# Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ocak 2010
- **Gündem:** ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-23-2010-01-14-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar

> Recep Akdağ (AK Parti), 14 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 1.246 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Umarım ki hepsine cevap verebilirim çünkü çok sayıda soru oldu.

Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğündeki personelle ilgili iki soru soruldu, Sayın Çalış ve Sayın Dibek tarafından. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü bizim 209 sayılı Döner Sermaye İşletmeleriyle ilgili bir genel müdürlük değil. Burada daha ziyade bu Genel Müdürlükle ilgili… Bu 209’la ilgili değişiklikler yaptık; Hudut ve Sahillerin ayrı bir, kendine ait bir döner sermaye işletme yöntemi var. Dolayısıyla, bu sebeple kanunun metni içerisine bunlar alınmamış durumda. Bu Genel Müdürlükte çalışan kişi sayısı, hekim sayısı olarak zannediyorum 70 civarında ama toplam sayıyı bilahare yazılı olarak verelim.

Sayın Paksoy, kurum hekimlerinin 1.700 lira maaş aldığından işaretle “Durumları nasıl düzelecek?” dedi. Şu anda değerli kurum hekimlerimizden Sağlık Bakanlığına geçmek isteyenler için bu yol tamamen açıktır. Yönetmeliğimizde bir istisna hükmü koymuş durumdayız, son iki aydır; herhangi bir şekilde Sağlık Bakanlığına geçmek isteyen memurlar, diğer usullere tabi olmaksızın doğrudan Sağlık Bakanlığına geçebilecekler. Bunun dışında, kurum hekimi olarak çalışmaya devam etmek isteyen değerli hekimlerimiz için de iş yeri hekimliğinin önünü açık tuttuk. Bu da onlar için ilave bir imkân teşkil etmektedir.

Sayın Doğru’nun Tokat ili, ilçeleriyle ilgili, döner sermaye gelirlerindeki düşüklükle ilgili soruları var. Bu ilçeleri özellikle inceleteceğim çünkü şu anda bine yakın veya bin civarında değişen döner sermaye işletmesinin aşağı yukarı 950 ila 980’i arasında bu döner sermaye ödemeleri düzenli yapılabilmektedir. Aksayan ilçeleri sürekli olarak takibe alıyoruz ve iyileştirmeler yaparak yolumuza devam ediyoruz. Bu ilçeleri de özellikle kendim inceleyeceğim, arkadaşlarıma incelettireceğim.

Domuz gribinin abartılıp abartılmadığıyla ilgili iki soru soruldu. Avrupa Birliğinde bir, zannediyorum Avrupa Parlamenterler Birliğiyle ilgili…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Birim Başkanı.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Efendim?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Alman parlamenter…

YILMAZ TANKUT (Adana) – Sağlık Komitesi Başkanı.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Evet, bir parlamenterler birliğinde yani. Orada bir araştırma önergesi verildi ve konuyu araştırıyorlar.

Şimdi “Domuz gribi abartıldı mı? Ne kadar abartıldı?” Bunları aslında pandemi bitmeden söyleyemeyiz değerli milletvekilleri. Ancak şunu ifade etmemiz lazım: Kendi ülkemize baktığımız zaman H1N1 virüsüyle ilgili olarak hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 600’ü geçmiştir. Bu arada çok önemli bir rakam var elimizde, hayatını kaybeden hamilelerimizin sayısı 36 veya belki 38 civarında. Son 2 vaka hususunda tam bilgi sahibi değilim. Türkiye’de bir önceki yılda (2008 yılında) zatürreeden hayatını kaybeden hamilemiz 2 kişidir. 2009 yılında zatürreeden hayatını kaybeden hamile sayısı 38’dir, evet. Bunların 36’sı H1N1 virüsüne, domuz gribi virüsüne bağlı olarak hayatını kaybetti.

Dolayısıyla, bu tartışmalar yapılacaktır. Bu söylediğiniz araştırmanın sonuçlarını da hep birlikte göreceğiz. “Ama biz ülke olarak ne yapmalıydık, ne yaptık?”a sıra gelince, vatandaşımızda farkındalık oluşturmak ve bu işe her alanda hazırlıklı olmak şarttı; bunu gerçekten iyi bir biçimde yaptık.

Aşıyla ilgili olarak şunu söyleyebilirim: Başlangıçta biz de hastalığın Dünya Sağlık Örgütü tarafından özellikle ifade edilen muhtemel özellikleri, virüste bir mutasyon riski dolayısıyla 43 milyon doz aşı sipariş etmiştik. Şu ana kadar 8,4 milyon doz aşı almış durumdayız. Biraz sözleşmelerimizi biz bu şekilde, esnek biçimde, ülkenin yararını gözetecek biçimde yapabildik. Bazı ülkeler bunu yapamamış olabilirler. Bazı Avrupa ülkeleri de zikredilerek onlarla ilgili durum soruldu. Tabii onlar hakkında ben bir şey söyleyemem. Bu 8,4 milyon doz aşının aşağı yukarı 4 milyona yakınını kullanmış durumdayız. Geriye kalan miktarın da önümüzdeki günlerde kullanılacağını düşünüyoruz. Bu arada bir miktar aşıyı da, küçük bir miktar aşıyı da stokta tutmak istiyoruz. Bunu bilim adamlarımızla da tartışıyoruz. 3 milyon, 5 milyon, belki biraz bunun üstünde bir miktar aşıyı stoklarımızda tutmayı düşünüyoruz. Özellikle üç yıl süreyle stokta tutulabilecek ve antijen değişmek gerekirse de bu antijeni yarım euroya değişebileceğimiz bir aşı türü var, stokta daha ziyade bunu tutmayı düşünüyoruz. Neden? Çünkü bu virüsün bir mutasyon geçirmesi ve çok daha saldırgan olma riski mevcut, ama söylediğim gibi, Türkiye bu meseleyi çok iyi yöneten ülkeler arasındadır ve biz aşı konusunda, en azından medyaya yansıyan, bazı ülkelerin içine düştüğü sıkıntı gibi bir sıkıntıya da asla düşmedik, bundan sonra da düşmeyeceğiz. Söylediğim gibi, başlangıçta 43 milyon doz aşı sipariş etmiş ve bir sigortayı ülkemiz insanına kazandırmışken, satın aldığımız aşı miktarı 8,4 milyon dozdur.

Şimdi, daha önce de söylendi, ifade edildi, medyaya çıkıp bu hususta konuşan arkadaşlarımız da oldu, 2 milyar liraya yakın, eski parayla 2 katrilyona yakın bir harcama yapıldığından bahsedildi. Şu ana kadar domuz gribi için yapmış olduğumuz harcama 168 milyon liradır, aşı, diğer malzemeler.

KÜRŞAT ATILGAN (Adana) – Az mı?

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Şimdi bir milletvekilimiz ben bunu söyleyince “Az mı?” diyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Dolar mı TL mi Sayın Bakan?

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Değerli milletvekilleri, insan sağlığı çok önemlidir.

KÜRŞAT ATILGAN (Adana) – “Panik kampanyası.” diyor Avrupa Birliği Komisyon Başkanı, Sayın Bakan.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Böyle pandemilere mutlaka hazıklıklı olmalısınız. Hayatını kaybeden 600’ün üstündeki vatandaşımızın her birinin hayatının sizin gözünüzde de çok kıymetli olduğunu biliyorum. Çeşitli medya kampanyaları ve yanlış yönlendirmeler olmasa aşılama kampanyaları daha iyi gidebilirdi ve bu sayılar çok daha aşağıda da kalabilirdi.

Şimdi burada önemli bir husus daha var değerli milletvekilleri, çok önemli bir husus daha var…

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Dünyada yüzde 5’lerde.

KÜRŞAT ATILGAN (Adana) – Uluslararası ilaç firmalarına da alet olmamak gerekir.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Bu meseleler, yani pandemi ve benzeri hususlara yaklaşım meseleleri, elbette bilimsel kurullarla da birlikte götürülüyor. Dolayısıyla, vatandaşa doğru bilgi vermek lazım. “2 milyar lira harcama yapılmış.” denen bir yerde, eğer 170 milyon lira harcama yapılmışsa “2 milyar harcama yapılmış.” diyenlerin de başını iki elinin arasına alıp biraz düşünmesi gerekiyor. Tabii ki vatandaşımızın sağlığı çok önemli; bugüne kadar benzeri konularda aldığımız tedbirler gibi bundan sonra da tedbirler alarak vatandaşımızın sağlığını korumaya devam edeceğiz.

Sayın Bayındır, “Bu yasa sırasında sendikalar, meslek birliği, bunlarla ne gibi görüşmeler yaptınız?” dedi.

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – “Mutabakat” dediniz de mutabakatı sormak istedim.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Bu, aşağı yukarı üç yıllık geçmişi olan bir çalışmadır. Birçok kere bu paydaşların görüşlerini aldık. Evet, doğrudur, Türk Tabipler Birliği şu anda bizim gibi düşünmüyor, çok net. “Bunun için eylem yapacağız.” diyorlar, eylem teşebbüslerinde bulunuyorlar ama aslında Türk Tabipler Birliği kendisiyle de çelişiyor burada çünkü yıllarca tam günü savunmuş bir meslek birliğidir, meslek örgütüdür. Şu söyleniyor: Yani bir taraftan Tam Gün Yasası’ndan yana olacaksınız, yıllarca bunu konuşacaksınız, yazacaksınız, çizeceksiniz, yasa gündeme geldiğinde karşısına çıkacaksınız! Bunu anlamak mümkün değildir.

Bakın, bizim niyetimiz çok açık. Biz vatandaşımızı bu muayenehane kapılarına gitmekten, üniversite hastanelerine gittiklerinde “Eğer para verirsen senin işini burada görürüz.” diyen sistemden kurtarmak istiyoruz ve Meclisimizin de bunun yanında durduğunu biliyoruz.

“Bu döner sermayeler neden emekliliğe yansımıyor?” dendi. İşte, bu kanun, aslında tam da döner sermayelerden maaşa eklenecek sabit tutarların, mesela bir uzman hekimde 3 bin liraya -maaşla beraber- çıkmasıyla emekliliğe yansıyan bir imkân da getirmektedir. Yani, bugüne kadar bir uzman hekim, yirmi beş yıl çalışmış bir uzman hekim 1.600 lira civarında bir parayla emekli olurken, bu yasadan sonra hekimler, çalışma yıllarına bağlı olarak, yirmi beş yıl çalışmış bir hekim 2.500 liranın üzerinde bir emeklilik maaşı alabilecektir ki bu da önemli bir iyileştirmedir.

Niğde’deki bu hastaneyle ilgili soruya… Üç yüz yataklı bir hastane ihalesini yapmış durumdayız, süreç devam ediyor. Böylece, kısaca cevap vermiş olayım.

“Sağlık çalışanlarının çalışma süresini 45 saatten 40 saate düşürdük. Peki, neden radyolojiyle ilgilenen veya radyolojiyle ilgili sağlık personelinin çalışma saatini 35 saate çıkardık?”

Değerli arkadaşlar, Avrupa Birliğinin bu husustaki standartları otuz beş saattir. Aslında burada önemli olan radyolojiyle iştigal eden değerli sağlık çalışanlarının ne kadar radyasyon aldığının tespiti ve takibidir. Çalışma saatlerinden daha önemli olan budur. Dolayısıyla, radyasyonla çalışan bir kişinin aylık veya yıllık alabileceği maksimal dozlar da bugün yine Avrupa Birliği standartlarındadır ve hiçbir meslektaşımızı bu standartların üstünde bir radyasyona maruz kalacak biçimde çalıştırmıyoruz, bundan sonra da çalıştırmayacağız.

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-23-2010-01-14-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
