# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Garip (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 1 Kasım 2006
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b013/tbmm221330130270.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2006-11-01-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Recep Garip (AK Parti), 1 Kasım 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 690 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RECEP GARİP (Adana) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle gündem dışı konuşma yapmak üzere şahsım adına söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Diyarbakır. Bismil. Çınar'da se! felaketinden hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Rabb'imden rahmet diliyorum; kalanlara, sağlık, afiyet ve sabır diliyorum.

Cumhuriyet, milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimidir, Atatürk'ün ifadesiyle "Cumhuriyet, fikren, ilmen, bedenen kuvvetli, ahlaklı ve karakterli koruyucular ister." Yine bir başka ifadeyle. Ulu Ön- der'imiz "Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi cumhuriyettir. Artık, hükümet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır; hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık, hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır."

Lamartİne şöyle söyler: "Cumhuriyet İle cehalet bir yerde barınamaz." Cumhuriyet yönetimlerinde bilim ve teknolojinin, kültüre! ve sosyal yapının güçlendirilmesi, Batı'nın bir gereği olmaktan öte milli hassasiyetimizin, ulusumuzun müreffeh bir geleceği yakalaması esasına dayanmaktadır. Bunun temelini ise. zihniyet değişimiyle birlikte, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişmelere seyirci kalmamak oluşturur. Seneca'nın ifadesiyle, şöyle söyler: "Cumhuriyet, ilim ve ahlakın, adalet ve erdemin iktidarıdır. Bunların gerçekten yaşanmadığı yerlerde şekil ve iddia ne olursa olsun cumhuriyet yoktur."

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" düsturuyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Lozan Anlaşması'yla gelen barışın ardından yönetim biçimini belirleme sürecine girmiş, 29 Ekim 1923 yılında, yani, bundan tam seksen üç yıl önce, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından cumhuriyet îlan edilmiştir.

Bu yönüyle cumhuriyet, halk iradesinin yönetime direkt katılması anlamına geliyordu. Yönetimlerde asıl olan ulusun kendisidir. Millet egemenliğine dayalı rejimlerde, cumhuriyet kavramının yanı sıra onu güçlü kılan diğer kavramlar da bulunmaktadır. Biçimsel ve içerik olarak demokrasi, bu kavramlardan birisidir. Yine, çok partili sisteme geçtiğimiz dönemlere baktığımızda, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün teşvik ve telkinleriyle etkili olduğunu görmekteyiz.

Cumhuriyetimizin 83'üncü yılını idrak ettiğimiz şu günlerde, ülkemizin içinde bulunduğu durumu düşünürsek, o dönemde alınan kararın ne kadar isabetli olduğunu daha iyi anlamamız mümkün olur. Bilim ve teknolojiden eğitim ve kültüre kadar yetişmiş insan gücümüz, cumhuriyet anlayışımızın bir ürünüdür. Cumhuriyet, ulusumuz için büyük bir çağdaşlaşma projesi olmuştur. Seksen üç yıllık mazimize baktığımızda, sanayileşmeden eğitime birçok önemli başarıya imza atıldığına ta- nık oluyoruz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetin LO'uncu yılında yaptığı konuşmada "Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'di r." sözleriyle, cumhuriyet tarihinin en önemli gelişiminin cumhuriyetin kurulması olduğuna da dikkat çekmiştir.

Çok değerli arkadaşlar, çünkü bir ülkenin kalkınması, çağdaş ve modem ülkeler seviyesine ulaşması, sağlıklı ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla mümkün olur ve bu yönetim anlayışı, kritik bir kararla, 29 Ekim 1923 tarihinde, Atatürk ve arkadaşları tarafından ilan edilmiştir. Böylece. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hayat bulmuştur. Zorlu savaş yıllarının ardından, ülkenin yeniden imarı, düşüncenin, anlayışın değişimiyle, büyük fedakârlıklar sonucu yapılmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlayan yeni ve bağımsız bir Türk devleti kurmak savaşı dış ve iç düşmanlara karşı başarıyla sonuç lanmış, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Kurtuluş Savaşının inanç ve başarısı nasıl Atatürk'ün eseri idiyse, cumhuriyet de onun eseridir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Garip, buyurun.

RECEP GARİP (Devamla) - İleriki yıllarda Ulu Önder, bunu şu sözleriyle ifade eder: "Benini en büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti'dir."

Cumhuriyet, egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu kabul eden yönetim şeklidir. Diğer bir ifadeyle, devletin temel organlarının seçimle iş basma geldiği bir yönetim biçimidir. Cumhuriyet yönetimi, bıı niteliğiyle, şüphesiz ki, demokrasi ilkesinin en gelişmiş şekli, demokrasi ilkesinin en İyi uygulanmasını sağlayan bir siyasi rejimdir. Cumhuriyet yönetimi, devlet geleneği ve siyasi yaşamımıza, egemenliğin bir kişiye, bir sınıfa değil doğrudan millete ait olduğu gerçeğini kazandırmıştır. Cumhuriyet rejimi, bütün vatandaşlara yasa önünde eşit haklar sağlamış, halkın devlet yönetimine eşit olarak katılımını ortaya koymuş, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin teminatı altına alındığını ortaya koymuş; millî birlik ve beraberliğimizi, birleştirici en önemli unsurları ortaya koyduğuna da tanık olduğumuzu görüyoruz.

Cumhuriyeti yaşadığımız ölçüde özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi kavramlar anlam kazanır, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri varlığını koruyabilir.

Tüm ulusların yaşamında olduğu gibi, cumhuriyet, özgürleşmenin, demokrasinin vazgeçilmezi olmuştur ve aynı misyonla, cumhuriyet, bu milletin vazgeçilmezi olmaya devam edecektir.

Bu duygularla, tüm ulusumuzun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'm kutluyor, hepinize sevgiler ve saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Garip (AK Parti, Adana). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2006-11-01-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b013/tbmm221330130270.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
