# Aile hekimliği pilot uygulaması hak.kan.tas.(ss : 680 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAK.KAN.TAS.(SS : 680 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2004-11-10-aile-hekimligi-pilot-uygulamasi-hak-kan-tas-ss-680

> Recep Akdağ (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAK.KAN.TAS.(SS : 680 )); konuşma 1.951 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gecenin bu ilerlemiş saatinde sizi çok fazla meşgul etmeyeceğim. Yalnız, hakikaten, tarihe not düşmek, tarihe kayıt düşmek açısından, bugünkü oturumumuz çok önemli bir oturum.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Çok çalıştırarak sağlığımızla oynuyorsunuz!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Şimdi, bir defa, şunu net ve açık olarak ifade etmeliyim ki, Hükümetimiz, işbaşına geldiği günden bugüne kadar, sağlık konusunda yıllardır yapılamayanları yapmaya başlamıştır. Çok değil, daha bundan iki yıl önce, bu ülkenin acil servislerine giden insanlar, parası yok diye, sosyal güvencesi yok diye o acil servislerden geri çevrilebiliyordu. Ben, çocuk hekimi olarak görev yaptım uzun yıllar boyunca. Hayatını kaybetmiş çocukların cenazelerinin hastane morglarında uzun süre rehin olarak bekletildiğini çok iyi biliyorum. Ambulanslardan para alındığı zamanlar da çok geride bir zamanı ifade etmiyor; ama, bugün, artık, ülkemizde bunların hiçbiri yaşanmıyor.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Bakanım, anlattığın Türkiye mi?!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Eğer bunlar tek tük yaşanıyorsa, bütün bunların üzerine gerektiği biçimde giden bir yönetim var, gerektiği biçimde giden bir hükümet var.

Bütün uygulamalar, bu işle ilgili yönetmelikler, Bakanlar Kurulu kararları, genelgeler, tamamen, biraz önce ifade ettiğim olumsuzlukları gidermek üzere şu anda yürürlükte. Tabiî ki, yılların alışkanlıklarını, kültürünü bir iki sene içerisinde tamamen yok edemezsiniz; ama, bu hususta biz kararlıyız. Artık, bu ülkede, insanlar, sağlık hizmeti almak için devletin kapısına gelip, oradan başka adreslere yönelmek zorunda kalmayacaklardır.

Şimdi, burada, böyle sloganlarla konuşup, meseleyi biraz da vatandaşın gözünden kaçırmak için, sanki biz sağlığı ticarî bir meta haline getireceğiz, sanki AK Parti Hükümeti sağlığı piyasalaştıracak gibi takdim etmek, hakikaten, çok yanlıştır.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Pratik öyle.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Aslında, ülkemizde, on yıllar boyunca uygulanan politikalar, sağlığı biraz da piyasalaştırmış durumdadır. Eğer, siz, bir hastane kapısına gider ve o hastane kapısından hizmet alamazsanız, bir muayenehaneye yönelmek zorunda kalırsınız. Eğer, siz, bir hastaneye müracaat etmek için, randevu almak için telefon numarasını çevirip, oradan randevu alamazsanız, yine muayenehanelerin kapısına gitmek zorunda kalırsınız. Yıllarca bu ülkede böyle olagelmiştir; ama, artık, böyle gitmeyecek.

Bakın, ben size sadece bir ilimizden örnek veriyorum. Uygulamaya başladığımız performans katkı ödemeleriyle, bütün hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza, hakkaniyetli bir biçimde, kendi emeklerinin karşılığını ödemeye başladığımız günden itibaren ülkede çok şeyler değişti. Ben, geçtiğimiz ay Şırnak, Batman ve Siirt'teydim, geçtiğimiz hafta da Erzincan, Gümüşhane ve Bayburt'taydım. Şu anda Bayburt'ta 19 uzmanımız var. Bu uzmanlardan 9'u muayenehanesini kapamış durumda. Gümüşhane'de 25 uzmanımız var ve bu 25 uzmandan 23'ü muayenehanesini kapamış durumda. Ben, bu ülkenin Sağlık Bakanı olarak, Türkiye Cumhuriyetinin Sağlık Bakanı olarak, artık, Gümüşhane'de bıçak parası bitmiştir diyebiliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

MUHARREM İNCE (Yalova) - Şunu Yalova'da da bitirin Sayın Bakan.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Yakında Yalova'da da bitecek, yakında bütün illerimizde de bitecek.

Değerli arkadaşlarım, bütün ülkede, neredeyse yarım asra yakın bir süredir yanlış bir kültür hâkim sağlık konusunda; biz bu kültürü değiştiriyoruz, biz bir zihniyeti değiştiriyoruz, sağlıkta dönüşüm programı derken bir zihniyeti değiştiriyoruz.

Biraz önce, Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Başkanvekili Sayın Koç, ülkede 11 000 sağlıkevinin olduğundan, bunların da şu kadarının kapalı olduğundan şu kadarının açık olduğundan bahsetti. Değerli arkadaşlarım, bu ülkede, hiçbir zaman, 11 000 sağlıkevi olmadı. Böyle, birtakım metinleri okuyarak kürsülere çıkarsanız, bu yanlışları yaparsınız. Bu ülkede inşaı yapılmış olan sağlıkevi sayısı yalnızca 6 000'dir. Onun dışındaki 5 000, 6 000 sağlıkevi yıllardır birilerinin dilinden düşürmediği sağlıkevleri sanaldır. 1961 yılındaki Sosyalizasyon Yasasıyla bu sağlıkevlerinin yapılması planlanmış; ama, binaları falan yapılmamıştır. Üstelik, bu mevcut sağlıkevlerimizin bulunduğu köylerimizin önemli bir bölümünde, bugün, çok az sayıda nüfus vardır.

O zaman, 2004 yılının kavramlarıyla konuşacaksınız. 2004 yılının kavramlarını, 1961 yılında ülkede hâkim kılınan sosyalizasyon ruhuyla buluşturacaksınız, birleştireceksiniz. Eğer, mobil sağlık hizmetlerini, gezici sağlık hizmetlerini geliştiremezseniz, bugün sosyalizasyonu gerçekleştiremezsiniz. Artık, Türkiye, 1960'lı yılların Türkiyesi değil. 17 yaşında bir ebeyi, gencecik bir hanımefendiyi bir köye koyun, sonra da yürüyerek, merkep sırtında, katır sırtında diğer köylere gitmesini bekleyin; artık böyle bir ülkede yaşamıyoruz. Onun için, günümüzün kavramlarıyla konuşmak ve günümüzün kavramlarını konuşturmak zorundayız.

Yine, Cumhuriyet Halk Partisinden konuşan değerli milletvekili arkadaşım "siz, sistemi çok iyi incelemişsiniz; ama, acaba sadece başarılı olan ülkelerde mi incelediniz" dedi. Hayır, biz, sistemi sadece başarılı olan ülkelerde incelemedik, sadece gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinde de incelemedik; Küba'ya da gittik, Ortadoğu'ya da gittik, Mısır'a da gittik, Sudan'a da gittik, Azerbaycan'a da gittik ve yerinde yaptığımız incelemeler sonucunda gördüğümüz şey şudur: Hakikaten, 1985'li yıllarda Profesör Doktor Nusret Fişek'in, sosyalizasyonun kurucusu olan Sayın Fişek'in ifadelerinde olduğu gibi, artık, çağdaş aile hekimliği, bugün, sağlık hizmetinin birinci basamakta gerçek anlamda verilebilmesi için olmazsa olmaz bir kaide haline gelmiştir. Koruyucu hekimlik yapacaksanız da böyle yapacaksınız, tedavi edici hekimlik yapacaksanız da böyle yapacaksınız. Türkiye'yi 1950'li yıllara,1960'lı yıllara döndürme imkânımız yoktur.

Şimdi, enteresan bir biçimde, komisyonlarda ve bugün çatısı altında bulunduğumuz bu Yüce Mecliste Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşan değerli arkadaşlarım, genel sağlık sigortasının yanlışlığından bahsediyorlar.

Aslında, bu, hakikaten çok enteresan; Cumhuriyet Halk Partimizin bütün dokümanlarında, yazılı metinlerinde, internetteki sitelerinde genel sağlık sigortası tarif ediliyor, hem de sigorta ismiyle tarif ediliyor. O zaman, siz, bundan sonraki seçimlere gireceğiniz zaman programınızı değiştireceksiniz, seçim bildirgelerinizi değiştireceksiniz ve genel sağlık sigortasına karşı çıkacaksınız.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Sayın Bakanım, muhalefet başka iktidar başka!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Ben, bizzat sizin kendi dokümanlarınızdan, bir kere daha hatırlatmak üzere, sizlere takdim ediyorum. Cumhuriyet Halk Partimizin sağlıkla ilgili ifadelerini, kendi sitesinden aldığımız şekliyle, aynen Yüce Meclisimize takdim ediyorum: "Halen yurttaşlarımızın sağlık hizmetleri açısından sadece bir bölümünü kapsayan mevcut sigorta programlarının belirli aşamalarla tüm nüfusa yaygınlaştırılması hedef alınırken, arzu edenler özel sağlık sigortaları kapsamında yer alabilecek."

Şimdi, biz bunu söylediğimiz zaman, sağlık piyasalaştırılmış oluyor, ticarî bir meta haline geliyor; ama, Değerli Cumhuriyet Halk Partimizin programında olduğu zaman yerli yerine oturuyor!

Başka bir şey daha var. Bizim dönersermaye uygulamalarımıza da karşı çıkıldı. "Sağlık hizmetlerinin bir reform niteliğinde yeniden düzenlenmiş ve dönersermaye uygulamasıyla güçlendirilmiş sosyalleştirme anlayışıyla halkımıza sunulması sağlanacaktır."

Aslında, biraz önce Partimiz adına söz alan ve konuşan değerli arkadaşım Sayın Çömez çok enteresan bir şeye işaret etti; ama, o da bu konuşmaların arasında kaybolup giderse, ben çok üzülürüm. Orada da tarihe bir not düşüldü; buradaki tutanaklara geçti. Sayın Baykal'ın 2002 yılında yaptığı bizzat kendi konuşmasında, Sosyal Sigortalar Kurumunun hastane sahibi olması ciddî bir biçimde tenkit ediliyor. Şimdi, bunu, bizim Sosyal Sigortalar Kurumunun hastanelerini Sağlık Bakanlığına alma çabamızla karşılaştırdığınızda, aslında aynı şeyleri düşünüyoruz demektir; ama, muhalefet olunca, herhalde, biraz başka türlü konuşmak gerekiyor.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Zorla güzellik olmuyor Sayın Bakan.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakın, onu da okurum size isterseniz. Okuyayım mı onu da kendi programınızdan?

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Okuyun, okuyun.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Bugün, Cumhuriyet Halk Partisinin programını okuma günü.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Sayın Bakan, gecenin bu saatinde program okumayın.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakınız, seçim bildirgenizden okuyorum: "Sosyal Sigorta Kurumunu, sadece sosyal güvenlik hizmetleri sunan özerk yapıya dönüştüreceğiz. SSK hastanelerini sosyal sigorta sisteminden ayıracağız. İşçilerin SSK hastaneleri üzerindeki hakları saklı tutulmak kaydıyla..." (CHP sıralarından "Doğru" sesleri)

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Biz de onu istiyoruz.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Bakan, orayı bir daha okuyun, orası önemli.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Müsaade edin değerli arkadaşlarım.

"... SSK'nın sağlık hizmetlerini Sağlık Bakanlığının koordinasyonuna devredeceğiz." (AK Parti sıralarından alkışlar) Bunlar çok net ifadeler.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Yönetim anlayışı... Sayın Bakan, yönetim anlayışı. Lütfen...

MUHARREM İNCE (Yalova) - "İşçilerin hakları saklı tutulmak kaydıyla" deniliyor.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, biz de diyoruz ki, biz, Sosyal Sigortalar Kurumunun hastanelerini bedeli karşılığında devralacağız. Bunun anlamı, kimin ne hakkı varsa, o hakkın fazlasıyla korunacağıdır.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Dün dündür, bugün bugündür.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Şimdi, burada bir noktaya daha işaret etmek istiyorum; o nokta da şudur: Biz, aile hekimliğinden bahsettiğimizde, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız, sürekli olarak, bizim karşımıza 224 sayılı Sosyalizasyon Yasasıyla çıktılar.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, Sosyalizasyon Yasasının 30 uncu maddesinin (d) fıkrasını size okuyacağım. Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi tümüyle Sosyalizasyon Yasasının arkasında. Bunu birçok kereler ifade ettiler. Değerli arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız atölye çalışmalarında konuştular, sektörle birlikte yaptığımız çalışmalarda bunu ifade ettiler, komisyonlarda ifade ettiler. Biz de hep dedik ki, 224'ün aslında ruhunu benimsiyoruz; ancak, 224'ü mutlaka çağın kavramlarıyla yeniden yorumlamak lazım.

Bakınız, şimdi, bunlar o kadar açık ve net ki, hiçbir yoruma falan gerek yok. 224 sayılı Yasa madde 30, (d) fıkrası: "İşçi Sigortaları Kurumuna ait sağlık tesisleri..."

HALUK KOÇ (Samsun) - Ben söyledim bunu da.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Tabiî, doğruları siz de söyleyeceksiniz Sayın Koç.

HALUK KOÇ (Samsun) - Siz yanlış yapıyorsunuz.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Siz söyleyince doğru oluyor, biz söylediklerinizi yapınca yanlış oluyor... Çok enteresan! (AK Parti sıralarından alkışlar)

HALUK KOÇ (Samsun) - Sadece biz söylemiyoruz. Türkiye İşveren Sendikaları da karşı çıkıyor.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Lütfen...

HALUK KOÇ (Samsun) - Hukuken gasp var. Çok açık.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Sayın Koç, bu gasp, işgal, hatta, biraz önce, bu taciz, şeker verilip kandırma laflarını falan, aslında hakikaten yakıştıramıyorum.

HALUK KOÇ (Samsun) - Yakıştırmayacak bir şey yok. Ben çok nezih bir şekilde söyledim.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Açıkça ifade ediyorum ve ben, bu kürsüden bunların benzerlerini hiçbir zaman size ifade etmeyeceğim, hiçbir zaman söylemeyeceğim, merak etmeyin. (AK Parti sıralarından alkışlar)

"İşçi Sigortaları Kurumuna ait sağlık tesisleri, binaları, tıbbî malzeme, eşya ve ilaçlar, iktisap bedeli verilmek suretiyle, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları tarafından müştereken tespit edilecek esaslar dairesinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına devredilir."

Aslında, bu yasa şu anda yürürlükte. Bu yasa, 1961'den beri yürürlükte ve bu yasanın bu amir hükmü de yerine getirilmiyor.

Şimdi, biz, kuşkusuz, 2004 yılındayız, bunu nasıl yerine getireceğimizle ilgili de bir yasa tasarısı hazırladık; bu, Sağlık Komisyonumuzdan geçti, şimdi Plan ve Bütçe Komisyonumuzda, yarın Genel Kurulumuza da gelecek, bunu yine orada konuşacağız.

Şimdi, buradan şunu anlıyoruz: Aslında, genel sağlık sigortası ve hastanelerin Sağlık Bakanlığının çatısı altında toplanması, tamamen, Cumhuriyet Halk Partisinin kendi programında da halka vaat ettiği hususlardır; ancak, elbette, bunları gerçekleştirebilecek güçlü bir iktidara, güvenilir bir iktidara, istikrara ve kararlılığa ihtiyaç var. Bu kararlılık, hamdolsun, AK Partimizde vardır. (AK Parti sıralarından alkışlar)

HALUK KOÇ (Samsun) - Farklılıkları söylemiyorsunuz ama...

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, çok kısa olarak, aile hekimliğinin halkımız adına ne ifade ettiğini sizlere arz etmek istiyorum.

Şimdi, aile hekimi, bizim yakınımızda olan, oturduğumuz mahale yakın bir bölgede oturan, bizim onu kendi özgür irademizle seçtiğimiz, bize tamamen ücretsiz olarak hizmet veren, ondan hizmet alırken asla elimizi cebimize atmak zorunda kalmayacağımız bir hekim olacak, onun sağlık elemanları da bu şekildeki sağlık elemanları olacak.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Sayın Bakanım, sağlıkocakları da dönersermaye adı altında para alıyor.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Şimdi, buradaki mesele şudur; buradaki en önemli mesele şudur: Sosyalizasyon Yasası ve benzeri başka uygulamalarda -1950'li yılların, 1960'lı yılların uygulamalarında- vatandaş edilgen durumdadır; devletin kapısına gider, sağlıkocağının kapısına gider, hastanenin kapısına gider, orada ona ne hizmet verilirse, boynunu bükmek ve ona razı olmak zorundadır. Bu sebepledir ki, bugüne kadar sosyalizasyonun ruhu gerçekleşememiştir değerli arkadaşlarım. Eğer buna razı olmazsa -sistem yine kurulmuş biçimdedir- o zaman, dışarı gider, parasıyla bu hizmeti satın alır; bugün ülkemizde birçok vatandaşımızın yapmak zorunda kaldığı gibi.

Şimdi, Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerini ve sağlık kuruluşlarını, bir yıla yakın bir süredir ortak bir biçimde çalıştırıyoruz. Sekiz ay içerisinde 25 000 000 vatandaşımız Sağlık Bakanlığımıza ait sağlık kuruluşlarından yararlanmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bu vatandaşlarımız, çok değil, daha dün, bu hizmeti alma imkânından mahrumlardı ve bu hizmeti sadece ceplerinden ödeme yaparak alabiliyorlardı; ama, bugün, rahatça devletin şefkatli kollarına kendilerini teslim edebilmekte ve sigortalarından yararlanarak bu hizmeti almaktadırlar.

Tabiî, bu konuları, bu Yüce Meclisin çatısı altında daha çok konuşacağız; çünkü, Hükümetimiz, sağlıkta dönüşüm programını bir bütün olarak ele alıyor. Bunun içerisinde genel sağlık sigortası var, yoksullarının primlerinin devlet tarafından ödendiği, hakkaniyetli bir genel sağlık sigortası var. Burada, vatandaşımızın kolayca ulaşacağı bir aile hekimliği var. Burada, vatandaşımızın eşit biçimde ulaşabileceği kamu sağlık kurum ve kuruluşları var.

Ben, müsaadenizle, bu kadarla iktifa ediyorum ve hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Aile hekimliği pilot uygulaması hak.kan.tas.(ss : 680 )”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2004-11-10-aile-hekimligi-pilot-uygulamasi-hak-kan-tas-ss-680 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
