hanımının başı açıktır, kimisinin kapalıdır, türbanlıdır; ama, hepsi nahif insanlardır, üretken insanlardır, duygusal insanlardır. Ayakkabıcı esnafı, ayakkabı derisinin ve yapıştırıcısının kokusunu duymadan yaşayamaz, ölür. Diğer esnaflar farklı mı; bakkal esnafı farklı mı; sanayideki kaportacı esnafı, boyacı esnafı, motor tamirci ustası farklı mı; hepsi aynıdır. En gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bizim de esnaftan ve çiftçiden vazgeçmek gibi bir lüksümüz yoktur ve Türk esnafını yabancı esnafa peşkeş çekmek gibi bir lüksümüz kesinlikle olmamalıdır. Eğer, bu ülkede uzun yüzyıllar boyunca hür ve bağımsız yaşamak istiyorsak, o zaman, esnafımızın sorunlarını inceleyip, araştırıp, onların sorunlarına çözüm üretmek, Yüce Meclisimizin en birinci görevleri arasındadır.

Ben, iki yıl önce verilmiş olan bu önergeyi, çözüm bulunsun amacıyla verilmiştir diye kabul ediyorum. Veren arkadaşları kutluyorum ve bu önergeyi veren arkadaşların da siyaset adına değil, siyaset yapmak için değil, samimî olarak verdiklerine inanarak ve onların da sizlerin arkadaşlarınız olduğunu bilerek, lütfen, oturduğunuz koltuklarda yapacağınız şey çok basit: Sadece elinizi kaldırmak. Bu elinizi kaldırın ki, 3,5 milyon esnaf ve 20 000 000, esnafa bağlı olarak yaşayan insanların, biraz umudu yeşersin, biraz ülkenin geleceğiyle ilgili umutları, beklentileri büyüsün. Ben, Yüce Meclisin bu anlayışta olduğuna inanıyorum. Böyle bir anlayışı bizlerle paylaşacağınıza inanıyorum. Bugüne kadar, ülkenin sorunlarına yönelik, ciddî sorunlarına yönelik, Cumhuriyet Halk Parti Grubu olarak birsürü Meclis araştırma önergeleri vermiş olmamıza rağmen, hepsini reddettiniz; Cumhuriyet Halk Partisi verdi diye reddettiniz, muhalefetten geliyor diye reddettiniz; önemsemediniz; ama, bu önerge sizden geliyor, bu önerge sizin arkadaşlarınızdan geliyor. Biz de, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sonuna kadar, esnafın sorunlarının ve bu önergenin yanındayız, destekçisiyiz, gece gündüz demeden var gücümüzle bu komisyonda çalışma azmi içerisindeyiz. Lütfen, sizler de bu önergeye bizlerle beraber evet deyin ve ülkenin umudunu, pırıltısını, biraz olsun hiç olmazsa açabilelim.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum; Sayın Başkanıma teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Rasim Çakır (CHP, Edirne). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/rasim-cakir-22-2006-06-07-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
