# İstanbul mv.sacid yıldız'ın (6/426), gaziantep mv.yaşar ağyüz'ün (6/546), antalya mv.tayfur süner'in (6/551), manisa mv.mustafa enöz'ün, (6/553,1260), niğde mv.mümin inan'ın (6/557,558,559,889), karaman mv.hasan çalış'ın (6/580,658,729), kütahya milletvekili alim ışık'ın (6/716,717,718,720,721,724,743), adana mv.yılmaz tankut'un (6/912), tokat mv.reşat doğru'nun (6/949,950,951,1100,1102,1103,1158,1194), kastamonu mv.mehmet serdaroğlu'nun (6/965,1201), ordu mv.rıdvan yalçın'ın (6/1032), istanbul mv.mehmet ufuk uras'ın (6/1153), gaziantep mv.hasan özdemir'in (6/1173), malatya mv.ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/1238,1241,1244); ulaştırma bakanından sözlü soru önergeleri ve ulaştırma bakanı binali yıldırımın cevabı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Reşat Doğru (MHP, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mayıs 2009
- **Gündem:** İSTANBUL MV.SACİD YILDIZ'IN (6/426), GAZİANTEP MV.YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/546), ANTALYA MV.TAYFUR SÜNER'İN (6/551), MANİSA MV.MUSTAFA ENÖZ'ÜN, (6/553,1260), NİĞDE MV.MÜMİN İNAN'IN (6/557,558,559,889), KARAMAN MV.HASAN ÇALIŞ'IN (6/580,658,729), KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ ALİM IŞIK'IN (6/716,717,718,720,721,724,743), ADANA MV.YILMAZ TANKUT'UN (6/912), TOKAT MV.REŞAT DOĞRU'NUN (6/949,950,951,1100,1102,1103,1158,1194), KASTAMONU MV.MEHMET SERDAROĞLU'NUN (6/965,1201), ORDU MV.RIDVAN YALÇIN'IN (6/1032), İSTANBUL MV.MEHMET UFUK URAS'IN (6/1153), GAZİANTEP MV.HASAN ÖZDEMİR'İN (6/1173), MALATYA MV.FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN (6/1238,1241,1244); ULAŞTIRMA BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ VE ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIMIN CEVABI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-05-05-istanbul-mv-sacid-yildiz-in-6-426-gaziantep-mv-yasar-agyuz-un-6-54

> Reşat Doğru (MHP), 5 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL MV.SACİD YILDIZ'IN (6/426), GAZİANTEP MV.YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/546), ANTALYA MV.TAYFUR SÜNER'İN (6/551), MANİSA MV.MUSTAFA ENÖZ'ÜN, (6/553,1260), NİĞDE MV.MÜMİN İNAN'IN (6/557,558,559,889), KARAMAN MV.HASAN ÇALIŞ'IN (6/580,658,729), KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ ALİM IŞIK'IN (6/716,717,718,720,721,724,743), ADANA MV.YILMAZ TANKUT'UN (6/912), TOKAT MV.REŞAT DOĞRU'NUN (6/949,950,951,1100,1102,1103,1158,1194), KASTAMONU MV.MEHMET SERDAROĞLU'NUN (6/965,1201), ORDU MV.RIDVAN YALÇIN'IN (6/1032), İSTANBUL MV.MEHMET UFUK URAS'IN (6/1153), GAZİANTEP MV.HASAN ÖZDEMİR'İN (6/1173), MALATYA MV.FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN (6/1238,1241,1244); ULAŞTIRMA BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ VE ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIMIN CEVABI); konuşma 1.467 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti arasında ekonomik işbirliğine dair Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu hakkında anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin Kanun Tasarısı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, Mardin’deki olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Ayrıca, bugün 2 tane askerimiz şehit olmuştur. Askerlerimize Allah’tan rahmet dilerken Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı diliyorum. Yüce milletimiz, tarihin her döneminde olduğu gibi, yine hainleri hiçbir zaman unutmamış ve onlara gereken cevabı vermiştir, bundan sonra da vereceği kanaatindeyim.

Sayın milletvekilleri, Türkmenistan-Türkiye iki kardeş devlettir. Her zaman söylendiği gibi, bir millet, iki devletiz ancak bu kardeşlik gerektiği şekilde devam etmiyor diye düşünüyorum. Rahmetli eski lider Türkmenbaşı çok iyi niyetli bir liderdi ve onun zamanında gayretli çalışmalar, Türkiye ile ilişkiler üzerinde çok ciddi çalışmalar yapılmış ve çok büyük mesafeler de alınmıştı. Hatta, Türkmenbaşı’nın yapmış olduğu imkânlar neticesinde de -hepimizin de bildiği gibi- çok büyük işletmeler kurulmuş, çok değerli iş adamları o bölgelerde görev almışlardı. İnanıyorum ki onların kurmuş olduğu o dostluk ve ilişkilerin yine devam etmesi gerekir ve devam etmektedir. Ancak Türkmenbaşı’ndan sonra göreve gelen Sayın Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov zamanında da ilişkilerin gelişmekte olmasını arzu ediyorum ve gelişiyor. Türkiye’yi ve Türkleri çok seven, çok değerli bir liderdir Berdimuhammedov. İnanıyorum ki onun çalışmaları, onların çalışmalarıyla beraber de ilişkilerimiz gün geçtikçe daha fazla artar.

Tabii, Türkiye olarak, Türkmenistan başta olmak üzere bütün Türk cumhuriyetleriyle yakın ilişkiler içerisindeyiz. Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmış olduğu yıllardan itibaren Türkiye ile yakın ilişkilerinin geliştirilmesi noktasında büyük çalışmalar yapılmaktadır. Tabii, özellikle 1990’lı yıllarda bağımsızlıkların kazanılması Türk devletlerini, yani Türk milletini bir anda dünya gözünde çok önemli bir konuma getirmiştir. Altı tane bağımsız Türk devleti dünya arenasına çıkmış ve beraberinde de “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne” tabiri kullanılır konuma gelinmiştir. Tabii, bununla beraber Türkiye’mize de çok önemli görevler düşmüştür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerine düşen görevleri tam olarak yapmış olduğunu söyleyemeyiz ama bence yapılan çok önemli hizmetler de vardır. 90’lı yıllardan itibaren bağımsızlığını kazanan bu cumhuriyetlere, özellikle Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak hemen el uzatılmış ve beraberinde de dış ilişkiler kurularak konsolosluklar kurulmuş, tanınmalar sağlanmış ve de çok güzel ilişkiler geliştirilerek devam etmiştir. Ancak, son yıllarda, özellikle bu coğrafyada Rusya’nın üstünlük almaya çalışmakta olduğunu da görüyoruz. Rusya’yla ilişkilerde de tabii… Rusya’yla ilişkiler bu coğrafyada tekrar tekrar gözden geçiriliyor. Özellikle Rusya devletinin yeniden toparlanma süreci içerisine girmesiyle beraber bu coğrafyadaki Türk devletleri üzerinde ciddi çalışmalar yapmakta olduğunu da görüyoruz.

Özellikle diyorum, 23 Nisanda Başbakan yardımcıları ve uzmanları Türkmenistan’a gelmiştir. Türkmenistan’a gelmeleriyle beraber gönderilen bu uzmanlar -oradaki ilişkilerin geliştirilmesiyle beraber- özellikle enerji kaynaklarının yeni düzenlemeler içerisine girmesi noktasında da çalışmaları başlatmışlardır. Yani şunun için bunları söylemek istiyorum: Rusya’nın yeniden bu coğrafyada etkinliğini artırmak için çok büyük bir mücadele vermekte olduğunun da bir göstergesi olması noktasında bunları söyledim. İşte, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bu coğrafyada atacağımız adımlar üzerinde çok ciddi manada düşünmek mecburiyetindeyiz.

Bakınız, son zamanlarda, işte “Orta Asya Türk devletleri” dediğimiz veyahut da “kardeş devletler” dediğimiz, zaman zaman da “bir millet, iki devlet” tabirini kullanmış olduğumuz bu coğrafyada çok büyük sıkıntılarla da karşı karşıyayız. Bakın, işte Azerbaycan konusu. Sayın Başbakanımız, işte önümüzdeki 13 Mayıs tarihinde Azerbaycan’a gidiyor. Azerbaycan’la ilişkilerimizin nereye gelmiş olduğunu da hep beraber yakinen takip ediyoruz. Sayın milletvekilleri, Azerbaycanlı kardeşlerimiz şu an itibarıyla küsmüş durumdadır yani Azerbaycan’ın kendisine her noktasında güvenmiş olduğu Türkiye’den beklemediği birtakım tabloyla karşı karşıya olduğunun göstergesini hep beraber görüyoruz.

İşte, yeni Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davudoğlu yeni görevine başladı. Sayın Davudoğlu söylemleri içerisinde “stratejik derinlik”, “komşu ülkelerle sıfır sorun” ve “proaktif diplomasi” tabirlerini kullanıyor. Tabii, burada hep beraber düşünmek mecburiyetindeyiz. İşte, komşularla sıfır sorun derken acaba -Azerbaycan bizim kardeşimiz ve aynı zamanda Türk devletlerinden bir tanesi- onunla sıfır sorunla karşı karşıya mıyız? Yani şunu söylemek istiyorum ki şu an itibarıyla, Azerbaycan devleti küstürülme durumuyla karşı karşıya kalınmıştır. Bakınız, şu anda, Türk dünyası yakinen hem Azerbaycan’ı takip ediyor hem Kerkük’ü, Irak’taki gelişmeleri takip ediyor hem de Kıbrıs’taki gelişmeleri yakinen takip ediyor. Buralardaki geri adımların nelere sebep olacağını üzülerek ama üzülerek çok yakın bir tarihte görebiliriz, göreceğiz de. Yani şu anda Azerbaycan’ın tüm insanları, hepsi “Acaba Türkiye-Ermenistan sınırı açılacak mı?” şeklinde bir beklenti içerisindedir. Tabii, diyeceksiniz ki açılmaması… Tabii açılmaması gerekiyor sayın milletvekilleri çünkü Azerbaycan’ın, Azeri kardeşlerimizin en önemli tutanağı bu sınır kapısıdır.

Bakınız, şu anda, Azerbaycan topraklarının büyük bir kısmı işgal altındadır. Karabağ işgal altındadır. Karabağ’la beraber yedi tane Azeri kenti işgal içerisindedir ve o bölgeden yaklaşık olarak 1 milyonun üzerindeki insan Azerbaycan’ın çeşitli yerlerinde göçmen konumundadır, çok zor şartlar içerisinde yaşamaktadır. Bakınız, gidelim bugün Bakû’ye, Azerbaycan’ın çeşitli reyonlarına, oralarda çok zor şartlar içerisinde yaşayan, perperişan hâlde yaşayan Azerbaycanlı Türkleri görürsünüz. Hatta enteresandır, bakınız, 2002 senesinden itibaren 2009 senesine kadar –ben, işte soru önergelerinden de bunları öğrendim- soru önergeleri veriyoruz. Acaba o Azerbaycan tabiriyle “kaçgın” bizlere göre göçmen olan o insanlara ne kadar yardım yapıldı diye bir soru önergesi vermiştim. Sayın milletvekilleri, 100 bin dolar civarında yardım yapılmış olduğunu sayın bakanların soruma vermiş olduğu cevaplardan öğreniyorum. 100 bin dolar acaba nedir ki? 100 bin dolar acaba o 1 milyonun üzerindeki insana ne kadar hizmet getirecektir, onların hangi yarasına merhem olacaktır? Kızılayıyla, devletin kendi yardımlarıyla çok az bir yardım olduğunu ifade etmeye çalışıyorum.

Bunları şunlar için söyledim: Bakınız, işte Türkmenistan’la ilgili çok önemli bir anlaşmayı, işte daha önce yapılmış olan anlaşmayı şu anda burada onaylayacağız, onun raporlarını görüşüyoruz ama Türkmenistan’ı, Tataristan’ı, Kazakistan’ı, Özbekistan’ı hep bu tür gelişmeleri yakinen takip ediyorlar. Türkiye ile Orta Asya Türk devletleri arasındaki ilişkiler geliştirilmeli, yeni yeni birtakım anlaşmalar yapılmalı, kanunlar çıkarılmalı ama bunların da takipçisi olmak mecburiyetindeyiz. Bunu ifade etmeye çalışıyorum. Yani Azerbaycan’ın o ortak sorunu, yani özellikle işte Karabağ’ın işgali, yedi tane Azeri kentinden Ermenilerin çekilmemesi ve beraberinde soykırım iddialarından vazgeçilmemiş olması ve 1 milyona yakın insanın dertlerinin çözümlenmemiş olmasının olduğu bir ortamda Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının çok büyük sorunları beraberinde getireceğini ifade etmeye çalışıyorum.

Bakınız, şu anda Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde ciddi manada bir gelişme var mıdır? Şu anda Özbekistan’la ilişkilerimize şöyle bir bakmış olduğumuz zaman, her noktasında mükemmel bir ilişkimiz var, diyebiliyor musunuz? Hayır, diyemiyoruz. Yani şu anda Özbekistan ilişkilerimizin bozulduğu, Azerbaycan ilişkilerimizin bozulduğu ama bunun yanında çok büyük beklentilerin de olmuş olduğu bir ortam yaşıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti devleti çok güçlü bir devlettir, Türk milleti çok büyük bir millettir. 300 milyonun üzerinde… Tarihî bağlarımızın bağlı olduğu o bölgelere el uzatmak tabii ki bizim görevlerimiz arasındadır. 1990’lı yıllarda bağımsızlığını kazanmasıyla beraber Türk milletinin hepsinin içerisinde büyük bir coşku belirmiş “Hep beraber kardeşlerimize nasıl yardım ederiz? Onlarla nasıl beraber oluruz?” şeklinde düşünceler bir anda gündeme gelmişti. Onunla beraber Türkiye Cumhuriyeti devleti de elinden gelen gayretleri gösterdi.

Bakınız, şu anda işte, Büyük Öğrenci Projesi diye bir proje vardır. Büyük Öğrenci Projesi içerisinde aşağı yukarı 20 binin üzerinde gencimiz işte karşılıklı olarak okullarını okumuşlar ve bir kısmı da master’larını ve doktoralarını tamamlayarak yurtlarına dönmüşlerdir, kendi bölgelerine dönmüşlerdir. Türkiye’mizde ve o coğrafyada okuyan öğrenciler şu an itibarıyla iş bulma durumuyla karşı karşıya kalmışlardır. Bakınız, Türk devleti olarak işte bu öğrencilerimize sahip çıkalım. Büyük Öğrenci Projesi 90’lı yıllarda çıkmış olduğu zaman hepimizde çok büyük bir heyecan belirmiş ve çocuklarımızı kendi ülkemize getirmiş ve kendi ülkemizdeki çocukları da o bölgeye götürmüştük.

Şu anda Türkmenistan’ın birçok kentinde Türk okulları vardır. Allah razı olsun o okulları açanlardan ve şu anda orada okuyanlardan. Ne kadar güzel bir hizmettir ama işte Türkiye-Türkmenistan arasındaki ilişkileri artırarak geliştirirken diğer Orta Asya devletlerini de unutmamak durumundayız. Yani, Büyük Öğrenci Projesi’ne hem destek olacağız hem de onlarla beraber, o okullarını bitiren çocuklarımıza da her konuda destek olmak mecburiyetindeyiz.

Bakınız, bu yapmış olduğumuz anlaşmayla beraber ekonomik ilişkilerin artırılmasını hedefliyoruz.

Sayın Başkanım, sözlerimi bitireceğim, fazla da uzatmayacağım.

Tabii, söylenecek çok söz var ama -saati de gösteriyor Sayın Başkanlarım- efendim, şunu söylemek istiyorum ki Türkiye devleti çok büyük bir devlettir, Türkiye devleti Orta Asya ülkelerinde olmalıdır ama Orta Asya Türk devletlerini, Türk cumhuriyetlerini üzmek durumunda da olmamak mecburiyetindeyiz. Onların her türlü sorunlarında beraber olalım, onların sorunlarını kendi sorunlarımız hâline getirmek mecburiyetindeyiz. Tabii, Türkmenistan bunların başında geliyor. Türkmenistan devletiyle ilişkilerimiz tabii, diğer devletlerden çok önemli ve çok ileridedir. İnanıyorum ki bundan sonra, çıkartmış olduğumuz bu kanunlarla o ilişkilerimizi geliştirebiliriz. Şu an itibarıyla sorunlarımız yok mudur? Bakınız, şu anda, işte Trans-Hazar Hattı dediğimiz o petrol hatlarının, doğal gaz hatlarının üzerinde çok ciddi çalışmalar yapmak mecburiyetindeyiz. Bakû-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatlarıyla beraber o hatlardaki demir yolu hatlarını da geliştirmek mecburiyetindeyiz. Nabucco Hattı’nın, Nabucco Projesi’nin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, İpek Yolu’nun da beraberinde yeniden gündeme getirilmesini bekliyoruz.

Yani, buradan şuna seslenmek istiyorum: 60’ıncı Hükûmet, daha önceki hükûmetler zamanında önemli projelere imza atmak mecburiyetindedir. Daha önceki Büyük Öğrenci Projesi, üniversiteler projeleri veyahut da iş adamlarımıza çeşitli imkânların sağlanması konusunda, bu hükûmetler zamanında da çok ciddi projelerin geliştirilerek ve genişletilerek o bölgelere ulaşılması noktasında çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Gerçi söylenecek çok söz var ama herhâlde burada sözümüzü de bitirmemiz gerekiyor. Ben, bu yapmakta olduğumuz anlaşmanın, bu kanun tasarısının ülkemize, milletimize, Orta Asya Türk cumhuriyetlerine, özellikle Türk milletine yeni ufuklar getirmesini, yeni birlik beraberlikler getirmesini temenni ederek yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Reşat Doğru (MHP, Tokat). “İstanbul mv.sacid yıldız'ın (6/426), gaziantep mv.yaşar ağyüz'ün (6/546), antalya mv.tayfur süner'in (6/551), manisa mv.mustafa enöz'ün, (6/553,1260), niğde mv.mümin inan'ın (6/557,558,559,889), karaman mv.hasan çalış'ın (6/580,658,729), kütahya milletvekili alim ışık'ın (6/716,717,718,720,721,724,743), adana mv.yılmaz tankut'un (6/912), tokat mv.reşat doğru'nun (6/949,950,951,1100,1102,1103,1158,1194), kastamonu mv.mehmet serdaroğlu'nun (6/965,1201), ordu mv.rıdvan yalçın'ın (6/1032), istanbul mv.mehmet ufuk uras'ın (6/1153), gaziantep mv.hasan özdemir'in (6/1173), malatya mv.ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/1238,1241,1244); ulaştırma bakanından sözlü soru önergeleri ve ulaştırma bakanı binali yıldırımın cevabı”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-05-05-istanbul-mv-sacid-yildiz-in-6-426-gaziantep-mv-yasar-agyuz-un-6-54 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
