# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Garip (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-05-04-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda

> Recep Garip (AK Parti), 4 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 521 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RECEP GARİP (Adana) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; üç günden bu yana devam etmiş olduğumuz TÜBİTAK'la ilgili görüşmenin sonuna doğru geldik.

Biraz önceki arkadaşımızın tarihsel bir yolculuk yaptığı Emre Kongar'dan nakillerine aslında, söylenecek çok ciddî göndermeler var, cevaplar var; ama, din ve tarım imparatorluğundan bahsetti ki, bu yeni bir literatür diye düşünüyorum. Dinde dogmatizm konusu, ciddî tartışmalar doğurabilecek olan konulardır. Geçmiş yüzyıllara bakıldığı zaman, Osmanlı İmparatorluğunun ve bizim tarihimiz diye isimlendirdiğimiz geçmişimizde birçok ilim öncülerinin, dünya ilim öncülerine öncülük yaptığını, bunlardan bazı isimleri naklederek konuya geçmek istiyorum. El Cabir gibi, astroloji ilmindeki öncüler gibi, İbni Haldun'un Mukaddimesini dünya çapında bir ilim öncülüğü olarak ifadelendirmek de mümkün. İbni Rüşd, İbni Sina, Mimar Sinan, Farabi, İmamı Gazalî, Mevlana, Şeyh Galip, Itrî, Nedim, Baki, Yunus Emre gibi birsürü isim saymak mümkün. Bunların hepsi, kendi çapında ve dünya çapında ilim öncüleridir. Bunların, bizim geçmişimizin çok soylu, çok derin, çok anlamlı ve yeryüzü insanlığına çok büyük katkılarda bulunduğunu ifadelendirmekte yarar görüyorum.

CHP'li arkadaşlarımız, sürekli, bilim dışına çıkıldığını söyleyip durdular, siyasallaştırdığımızı söyleyip durdular. Dünden bugüne bakıldığında, kırkiki yıllık sürecinde TÜBİTAK'ın Bilim Kurulunun ya da Bilim Kurumunun nasıl siyasallaştırıldığının kanıtlarını gösterir bir şekilde, o kırkiki yıllık geçmişe bakıldığında buna rastlamak mümkün; çünkü, isterseniz, dün vermemiştim, ama, bugün soyadıyla vermek istiyorum: Baloğlu'yla ilgili 7 isim, Aytekin ismiyle 2, Pak ismiyle 2 ismin hâlâ çalışmakta olduğunu ve TÜBİTAK'ın dünden bugüne siyasallaşıp siyasallaşmadığını, kimin bunu yapıp yapmadığı konusunda da tarih çok ciddî noktada bize cevap veriyor.

AK Parti, bir kurumla ilgili bir düzenleme yapmak istediğinde, nedense hep alelacele öne getirildiğinden, nedense kurumların ele geçirildiğinden bahsedildiğine tanık oluyoruz. Bunu duyduğum zaman tüylerim ürperiyor. Bu ülkede herhangi bir konu ele geçiriliyor değildir, herhangi bir kurum bir şekilde ele geçiriliyor değildir. Ele geçirilme tabiri cephede olur, başka mekânlarda olur; yani, neyi, kimden ele geçirildiğini anlamakta zorlandığımızı ifadelendirmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yediden yetmişe kardeş olan bir ülkenin insanlarıyız ve bu mutluluğu, bu güzelliği, bu kardeşliği büyüterek devam etmemiz gerektiğini ifadelendirerek devam etmek istiyorum. Siyasallaştırmadan bahsedildiğimiz şey, siyasallaşan bilim ve teknoloji yuvasını, Türkiye'nin stratejik kurumu olan ilim öncülerini bu tür yüklemlerden arındırmak için TÜBİTAK üzerinde üç günden bu yana tartışıyoruz.

Siyaset yapalım erdemli olsun, siyaset yapalım soylu olsun, siyaset yapalım ülke adına katkıda bulunalım hep beraber; ama, kurumlarımızın daha işlevsel olması için aklıselimi elimizden bırakmamamız gerekiyor. Bilimde, teknolojide dünyayla yarışacaksak, ilim öncülerini, ihtisas sahibi olan Türk evlatlarını mutlaka önemsememiz, onlar için büyük fedakârlıklar yapmamız gerekiyor; ki, bu nedenle, 530 trilyon olan bütçenin yüzde 23'ü, yüzde 25'i değil, yüzde 50'sinin yatırıma yönelik, yatırım olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Dünya bilim makaleleri indeksine bakıldığı zaman 22 nci sırada olduğumuzu görmemiz mümkün; gelin, bunu ilk 10'un içerisine yerleştirelim; gelin bunu yapalım. Hâlâ dünya çapında bir bilim teknik dergimizin olmadığını esefle görmemiz mümkün. Gelin kollarımızı sıvayalım, gelin evrensel manada bilim öncülerine destek verelim, evlatlarımızın elinden tutalım, dünya çapında ilim insanları bu ülkenin evlatlarından yetişmeye devam etsin.

Gerçeklere, göz kapatarak ulaşamayız. Gerçeklerin acı olduğu kuşkusuz, zor; ama, gerçekleri, birilerinin, Anadolu insanının gözlerinin içine bakarak söylemesi, haykırması, ifadelendirmesi gerekiyor; ki, biz bunları yapıyoruz.

Bilim adamlarımıza yakışan, demokratik bilimin oluşumuna katkıda bulunmaktır. Teknolojide eksikliği, mutlaka, bir an evvel... Dünyayla eğer yarışacaksak, bu teknolojik kalkınmayı bir an evvel gerçekleştirmemiz gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Garip (AK Parti, Adana). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-05-04-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
