# Bursa'daki atamalara ilişkin(6/456),bor izik tedavi merkezi inşaatına ilişkin(6/478),salihli devl.hast.ek binasına ilişkin(6/523),sağ.mesl.lis.mezunlarının istihdam sorununa ilişkin(6/540),memurların ilaç katkı payına ilişkin(6/545),niğde devl.hast.onarım ihalesine ilişkin(6/550),sağ.mes.lis.'ne ilahiyat mezunu yönetici atandığına ilişkin(6/582),hemofili tedavisine ilişkin(6/600),menemen hast.ihtiyacına (6/631),burdur kdın doğum hast.ihtiyacına ilişkin(6/635)sorulara cevaben

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2004
- **Gündem:** BURSA'DAKİ ATAMALARA İLİŞKİN(6/456),BOR İZİK TEDAVİ MERKEZİ İNŞAATINA İLİŞKİN(6/478),SALİHLİ DEVL.HAST.EK BİNASINA İLİŞKİN(6/523),SAĞ.MESL.LİS.MEZUNLARININ İSTİHDAM SORUNUNA İLİŞKİN(6/540),MEMURLARIN İLAÇ KATKI PAYINA İLİŞKİN(6/545),NİĞDE DEVL.HAST.ONARIM İHALESİNE İLİŞKİN(6/550),SAĞ.MES.LİS.'NE İLAHİYAT MEZUNU YÖNETİCİ ATANDIĞINA İLİŞKİN(6/582),HEMOFİLİ TEDAVİSİNE İLİŞKİN(6/600),MENEMEN HAST.İHTİYACINA (6/631),BURDUR KDIN DOĞUM HAST.İHTİYACINA İLİŞKİN(6/635)SORULARA CEVABEN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2004-04-06-bursa-daki-atamalara-iliskin-6-456-bor-izik-tedavi-merkezi-insaatina

> Recep Akdağ (AK Parti), 6 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA'DAKİ ATAMALARA İLİŞKİN(6/456),BOR İZİK TEDAVİ MERKEZİ İNŞAATINA İLİŞKİN(6/478),SALİHLİ DEVL.HAST.EK BİNASINA İLİŞKİN(6/523),SAĞ.MESL.LİS.MEZUNLARININ İSTİHDAM SORUNUNA İLİŞKİN(6/540),MEMURLARIN İLAÇ KATKI PAYINA İLİŞKİN(6/545),NİĞDE DEVL.HAST.ONARIM İHALESİNE İLİŞKİN(6/550),SAĞ.MES.LİS.'NE İLAHİYAT MEZUNU YÖNETİCİ ATANDIĞINA İLİŞKİN(6/582),HEMOFİLİ TEDAVİSİNE İLİŞKİN(6/600),MENEMEN HAST.İHTİYACINA (6/631),BURDUR KDIN DOĞUM HAST.İHTİYACINA İLİŞKİN(6/635)SORULARA CEVABEN); konuşma 2.879 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) -Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçi, soru sahiplerini şu anda salonda göremiyoruz; ama, biz görevimizi yapıp sorulan sorulara cevaplarımızı verelim, cevaplarımız zabıtlara geçecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bursa Milletvekili Sayın Mehmet Küçükaşık'ın, 7.5.2003 tarihli, Bursa İlinde yapılan bazı atamalar ve görevlendirmelerle alakalı sözlü soru önergesine cevap vermek istiyorum, Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Sayın Milletvekilimizin bahis konusu ettiği Veteriner Hekim, Bursa İl Halk Sağlığı Laboratuvarı Müdürlüğünde görevli iken, ilkönce, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa istinaden, Valilik tarafından, ihtiyaca binaen, il onayıyla, İl Sağlık Müdür Yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Anılan Veteriner Hekim, idarî ve malî konularda ehliyet ve liyakate sahip, gıda ve çevre sağlığı konularında deneyimli bir personeldir. Bu nedenlerle ve yine ihtiyaca binaen, Bursa Valiliğinin 19.2.2004 tarihli talebi üzerine, Bakanlığımca İl Sağlık Müdür Yardımcısı olarak görevlendirilen söz konusu Müdür Yardımcımıza, Gıda ve Çevre Sağlığı Şubesi ile İl Halk Sağlığı Laboratuvarı birimleri bağlanmıştır. Bu, asaleten yapılmış bir atama değil, hizmet gereği bir görevlendirmedir.

Aynı soru önergesinde bahis konusu edilen imam ise, Valilikçe, il onayına istinaden, Bursa Zübeyde Hanım Doğumevi Hastanesi Müdür Yardımcısı olarak görevlendirilmiş, bu görevlendirme, daha sonra, yine, aynı Valilikçe iptal edilmiştir.

Bu nedenle, iddia edildiği üzere, Bakanlığımca, bu iki personel hakkında, Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yatak ve Kadro Standartları Yönetmeliği hükümlerine aykırı bir atama yapıldığından söz edilmesi mümkün değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 11 inci sırada yer alan, Niğde Milletvekili Sayın Orhan Eraslan'ın, Niğde İli Bor İlçesinde bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi inşaatına ilişkin 14.5.2003 tarihli sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurunuzdayım.

Sayın milletvekilleri, 2003 yılı yatırım programında yer alan 100 yataklı Niğde-Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi inşaatının fizikî gerçekleşmesi yüzde 75 civarındaydı. Söz konusu merkez için 2003 yılı bütçe ödeneği olan 500 milyar Türk Lirası, tesisin yapımını yürütmekte olan Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bütçesine aktarılmış ve kullandırılmıştır. 2004 yılında ise 500 milyar Türk Lirası aktarılacaktır. Bakanlığıma ait söz konusu inşaatın, yatırım programında yer aldığı şekliyle 2005 yılında bitirilmesi planlanmaktadır.

Adı geçen merkezin başka bir amaçla kullanılmasına yönelik olarak, Bakanlığımca, halihazırda herhangi bir planlama yapılmış değildir.

Sayın Milletvekilimizin ilgisine teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 40 ıncı sırada yer alan, Manisa Milletvekilimiz Sayın Nuri Çilingir'in, Manisa-Salihli Devlet Hastanesi ek bina inşaatının ne zaman hizmete açılacağına dair 23.5.2003 tarihli sözlü soru önergesini cevaplıyorum.

Değerli milletvekilleri, söz konusu hastane, yani, Manisa-Salihli Devlet Hastanesi ekbina inşaatının fizikî gerçekleşmesi yüzde 90 civarındadır. Söz konusu yatırım için 2003 yılı bütçe ödeneği olan 750 milyar, ek tesisin yapımını yürütmekte olan Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bütçesine aktarılmış ve kullandırılmıştır. İnşaatın, 2001 yılında yapılan keşif sonucu hesaplanan ödeneğinin yetersiz kalması sebebiyle, 18.12.2003 tarihinde tasfiyesi söz konusudur ve tekrar ikmal ihalesi yapılacaktır.

Daha önce de bu kürsüden arz ettiğim gibi, önemli bir kısmı geçmişte belki iyi planlanamamış olduğu için yatırım bütçemize ciddî yük teşkil eden bütün sağlık yatırımlarımızı, mevcut bütçe imkânlarımız ve Türkiye sağlık envanteri çalışmamız çerçevesinde tamamlama yoluna gidiyoruz. Manisa Salihli Devlet Hastanesi ekbina inşaatı da, bu paralelde, 2004 yılında bitirilmesi planlanan yatırımlarımız arasında yer almaktadır.

Sayın Milletvekilimiz Nuri Çilingir'in ilgisine teşekkür ediyorum.

54 üncü sırada bulunan ve Muğla Milletvekilimiz Sayın Dr. Ali Arslan'ın, 4.6.2003 tarihli, sağlık meslek lisesi mezunlarının istihdamına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplıyorum.

Sayın milletvekilleri, sağlık meslek liselerinden mezun olan yardımcı sağlık personelinin Bakanlığım bünyesinde ihtiyaç bulunan sağlık kurum ve kuruluşlarına atamalarının zaman zaman yapılarak, mağduriyetlerinin giderilmesi ve aynı zamanda, yeterli sayı ve nitelikte personelle sağlık hizmetlerinin vatandaşlarımıza daha verimli ve dengeli bir şekilde sunulması öncelikli amaçlarımız arasında yer almaktadır. Ancak, şunu özellikle ifade etmek istiyorum ki, bu okullar, geçtiğimiz hükümetler döneminde, hem sayı ve hem de öğrenci sayıları itibariyle gereğinden fazla çoğaltılmış ve bu şekilde, önümüze ciddî bir mezun öğrenci yükü çıkmış durumdadır. Bu itibarla, 2000 ve 2001 yıllarında, sağlık meslek lisesi mezunlarından Sağlık Bakanlığımız kadrolarına toplam 4 287 atamanın yapıldığını görmekteyiz. Oysa, Yüce Meclisimizde sizlerin oylarıyla kabul edilen 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yörelerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması Hakkında Kanun gereğince, yalnızca bu yıl; yani, 2003 yılında yapılan planlamalarla, 2004 yılının başlarında 5 036 sağlık meslek lisesi mezununun yerleştirilmesi yapılmıştır. Bu da, bizim, Hükümet olarak konuya verdiğimiz önemi göstermektedir. Önümüzdeki dönemde yeni kadroların ihdas edilmesiyle, sağlık meslek lisesi mezunlarımızın istihdamının sürdürüleceğini ifade etmek istiyorum.

Bu arada, yine aynı kanunla, sağlık kuruluşlarımızın doğrudan sözleşmeli sağlık personeli çalıştırmasının önünü açan bir hükümle -şimdi usul ve esasları belirliyoruz- hastanelerimiz, ihtiyaçları olan personeli, kendi dönersermayeleriyle de görevlendirebilecekler, istihdam edebilecekler; bu da ikinci bir istihdam imkânı oluşturmuş olacak.

Ayrıca, özel sektörün devlet memurlarına ve memur emeklilerine hizmet vermesinin önünü açışımızla, bu hususta, özel sektörde de, ciddî yeni istihdam alanları oluşmaktadır.

Niğde Milletvekilimiz Sayın Orhan Eraslan'ın, 59 uncu sırada bulunan, 5.6.2003 tarihli, devlet memurlarının, maaşlarından, kullandıkları ilaçların bedellerinin yüzde 20'si oranında alınan ilaç katkı payı uygulamasıyla ilgili sözlü soru önergesini cevaplamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu uygulama -Maliye Bakanlığımızca yayımlanarak- Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi geri ödeme kurumlarınca yürütülmektedir. Aslında, doğrudan Bakanlığımla ilgili olmamasına rağmen, bu konuya temas etmeyi önemli görüyorum. Bundan önce nasıl bir yöntemle iş görülüyordu; vatandaş, bu ödemeleri, doğrudan eczanelere yapıyordu ve zaman zaman, eczaneler ile vatandaş arasında oluşabilen bazı özel pazarlıklar sonucunda, bu ödemeler yapılmayıp, çok büyük ilaç harcamalarına yol açılabiliyordu. Dolayısıyla, aşırı tüketime ve israfa neden olan, geçmişteki yöntem kaldırılmış ve dünyadaki uygulamalara da paralel olarak, katılım payının, bu şekilde, doğrudan alınması yoluna gidilmiştir. Aslında, bu, çok doğru bir uygulamadır, yerinde bir uygulamadır ve sözlü soru önergesinin verildiği tarihten bugüne kadar, bu uygulamayla, ilaç konusunda ciddî bir tasarruf yaptığımızı da görmekteyiz.

Bu arada, yatan hastalardan ve raporu olan, sürekli ilaç kullanan, kronik hastalığı olan hastalardan, bu yüzde 20 ilaç katkı payının alınmadığını, dolayısıyla, herhangi bir mağduriyete sebep verilmediğini de özellikle ifade ediyorum ve Sayın Milletvekilimizin ilgisi için teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 64 üncü sırasında bulunan ve yine Niğde Milletvekilimiz Sayın Orhan Eraslan'ın, 5.6.2003 tarihli, Niğde Devlet Hastanesinin iç onarım ve bahçe düzenlemesi ihalesine ilişkin sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurunuzdayım.

Sayın milletvekilleri, Niğde Devlet Hastanemizin iç onarım ve bahçe düzenlemesi inşaatıyla ilgili olarak, Sayın milletvekilimizin, soru önergesine söz konusu ettiği maliyet miktarı 6 milyar Türk Lirasıdır. Yanlış duymadınız, bu 6 milyar Türk Lirası için, şimdi sizlere, huzurunuzda cevap veriyorum.

Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin (d) fıkrasında belirtilen limiti aşmadığı için -bu limit 6 325 000 000 liradır- piyasa araştırması sonucu doğrudan temin suretiyle alım yapıldığından herhangi bir ilana gerek görülmemiştir; yani, normal mevzuat çerçevesinde yapılmıştır.

Niğde Devlet Hastanemizde yapılan bu küçük onarım ve tadilatla ilgili alımlar, tamamen yasal bir zeminde cereyan etmiş olup, hiçbir şekilde soru önergesinde iddia edildiği gibi bazı kişi ve kişilerin korunması mevzubahis değildir.

Tabiî, bu soruyu vesile bilerek, şunu da ifade etmek isterim ki, Hükümetimiz, bu 6 milyar Türk Lirası bir tarafa dursun, 6 katrilyon Türk liralık yolsuzluk yapılan bir ülkede, bunların üzerine giderek, bu meseleleri çözmenin peşindedir.

Sayın Milletvekilimizin ilgisine teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 95 inci sırasındaki, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Güldal Okuducu'nun, 13.6.2003 tarihli ve sağlık meslek liselerine, ilahiyat fakültesi mezunu idareci atanıp atanmadığı ve Sağlık Bakanlığında AK Parti milletvekilleri için iletişim merkezi açılıp açılmadığına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplıyorum.

Değerli milletvekilleri, Sağlık Bakanı olarak göreve başladığım günden bu yana Bakanlığımda yapılan bütün atamalar mevzuata uygun bir biçimde, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ve özellikle ehliyet ve liyakat ilkelerine azamî hassasiyet gösterilerek yapılmaktadır. Bu ilkeler kapsamında, Bakanlığıma bağlı 279 sağlık meslek lisesinden sadece 4'üne Bakanlığım döneminde ehliyet ve liyakat kriterleri çerçevesinde müdürlük görevi yapmaya uygun ilahiyat fakültesi mezunu öğretmen, müdür olarak atanmıştır. Aslında bu soruyu çok garipsediğimi de ifade etmek istiyorum. Belirtmek isterim ki, ilahiyat fakülteleri ülkemizin anayasal eğitim kurumlarıdır ve ilahiyat fakültesi mezunları dışında bu sağlık meslek liselerine atanan müdürlerin bir dökümünü vereyim size: 145 sağlık meslek lisemizde kültür dersleri öğretmenleri, 86 sağlık meslek lisemizde de meslek dersleri öğretmenleri müdürlük görevini yürütmektedir. Yani, 145 kültür dersi öğretmeninden sadece 4'ü ilahiyat fakültesi mezunudur ki, söylediğim gibi, ilahiyat fakültelerimiz de ülkemizin seçkin anayasal eğitim kurumlarıdır. Buradan mezun olan kişilerin liyakat ve ehliyet ölçüleri çerçevesinde bir okulda müdürlük yapmaları kadar tabiî bir şey olamaz.

Değerli milletvekilleri, bu arada, bu soruyu fırsat bilerek Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezimizden bahsetmek istiyorum. Çünkü, burada AK Parti milletvekilleri için iletişim merkezi açılıp açılmadığı soruluyor.

Kısaltılmış ismiyle SABİM diye kamuoyuna sunduğumuz Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi, bütün vatandaşlarımızın Sağlık Bakanlığıyla ilgili her türlü problemlerini, şikâyet, öneri ve taleplerini dinleyip değerlendirmek, iletilen sorunlara anında ve yerinde müdahale ederek çözüm üretmek amacıyla 2003 yılının temmuz ayında kurulmuştur. Ülkemiz genelinde 184 numaralı telefon hattı, Bakanlığım merkezinde bulunan SABİM çağrı merkezine yönlendirilmiş olup, aramalara, 7 gün 24 saat prensibiyle ve tamamı sağlık personelinden oluşan kalabalık bir ekiple, yeterli bilgi ve beceriyle donatılmış, sağlık mevzuatına hâkim operatörler tarafından cevap verilmektedir.

Kayda alınan bütün ihbar, şikâyet, öneri ve talepler, ilgili yetkililer -SABİM yetkilileri- tarafından değerlendirildikten sonra çözüm birimlerine yönlendirilmektedir. 81 ilimizdeki sağlık müdürleri ve onların bu meseleyle ilişkilendirdikleri müdür yardımcıları "SABİM çözümleyicileri" olarak görevlendirilmiştir.

Çözümleyiciler, kendi illerine ilişkin olarak gelen sorunları hızlı bir şekilde değerlendirmekte, gerekli inceleme ve araştırmaları yaparak, başvuru sahiplerine, etkili ve yerinde çözümlerle geri bildirim yapmaktadırlar.

SABİM projesi, vatandaşlarımızın, tüm teknolojik imkânlardan yararlanarak -telefonla, faksla veya e-postayla- talep ve şikâyetlerini doğrudan Sağlık Bakanlığına ulaştırmasının yolunu açmıştır. Ayrıca, birime doğrudan başvuran vatandaşlarımızın da talepleri değerlendirilerek kaydedilmekte ve çözüme kavuşturulmaktadır.

Kayıtların alındığı ilk basamaktan başlamak üzere, geri bildirime kadar, başvurulara ilişkin tüm süreçler yakinen izlenmekte, gerektiğinde müdahale edilerek yönlendirilmektedir.

Sayın milletvekilleri, SABİM projesi kapsamında toplanan ve depolanan kayıtlar, verinin bilgiye dönüştürülmesi ve analiz edilmesiyle, sağlık sektöründe bazı istatistikî bilgileri toplamamızı da sağlamakta, böylece, sürekli ve kendiliğinden bir kamuoyu araştırması niteliği taşımaktadır.

Sistem, başvuruları teker teker çözüme kavuşturmanın yanında, halkımızın duyarlılık alanlarının tespiti, yürürlükte olan uygulamalarda yeniden düzenleme ve iyileştirmelerin yapılması ve ileriye yönelik sağlık politikalarımızı belirlemek üzere, stratejik planlama yapılabilmesine imkân sağlamaktadır.

Bakanlığımın hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla faaliyette olan SABİM'e, kurulduğu günden bu yana yani, Temmuz 2003'ten bugüne kadar 10 000'den fazla başvuru yapılmış, bunların yüzde 96'sı sonuçlandırılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz konusu iletişim merkezi, iktidar ve muhalefet ayırımı olmaksızın, bütün halkımıza, bu arada pek tabiîdir ki, halkımızın değerli temsilcileri olan tüm milletvekillerimize hizmet vermek üzere kurulmuştur. Bu anlamda çok olumlu bir çalışma olup, benim gözümde, Bakanlığımın yenidoğan ve şimdi büyüttüğümüz bir yeni bebeği, çocuğudur. Sağlık Bakanı olarak, bakanlığımızca yapılan bütün çalışmaların, hükümetimiz tarafından yapılan bütün sağlık çalışmalarının sadece halkımızın yüzünü güldürecek ve problemlerinin çözümünü sağlamaya odaklanmış faaliyetler olduğunu ifade ediyor, bu vesileyle, sayın milletvekilimize de alakası için teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, sözlü soruların 109 uncu sırasındaki, Ankara Milletvekilimiz Sayın İsmail Değerli'nin 20.6.2003 tarihli ve hemofili hastalığının tedavisinde kullanılan faktör 13'le alakalı sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurunuzda bulunmaktayım. Bir hususu, soruya cevap vermeye geçmeden önce düzeltmek isterim. Bu, muhtemelen faktör 8 olmalıdır, bir yazım hatası olduğunu düşünüyorum; çünkü, pratikte kullanılan ürün faktör 13 değil, faktör 8'dir.

Sayın milletvekilleri, ithal edilen faktör 8 için 2002 yılında 20 000 000 dolar, 2003 yılında ise 23 000 000 dolar ödeme yapılmıştır. Tek başına faktör 8 üretimi ekonomik olmadığından, bütün dünyada sadece faktör 8 değil, diğer kan ürünlerini de üreten tesisler kurulmaktadır. Ülkemizde de bu tür bir tesisin kurulabilmesi için gereken yatırımın bedelinin, kullanılacak teknoloji ve üretim kapasitesine göre 50 000 000 ilâ 100 000 000 dolar civarında değişeceği tahmin edilmektedir.

Değerli milletvekillerimiz, ülkemizde kan toplama görevi genel anlamda, biliyorsunuz, halen, Kızılay tarafından yürütülmekte ve yılda yaklaşık 1 000 000 ünite kan toplanmaktadır. Ancak, bu kanların çoğu, kan bankalarımızın yetersizliğinden dolayı tam kan olarak kullanılmakta, kanın bu ürüne dönüştürülebilecek sıvı kısmı, plazma kısmı, maalesef, diğer kısmından ayrıştırılmamaktadır. Halbuki bu miktardaki kanın uygun şekilde değerlendirilmesi durumunda, yılda 300-400 ton plazma, yani, kanın sıvı kısmı elde edilebilir ki, bundan da 100 000 000 ünite faktör 8 üretilebilir. Ülkemizde halen 40 000 000 ünite faktör 8 kullanılmaktadır. Ancak, bu miktarın da aslında gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, hastalarımızın tedavilerinin optimal şartlarda, en doğru şartlarda yapılması için 60 000 000 ilâ 120 000 000 ünite civarında olması gerekmektedir

Şimdi, bu mesele, ülkemizin öteden beri gelen hakikaten ciddî meselelerinden biridir; yani, kanın toplanması, gerekli kısımlarının hastalara verilmesi, geri kalan kısmının da bir ürün haline dönüştürülmesi. Bunun için Hükümetimiz döneminde gerekli çalışmaları başlattık. Hedefimiz, kanı da acil durumlarda kullanılan bir ilaç gibi değerlendirip, hastanelerimizde hastaların her zaman kullanımına hazır şekilde tutabilmek, böylece vatandaşın hastane kapılarında kan aramasına da bir son vermektir; kan ihtiyaçları için "nerede kan bulurum" düşüncesiyle vatandaşlarımızın merkez merkez dolaşmalarının, hatta bu hususta bazı tıbbî etikdışı uygulamaların da önüne geçmektir. Bunu sağlamak için 10 ayrı ilimizde hizmet verecek bölgesel kan merkezlerini kurmak üzere bir planlamaya başlamış bulunmaktayız. Bu merkezler, bütün bölgelerden uygun verici programlarıyla kan toplayarak o bölgenin kan ihtiyacını karşılayacaktır.

Toplanan kanlardan kullanım miktarının üzerinde kalan plazma dediğimiz sıvı kısımlar için de kan ürünleri üretim tesisi kurulması planlanmaktadır. Bu şekilde, bu ürünlerin ithalatı için harcanan paraların ülkemizde kalması sağlanmış olacaktır.

Sağlık Bakanlığımız ileri teknoloji gerektiren bu çalışmada, şu anda, Avusturya hükümetiyle ortak bir proje yürütmektedir. Bunun dışında, özel sektörü de bu noktaya teşvik ediyoruz. Konuyla ilgili Bakanlığımıza yapılan diğer tekliflerin de projelendirilmesi için ilgilileri bilgilendirmiş durumdayız. Bu projenin ve projenin işlerliğini kolaylaştıran yasayla ilgili mevzuat çalışmalarının, halen, Bakanlığımız ekiplerince sürdürülmekte olduğunu, iktidar sürecimizde hedeflediğimiz bu noktaya ulaşma kararlılığımızı ifade ediyor; bu vesileyle, sayın milletvekilimize de, tekrar, teşekkür ediyorum.

Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; sözlü soruların 138 inci sırasında yer alan, İzmir Milletvekilimiz Sayın Vezir Akdemir, 2.7.2003 tarihli ve İzmir İli Menemen İlçesinin hastane ve sağlık personeli ihtiyacına yönelik bir soru sormuştur.

Değerli milletvekilleri, İzmir-Menemen Devlet Hastanesi inşaatının fizikî gerçekleşmesi yüzde 92'dir. Söz konusu hastanemizin bir an önce hizmete açılması hususunda gerekli kamulaştırma işlemleri için ilgili ödeneklerin serbest bırakılmasını bekliyoruz.

Hastanenin tamamlanması için, 2004 yılında Bakanlığımız bütçesinden 500 milyar, özel idare müdürlüğü bütçesinden de -valilikçe yaptığımız görüşmelerle- 1 trilyon ödenek ayrılmasını planlanmış durumdayız. Söz konusu hastanemizi, 2004 yılında bitirmeyi planladığımız yatırımlarımızın arasına da koymuş durumdayız.

Menemen İlçesinde sağlık personeli ihtiyacına gelince; 46 000 nüfusu olan Menemen İlçemizde, 46'sı uzman ve 50'si pratisyen olmak üzere 96 hekim, 93 hemşire, 67 ebe, 46 sağlık memuru ve 52 diğer personelimiz bulunmaktadır.

Aslına bakılırsa, İzmir İlimiz, sağlık personeli başına düşen nüfus açısından Türkiye'nin zengin illeri arasındadır ve Menemen İlçemiz de, İzmir İlinin ortalamalarına yakın rakamları ihtiva etmektedir.

Doğrusu, ülkemizin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, İç Anadolunun bazı bölgelerinde, Karadeniz Bölgesindeki yine kırsal kesimde, Akdeniz Bölgesindeki kırsal kesimde personel açığımız dikkate alındığında, Menemen İlçemizin personel açısından oldukça zengin bir ilçe olduğunu söyleyebilirim.

Bütün bunlara rağmen, acil tıp teknisyeni ihtiyacı gözönüne alınarak, İzmir Menemen İlçemize, sözleşmeli olarak, 5 acil tıp teknisyeni atanmış durumdadır. Kuşkusuz, oransal anlamda, yani, rölatif olarak düşünüldüğünde eleman sayısı yeterli olan Menemen İlçemizin de sağlık personeline ihtiyacı vardır; ancak, söylediğim gibi, öncelikleri gözeterek hareket etmek durumundayız. Amacımız, ülkemizin sağlık göstergelerini Avrupa Birliği ülkelerinin düzeyine yükselterek, vatandaşlarımızın hak ettikleri sağlık hizmetini hızlı ve verimli bir biçimde almalarını sağlamaktır.

Sayın milletvekilimiz Vezir Akdemir'e, ilgisinden dolayı teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 142 nci sırasında bulunan, Burdur Milletvekilimiz Sayın Ramazan Kerim Özkan'ın Burdur İlinde bir kadın hastalıkları ve doğum hastanesi açılması istemine ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere huzurlarınızdayım.

Sayın milletvekilleri, sayın milletvekilimiz Ramazan Kerim Özkan'ın söz konusu ettiği Burdur İlimizdeki Devlet Hastanesi, 300 yataklı bir hastanedir. Bu ilimizde, kadın hastalıkları ve doğum servisimizin yatak işgal oranı, 2003 yılı ekim, kasım, aralık ayları baz alınarak hesaplandığında, yüzde 27'dir. Bu yüzde 27'lik orangöz önüne alındığında, bu servisin tam kapasiteyle çalışması halinde Burdur İlimizin bu ihtiyacına cevap vereceği açıktır.

Şunu özellikle ifade etmek isterim ki, ülkemizde, biz hükümet etmeye başladığımızda sağlık yatırımları açısından şöyle bir tabloyla karşılaştık: Ülkenin bazı bölgelerinde müthiş bir biçimde yatak, hastane binası, sağlık ocağı, sağlık merkezi binası, ekipman ihtiyaçlarımız varken ve yatırıma başlanmamışken, bazı bölgelerinde de, 3 000 - 5 000 nüfuslu ilçelerimizde hastane yatırımları başlatılmış durumdaydı. İlk işlerimizden öncelikli işlerimizden biri, bütün yatırımlarımızı, altı aylık bir süreç içerisinde, mahallinde ve merkezde yaptığımız çalışmalarla, daha sonra Devlet Planlama Teşkilatıyla ortak yaptığımız çalışmalarla yeniden gözden geçirip, Türkiye'de bir ilk olan Türkiye sağlık envanterini hazırlamak oldu. Bu Türkiye sağlık envanteriyle, sayısı 1 152 olan sağlık yatırımlarımızı, 1 152'den, 2003 yılı başı itibariyle, 800'lere indirdik, 2004 başı itibariyle de 500'lere indirdik; yani, 58 inci ve 59 uncu hükümetlerimiz döneminde, gereksiz gördüğümüz birçok yatırımı da, bir anlamda ayıklamış olduk. Bu yatırımlara başlamamız, hakikaten, hiç akılcı olmayacaktı. Elimizdeki mevcut sağlık yatırımlarımızı, hiç yeni yatırım yapmasak bile, bina olarak tamamlamak için gerekli olan ihtiyacımız 2 katrilyonun üzerindedir. Kaldı ki, ülkemizin bazı bölgelerinde de, acilen, yeni yatırımlara ihtiyaç var; dolayısıyla, gereksiz yatırımları ayıklayarak, böyle, yeni bir envanter ortaya koymuş olduk ve bu şekilde yolumuza devam ediyoruz.

Bu paralelde, daha önce yatırım programına alınan ve atıl vaziyette bekleyen yatırımlardan yaklaşık 35 adet hastane projesi programdan çıkarıldı. Ancak, yanlış anlaşılmamalıdır; biz, bir taraftan da, ihtiyaç olan bölgelerde, yeni hastane projelerine başlıyoruz. Bu anlamda, bütün ülkede "bölge eğitim hastaneleri" kavramını geliştirmeyi düşünüyoruz. Örnek vermek gerekirse, Samsun'da, Trabzon'da, Van'da, Erzurum'da, Diyarbakır'da, tıpkı Adana, Bursa, İzmir, Ankara ve İstanbul'da olduğu gibi bölge eğitim hastaneleri yapacağız; bunların sayısı, aşağı yukarı, 20 ile 23 arasında olacak. Şu anda, finansman modellerini çalışıyoruz. Biz, bu bölge eğitim hastaneleriyle de, ülkemiz insanının, kendi bölgesinden büyükşehirlere, yani, Ankara, İstanbul, İzmir'e, özellikle bu üç şehrimize taşınmasını artık sonlandırmak istiyoruz; çünkü, geniş bir coğrafyaya sahibiz. Bu hususta da, çalışmalarımız, ciddî bir planlama çerçevesinde devam etmektedir. Bütün bu uygulamalarla amacımız Türkiyemizin imkân ve kaynaklarını en verimli ve etkili biçimde kullanmaktır. Bu arada devam eden 197 yeni hastane inşaatının bitirilmesine ve hizmete alınmasına ağırlık vereceğimizi de özellikle söylemek istiyorum. Şu anda 197 tane yatırımı başlamış, yarım hastanemiz var.

Değerli milletvekilleri, böylece 10 tane soruyu cevaplandırmış oldum, her ne kadar, söylediğim gibi, soru sahiplerinin belki de hiçbirini burada bulamamış olmama rağmen. Bu vesileyle Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

İyi akşamlar diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Bursa'daki atamalara ilişkin(6/456),bor izik tedavi merkezi inşaatına ilişkin(6/478),salihli devl.hast.ek binasına ilişkin(6/523),sağ.mesl.lis.mezunlarının istihdam sorununa ilişkin(6/540),memurların ilaç katkı payına ilişkin(6/545),niğde devl.hast.onarım ihalesine ilişkin(6/550),sağ.mes.lis.'ne ilahiyat mezunu yönetici atandığına ilişkin(6/582),hemofili tedavisine ilişkin(6/600),menemen hast.ihtiyacına (6/631),burdur kdın doğum hast.ihtiyacına ilişkin(6/635)sorulara cevaben”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2004-04-06-bursa-daki-atamalara-iliskin-6-456-bor-izik-tedavi-merkezi-insaatina (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
