# 14 mart tıp bayramı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Reşat Doğru (MHP, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mart 2010
- **Gündem:** 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-03-11-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle

> Reşat Doğru (MHP), 11 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 608 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 19’uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu kanunun, yıllar önce acilen çıkarılması gereken kanunlar içerisinde olması gerekiyordu ancak neden bu zamana kadar bırakıldığını anlayamıyoruz. Tabii, bu kanundan çok geniş şekilde beklentilerin olduğunu da söylemek mecburiyetindeyiz. Üreticiler, hal esnafı ve diğer birtakım insanlar bu kanunu özlemle bekliyorlardı ama biraz da sanki acilen çıkartıldığını ve Komisyonda tam olarak görüşülmediğini de düşünüyorum. İnşallah, eksiklikleri ilerdeki zamanlarda tamamlanır ama daha geniş bir şekilde düşünülerek veyahut da tüm tarafların hepsinin görüşleri alınarak çıkartılmış olsaydı daha farklı olurdu diye de düşünmek durumundayız.

Sayın milletvekilleri, çiftçiler, -sebze olsun, meyve olsun- üretimde çok büyük zorluklar yaşıyor. 2009 tarım döneminde Anadolu’nun her tarafında olduğu gibi Tokat ili Kazova, Kelkit Vadisi üreticileri borçlarını ödeyemediler. Hatta öyle oldu ki tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçları bile ödenmedi. Bunun sonunda da ırmaklarda su olmasına rağmen, kanallara su gelmedi ve su verilmedi, ürünleri susuzluktan yandı, kavruldu. Birçok çiftçinin şu anda maalesef kapısında icraları vardır. İcraya düşmemiş çiftçi neredeyse yok denecek sayıdadır. İşte böyle ağır şartlar içerisinde sebze ve meyve üreten çiftçilerimiz ürünlerini değerinden satamamakta, zarar etmekte ve mağdur olmaktadır.

Kanunlaşan bu hal yasasından çok şeyler bekleniyor ancak kanun beklentilere de tam cevap veremiyor. Üretici insanlar, tüketiciye kadar uzanan yolda büyük oranda fiyat artışından çok rahatsızlar. Yani fiyat artışı kendilerine yansımıyor, üretici de çok pahalıya ürününü alıyor. Bu nedenle, direkt olarak üreticiye ulaştıran sistemlere ihtiyaç vardır. Aracıların spekülatif amaçlı alım, satım ve devir işlemlerinin önlenmesi gereklidir.

Bu arada, üretilen ürünün künyesi de çok önemlidir. Artık, genetiği değiştirilmiş organizmalı ürünler ve hormonal amaçlı kullanılan kimyasalların insan sağlığına zararlı etkileri ortaya çıkmıştır. Üretilen ürünün nasıl üretildiği, ne tür kimyasalların kullanıldığı ya da organik tarımla mı yapıldığını öğrenmek istiyorlar. Özellikle son zamanlardaki genetiği değiştirilmiş organizmalardan elde edilen, işte çeşitli noktalardaki yemler olsun veyahut da diğer konular olsun, bunlar ciddi manada insan vücudunda rahatsızlıklar meydana getirebiliyor. Hatta öyle olabiliyor ki mesela hastanelerdeki cildiye polikliniklerine gitmiş olsak cildiye polikliniklerindeki alerjik rahatsızlıkların birçoğunun yenen gıdalardan veyahut alınan gıdalardan olduğunun ortaya çıktığı görülüyor. Bu manada da üretilen ürünlerin menşesinin çok önemli olduğunu, hale gelen ürünlerin esasında nasıl üretilmiş olduğunun veyahut da üretilirken ne tür kimyasalların kullanılmış olduğunun da oraya yazılmasının çok büyük bir manası olacağını ifade etmek istiyorum.

Tabii, bunlara aynı zamanda araştırma yapılması da gerekiyor. Yani, şimdi, genetiği değiştirilmiş organizmalar, insanımızın vücudunda veyahut da kalıtımsal olarak çocuklarımızda, bebeklerimizde ne tür etkilere sebep olabiliyor veyahut da ilerideki dönemlerde ne tür sıkıntılarla karşılaşıyoruz, bunların bir bir ortaya konulması lazım.

Sayın milletvekilleri, ayrıca, toptancı hallerinde de yeterli denetim yapılmamaktadır. Belediyeler, toptancı hallerinin kuruluşunda daha dikkatli davranmalı ve bu amaçla da yeterli şekilde denetimlerini yapmalıdır. Amaç burada, üreticiyi korumak ve tüketiciye daha sağlıklı ve ucuz, kaliteli besin maddeleri ulaştırmak olmalıdır. Esas işin temeli, üreticinin korunması ve beraberinde de tüketiciye giderken tüketicinin de bu mealde korunarak sağlıklı besinlere ulaştırılmış olmasıdır.

Semt pazarlarında üreticilere de yerler ayrılması önemlidir. Yani burada, semt pazarlarındaki üreticilere ayrılan oran sanki biraz düşük gibi görünüyor ama bence daha fazla ayrılmasının faydası olacağı kanaatindeyim. Tüketici isterse üreticiden direkt olarak ürününü satın alabilmelidir. Yani bunu sağlamak durumundayız.

Alışveriş merkezleriyle ilgili kanun da acilen çıkarılmalıdır. Üretici birlikleriyle ilgili de kanun, geçmişte, 2004 senesinde çıkarılmıştır ancak bunun da… Kanunun içerisinin boş olduğunu, daha doğrusu doldurulması gerektiğini üretici birlikleri ifade etmeye çalışıyorlar. Şu anda, Üretici Birlikleri Kanunu’nun tabii, uygulama aşamasıyla ilgili olarak orada sadece bir tavsiye niteliğinde olduğu, üretici birliklerinin bir noktada üretilen ürünler üzerinde, mesela, ilaç kullanımında veyahut da çeşitli tohum kullanımlarında veyahut da başka kullanımda, girdiler içerisinde üretici birlikleri vasıtasıyla alınması, toptan alınması ve akabinde de toptan alınmayla beraber üretim maliyetlerinin düşürüleceği de göz önüne alınmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Reşat Doğru (MHP, Tokat). “14 mart tıp bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-03-11-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
