# 209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mart 2006
- **Gündem:** 209 SAYILI SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI SAĞLIK KURUMLARI İLE ESENLENDİRME (REHABİLİTASYON) TESİSLERİNE VERİLECEK DÖNER SERMAYA HAKKINDA (S.S1101)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-03-02-209-sayili-saglik-bakanligina-bagli-saglik-kurumlari-ile-esenlendirme-2

> Recep Akdağ (AK Parti), 2 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 209 SAYILI SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI SAĞLIK KURUMLARI İLE ESENLENDİRME (REHABİLİTASYON) TESİSLERİNE VERİLECEK DÖNER SERMAYA HAKKINDA (S.S1101)); konuşma 1.072 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Bunu âdet haline getirdiniz. Bu Meclis, gazete haberlerinin tartışılacağı bir meclis değildir. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Bütün gazeteler yalan yazıyor!..

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Yani, soru sordunuz, müsaade edin, cevabınızı vereyim.

Ben, kendi uygulamalarımdan bahsediyorum, birilerinin iddiaları beni bağlamaz.

ATİLLA KART (Konya) - Sizin iktidarınıza mensup…

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Kendimden, ekibimden ve yaptığım hizmetlerden, Hükümetim adına, dün emindim, bugün eminim, yarın da emin olacağım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

"Sağlık politikalarının yararlarından nasıl bahsediyorsunuz" dediniz. Bu, ortada; yani, işte, Halep oradaysa arşın burada. Biraz önce ifade ettim Değerli Milletvekilim; sadece muayene edilen hasta sayısına bakınız. Geldiğimizde, kamu hastanelerinde 165 000 000 hasta muayene edilirken, insanlar hastane kapılarında sürünürken, hastane acillerine bile giremezken, 2005 yılında 270 000 000 insan muayene edilmiştir. Tekrar söylüyorum; Her şey güllük gülistanlık olmamıştır; olması için daha zamana ihtiyacımız var; ama, çok büyük mesafeler aldık.

Şuradan, aşılama oranlarından bahsettim. 2005 yılında, Türkiye Cumhuriyetinin en yüksek aşılama oranlarına sahip olduğumuzu söyledim. Bir örnek vereyim size: Sıtma… Urfa, Diyarbakır, Batman İllerimiz çevresinde, yıllık sıtma vakaları biz geldiğimizde 10 000'di. 2005 yılı sıtma vakaları sayımız 2 000'dir; yani, burada, sağlık politikalarının neyle sonuçlandığını ifade etmeye, bu, sorular için ayrılan kısa zaman elbette yetmiyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sorulara cevap vermiyorsunuz ki, Sayın Bakan.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Sayın Kaptan, Antalya'nın silinen alacaklarının ne kadar olduğundan bahsetti. Tabiî, şu anda bu bilgilere sahip değilim. Yalnız, şunu söyleyebilirim: Son iki ay içerisinde, ocak ve şubat ayları içerisinde, Maliye Bakanlığımızın doğrudan, yeşilkart ödemeleri için veya SSK ödemeleri için ve diğer ödemeler için aktardığı avanslarla, hastanelerimizin tamamının borçlarını ödeyecek kadar hastanelerimize para aktarabildik hamdolsun.

Tabiî ki, biz, alacaklarımızı daha çok almak, bu alacaklarımızla da daha çok hizmet etmek istiyoruz; ama, kamu bütçesinin imkânlarının elverdiği kadar, bunu kamu maliyemizle tartışarak, birlikte görüşerek yolumuza devam edeceğiz. Aynı mantığa üniversite hastanelerimiz de sahip olmalıdır. Antalya'daki üniversite hastanemizden bahsedildi. Üniversite hastanelerimiz de verimliliklerini artırmak, masraflarını azaltmak için bir gayret içerisine girmelidir.

Değerli arkadaşlarım, kamu maliyesinin kaynakları, malum, vergilerle oluşmaktadır. Kaynakları sınırsız olarak harcamaya hiçbirimizin, bu anlamda, bir imkânı yok; keşke olsaydı da biz de arzuladığımız biçimde daha yüksek rakamları harcayabilseydik; ama, bakın, ben size bir şey ifade edeceğim: Bugün, üniversite hastanelerimizde -bunu suçlamak için söylemiyorum, bir resmi ortaya koymak için söylüyorum- uzman ve asistan olarak, 20 000 civarında hekimimiz hizmet vermektedir. Bu 20 000 civarındaki hekimin muayene ederek hizmet ettiği hasta sayısı yılda 10 000 000 civarındadır. Çok düşük bir rakam bu; mutlaka, bu rakamı, birlikte, üniversitelerimizle el ele vererek artırmalıyız, üniversitelerimizi daha verimli hale getirmeliyiz. Yetersiz hasta sayılarıyla, üniversitelerimiz, kuşkusuz ciddî bir verimlilik eksiği içerisinde görülmektedir.

Akdeniz Üniversitesiyle alakalı olarak, borçlar nedir, ne kadardır; bunları tespit edip, ödemeleriyle ilgili olarak Maliye Bakanlığımızdan da bilgi alıp, değerli milletvekilimize bilgi vereceğim.

Sayın Tüysüz yeşilkart mağduriyetinden bahsetti, yatırılamadığından; böyle bir şey yok Sayın Tüysüz. Eğer, bunu, lokal olarak, herhangi bir bölgede, herhangi bir hastane yöneticisi yapıyorsa, kusur işliyor demektir; siz, o hastane yöneticilerini bize söylersiniz, biz de meseleyi yerinde inceleyerek gereğini yaparız; ama, artık yeşilkartlı vatandaşlarımız, geçmişteki sıkıntılarını, sistematik sıkıntılarını bugün yaşamıyorlar.

Eczanelerin para tahsiliyle ilgili olarak da ciddî bir problem kalmamıştır. Buradaki problemler, daha çok, eczanelerin oluşturdukları faturalar ile bu faturaların incelenme aşaması sırasında, kurumlar arasındaki iletişimden veya anlaşmazlıklardan kaynaklanmaktadır, bir ödenek sıkıntısından bunun kaynaklanmadığını biliyorum; yani, sonuç itibariyle bu ödemeleri Sağlık Bakanlığı olarak biz yapmıyoruz, geri ödeme kurumlarımız yapıyor; ama, çok iyi biliyorum ki, sıklıkla bir araya geldiğim bir sektör olarak, değerli eczacı meslektaşlarımız da, şu günkü durumdan, geçmişe kıyasla ziyadesiyle memnundurlar.

Urfa'da değişen başhekimlerden bahsetti Değerli Milletvekilimiz. Şu anda, tabiî, rakam olarak -o bir rakam verdi- bu rakamın gerçekliğini bilemiyorum; ancak, başhekimlik konusunda, yöneticilikler konusunda şunu ifade edeyim değerli arkadaşlarım, değerli milletvekili arkadaşlarım. Bir başhekimlik, aslında bir hizmet için bir nöbet yeridir; yani, bir başhekimin, ben buraya oturdum, burada on sene çalışacağım, yirmi sene çalışacağım diye bir düşüncesinin olması gerçekte yanlıştır; çünkü, başhekimlikler…

TURAN TÜYSÜZ (Şanlıurfa) - 12 saatte değişen başhekimler var Sayın Bakan.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Bakın, bilmediğiniz için söylüyorum; başhekimlikler ikinci görev yerleridir. Biz, hiçbir hekimimizi başhekimlik görevinden aldığımız zaman, o başhekimimiz mağdur olmuyor; onlar, değerli meslektaşlarımız olarak yine mesleklerini icra ediyorlar. Üstelik, dönersermaye katkı paylarından da, yine, alması gereken miktarları, hizmetleri çerçevesinde almaya devam ediyorlar. Dolayısıyla, meselenin bu kısmını bu kadar büyütmenin hiçbir âlemi yoktur. Yani, bir hastaneye atanan bir başhekim, artık, ilânihaye o koltukta oturacak; böyle bir şey yok. Yani, bizler buraya geliyoruz, seçiliyoruz; şu Yüce Meclisin çatısı altındaki koltuklar bir müddet sonra boşalıyor, başka arkadaşlarımız geliyor, nöbeti onlar alıyor, yoluna bu şekilde devam ediyorlar. Yani, oturduğu koltuğa, böyle, yapışıp kalmak isteyen birileri varsa, bunlar yanlış hareket ediyorlar.

TURAN TÜYSÜZ (Şanlıurfa) - Sayın Bakanım, ortalama 15 günde bir başhekim…

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Sayın Işık, Danıştayın, şef atamalarıyla ilgili, geçmişte, bir yürütmeyi durdurma kararı var, doçent ve profesörlerin şef atanmasıyla ilgili. Daha sonra, Dava Kurulu, Danıştayla ilgili bir üst kurul, bu husustaki yürütmeyi durdurmanın iptaline karar verdi. Bu, enteresan bir karardır. Yani, şu anda, bir taraftan Danıştay bunun uygun olduğuna karar verdi, öte yandan da, biliyorsunuz, daha sonra yaptığımız bir kanuna istinaden, Anayasa Mahkememiz, Yüce Mahkeme, doçent ve profesörlerin doğrudan şef atanması, şef yardımcısı atanmasıyla ilgili olarak bir yürütmeyi durdurma kararı verdi. Anayasa Mahkememizin bu yürütmeyi durdurma kararı da hep yanlış yorumlanıyor; bu, iptal edilmiş gibi konuşuluyor.

Değerli arkadaşım, biz, kendimizi Yüce Mahkemenin yerine koyamayız. Bir yürütmeyi durdurma kararı vardır; iptal edilecek mi, edilmeyecek mi kanun gelecekte ne şekilde icra edilecek, buna da yine Anayasa Mahkememiz karar verecektir.

Mecburî hizmetle alakalı olarak Danıştayın verdiği yürütmeyi durdurma kararı, Başbakanlık genelgesine karşı verilmiş olan bir yürütmeyi durdurma kararıdır. Burada da enteresan bir uygulamayla karşı karşıyayız. Danıştay, Başbakanlığın yürütmeyle ilgili kararına, yani, Başbakanlığın devlet hizmeti yükümlülüğünün uygulanmasıyla ilgili kararına, buna ilişkin bir genelgesine yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Gerekçesi, devlet hizmeti yükümlülüğünün aslıyla ilgili değildir. İki maddesiyle alakalı olarak detayla alakalıdır ve bu gerekçeleri de Anayasaya aykırı bulduğunu ifade ederek, kanunun yürütülmesini durdurması için Anayasa Mahkemesine müracaat etmiştir. Aslında, Danıştay, bu uygulamasıyla, âdeta, Yüce Mahkemenin, Anayasa Mahkememizin bir kanunun yürütmeyi durdurulması konusundaki kararını zımnen veya fiilen uygulamış gibi olmaktadır. Bunu da hukukçularımız değerlendirmelidir. Burada enteresan bir uygulama var ve bu yüzden aslında bir sıkıntının da içerisindeyiz. Bir taraftan, yürürlükte bir kanun var. Öte taraftan, o kanunun yürütül-mesi durdurulmuş durumda. Ben, ümit ediyorum ki, Yüce Mahkeme, Anayasa Mahkemesi, kısa süre içerisinde bu kanuna karşı yürütmeyi durdurma istemine cevap verecek ve o cevaba göre de, biz, gerekli düzenlemeleri yaparak yolumuza devam edeceğiz.

Yüce Meclisinize teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-03-02-209-sayili-saglik-bakanligina-bagli-saglik-kurumlari-ile-esenlendirme-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
