# Türk tabipleri birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.1069)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 1 Mart 2006
- **Gündem:** TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.1069)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-03-01-turk-tabipleri-birligi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-1069

> Recep Akdağ (AK Parti), 1 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.1069)); konuşma 1.157 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; bugün, burada, Türk Tabipler Birliğinin, Anayasa Mahkemesince, kendi kanunuyla ilgili olarak iptal edilmiş olan, kanunda iptal edilmiş olan bazı maddelerin düzeltilmesiyle ilgili bir kanunu görüşüyoruz; ama, öyle görünüyor ki, muhalefet partimiz, partilerimiz, özellikle Anamuhalefet Partimiz genellikle yaptığı gibi, herhangi bir kanunun görüşülmesi sırasında, o kanunla ilgili olsun olmasın, kendi tezlerini, buradan, Meclisin kürsüsünden anlatmaya devam edecek. Tabiatıyla bize de düşen, bu Meclis kürsüsünden, bu görüşmeler sırasında, milletimize aktarılan yanlış bilgileri düzeltmek, birtakım gereksiz polemikleri de aslında çok ortaya koymadan, geliştirmeden milletimize doğruları anlatmak olacak.

Sayın Anamuhalefet Partisi sözcüsünün ifadelerinin -açıkça ifade ediyorum- biraz hazımsızlıktan kaynaklandığını biliyorum; bunu da tabiî karşılıyorum. Yani, siz muhalefet olarak halka aslında çok fazla bir şey ifade edemeyeceksiniz; çok başarılı bir hükümet başarılı işler yapacak, özellikle sağlık gibi on yılların kangrenleşmiş sahasında kanayan yaraların üzerini kapatacak, o kangrenleri ortadan kaldırıcı tedbirleri ortaya koyacak; tabiî ki siz de ister istemez karalamaya çalışacaksınız, yalan yanlış birtakım şeylerle, yanlış bilgilendirmelerle tezinizi ortaya koyacaksınız. Onun için, bunu tabiî karşılıyorum.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Doğru değil Sayın Bakan. Üslubunuz yanlış!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Ancak, şunu asla tabiî karşılamıyorum; bu Yüce Meclisin çatısı altında…

OSMAN KAPTAN (Antalya) - Kuş gribine zatürree diyen siz değil misiniz Sayın Bakan?!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - …bu Yüce Meclise hiç yakışmayan -ki, ben, o kelimeleri burada tekrarlayarak o yakışıksızlığı devam ettirmeyeceğim- birtakım ifadelerle Türk hekimlerini veya toplumun başka kesimlerini tahrik etmeye kalkışmaları da yakışıksız buluyorum.

Değerli milletvekilleri, yine, Sayın Anamuhalefet Partisi sözcüsü, çok iyi bildiği bir konuda konuştuğunu ifade etti; ama, o kadar çok yanlış yaptı ki. Şimdi benim 20 dakika konuşma sürem var, sadece bu yanlışları düzeltmeye bile bu 20 dakikanın yetmesi mümkün değil; ama, birkaç tanesini, önemli olanları tabiî ki, düzeltmeliyim.

Bir defa, biz, asla, Türk hekimleriyle bir çatışma politikası içerisinde değiliz ve Türk hekimleri çok iyi biliyorlar ki, AK Parti hükümetleri döneminde kendilerine sağlanan imkânlar, gerek özlük hakları ve çalışma şartları itibariyle gerekse kazançları itibariyle, daha önce hiçbir hükümetin hayal bile edemediği imkânlardır. Bugün, dönersermaye katkı paylarıyla hem pratisyen hekimlerimize hem uzman hekimlerimize hem diğer değerli sağlık çalışanlarına 2005 yılında 2 katrilyon Türk Lirası üzerinde katkı payı ödemesi yaptık. Yanlış duymadınız, 2 katrilyon Türk Lirası üzerinde katkı payı ödemesi yaptık.

Muayenehanesi olmayan, tam gün çalışan uzman hekimlerimizin ortalama olarak bir ayda aldıkları katkı payı ödemeleri 3 milyara yaklaşmıştır. Ortalamaları konuşuyorum, bunun üzerinde alanlar var, altında alanlar var. Maaşlarıyla birlikte aylık kazançları 4 milyar Türk Lirasının, 5 milyar Türk Lirasının üzerine çıkmıştır. Hele sözleşmeli çalışanları ortaya koyarsak; yani, özellikle, işte doğuya, güneydoğuya, zor şartlar altında çalışılması gereken yerlere giden hekimlerimize ödediğimiz rakamları ortaya koyarsak gerçekler daha iyi anlaşılacaktır.

Değerli milletvekilleri, rakamlar hakikaten enteresandır. Bugün sözleşmeli olarak Doğu Anadolu'da ve Güneydoğu Anadolu'da çalışan hekimlerimiz var. Uzman hekimlerimizin bu bölgelerde sayıları az da olsa, sözleşmeli olarak çalışan değerli uzman hekimlerimizin aldıkları ortalama aylık gelirleri, elde ettikleri gelirleri size ifade ediyorum: 2005 yılı itibariyle maaş ve eködemeler itibariyle uzman hekimlerimiz, bu bölgede çalışan sözleşmeli uzman hekimlerimiz 7 600 000 000 Türk Lirası aylık gelire sahip olmuşlardır. Pratisyen hekimlerimiz de 3 200 000 000 Türk Lirası bir gelire sahip olmuşlardır.

İşte, bunun içindir ki, âdeta bir muhalefet partisi gibi çalışan, daha doğrusu Anamuhalefet Partisinin çok da iyi gerçekleştiremediği muhalefet görevini üstüne alan örgütlerden biri olan Tabipler Birliği birtakım eylemlere yeltenmekte; ama, bu eylemler sadece gösterilerden ibaret kalmaktadır. Bundan birkaç ay önce gazetelerde enteresan bir resim vardı. Türkiye'nin bütün bölgelerinden, kendi ifadeleriyle, eylem koymaya, efendim, göreve davet olarak Ankara'da bir eylem teşebbüsünde bulundular. Gazetelerdeki resim şuydu değerli milletvekili arkadaşlarım: Bir yaya geçidinden geçen, ellerinde Türkiye'nin birçok şehrinden pankartlar taşıyan insanlar var ve yaya geçidini bile dolduramamışlardı. Bu, çok tabiîdir; çünkü, Türkiye'de insanımız sağlık hizmetlerinden giderek daha memnun olduğu gibi, sağlık çalışanlarımız da kendilerinin içinde bulunduğu şartlardan giderek daha çok memnun olmaktadır. İdeolojiyle bu işleri düzeltmek mümkün değil. Gerçeklerle, ülkenin gerçekleriyle oturacaksınız, ülkenin gerçekleriyle iş yapacaksınız.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Bakanım, onları kim seçiyor?!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Biz, Hükümet olarak bu şekilde yapıyoruz.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Tabipler Birliğini kim seçiyor; avukatlar mı seçiyor?!

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Laf atma, laf atma! Ayıp oluyor!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, şunu Yüce Meclisimizden açıkça ifade ediyorum: Biz, Türk doktorunun, değerli meslektaşlarımızın kıymetini çok iyi biliyoruz. Bu kıymeti bugüne kadar bildiğimiz gibi, bundan sonra da bilmeye devam edeceğiz; ama, gerçekler saptırılmamalıdır. Türkiye'de bir hekim yetersizliği var. Şimdi, bu kürsüden konuşan Anamuhalefet Partisi sözcüsü, daha önceki bir konuşmasında da şuna benzer bir ifadede bulunmuştu: "Türkiye Cumhuriyetinin hem de kendisi bir akademisyen olan Sağlık Bakanının 'Türkiye'de hekim yetersizliği var' deyişini ben anlayamıyorum, böyle bir şeyi nasıl söyler" anlamında birtakım ifadeleri olmuştu.

Evet, değerli milletvekilleri, Türkiye'de ciddî bir hekim açığı var. Türkiye Cumhuriyeti, Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa bölgesinde yer alan bir ülkedir. 52 ülke var bu bölgede ve bu ülkelerin hepsi, gelişmiş Batı Avrupa ülkeleri veya Kuzey Avrupa ülkeleri değil. Bizim de içinde bulunduğumuz bu grupta, Balkan ülkeleri var, Kafkas ülkeleri de var; yani, Kırgızistan da var, Gürcistan da var, Ermenistan var, Arnavutluk var, Moldova var, Bulgaristan, Romanya var ve biliyor musunuz, hekim sayısı itibariyle, nüfusa düşen hekim sayısı itibariyle Türkiye kaçıncı sıradadır; sizler biliyor musunuz değerli Anamuhalefet Partisi milletvekilleri?!

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Bilmezler!.. Bilmezler!..

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Bilmiyorsanız, ben size şimdi öğreteyim; biz, 52 nci sıradayız, son sıradayız. O rakamlarını verdiğiniz OECD ülkelerinin içinde de son sıradayız. Onun için, gerçekleri bilmeden veya bilseniz bile saptırarak bir yere gelemezsiniz. Dolayısıyla, Türkiye'deki bu hekim açığını mutlaka gidermek zorundayız. Türkiye'deki bu hekim açığını, hem Türkiye'deki tıp fakültelerinde öğrenim gören öğrenci sayısını artırarak hem yeni tıp fakülteleri kurarak hem de dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi, bütün çağdaş ülkelerinde olduğu gibi, başka milletlerden olan insanların hekimlerinin de Türkiye'de çalışmasının önünü açarak yapmalıyız. Kuşkusuz ki, Türkiye'de çalışacak hekimler, denklik gereğini de yerine getireceklerdir.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - YÖK'ten mi alacaklar Sayın Bakan?

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Kuşkusuz ki, Türkçeyi de bilmek şartıyla Türkiye'de çalışabileceklerdir. Bunun başka türlüsü zaten düşünülemez.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Denkliği YÖK verecek diyebiliyor musunuz Sayın Bakan?! Yoksa, siz mi vereceksiniz?!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Ancak, Erzurum'un Tekman'ında, Artvin'in Şavşat'ında, Mardin'in Dargeçit'inde…

Değerli milletvekilleri, bu ilçe isimlerini, lütfen, iyi takip edin. Anamuhalefet Partisinin değerli milletvekilleri…

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Denkliği YÖK verecek diyebiliyor musunuz Sayın Bakan?

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Erzurum'un Tekman'ında, Artvin'in Şavşat'ında, Mardin'in Dargeçit'inde, Şırnak'ın Güçlükonak'ında, Van'ın Bahçesaray'ında, Muş'un Bulanık'ında, Trabzon'un Şalpazarı'nda, Ordu'nun Mesudiye'sinde, Yozgat'ın Boğazlıyan'ında, hatta Mersin'in Gülnar'ında, bizden hekim bekleyen vatandaşımız var. Sizin için, bu, çok önemli bir şeyi ifade etmiyor olabilir; ama, bizim için, AK Partililer için, bu, mutlaka çözülmesi gereken önemli bir problemdir. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Gelecekleri oraya mı göndereceksiniz?!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - İnsaf!.. Üç senedir iktidardasınız, çözmedin de şimdi mi çözeceksin bunları?! Üç senedir Bakansın!.. Üç senedir!..

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Ayıp, ayıp!..

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Türk Tabipler Birliği…

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Türk tabipleri birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.1069)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-03-01-turk-tabipleri-birligi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-1069 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
