# Bitlis onkoloji hast.,eczacı kalfaları,kırıkkale'de paratifo salgını,kaş devlet hast.,antalya'nın hastane ihtiyacına ilişkin (6/124,137,143,167,177)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mart 2003
- **Gündem:** BİTLİS ONKOLOJİ HAST.,ECZACI KALFALARI,KIRIKKALE'DE PARATİFO SALGINI,KAŞ DEVLET HAST.,ANTALYA'NIN HASTANE İHTİYACINA İLİŞKİN (6/124,137,143,167,177)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2003-03-11-bitlis-onkoloji-hast-eczaci-kalfalari-kirikkale-de-paratifo-salgini-k

> Recep Akdağ (AK Parti), 11 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİTLİS ONKOLOJİ HAST.,ECZACI KALFALARI,KIRIKKALE'DE PARATİFO SALGINI,KAŞ DEVLET HAST.,ANTALYA'NIN HASTANE İHTİYACINA İLİŞKİN (6/124,137,143,167,177)); konuşma 1.271 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başkanın hoşgörüsünü fazla istismar etmeyeceğim ve 25 dakikadan daha kısa süre içerisinde, zannediyorum, sorulara cevap vermiş olacağım.

Gündemin "Sözlü Sorular" bölümündeki 15, 25, 31, 47 ve 57 nci sıralarda yer alan sorulara cevap arz etmek üzere, Yüce Heyetinizin karşısına çıkmış bulunmaktayım.

15 inci sıradaki soruda, Sayın Mehmet Kartal, Bitlis'in Adilcevaz İlçesinde, programdaki onkoloji hastanesiyle ilgili sorular sormaktadır.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde, Bakanlığıma bağlı yalnızca 2 adet onkoloji hastanesi mevcut olup, bunlardan biri Ankara'da 550 yataklı, diğeri Bursa'da 200 yataklı hastanelerdir.

Dünyada, erken tanı ve tedaviyle kanserli hastalarda önemli oranda iyileşme sağlanıyor olması, ülkemizde de bu alana yatırımlar yapılmasını gerektirmiştir.

Soru önergesine konu olan Bitlis İli 50 yataklı Adilcevaz Onkoloji Hastanesiyle ilgili hususlar, Bakanlık görevimi devraldıktan sonra gündeme gelmesi üzerine, tarafımdan verilen talimatla incelenmiş durumdadır.

Anılan tarihten bugüne kadar bahse konu olan hastanenin, yatırım programında 50 yataklı genel amaçlı bir hastane olarak yer alırken, geçici kabulünün yapılmasını takiben, yatırım karakterinde değişikliğe gidildiği ve 2000 yılı temmuz ayında 50 yataklı bir onkoloji hastanesine dönüştürülmesi için bakan onayı alındığı anlaşılmaktadır. Hastanenin, bugüne kadar, onkoloji hastanesi olarak fonksiyon kazanamadığı görülmektedir.

Ayrıca, onkoloji hastanesi fonksiyonlarından biri olan radyoterapi merkezi için de yapılmasına başlanan ek bina, yüzde 65 fizikî gerçekleşme durumundadır. Hastanenin şu anki tıbbî donanımının ve şartlarının, 50 yataklı genel amaçlı bir devlet hastanesi için gerekli seviyede olduğu da gözlenmektedir.

Sayın milletvekilleri, onkoloji gibi ileri tanı ve tedavi merkezleri, bu alanda yetişmiş, nitelikli ve uzman personel ile tıbbî donanımı gerektiren yüksek maliyetli yatırımlardır. Bu tür yatırımların, gerçekçi ve bilimsel kriterlere göre, bölgenin ihtiyaçları göz önüne alınarak, gerekli fizibilite çalışmaları yapıldıktan sonra planlanması, gerçekten, son derecede önemlidir. Bakanlığımızca devam eden çalışma ve değerlendirmeler sonucunda, halen, onkoloji hastanesi olarak işlev kazanamamış olan ve fiilen devlet hastanesi fonksiyonlarına göre hizmet veren hastane, Adilcevaz İlçesinin sağlık hizmetleri ihtiyacı bakımından en uygun olan hizmet statüsüne kavuşturulacaktır.

25 inci sıradaki soruda, Çorum Milletvekilimiz Sayın Feridun Ayvazoğlu, eczacı kalfalarıyla ilgili bir soru sormaktadır.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde eczacılık mesleği, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun doğrultusunda icra edilmektedir. Bu kanuna dayanılarak yayımlanmış olan yönetmelikte, ilaçla verilecek sağlık hizmetlerinin tek sorumlusunun eczacı olduğu, hastayla doğrudan muhatap olması gereken kişinin yine eczacı olduğu ve konunun önemi belirtilmektedir. Eczacının nitelikleri, yetki ve sorumlulukları kanunlarla belirlenmiş olup, eczacılık yapacak kişilerin fakülte diplomasına sahip olması gerekmektedir. Buna karşılık, eczacılarımıza yardımcı olarak çalışanlara verilen eczacı kalfası veya eczacı çırağı tanımları, ülkemizde halen geçerli olan hiçbir kanun ve yönetmelikte yer almamaktadır.

Sayın milletvekilleri, eczacı kalfalarını eğitim politikası ve istihdam politikası, şüphesiz ki, Bakanlığımın yanı sıra, bir sağlık meslek örgütü olan Türk Eczacılar Birliği ile eczacılık eğitimi verilen eczacılık fakültelerini de yakından ilgilendirmektedir.

Sözü edilen meslek örgütü ve fakültelerin konuyla ilgili görüşleri tarafımca istenmiş olup, gelen görüşler çerçevesinde, sektörün ilgilileriyle de bir araya gelinerek, gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

31 inci sırada, Kırıkkale Milletvekilimiz Sayın Halil Tiryaki, geçtiğimiz yaz mevsiminde Sulakyurt İlçesi Danacı Köyünde meydana gelen paratifo salgınıyla ilgili sorular sormaktadır.

Sayın milletvekilleri, maalesef, içinde bulunduğu coğrafik yapı ve iklim özellikleri ve altyapımızın eksiklikleri nedeniyle, enfeksiyon hastalıkları, özellikle ağız yoluyla bulaşan enfeksiyon hastalıkları ülkemizde halen yaygındır. Özellikle yaz aylarında su ve besinlerle bulaşan hastalıkların sık görülenlerinden biri de paratifodur; yani, aslında, paratifo, ülkemizde sık görülmeyen bir hastalık değildir; birçok bölgemizde, yaz mevsiminde, çeşitli salgınlar şeklinde, maalesef, kendisini göstermektedir.

Bu tür hastalıklarla etkin mücadele, çevre koşullarının ve altyapının uygun duruma getirilmesiyle mümkün olabilir. Yeterli ve sağlıklı içme ve kullanma suyunun temini, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve gıda güvenliğinin sağlanması son derece önemlidir.

Kırıkkale İli Sulakyurt İlçesi Danacı Köyünde yapılan incelemeler sonucunda, il sağlık müdürlüğünce tespit edilen veriler doğrultusunda alınan bilgiler şöyledir:

2002 yılı ağustos ayında Danacı Köyünde paratifoya benzer vakaların olduğu ihbarı üzerine, il sağlık müdürlüğünce uzman bir ekibin kurulduğu ve ekibin köy genelinde bir sağlık taraması yaptığı, 19 kişide hastalık bulguları tespit ettiği, bu kişilerden tanı için alınan örneklerin laboratuvar incelemesinde 10 kişiye paratifo B hastalığı tanısı konulduğu anlaşılmaktadır. Bu hastalar tedavi edilmiş ve daha sonra yapılan kontrollerde, köy genelinde herhangi bir bulaşıcı hastalığa rastlanmamıştır.

O tarihte yapılan incelemelerde, hastalığa, köyün ortasından açık olarak akan kanalizasyonun içmesuyuna karışmasının yol açtığı tespit edilmiştir. Önlem olarak, köyün su deposu temizlenip, klorlama işlemleri yapılmıştır; köy halkına, içmesuyuna katılmak ve evlerinde kullanmak üzere klor tabletleri dağıtılmıştır; bu tarihlerde, bana verilen bilgiye göre. Ayrıca, hastalık ve bulaşma yolları hakkında eğitim verilmiştir. Kanalizasyon sisteminin düzenlenmesi için de, kaymakamlık bilgilendirilmiştir.

Şunu söylemek isterim: Ülkemizde bu kabil hastalıkların azaltılması ve bir anlamda, ortadan kaldırılması için, mutlaka, kırsal kesimde olsun şehirlerimizde olsun, altyapı hizmetlerinin düzeltilmesi gerekmektedir; yani, işin temeli budur.

47 nci sırada, Antalya Milletvekilimiz Sayın Osman Kaptan'ın, Antalya İli Kaş İlçesi ve Kale İlçesi Devlet Hastaneleriyle, ayrıca Finike Devlet Hastanesiyle ilgili soruları bulunmaktadır.

Bakanlığımız 2002 yatırım programında yer alan ve yapımı Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yürütülen Antalya İli Kaş Devlet Hastanesi inşaatına ait, Orman Bakanlığından tahsisli, 50 000 metrekarelik bir arsanın eğiminin yüzde 23 olmasıyla, 50'den 100 yatağa büyüyebilen tip hastane projesi olan bu projenin uygun bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlgili komisyon, hastane inşaatının yeni arsa teminine göre değerlendirmesine ait uygun görüş yazısını, Temmuz 2002 tarihinde, Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bildirmiş durumdadır. Valilikçe ilçede uygun arsanın temin edilmesini takiben, hastane inşaatı için gerekli çalışmalar başlatılabilecektir.

Sorunun birinde, Antalya İli Kale İlçesi Devlet Hastanesinde dahiliye uzmanı doktor bulunmamasından bahsedilmektedir ve ne zaman atanacağı sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 13.6.2000 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ilgili kanunla buna eklenen 2 nci maddede, açıktan atanacak hekimlerle ilgili olarak "hizmet sürelerinin ilk 4 yılının en az 2 yılını kalkınmada öncelikle yörelerde ifa etmeleri zorunludur" hükmü getirilmiştir. Uzman hekimler için de, ilgili kanunda getirilen, öngörülen süre 1 yıldır.

Bakanlığımızca, kalkınmada öncelikli yörelerde uzman ve pratisyen doktor ihtiyacı bulunan münhal yerler periyodik olarak ilan edilmekte ve müracaat eden uzman ve pratisyen hekimlerin, tercihleri doğrultusunda, atamaları Bakanlığımızca yapılmaktadır.

Yukarıda açıkladığım sebeplerden dolayı, Antalya İli, kalkınmada öncelikli iller arasında yer almadığından, ilk defa uzman hekim olarak atanacaklar için ilan edilen münhal yerler arasında yer alamamıştır.

Antalya Kale Devlet Hastanesi ile Finike Devlet Hastanesinde iç hastalıkları uzmanı ile diğer branşlarda uzman hekim ihtiyacı, devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf olarak atanacak uzman hekimler için ilan edilecek münhal yerler arasında, önümüzdeki aylarda ilan edilecektir.

Ayrıca, 50 yataklı Kale Devlet Hastanesinde, şu anda, toplam 7 uzman bulunmaktadır. Finike Devlet Hastanesinde ise, halihazırda, 15 ayrı branşta 20 uzman hekim mevcuttur.

İstihdam ve hizmette öncelik arz eden bölgelerdeki eksiklikleri ve özellikle ülkemizin doğu ve güneydoğusundaki, hiç uzman hekimi olmayan, sadece pratisyen hekimlerle yönetilmeye çalışılan ilçe devlet hastanelerini göz önüne aldığımızda, söz konusu hastanelerde, özellikle Finike Devlet Hastanesinde, durumun çok daha iyi olduğu da görülmektedir. Tabiatıyla, bu eksiklikler, bu hastanelerde de giderilmelidir; ancak, hakikaten, daha öncelikli hastanelerimiz vardır.

57 nci sırada, Antalya İlinde hastane ihtiyacına ve devlet hastanesinin sorunlarına ilişkin, Antalya Milletvekilimiz Sayın Osman Kaptan tarafından verilen bir soru vardır.

Bakanlığımız 2002 yılı yatırım programında, Antalya Merkez Devlet Hastanesi ek binası yer almıştır. Arsa sorunları nedeniyle inşasına başlanılamayan ek bina inşaatının karakteristik değişikliğinin, 400 yataklı ihtisas hastanesi olarak değiştirilmesi Bakanlığımızca uygun görülmüş; Ocak 2002 tarihinde Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından görüş sorulmuş; ancak, gelen görüşte, proje değişikliğinin uygun olmadığı da belirtilmiştir.

Sayın milletvekilleri, söz konusu hastane, 2003 yılı yatırım programına, 400 yataklı, genel maksatlı hastane olarak teklif edilmiş durumdadır. Bildiğiniz gibi, yatırım programı henüz kesinleşmediği için yayımlanmış değildir. Ancak, burada da, Antalya İli için de şunu söylemek isterim; kişi başına düşen yatak sayısı itibariyle ülkemizde çok daha geride olan birçok ilimizin olduğunu da sizlerin ve yüce milletin huzurunda buradan ifade etmek isterim. Örneğin, bugün Şırnak'ta 10 000 kişiye düşen yatak sayısı yalnızca 5'tir; Doğu Anadolu'daki birçok ilimizde bu sayılar 6-7-8 -10 000 kişiye düşen yatak sayıları- şeklindedir.

Bu yıl inşaat yatırım bütçemizin tamamına yakını, fizikî gerçekleşmesi yüzde 75'in üzerinde olan binalara ayrılacaktır ve bu arada, birkaç yatırım için de, bahsettiğim Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerindeki yatırımlara da öncelik verecektir.

Yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Bitlis onkoloji hast.,eczacı kalfaları,kırıkkale'de paratifo salgını,kaş devlet hast.,antalya'nın hastane ihtiyacına ilişkin (6/124,137,143,167,177)”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2003-03-11-bitlis-onkoloji-hast-eczaci-kalfalari-kirikkale-de-paratifo-salgini-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
