# Türkiye'nin avrupa birliği üyeliği üyelik sürecinde müzakerelere başlamasındaki başarasındaki başarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Remzi Çetin (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim
- **Tarih:** 15 Haziran 2006
- **Gündem:** TÜRKİYE'NİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ ÜYELİK SÜRECİNDE MÜZAKERELERE BAŞLAMASINDAKİ BAŞARASINDAKİ BAŞARISI HAKKINDA
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c124/b116/tbmm221241160009.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/remzi-cetin-22-2006-06-15-turkiye-nin-avrupa-birligi-uyeligi-uyelik-surecinde-muzakerelere-basla

> Remzi Çetin (AK Parti), 15 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE'NİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ ÜYELİK SÜRECİNDE MÜZAKERELERE BAŞLAMASINDAKİ BAŞARASINDAKİ BAŞARISI HAKKINDA); konuşma 782 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

REMZİ ÇETİN (Konya) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Muhterem Başkan, muhterem milletvekilleri; Türkiye'nin Avrupa Birliğiyle kırk yıldan uzun bir geçmişi olan ilişkileri, 3 Ekim 2005 tarihinde tam üyelik müzakerelerinin başlamasıyla yeni bir döneme girmiştir. Türkiye, bu tarihten itibaren, artık sadece bir aday ülke değil, aynı zamanda katılım sürecine başlamış bir ülke statüsüne yükselmiştir. Hiç kuşkusuz, bu sonuç kolay alınmamıştır.

Avrupa Birliğine üyelik konusunda, üyelik başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren, toplumun geniş kesimleri mutabakat içinde olmuştur. Hükümetimiz, iktidara geldiği günden itibaren, bu mutabakatın da desteğiyle, üyelik amacına yönelik olarak yoğun ve kararlı bir çalışma yürütmüştür. Hükümetimiz, AB'ye üyelik hedefini ulusal hedeflerimizin ve menfaatlanmızın bir gereği olarak görmüştür. Bizim için bu süreç, cumhuriyetimizin bütün ilkelerinin daha ileri noktalara taşınması, halkımızın daha özgür ve müreffeh bir geleceğe kavuşması anlamını taşımaktadır.

AB süreci olmasa dahi, kendimiz için yapmamız gereken reformlar, üyelik hedefine dönük olarak daha kapsamlı ve güçlü bir çerçeveye kavuşmuştur. Bu sürecin sonunda, ülkemiz, 21 inci Yüzyılın güçlü, huzurlu, kalkınmış, müreffeh ülkeleri arasında yerini alacak ve hem bölgesinde hem de küresel ölçekte yıldızı parlayan bir ülke haline gelecektir. 3 Ekimden bu yana kadar geçen sekiz aylık dönem zarfında, katılım sürecinde yol almamızı sağlayan son derece önemli ve kapsamlı çalışmalar yürütülmüştür. Bu çerçevede, sadece taraması biten 17 fasılda, 3 Ekimden bu yana, 16 adet kanunî düzenleme ve 79 adet ikincil düzenleme yapılmıştır. Siyasî kriterler alanında ileri adımlar içeren 9 uncu Uyum Paketi Dışişleri Bakanımız tarafından ilan edilmiş ve yasama sürecinde öncelikli olarak gündeme alınmış durumdadır. Tarama sürecinde daha da somut olarak gördüğümüz üzere, ülkemizin Avrupa Birliği müktesebatına teknik düzeyde uyumu tahmin edilenden daha hızlı gerçekleşecektir. Türkiye, yeni üye ülkelerin katılım sürecine, başlangıç şartlarının çok daha ilerisinde, AB'yle uyumlu bir noktadadır. Kurumlarımızın uzun yıllardır sağladıkları birikim, gümrük birliği sürecinin kazanından ve son yıllarda birçok alanda gerçekleştirdiğimiz reformlar, bizi, Avrupa Birliğine tahminlerin ötesinde yakın bir noktaya taşımıştır.

Değerli arkadaşlar, bildiğiniz üzere, 12 Haziran tarihinde Lüksemburg'da yapılan Ortaklık Konseyi ve Hükümetlerarası Konferans, ülkemizde bu hızlı gelişmelerin yaşandığı bir dönemle gerçekleşmiştir. Sayın Dışişleri Bakanımız, beraberinde Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Ali Babacanla birlikte bu toplantılara iştirak etmiştir.

Ortaklık Konseyi toplantısında, Sayın Dışişleri Bakanımız Türkiye'nin AB'den beklentilerini dile getirmiştir. Bu çerçevede, en çok şikâyet edilen konuların başında gelen işadamlanmızın vize almada karşılaştıktan sorunları gündeme getirmiştir. Ortaklık Konseyinin ardından yapılan Hükümetlerarası Konferansta, başanyla devam etmekte olan tarama sürecinin en somut sonuçlann- dan biri elde edilmiştir. Bilim ve araştırma faslında müzakerelerin açılıp ve kapatılmış olmasıyla birlikte, Türkiye fiilen müzakerelere başlamıştır.

Geçen yıl yapılan Ortaklık Konseyi toplantısından bu yıl yapılan Ortaklık Konseyi toplantısına kadar geçen süreye bakılırsa, ülkemizin AB'yle ilişkilerinde katetmiş olduğu mesafe daha iyi görülebilir. Geçen yılki Ortaklık Konseyi toplantısı sırasında, Türkiye, henüz müzakerelere başlamamış bir aday ülke durumundaydı. Oysa, bu Ortaklık Konseyi sonrasında, Türkiye, müzakere eden ülke, hatta fiilî müzakerelerde bir faslı kapatmış ülke konumuna yükselmiştir. Bu, fevkalade önemli bir gelişmedir.

Değerli milletvekilleri, Kıbns meselesinin çözümünün, Türkiye - AB ilişkileriyle ve özellikle müzakere süreciyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Müzakerelerin gidişatını Kıbns meselesinin etkilemesi kabul edilemez. Nitekim, bu hususlar, Sayın Dışişleri Bakanımız tarafından Lüksemburg'da AB'li muhataplarımıza açık seçik ifade edilmiştir. Türkiye - AB üyelik sürecinin, bir Kıbrıs müzakere süreci haline getirilmemesi gerektiğinin altı çizilmiştir.

Hükümetlerarası konferans öncesinde Kıbrıslı Rumların, Kıbns meselesi ile ülkemizin müzakere sürecini birbiriyle irtibatlandırma çalışmaları olmuştur; ancak, bu çalışmaların, Sayın Dışişleri Bakanımızın AB'li muhataplarıyla sürdürdüğü yoğun diplomasi trafiğiyle sonuç vermesi engellenmiştir.

Sonuçta, Kıbnslı Rumlann bilim ve araştırma faslında, fiilî müzakerelerin açılıp kapanmasını engelleme çabaları akim kalmıştır. Kıbrıslı Rumlar, bir bakıma, AB içinde yalnız kalmıştır. Müzakere sürecinde önemli bir merhalenin geride bırakıldığının teslim edilmesi gerekir. Önümüzde uzun bir müzakere süreci bulunmaktadır. Bu süreçte, bundan sonraki fasıllann daha az yorucu olması için, sadece Türkiye tarafından adım atılması beklenmemelidir. Çözüm; tek taraflı adımlar ve çabalarla birlikte gelemez. Herkesin kapsamlı çözüm yönünde üzerine düşeni yapması gerekir. Aksi, gerek AB'nin gerek Türkiye'nin enerjisini gereksiz yere harcanması demek olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Çetin, ek 1 dakikalık süre içerisinde konuşmanızı tamamlayınız;

Buyurun efendim.

REMZİ ÇETİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Türkiye, tabiî ki, kalıcı bir çözüm için üstümüze düşenleri yapmaya devam edecektir. Türkiye, taahhütlerini yerine getiren bir ülke olarak saygın bir konuma sahiptir; ancak, Türkiye'nin tek başına kendi taahhütlerini yerine getirmesinin de yeterli olmayacağı açıktır. Lüksemburg'da Sayın Dışişleri Bakanımız tarafından, AB'li muhataplarına verilen temel mesaj da esasen bu olmuştur.

Değerli arkadaşlarım, bu zorlu süreçte toplumun tüm kesimlerine ve tabiatıyla Yüce Meclisimize de önemli görevler düşmektedir. AB üyeliği, çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakmak için, siyasî fark gözetmeksizin hepimizin paylaştığı ortak bir hedeftir. Meclis olarak, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğimize şüphem yoktur.

Bu itibarla, hem AB sürecini hem de bunun ulusal meselemiz olan Kıbrıs'a yansımalarını yakından izlemeye ve bu sürece aktif şekilde katılmaya devam edeceğiz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Remzi Çetin (AK Parti, Konya). “Türkiye'nin avrupa birliği üyeliği üyelik sürecinde müzakerelere başlamasındaki başarasındaki başarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/remzi-cetin-22-2006-06-15-turkiye-nin-avrupa-birligi-uyeligi-uyelik-surecinde-muzakerelere-basla (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c124/b116/tbmm221241160009.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
