# Türkiye cumhuriyeti ulaştırma bakanlığı ile suriye arap cumhuriyeti ulaştırma bakanlığı arasında yapılan lokomotif, vagon ve diğer ray hizmetlerini de kapsayan demiryolu araç ve gereçlerinin yapımı, geliştirilmesi, yenilenmesi, bakımı ve onarımı ile ilgili karşılıklı anlaşma protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:31)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recai Birgün (DSP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 6 Kasım 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ULAŞTIRMA BAKANLIĞI İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ ULAŞTIRMA BAKANLIĞI ARASINDA YAPILAN LOKOMOTİF, VAGON VE DİĞER RAY HİZMETLERİNİ DE KAPSAYAN DEMİRYOLU ARAÇ VE GEREÇLERİNİN YAPIMI, GELİŞTİRİLMESİ, YENİLENMESİ, BAKIMI VE ONARIMI İLE İLGİLİ KARŞILIKLI ANLAŞMA PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:31)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c004/b016/tbmm230040160058.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recai-birgun-23-2007-11-06-turkiye-cumhuriyeti-ulastirma-bakanligi-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-ul

> Recai Birgün (DSP), 6 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ULAŞTIRMA BAKANLIĞI İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ ULAŞTIRMA BAKANLIĞI ARASINDA YAPILAN LOKOMOTİF, VAGON VE DİĞER RAY HİZMETLERİNİ DE KAPSAYAN DEMİRYOLU ARAÇ VE GEREÇLERİNİN YAPIMI, GELİŞTİRİLMESİ, YENİLENMESİ, BAKIMI VE ONARIMI İLE İLGİLİ KARŞILIKLI ANLAŞMA PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:31)); konuşma 924 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RECAİ BİRGÜN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı Arasında Yapılan Lokomotif, Vagon ve Diğer Ray Hizmetlerini de Kapsayan Demiryolu Araç ve Gereçlerinin Yapımı, Geliştirilmesi, Yenilenmesi, Bakımı ve Onarımı ile İlgili Karşılıklı Anlaşma Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

Kanun tasarısına geçmeden önce, dün, 5 Kasım 2006 tarihinde fiziki olarak aramızdan ayrılan, ancak fikirleriyle bizlere her zaman ışık tutacak ve özellikle son yıllarda uluslararası ilişkilerde açmazlara düştüğümüz bir dönemde, kararlılığıyla her zamankinden daha çok varlığına ve yol göstericiliğine ihtiyaç duyduğumuz Demokratik Sol Partinin kurucusu ve kuramcısı Sayın Bülent Ecevit'i mezarı başında andık. Bu anma merasimine katılan tüm yurttaşlarımıza buradan teşekkürlerimi sunuyorum.

Benden önceki konuşmacı arkadaşlar, hemen hemen benim söylemeye çalışacağım her şeyi teker teker söylemiş oldular. Bizler, Demokratik Sol Parti olarak ve şahsım olarak da demir yollarının çok önemli olduğunu ve bu Anlaşma'nm, inşallah Suriye ile bugüne kadar süregelen PKK teröründen kaynaklanan hasmane davranışlarımıza bir değişik yön açacağını umut ediyorum.

Yine, Bu Anlaşma'ya göre Halep'te bir fabrika kurulacak ve üretime başlanacak. Burada üretime geçilene kadar da Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü Suriye içerisinde bulunan demir yollarıyla ilgili ihtiyaçları karşılayacak. Yine bu fabrika, aynı zamanda, bizim demir yolu tecrübemizi de Suriye'ye aktarmakta kullanılacak.

Türkiye-Suriye tren yolu taşımacılığı, şimdiye kadar, İstanbul-Gaziantep-İstanbul arasında çalışan Toros Ekspresiyle haftada bir gün ilave edilen yataklı vagonla yapılmaktadır. Yine, Türkiye- Suriye ve Irak demir yolu taşımacılığı, Irak'ın Amerika Birleşik Devletleri tarafından işgali süresince bir süre hizmet verememiş ve yine burada da Türk ekonomisi, ticari anlamda bir zarara uğratılmıştır. Yine, sanıyorum baba-oğul Bush'tan çektiği kadar Türkiye hiç kimseden çekmedi, çünkü Irak işgali hem Irak'taki halka hem Türkiye'ye zarar vermiş ve vermeye de devam etmektedir.

Yine, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşım, Devlet Demir Yollarının neden çok önemli olduğunu çok güzel izah etti. Ben notlarıma bunları almıştım, ancak tekrar etmemek adına bunları söylemiyorum. Ama bizim Onuncu Yıl Marşımızda da "Demir ağlarla ördük tüm yurdu" deyimini Sayın Başbakan da bir ara alaysı olarak da olsa dile getirmişti.

Tabii, Suriye ile yapılan bu Anlaşma muhakkak ki çok önemli, ama Türkiye'nin de demir yolları anlamında çok eksiği ve yapılması gereken şeyleri olduğu bir gerçek. Umarız ki, İstanbul hızlandırılmış tren seferi tecrübesinden sonra hızlı trene geçecek ve yine Hükümetin programında olduğu söylenen İzmir hızlı treni devreye girecek. Ancak, hep batıda bu işler yapılıyor, ama bizim doğumuzda da ulaşım gerçekten çok zor ve çok da pahalı.

Ayrıca, yine bu terör örgütünün yaptığı saldırılardan dolayı da güvenliksiz bir hâle gelmiş durumda. Eğer, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya da bu tren seferlerini daha hızlı, daha süratli, daha güvenli yapabilecek bir sistem kurabilirse Hükümetimiz, minnet duyacağız.

Tabii, buraya gelen konuşmacı arkadaşların, aslında, çok gündemde olan bir konuya değinme- lerini bekledim, ama hiç kimse değinmedi. Tabii, bizler bu Meclisin gerçekten çok yeni birer üyeleriyiz. Özellikle, muhalefet partisi milletvekilleri buraya çıktıkları zaman, benim de buraya geldiğim günden beri anlayamadığım, 2002, 2003, 2004 yıllarında çıkan, daha doğrusu kanun tasarısı hâline gelen şeyleri, burada, niye biz bu kadar yıl sonra tekrar görüşmek zorunda kalıyoruz. Bunu ben anlayabilmiş değilim ve işin ilginci...

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) - Usuldendir, Anayasa gereği, önceden geliyor.

RECAİ BİRGÜN (Devamla) - Evet, daha önceleri de var.

Benim anlayamadığım şey, Sayın Bülent Arınç burada bir şey söylemişti, hiç unutmuyorum onu, "Bu Meclis sadece erkeği kadın, kadını da erkek yapamaz." demişti. O zaman bu Mecliste, her neyse, hukukçularımız bir karar versinler de, bunları toptan mı geçiriyoruz, mesa- i mi yapıyoruz, artık Türkiye'nin gerçek gündemiyle ilgili şeyler yapalım. 2002 yılında, 2003 yılında, 2004 yılında kanun tasarısı hâline gelmiş şeyleri, burada kaplumbağa hızıyla çalışır gibi olmayalım. Biz bu konuda iktidar partisi milletvekillerinden de destek bekliyoruz, böyle bir düzenleme yapsın Meclisimiz ve bunlar mümkünse toptan halledilsin de gerçekten Türkiye'nin gündemine dönebilelim.

Ben, Meclise gelirken gerçekten çok farklı hayalleri ve idealleri olan birisiydim, ama buraya gelip arka sırada 2002 yılının kanunlarını, tasarılarını el kaldırarak veya el kaldırmayarak onaylamaktan da işin doğrusu ar duyuyorum. Çünkü, halk sokakta farklı şeyler bekliyor bizden ve burada çalıştığımızı düşünüyor. Sanıyorum, TRT-3'ü izlemiş olsa vatandaşlarımız, yanlarına gidemeyiz, onların elini sıkamayız. Çünkü, 2002, 2003 yıllarını biz hâlen konuşuyoruz burada.

Tabii ki, gündem terör. Maalesef, Türkiye'de 1984 yılından beri terör gündemden hiç düşmedi. Ben istiyorum ki bu kalan son üç dakikamda bir iki de terör konusuna değinebileyim: Artık, bu iktidar zamanında alıştığımız hep bir şey var: "Dağ fare doğurdu" tabiri, yine aynısı oldu. Benden önceki konuşmacı arkadaşımız, AKP'nin bütün yaptıklarıyla bir bölgesel güç hâline geldiğini söylemişti, ancak, bu bölgesel güç ne yapıyor, onu çok merak ediyorum şu anda. Aslında, Irak'ın ABD tarafından işgaliyle birlikte, artık bölgesel güç olarak sadece bu bölgede maalesef Amerika Birleşik Devletleri vardır ve bu ülkenin Başbakanı, bu Meclisin verdiği tezkereyi nasıl, ne zaman kullanıp kullanmayacağı konusundaki fikirlerini ve onayını almak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti ve yine dağ fare doğurdu. Biz, tabii, maalesef Meclis olarak bilgilendirilmediğimiz için gazete haberlerinden takip etmek zorunda kalıyoruz. Bu gazete haberleri bize diyor ki: "Amerika Birleşik Devletleri bizim kara harekâtı yapmamıza karşı. Sadece bize istihbarat bilgileri verecek, biz nokta operasyonları yapacağız." Nokta operasyonlarından kasıt da sadece uçakla bombalama usulü. O bölgede sadece iki gün veya bir gün askerlik yapan insan, gayet iyi bilir ki...

BAŞKAN - Sayın Birgün, gündeme gelir misiniz lütfen.

RECAİ BİRGÜN (Devamla) - Efendim, gündem bitti, son bir lafımı bitirip oturacağım.

BAŞKAN - Bu konular konuşuldu, çok konuşuldu. Lütfen...

RECAİ BİRGÜN (Devamla) - Herkes bilir ki, uçakla havadan yapılan harekâtla o bölgede sonuç almak mümkün değildir. Devletin parasını, yetimin parasını oralarda boş dağlara bomba atarak harcamayın. Tek çözüm kara harekâtıdır eğer terörü bitirmek istiyorsanız, terörizmi bitirmek istiyorsanız. Yoksa, Amerika'nın vereceği bilgilerle orada boş dağları bombalamanın bir anlamı yoktur.

Saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Recai Birgün (DSP, İzmir). “Türkiye cumhuriyeti ulaştırma bakanlığı ile suriye arap cumhuriyeti ulaştırma bakanlığı arasında yapılan lokomotif, vagon ve diğer ray hizmetlerini de kapsayan demiryolu araç ve gereçlerinin yapımı, geliştirilmesi, yenilenmesi, bakımı ve onarımı ile ilgili karşılıklı anlaşma protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:31)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recai-birgun-23-2007-11-06-turkiye-cumhuriyeti-ulastirma-bakanligi-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-ul (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c004/b016/tbmm230040160058.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
