# 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 12 Aralık 2016
- **Gündem:** 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=55147
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-26-2016-12-12-2017-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2015-yili-merkezi

> Recep Akdağ (AK Parti), 12 Aralık 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 832 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 2017 yılı Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerindeki görüşlerimi ifade etmek üzere huzurlarınızda bulunuyorum.

Konuşmama başlarken, öncelikle 10 Aralık saat 20.29’da Beşiktaş’taki hain saldırı ve bombalama sonucunda şehit olan değerli kardeşlerime, polis kardeşlerimize, sivillere Cenab-ı Haktan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum.

Başbakanımızın talimatlarıyla, Bakan arkadaşlarımızla birlikte yirmi dört saate yakın bir süre bu bombalamalardan sonra sahada olduk. Gerçekten, bunları yaşamadan, yoğun biçimde ne olduğunu görmeden, ailelerin, çocukların, annelerin, babaların, kardeşlerin, onların duygularını yaşamadan gelip burada “barış” diye, “demokrasi” diye konuşanlar, aslında beyhude konuşuyorlar.

Ben size, müsaadenizle, konuşmamın başlangıcında, yaralı polislerimizin tedavi gördüğü Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Hemşire Özlem Şeko’nun ifadeleriyle, satırlarıyla öncelikle seslenmek istiyorum. Hemşire Özlem şunları söylüyor: “Dün gece 26 yaşında, bacağı ve kaburgaları kırılmış, vücudu yanık et ve barut kokan polis bir hastam ‘Hemşire hanım, çok ağrım var, dayanamıyorum, bağırıyorum, diğer hastaları çok mu rahatsız ediyorum?’ dedi. O durumda bile hâlâ kendini değil, diğer insanları düşünüyordu. Ara ara arkadaşlarının durumunu ve şehit sayısını soruyordu. İsyan etmiyordu, özel ilgi istemiyordu, söylediklerimize harfiyen uyuyordu. Yakınları da ortalığı yakıp yıkmıyor, üstümüze yürümüyorlardı, yoğun bakımın kapısında metanetle bekliyorlardı. Sadece o değil, dün gece baktığım ve konuşabilecek durumda olan bütün hastaların, bütün yaralıların durumu böyleydi, tutumu böyleydi. Gözyaşlarımızı tutamadan çalıştık bütün gece. Televizyondan izlemek gibi değil orada olmak; çiçeği burnunda gençlerin ellerinizin arasından kayıp gitmelerini izlemek, yaşasalar bile engelli kalabileceklerini bilerek yaralarını sarmak… Televizyondaki birer sayıdan ibaret değil onlar; hepsinin bir hikâyesi ve ellerinden alınmış bir gelecekleri var. Nasıl kıydınız onlara? Nasıl vicdanınız el verdi? Nasıl hesabını vereceksiniz bu gencecik vatan evlatlarının?”

Şimdi buraya çıkıp demokrasiden, buraya çıkıp siyasetten, demokratik siyasetten, barıştan bahsedenler, belki kendilerini aptal yerine koyan, aptal rolünü mükemmel oynayan bazı Avrupalı politikacıları kandırabilirler. Onları kandırdıklarını sananlar, ne bizi ne de aziz Türk milletini kandıramayacaklar. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, bakın, bugün bütçe konuşmalarına bir sayın milletvekilinin çıkışıyla başladık ve ben de bir çağrıda bulundum, çok net, açık, basit bir çağrıda bulundum. Zor mu bu kadar, çağrı yaptığım hususta konuşmak sizce bu kadar zor mu? Şunu söyledim: Buraya çıkın, eğer demokrasiden bahsediyorsanız, eğer demokratik siyasetten bahsediyorsanız, eğer o büyük Peygamber-i Zişan’dan, Resulullah (SAV) Efendimiz’in mevlidişerifinden bahsediyorsanız çıkın buraya, yahu ne olur, bir kere PKK terörünü lanetleyin, adını söyleyerek lanetleyin. Öyle “Her türlü şiddeti kınıyoruz.” falan gibi kimseye yutturamayacağınız ifadelere bizim de karnımız tok, Türk milletinin de karnı tok. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) – Helal olsun!

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) – Bravo!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Çıkın bir kere söyleyin ama söyleyemezsiniz. Ben size çok görmüyorum ki, neden söyleyemeyeceğinizi de biliyorum, milletimiz de biliyor çünkü iradeniz sizin elinizde değil, çünkü iradeniz o bombayı oraya koyanların elinde, çok net söylüyorum, çünkü sizin iradeniz elinizde değil. Aslında biz size bu çağrılarda bulunuyoruz ama bu çağrıların karşılıksız kalacağını bilerek bu çağrılarda bulunuyoruz.

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Sağlık Bakanı değil, savaş bakanısın, savaş! Sağlık Bakanı olamazsın, savaş bakanısın!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Gücünüz yok, iradeniz yok! Demokrasiden bahsediyorsunuz ama, siz demokrasiden bahsediyorsunuz ama siz aslında demokrasinin yanından bile geçemediniz.

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Bize dönmeyin, Genel Kurula dönün, Genel Kurula dönün!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Bir kere burada terörü, PKK terörünü lanetleyemediniz! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Başkanım, yönünü Genel Kurula dönsün, savaştan bahsediyor.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Gözaltına alınan ya da tutuklanan milletvekillerinden bahsedenler var. Bu Meclisin çatısı altına “Dokunulmazlıkları kaldırın.” diye getiren sizler değil misiniz ve bu Meclisin iradesi değil midir ki bu dokunulmazlıkları kaldırdı?

AYHAN BİLGEN (Kars) – 17-25’i niye söylemiyorsunuz? Bakanlarınızı bile yargılatmıyorsunuz, bakanlarınızı! 4 tane bakanı niye kaçırdınız? Niye kaçırdınız 4 bakanı?

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, demokrasiden bahsediyorsanız eğer Meclisin iradesine saygı göstereceksiniz.

AYHAN BİLGEN (Kars) – Yargılatacaksınız 4 bakanı o zaman! 4 bakan, 4, 4, Rabia, Rabia, 4 bakan!

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) - Türkiye Büyük Millet Meclisi normal olarak hukuk çerçevesinde kendisinin önüne gelen dosyaları almış, incelemiş ve bunlar için hukuka “Buyurun, yargılayın.” şeklinde bir irade beyanında bulunmuştur.

AYHAN BİLGEN (Kars) – Buyurun, siz de yargılayın, siz de yargılayın.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Hani, ne oldu, o kadar bahsettiğiniz demokrasi nereye gitti zihninizde?

AYHAN BİLGEN (Kars) – 4 bakan, 4…

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) – İktidarda kim var şimdi Sayın Bakan?

AYHAN BİLGEN (Kars) – 17-25 Sayın Bakan, 17-25’i unutmayın.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Neden sıra buraya gelince demokrasiyi hiç aklınıza bile getirmiyorsunuz?

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) – On dört yıldır iktidarda kim var, kim var iktidarda on dört yıldır?

AYHAN BİLGEN (Kars) – Ayakkabı kutuları Sayın Bakan…

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Bu çatı altındaki bütün sayın milletvekillerinin birinci görevi, milletin iradesi dışında bir irade tanımamaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Bir yıldır 20 patlama oldu, 20…

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Şunu da size açıkça söyleyeyim, bakın…

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – 20 patlama, 20… Siyasi sorumlu sizsiniz.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla) – Ya, öyle oradan laf atmakla falan beni susturacağınızı zannetmeyin.

---

**Kaynak gösterme:** Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-26-2016-12-12-2017-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2015-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=55147

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
