# Bayındırlık ve iskan bakanı koray aydın hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/8)-(s.s.670)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Özel (AK Parti, Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2004
- **Gündem:** BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI KORAY AYDIN HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/8)-(S.S.670)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-ozel-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-koray-aydin-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas

> Recep Özel (AK Parti), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI KORAY AYDIN HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/8)-(S.S.670)); konuşma 1.158 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Koray Aydın hakkındaki (9/8) esas numaralı Soruşturma Komisyonu raporuyla ilgili şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlarım.

Yolsuzlukların sebeplerinin, sosyal ve ekonomik boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporunda belirtilen ve Koray Aydın dönemindeki yolsuzlukların nedeni ile Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, bakanlığı sırasında yapılan ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarının tahkikini zamanında yaptırmayarak görevini kötüye kullandığı, aynı zamanda malvarlığında haksız bir artışa sebebiyet verdiği ve bu eylemlerinin suç teşkil ettiği iddiasıyla kurulan soruşturma komisyonu, yoğun bir çalışma dönemi sonunda birçok bilgi ve belgeye ulaşmış, dinleyebildiği kadar kişiyi ve adı yolsuzluk dosyalarında geçen kişileri dinlemiş ve bunun sonunda da elde ettiği veriler ışığında, Koray Aydın'ın Yüce Divana sevkı yönünde oy çokluğuyla karar almıştır.

Yolsuzluk, suiistimal ve usulsüzlükler özellikle 57 nci hükümet döneminde âdeta ayyuka çıkmış, bakanlar istifa etmek zorunda kalmış, onlarca bürokrat görevden alınmış, bunlardan birçoğu tutuklanmış, intiharlara varan olaylar yaşanmıştı. 5 Eylül 2001 tarihine kadar Koray Aydın'ın bakan olarak başında bulunduğu Bayındırlık ve İskân Bakanlığında ihalelere fesat karıştırıldığı ve haksız kazançlar elde edildiğine dair iddialar, kamu vicdanını rahatsız edici boyutlara ulaşmıştır. Nitekim, 13.2.2001 tarihinde Koray Aydın hakkında gensoru önergesi verilmiş, Bakanlık bünyesinde olup bitenler Meclis kürsüsünde dile getirilmiş; ancak, iktidar partilerine mensup milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiştir. Çok geçmeden, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan "Vurgun Operasyonu" ile iddialar çorap söküğü gibi çözülüp Bayındırlık ve İskân Bakanlığındaki yolsuzluk ve suiistimaller birer birer ortaya çıkarılınca, Sayın Koray Aydın hem bakanlıktan hem de milletvekilliğinden istifa etmek zorunda kalmıştır.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığındaki yolsuzluklarla ilgili, cumhuriyet tarihimizin en çok sanıklı davalarından biri sayılabilecek kamu davası 13.10.2001 tarihinde açılmıştır. İçinde Bakanlığın üst düzey bürokratlarının da bulunduğu 361 sanıklı davada, sanıklar, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüt adına faaliyette bulunmak, bilerek hizmet yüklenmek, üye olmak, devlet alım satımlarında ihaleye fesat karıştırarak çıkar sağlamak, görevi kötüye kullanmak, ihaleye fesat karıştırmak, 3628 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından yargılanmaktadırlar. Yargılama, Ankara 1 Nolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/71 esas sayılı dosyasında halen devam etmekte olup, sanık sayısı ek iddianamelerle 568'e ulaşmıştır. Neredeyse Bakanlıktaki odacısından genel müdürüne, müsteşarına kadar herkes sanık olarak yargılanmaktayken, Sayın Bakanın bunlardan istisna tutulmasının adaletle pek bağdaşmayacağı noktasında birleşmekteyiz.

Bütün bu olaylardan ve suiistimallerden Sayın Koray Aydın'ın haberinin olmadığı, rolünün bulunmadığı düşünülemez. Nitekim, Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hâkimliğinde, Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban "ihalelerde Bakanın, kendisine bir firma adı vererek, ihalede bunu da değerlendirin diye bana veya Genel Müdüre söyleyebildiği gibi, Danışmanı Sadrettin Dinçer vasıtasıyla da, bu şekilde talimatları olmaktadır" demek suretiyle bu ilişkiyi teyit etmektedir.

Devlet İhale Kanununa aykırı işlemlerden dolayı bakanın sorumluluğu açıktır. Bakan, bakanlık hizmetlerini mevzuata uygun olarak yürütmekle ve emri altındaki kişilerin faaliyet ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlüdür. Hukuk devleti, idarenin tüm eylem ve işlemlerinin her safhada hukuka uygun olduğu devlettir. İdareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, hizmet gereği ve kamu yararıyla sınırlı olan ve bu sınırlamanın önceden konulduğu ve belli olduğu bir yetkidir.

Devlet İhale Kanunu hükümleri, kamu görevinin disiplin ve güven içerisinde yürümesini sağlayan, diğer yandan, kamu iradesinin olumsuz davranışlar ve eylemlerle zarara uğratılmasını önleyen hükümlerdir. Devlet ihalelerinde açıklık, rekabet ve uygun bedel tespiti esastır. Devletin hangi ihale usulünü tespit edeceği hususunda, idarenin veya bakan onayının alınma zorunluluğu hususunda bakanın takdir yetkisi bulunsa dahi, bu takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir.

Özellikle, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ve İller Bankası bünyesinde yapılan ihalelerde davet usulü genel ilke haline getirilerek istenilen müteahhitlere ihale verme yolu açılmış ve yoğun olarak, tüm alanlarda ve yerlerde yapılan ihalelerde davet usulü kullanılmıştır. Geriye doğru on yıllık süre içerisinde yapılan ihaleler incelendiğinde, eksiltme, yani, kırım oranları çok yüksek olduğu halde, Sayın Koray Aydın döneminde kırım oranları aniden çok aşağılara düşmüş, kırım oranları daha önce ve şu anda da yüzde 40'lar seviyesinde seyrederken, Koray Aydın döneminde bunlar yüzde 10'lar seviyesinde seyretmiştir. Böylece, düşük kırımlı ihalelerde devlet zarara sokulurken, müteahhit ve bürokratlara menfaat temin edildiği zehabına haklı olarak kapılmaktayız.

Sayın Koray Aydın döneminde, sıradan işlerin dahi, özelliği bulunan yapım işi gerekçesiyle belli istekliler arasında kapalı teklif usulü kullanılarak ihale edildiği, davet edilen firmaların çoğunun benzer iş bitirmelerinin bulunmadığı veya davet edildikleri işle kıyaslandığında çok küçük iş bitirmeleri olduğu, teknik ve malî açıdan yeterli olmadıkları; Koray Aydın'dan önceki son beş yıllık dönemde, bütün ihale mevzuatlarına göre davetiyeyle yapılan ihale sayısının toplam ihale sayısına oranı yüzde 75 iken, bunların büyük bir kısmı olağanüstü hal bölgesinde yapılmış olmasına rağmen, Koray Aydın döneminde ise, davetli ihalelerin toplam ihale sayısına oranı yüzde 92'ye çıkmıştır. Böylece, istisnaî ihale usulü olarak öngörülen davetiye usulü amacını aşarak esas ihale usulü haline gelmiştir. Bu dönemde, parasal limitler açısından ilgili valilikler, yani, yerel yönetimler tarafından yapılabilecek nitelikteki ve büyüklükteki çok sayıda ihalenin gereksiz yere merkeze alınarak, davetiye usulüyle ihale edildiği ve bu ihalelere çoğunlukla merkezi Ankara'da bulunan firmaların davet edildiği görülmektedir. Böylece, mahallî firmaların ihalelere katılımı büyük ölçüde önlenmiş, daha avantajlı teklif verme imkânı bulunan mahallî firmalar katılım dışı bırakılmıştır.

Yapı İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen firmaların tanıtım dosya sayısı 3 000 civarında iken, sadece bunlardan 264 adedi davet edilmiştir. Bu durum, yapılan bütün ihalelere hep benzer firmaların davet edilmelerinde ısrarcı davranıldığını da göstermektedir.

Koray Aydın döneminde Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce merkezde yapılan davetli ihalelerin çoğunluğunda, firmaların isimlerinin gizli tutulması zorunluluğu yeterince sağlanamamıştır. Örneğin, bu dönemdeki bütün ihalelere gönderilen davet mektuplarının incelenmesinde, ihalelerin yarıya yakınında, davet edilmesi kararlaştırılan birden fazla firmaya, aynı adreslere davet mektubu gönderilerek, ihaleye birlikte davet edildikleri tespit edilmiştir.

Firma tanıtım dosyalarının idareye verildiği tarih ile bu firmaların davet edilerek kazandıkları ihalelerin tarihleri karşılaştırıldığında ise, ihaleyi kazanan bazı firmaların, ihale tarihi itibariyle Bakanlığa vermiş olduğu bir tanıtım dosyasının bulunmadığı halde, Bakanlıkça ihaleye davet edildiği ve tanıtım dosyasını, kazandığı bu ihaleden çok kısa bir süre sonra vermiş olduğu; bazı ihalelerin, kendilerine ihale için davet mektubu gönderilmeden çok kısa bir süre önce, mesela, bir veya üç gün önce Bakanlığa tanıtım dosyası veren firmaların uhdesinde kaldığı tespit edilmiştir.

İller Bankası İhale Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası değişiklikten önce, yüzde 30'dan fazla artışın, tesisin işletmeye açılması, geçici kabule hazırlanması ve sadece bir tek eksözleşme yapılması şartıyla yapılabileceğini öngörmüş iken, 12.12.1999 tarihinde yapılan değişiklikle, sınırsız ek sözleşme yapma hakkı tanındığı ve buna dayanarak, yüzde 200 ve 300'lere varan keşif artışlarının sağlandığı tespit edilmiştir.

Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılan ihalelerde ise, ihale edilen yolların, başlangıçta geriye, bitim noktasında ileriye doğru değişik uzunluklarda yeni yol yapım işlerinin ilave edildiği, iki yönlüyken bölünmüş yola dönüştürüldüğü, projede bir adet tünel varken yanına ikinci tünel yapımının ilave edildiği, bu ilave işlerle yolun bitirilebilmesi için keşif artışlarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Sıkça yapılan bu durum, bir kötü niyetin de göstergesidir; çünkü, yolun geçtiği kilometrelerce uzunluktaki bütün zemin yapısının temel, tünel ve benzeri işlerle, tabiî afetler gibi olumsuz durumlarla olması mümkün değildir. Eğer, bu durum gerçekse, idare, etüt ve araştırma görevini ya eksik yapmış ya da hiç yapmamıştır. Kısacası, yol güzergâhını bilerek sorunlu zemin yapısı bulunan bölgelerden geçirdiği halde, proje ve keşfini olumlu kriterlere dayandırarak düşük keşif özetiyle ihaleye çıkarılmak suretiyle, önce isteklilerin işe rağbetinin azaltıldığı, sonra da afakî keşif artışlarıyla rekabet ilkeleri hiçe sayılarak işi alan yükleniciye yeni ve haksız menfaat sağlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Özel (AK Parti, Isparta). “Bayındırlık ve iskan bakanı koray aydın hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/8)-(s.s.670)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-ozel-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-koray-aydin-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
