# Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinde değişiklik yapılması hakkında (key) (s.s.237)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recai Berber (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim
- **Tarih:** 16 Temmuz 2008
- **Gündem:** KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (KEY) (S.S.237)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recai-berber-23-2008-07-16-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-ile-baz

> Recai Berber (AK Parti), 16 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (KEY) (S.S.237)); konuşma 539 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RECAİ BERBER (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 237 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümüyle ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, biraz önce hem birinci bölümde hem ikinci bölümde muhalefet milletvekillerinin değerlendirmelerini, hakikaten, bir yerde sanki filin farklı yerlerden tarifi gibi algılıyorum ben. Çünkü herkes bir yerinden tarif etmeye çalışıyor, hâlbuki bunun uluslararası kriterleri var. Yani, Türkiye, 2002 yılında veya 90’lı yıllarda girmiş olduğu borç sarmalından kurtulamadığı için 2001 yılındaki krizi yaşadı. Ondan önce 99’da Uzak Doğu’da, Rusya’da meydana gelen bir finansal kriz, aynı şekilde Türkiye’yi 99’da da krize soktu. Dolayısıyla, Türkiye'nin krizle ilgili sorunu sadece borç değil, borç sarmalına girmiş olması. Daha önce Sayın Bakanımız da ifade ettiler, 2002 yılında Türkiye'nin borçları değil, sadece yıllık dönem faizi bütçe gelirlerinin yüzde 87’lerine, yüzde 90’larına ulaşmıştı. Bugün ise bu yüzde 32’ye düşmüş durumda ve Türkiye, 2003’ten bu yana ortalama yüzde 5 faiz dışı fazla veriyor. Yani, hem bütçesinden dönem faizlerini ödüyor hem de bunun ötesinde ayrıca anaparadan ödeme yapıyor. Dolayısıyla, geçmişte… Şimdi bazıları dedi ki: 900 milyar YTL borç ödenmiş, ama 700 milyar da borç alınmak suretiyle ödenmiş. Bakın, borcun anaparasının çevrilmesiyle ilgili olarak getirilen bu ilginç eleştiri… Geçmiş dönemde, borcun faizinin ödenmesiyle ilgili olarak borçlanılıyordu. Bırakın anaparası zaten borçla ödeniyordu da borcun faizi bile bütçe kaynaklarından ödenemediği için, onun için de ayrıca borçlanma gereği duyuluyordu.

Değerli milletvekilleri, aynı zamanda bu kanunun geçici maddeleri eleştiriliyor. Bu Hükûmet ve bundan önceki Hükûmet -AK PARTİ Hükûmetleri- aşağı yukarı, sadece mevcut durumla ve gelecekle ilgili düzenlemeleri yapmıyor, aynı zamanda geçmişten kalmış olan ve kangren olmuş olan birtakım sorunları, tabiri caizse kamunun yüklerini ve tabiri caizse devletle vatandaş arasında kangren olmuş sorunları çözmek için de bu maddeleri getiriyor. Burada, işte geçici 17’nci maddede TMSF’yle ilgili olarak yapılan düzenleme sanki -TMSF’nin 2002 yılında ve 2005 yılına kadar kamu finansmanından, kamu iç borçlanmasından karşılanan- batan bankaların yükünün silinmesi gibi algılanıyor. Bugüne kadar TMSF’nin gerçekten, cumhuriyet tarihi boyunca, herhâlde ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde kamu alacakları tahsil edildi, takip edildi ve bu sayede de yaklaşık 16,5-17 milyar dolarlık -bunun 9 milyar doları hazineye, 7,7 milyar doları da diğer kamu kurumlarına olmak üzere- tahsilat yapıldı. Tabii ki geri kalan kısmının tahsil edilme riski arttığı için bununla ilgili olarak da bu kanunda bir düzenleme yapılmış oldu.

Değerli arkadaşlar, yine konut edindirme yardımı 1987 yılında çok iyi niyetlerle ortaya konmuş olan bir düzenleme. Ama 1995 yılına kadar -ben baktım- gerçekten, konut edindirme yardımından yararlanan kişi sayısı 265 bin ve kullandıkları kredi de yaklaşık 4,8 milyon YTL. Ama bugün hem konut edindirme yardımının hem de nemalarının toplam ulaştığı değer yaklaşık 3 milyar YTL. 3 milyar YTL’nin içinde kullandırılan kısma baktığınızda, hiçbir zaman, kuruluşundan bu yana amacına hizmet etmediği ortada ve bunu tasfiye etmek, bunun paralarını ödemek de yine bu kanunda AK PARTİ’ye nasip oluyor. Bundan önce, zorunlu tasarrufları da aynı şekilde biz tasfiye ettik. Dolayısıyla, açıkçası, bu kangren olmuş, artık milletin de neredeyse unuttuğu alacaklarını -milletin unuttuğu, bakın, milletin unuttuğu alacaklarını- biz devlet olarak unutmadığımızı ve tek tek ödediğimizi gösteren bir adım olarak bunu değerlendirmek lazım.

Diğer bir konuyu da kısaca şöyle belirtmek istiyorum: Özellikle hazinenin son dönemde kamu borçlarının, hem garantiler dolayısıyla üstlenmiş olduğu kamu borçlarının hem de kendisinin borçlarının takibi konusunda 90’lı yıllarla…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Recai Berber (AK Parti, Manisa). “Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinde değişiklik yapılması hakkında (key) (s.s.237)”. TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recai-berber-23-2008-07-16-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-ile-baz (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
