# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Recep Taner (MHP, Aydın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 16 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/recep-taner-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Recep Taner (MHP), 16 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 465 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

RECEP TANER (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce, tüm Türk İslam âleminin Kutlu Doğum Haftası’nı kutluyorum.

Görüşmekte olduğumuz 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 76’ncı maddesinin üçüncü fıkrasıyla ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Şahsım ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, vermiş olduğumuz değişiklik önergesi, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 30’uncu maddesindeki prim oranlarının düşürülmesi hakkındadır.

Değerli milletvekilleri, yürürlükteki mevzuata göre, bir işverene bağlı çalışan normal sigortalılar yüzde 5 hastalık sigortası, yüzde 9 malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası, yüzde 1 işsizlik sigortası primi olarak toplam yüzde 15 prime tabi tutulurken tarımda süreksiz çalışanların isteğe bağlı kapsamında ödedikleri prim oranı yüzde 30’dur. Kısacası, normal işçilerin asgari ücret üzerinden otuz gün için ödedikleri kesinti, 2925’e tabi tarım çalışanlarının onbeş gün için ödedikleri primle aynıdır. Şu anda yapılmaya çalışılan yeni düzenlemeyle, bu oran yüzde 30’dan yüzde 32’ye çıkarılmakta, yani tarım işiyle uğraşanlar gelir kaybına uğrarken isteğe bağlı olarak ödedikleri tarım sigortası primleri yüzde 2,5 artırılmaktadır. Vermiş olduğumuz önergeyle, prim oranını -yüzde 10 sağlık primleri dâhil- toplamda yüzde 27 seviyesine düşürülmesini önermekteyiz.

Görüşmekte olduğumuz madde, tarım kesimini ilgilendiren bir madde olduğuna göre tarım kesiminin durumunu gözden geçirmekte fayda var. TÜİK verilerine göre, 2007 yılı genelinde Türkiye’deki yurt içi gayrisafi hasılanın yüzde 4,5 arttığı bir ortamda, yani düşük de olsa bir büyüme olduğu bir ortamda, tarım gelirleri eksi 7,5’tur, yani gerilemiştir. 1989 yılından bu yana son kırk yılda yaşadığımız en büyük gerileme maalesef geçen yıl olmuştur.

Değerli milletvekilleri, Sayın Başbakanımızın konuşmalarında devamlı söylediği bir tabir vardır: “Nereden nereye.” Gerçekten, tarım kesiminin nereden nereye geldiğini bilmekte fayda var. Zira, milat olarak ele aldıkları 2002 yılındaki mazot, gübre, ilaç, tohum gibi temel girdi fiyatları ile şu andaki fiyatların arasında geçtiğimiz altı yılda gelen zam yüzde 100 ile yüzde 400 arasındadır veya kısa vadede baktığımızda, 22 Temmuz seçimlerinden bu yana geçen sekiz aylık dönemde gelen zamlara baktığımızda da yüzde 45 ile yüzde 100 arasında zam olduğunu görmekteyiz. İşte, üre gübresinde 31 liradan 41 liraya, triple 30 liradan 60 liraya, DAP gübresi 41 liradan 76 liraya, nitrat 19 liradan 30 liraya, süt ve besi yemi 25 liradan 32 liraya veya mazottaki fiyat artışı olarak 2 milyon 150 bin liradan 2 milyon 970 bin liraya, yani yüzde 73 zam.

Ürün satış bedelleri ürün maliyet bedellerini bile karşılayamazken çiftçiye desteklemek amacıyla verilen prim ve diğer desteklerin de düşmekte olduğunu görmekteyiz. 2006 yılına göre artış olmaması, hatta mısırda olduğu gibi 6,7 yeni kuruş olan desteklemenin 2 yeni kuruşa düşürülmesi veya bir yıl geriden ödediğimiz doğrudan gelir desteklerinde normalde 2007 yılında verilmesi gereken destek olan 20 YTL yerine sadece 7 YTL olarak doğrudan gelir desteği verilecek olması manidardır.

Yine aynı şekilde, kuraklıktan en fazla etkilenen bölge Ege Bölgesi ve özellikle Aydın ili olmasına rağmen, kuraklık desteklemelerinden faydalanmayan il de maalesef Aydın’dır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Recep Taner (MHP, Aydın). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-taner-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
